KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2020/436
- Karar no
- 2024/223
- Dava
- İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2020
Karar Metni
1.844 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı taraf, telif ücreti açısından davalı tarafça büyük oranda yanıltıldığını, satışlar açısından eksik bilgilendirildiğini, telif ödemesinin düşük miktarda yapıldığını, davalı tarafından gönderilen e-postada ilgili çeviri kitabın 50 bin bandında satıldığını, ancak Mayıs 2018 tarihi itibariyle toplam bandrol adedinin 325 bin olduğunu tespit ettiklerini, taraflar arasında sözleşme bitim tarihi olan 2019 Şubat ayından sonra bir sözleşme yapılmadığı ve e-posta üzerinden sadece örnek sözleşme gönderildiğini,
bu sözleşmenin imzasız olduğu dolayısıyla yeni bir sözleşmenin revize edilmediğini, davacının beyanlarında 2014-2019 yılları arasını kapsayan 5 yıllık çevirmen sözleşmesine istinaden davalı Sel Yayıncılık davacı ...'ye 600.000 TL borçlu olduğunu kabul ettiği ve bunu ödeme teklifinde bulunduğunu, davacının, davalının 2014-2015-2016-2017-2018 ve 2019 yıllarında sürekli bandrol aldığını ve dava konusu kitabı bastığını dile getirdiğini, sonuç olarak davacı tarafın, davalının ...
12.İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takibe konu asıl alacak ve faiz toplamı 660.297,64 TL'nin asıl alacak olan 456.503,00 TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı tarafından tahsilini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu ... isimli kitap özelinde bandrol sayıları ile matbaada yapılan baskı sayıları arasında bir fark olmamakla birlikte her kitap özelinde çeşitli nedenlerle böyle farklar olabileceğini, baskı sayısı alınan bandrol adetleri üzerinden değil, basılan (matbaa faturasıyla belgelenen) adetler üzerinden hesaplanması gerektiğini, bandroller nihai bir veri oluşturmadığını, Baskı tarihleri aynı olan kitaplarda matbaada basım aşamasında ya da bandrollerin ...'den alınıp matbaaya teslim edilmesi sırasında sehven karışıklılar olabildiğini, Aynı matbaada üretim faaliyeti gösteren iki farklı yayınevinin bandrolleri birbirine karışabildiğini,
Aynı matbaada üretim faaliyeti göstermeyen firmaların dahi bandrolleri bir şekilde edinilerek (ve/veya çoğaltılarak) korsan kitap satan firmalar tarafından satışa sunulabildiğini, Müvekkili firmanın çevirmenlerle yaptığı sözleşme gereği özellikle tekrar baskılarda istediği kadar bandrol alabildiğni, Bu işlemden sorumlu çalışanların zaman zaman muhtemel tekrar baskılarda kullanmak üzere planlanan baskı adedinden fazla bandrol aldığı ve aynı kitabın çeşitli baskılarında bunları matbaaya gönderdiği de tespit edildiğini, Bu,
bandrol yönetmeliğine aykırı tutum ve davranışların tespit edildiği 2019 Ağustos ayında ilgili birim denetlenerek mevcut bandrollerin tespiti yapılmış ve büyük bir çoğunluğu çevirmenlerine göre tasniflenerek noter aracılığıyla (29.08.2019 tarihinde) imha ettirildiğini, Son tahlilde müvekkili firmanın çalıştığı tek bir matbaa olup bu matbaaya faturalandırmalar da baskı adedi üzerinden yapıldığını, Bandrol sayıları ile baskı adetleri arasında insan hatasından kaynaklı ufak uyumsuzluklar olmakla birlikte somut baskı sayısı matbaa çıktıları ile ortaya konabildiğini, herhangi bir hesap yapılırken,
üretim adedini doğru bir şekilde faturalandırmak ve buna mukabil ödeme talep etmek durumunda olan matbaanın verileri esas alınması gerektiğni, telif ücretleri hesaplanırken kitabın ilgili tarihteki kdv hariç satış tutarı esas alınmalıdır telif ücreti hesaplanırken davaya konu kitabın ilgili tarihteki net fiyatı üzerinden hesap yapıldığını, davacının müvekkiline göndermiş olduğu ihtarnamede, aleyhine başlattığı icra takibi ve sonrasında sayın mahkeme huzurundaki bu davada dahi hesaba konu kitap fiyatları belirtilmediğni, sözkonusu kitapların kdv hariç net fiyatları belirlenmeden, davacının varsa alacağının hesaplanması mümkün olmadığını,
haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddini, davacının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili dilekçesinde dava dilekçesini tekrarla ve davalının cevaplarının yerinde olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İkinci cevap dilekçesi : Davalı vekili dilekçesinde cevap dilekçesini tekrarla ve davalının cevaba cevaplarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller: İcra dosyası: ... 12. İcra Dairesi'nin ... İcra Dosyası celp edilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığından dava konusu eserin bandrol dokümanları celp edilmiştir ...'nden dava konusu esere ait satış bedelleri celp edilmiştir. Bilirkişi Raporları:
25/02/2022 tarihli ...ve ...tarafından dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda "Davalı tarafın incelemeye ibraz edilen 2014-2020 mali dönemlerine ait ticari defterlerinden 2014-2015-2016 mali dönemlerine ait ticari defterlerini süresi içerisinde açılış tastiği yaptırılmış , ancak kapanış tastiğinin yaptırılmamış olduğu, ancak 2017-2018-2019-2020 mali dönemlerine ait ticari defterlerinin ait olduğu yılda yürürlükte olan T.T.K. ve V.U.K. hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil niteliğinde olup olmadığının takdirinin sayın mahkemede olduğu,
Dava dosyası kapsamında yer alan Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen bandrol formları toplamında 415.000 bandrol alındığı tespit edildiği,
Davalı tarafın kayıtlarında 2014-2019 yıllarında 338.000 adet kitap satışı karşılığında toplam Brüt 7.718.800,00TL KDV hariç hasılat sağladığı, Davalı taraf ticari defter kayıtlarında tarafların birden çok eser bakımından ticari ilişkilerinin olduğu tespit edilmiş olmakla, yapılan incelemede dava konusu “...” adlı eser telif bedeli açıklaması ile net 69.121,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, iş bu net ödemenin brüt karşılığının 76.801,11 TL hesap edildiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin %10 olduğu kabulü halinde davacı tarafın Brüt Telif Ücreti hesaplamasının 771.880,00 TL olacağı, iş bu tutardan net ödemenin (76.801,11TL) tenzili neticesinde Brüt Telif Ücreti alacağının 695.078,89 TL hesap
edildiği, 23.05.2018 tarihli mailin kabulü halinde davacı tarafın Brüt Telif Ücreti hesaplamasının 718.464,00 TL olacağı, iş bu tutardan net ödemenin (76.801,11 TL) tenzili neticesinde Brüt Telif Ücreti alacağının 641.662,89 TL hesap edildiği, Taleple bağlılık ilkesi gereği davacı tarafın dava konusu icra takibinde 456.503,00TL asıl alacak talebinde bulunduğu hususunun takdirinin sayın mahkemede olduğu, Gecikme Faizi Talebi Bakımından Davacı tarafın icra takibinde 456.503,00 TL asıl alacak için 203.776,32 TL geçmiş gün faizi talebinde bulunduğu,
ancak söz konusu icra takibinde geçmiş gün faizi talebinin hangi faiz türünden talep edildiği dosya kapsamından net anlaşılamadığından, takdiri sayın mahkemede olmak üzere hesaplamalar alternatifli olarak sunulduğu, Talep edilen Telif Bedeli %10 üzerinden olduğu kabulü halinde Yasal Faiz üzerinden 196.817,46 TL talep edebileceği, Talep edilen Telif Bedeli 23.05.2018 tarihli mail %8 ve %7 olduğu kabulü halinde Yasal faiz üzerinden 189.844,70 TL talep edebileceği, Talep edilen Telif Bedeli %10 üzerinden olduğu kabulü halinde Reeskont Avans faizi üzerinden 320.729,50 TL talep edilebileceği,
Talep edilen Telif Bedeli 23.05.2018 tarihinden sonra %8,%7 olduğu kabulü halinde Reeskont Avans faiz üzerinden 303.349,68 TL talep edilebileceği,
" kanaatini bildirmiştir.
Alınan rapora gelen itirazlar doğrultusunda dosya aynı heyete iki kez tevdi edilmiş ve 06/10/2022 tarihli ve 21/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda hesaplamalar yapılmış olup, kök rapordaki kanaatlerini yineledikleri anlaşılmıştır.
Daha sonra FSEK uzmanı ..., ..., SMMM ... alınan 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Mali inceleme neticesinin “özet” bölümünde arz edildiği, toplam 383.000 adet üzerinden %10 ( Kdv hariç, stopaj düşülerek) telif ödemesi hesabı yapılması gerektiği, FSEK md. 52 hükmü gereğince mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı olmasından hareketle yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere mail yazışmalarının sözleşmenin feshi ya da yenilenmesi sonucu doğurmayacağı"sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava; taraflar arasında 24/02/2014 tarihinde yapılan sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedellerden eksik yapıldığı iddia edilen bedellerin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf davalı şirketin sözleşmeye konu edilen kitabın satış bilgileri ile ilgili davacıyı eksik bilgilendirdiği ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin ödenmediğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise davanın zaman aşımına uğradığını, davaya konu edilen kitap için alınan bandrollerin değil fiili baskı adedinin hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; taraflar arasında 24/02/2014 tarihinde "..." isimli kitabın "üretim, yayım, dağıtım ve çeviri sözleşmesi" imzalandığı, dava konusu edilen kitaba ilişkin çevirilerin davacı ... tarafından yapıldığı, dava konusu edilen kitabın işleme, yayım, dağıtım ve her türlü satışının davalı şirkete 5 yıllık süre için devredildiği,
sözleşme 2-a maddesi gereğince davacıya çeviri ve telif bedeli olarak yapılan her baskı için eserin satışa sunulduğu tarihteki üst satış ücretinin birim fiyatının 2000 adet ile çarpımı sonucu bulanacak tutarın KDV hariç %10'u oranında davacıya 30 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dosya kapsamında dava konusu edilen kitabın bandrol ve baskı detaylarının Kültür ve Turizm Bakanlığından istendiği, kitap için toplamda 415.000 bandrol alındığı,
taraflar arasında yapılan e-mail yazışmalarında 23/05/2018 tarihinde satış oranının 50.000 ile 100.000 arası için %8, 100.000'den sonrası içinde %7 oranında bedel ödenmesinin konuşulduğu ancak bu görüşmelerin kesin bir sonuca bağlanmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu kitap için 415.000 bandrol alınması nedeni ile taraflar arasındaki sözleşmenin revize edilerek %7 oranında telif ödenmesi gerektiği, davalı ticari defterlerinde dava konusu kitapla ilgili olarak 2014-2019 yılları arasında 388.000 adet satışın yapıldığı,
bu miktar üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde davacıya ödenmeyen 641.662,89 TL telif alacağı ücretinin hesaplandığı, icra takibine ise 456.503 TL üzerinden başlandığı, dosya kapsamında alınan ikinci heyetteki bilirkişi raporunda da taraflar arasındaki mail yazışmalarının taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi revize edici nitelikte olmayacağı kanaati bildirilerek ihtimalli hesap yapıldığı, hesaplama doğrultusunda %10 üzerinden hesaplama yapılırsa davalı tarafça yapılan 130.000 TL'lik ödemenin mahsubu ile davacının talep edeceği alacak miktarının 510.453,40 TL olduğu,
mail yazışmaları dikkate alınarak kademeli hesaplama yapıldığında ise 332.935,91 TL'lik alacağının bulunduğunun hesaplandığı anlaşılmıştır.
Zaman aşımı bakımından yapılan incelemede; taraflar arasında sözleşmenin 2014 yılında yapıldığı ve 5 yıllık dönemi kapsadığı, eldeki davanın ise 2020 yılında açıldığı anlaşılmakla, davalının zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki mail yazışmalarının sözleşmeyi revize edip etmediği hususunda ise; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kanun gereğince yazılı yapılması gerektiği ve taraflarca imzalanması gerektiği anlaşılmakla mail yazışmalarının sözleşmeyi revize etmediği kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda da bu hususun revize sözleşmesi manasına gelmediği belirtilmiştir.
Alacak miktarı yönünden yapılan incelemede ise; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında bandrol ve fiili satış sayısı üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, ilk heyetten alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın daha net ve dosya kapsamına uygun olduğu, bu bağlamda davacının ödenmeyen telif bedeli miktarının 641.662,89 TL olduğu, ancak icra takibinin 456.503 TL üzerinden başlatıldığı anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereğince bu miktar üzerinden asıl alacağın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Faiz hesabı yönünden ise; davacının ödenmeyen telif bedelleri için faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla, asıl alacağı işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı bakımından ise dava konusu edilen alacağın miktarı ve varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile ... 12. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 456.503 TL asıl alacak ve bu alacağa işlemiş yasal faiz üzerinden devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/436, K. 2024/223, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama