KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/15 Esas
- Karar no
- 2024/330
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 23/02/2017
Karar Metni
1.647 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'nın ticari faaliyetine 1946 yılında ...’da başladığını ve kısa sürede .... şirketler grubu olarak tüm kıtalarda ve 27 ülkede şirket kurduğunu, müvekkilinin ..., ..., ..., ..., ... ve ... markaları ve bu markaları taşıyan ürünlerinin ülkemizde de tanındığını, diğer müvekkili ...
Şirketi'nin eski ticaret unvanının ...Şirketi olduğunu ve 1985 yılında İstanbulda kurulduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markasının birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de TP nezdinde ... sayı ile tanınmış marka olarak koruma altına alındığını, müvekkilinin "..." markalı ürününün kavanoz şeklinden ve etiket üzerinde yer alan özgün bir ambalaj kompozisyonundan oluştuğunu, ayırt edicilik sağlanması amacıyla tasarlanmış, fikri emek ve çaba sonucu ortaya çıkarılmış özgün bir şekil olan kavanoz ve kavanoz kapağının grafik çiziminin müvekkili adına marka olarak da tescil edildiğini, TP nezdinde de koruma altında olduğunu,
müvekkili şirketin yapmış olduğu araştırmalar neticesinde, "..." markalı ürünlerin davalı şirket tarafından üretildiğinden ve hem Türkiye'de çeşitli market ve dükkanlarda hem de davalıya ait ... ve ... isimli internet sitelerinde satışa sunulduğunu tespit ettiklerini, davalı şirkete tecavüz teşkil eden fillerinin sonlandırılması amacıyla noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, ihtara cevapta ürünlerin patent başvuru şartlarını yerine getirdiği ve haksız rekabet teşkil etmediği yönünde iddialarda bulunularak sulh taleplerinin geri çevrildiğini belirterek,
dava konusu "..." ibareli ürünlerin müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasına iltibas nedeniyle marka tecavüzünün ve tescilli marka, ambalaj kompozisyonları ve ticari sunumlarına yaratılan iltibas nedeniyle haksız rekabet durumunun tespitine, davaya konu “...” ibareli ürün ve ürün ambalajlarının davalıya ait ... ve ... isimli internet siteleri ile sırasıyla ...,..., ...,..., ... ve ...isimli internet sitelerinde yer alan ..., ... ve ... hesapları başta olmak üzere, internet üzerinde kullanımının önlenmesine, her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj; ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi;
basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye’de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, el konulan her türlü ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesini müteakip imha edilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya tebligatın yapıldığı, ihtiyati tedbir karanının da uygulandığı buna rağmen dosyaya herhangi bir cevap sunulmadığı, delil bildirilmediği ve duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ... esas ve ... karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafça İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı kararı ile;
"1-Davalı vekilinin ilk istinaf sebebi; gönderilen ihtaratlı davetiyenin müvekkiline tebliğ edilmeden karar verildiğine ilişkindir.
Dosya içerisinde mevcut tebligat parçalarının incelenmesinden; dava dilekçesinin 13/03/2017 tarihinde davalı şirketin ...adresinde işyerinde işçisi/memuru ...'a tebliğ edildiği, davalı vekili olarak ...'in vekaletname sunduğu, 24/03/2017 tarihinde e-imza ile gönderdiği dilekçe ile vekillikten istifa ettiği, vekilinin çekilme dilekçesinin 03/04/2017 tarihinde işyerinde işçisi/memuru ...'a, ön inceleme ve 06/04/2017 tarihli ara kararının 15/06/2017 tarihinde aynı adreste işyerinde işçisi/memuru ...'ya, 12/09/2017 tarihli sözlü yargılama gününün 04/08/2017 tarihinde aynı adreste işyerinde işçisi/memuru ...'a,
gerekçeli kararın 14/11/2017 tarihinde aynı adreste işyerinde işçisi/memuru ...'ya tebliğ edildiği, 20/11/2017 tarihinde ...'ın vekaletname sunduğu tespit edilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 12. maddesinde hükmi şahıslara tebligatın, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılacağını, 13. maddesinde; hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları taktirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı belirtilmiştir.
Dosyada mevcut ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ...yevmiye numaralı vekaletnamesinden davalı şirketi 08/07/2015 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile temsile yetkili kişinin ... olduğu şerh verilen imza sirkülerinden tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinin tebliğ edildiği 13/03/2017 tarihinde, vekilinin çekilme dilekçesinin tebliği edildiği 03/04/2017 tarihinde, ön inceleme ve 06/04/2017 tarihli ara kararının tebliği edildiği, 15/06/2017 tarihinde ve sözlü yargılama gününün tebliğ edildiği, 04/08/2017 tarihinde yapılan tebligatlar şirketi temsile yetkili Mehmet Arıkök dışında tebligatta isimleri belirtilen şahıslara yapılmış olup, tebligatlarda şirket yetkilisinin adreste mevcut olup olmadığı, adreste bulunamama sebebi konusunda şerh verilmediğinden, geçersiz olduğu tespit edilmekle davalı vekilinin tebligatların geçersiz olduğuna ilişkin istinaf sebebinin kabulüne karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememizce verilen karar kaldırılmakla dosya yukarıda belirtilen esasa kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.
İstinaf kaldırma ilamında belirtilen eksiklik giderilmiş, dosyada usulüne uygun tebligatlar yapılmıştır.
GEREKÇE
Dava, marka tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kullanımın önlenmesi talepli açılmış davadır.
Dosyada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, TP kayıtları getirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle olayımızda 6769 sayılı SMK hükümleri uygulanacaktır.
Davacı adına TP nezdinde kayıtlı ..., ..., ..., ... adına TP nezdinde kayıtlı ... tescil nolu markasının 30/08/2015 tarihinden itibaren koruma altına alındığı anlaşılmıştır.
Davacı ... adına kayıtlı ..., ..., ...,..., ... sayılı ....sınıflarda tescilli markalarının 10 yıl süreyle tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacının kavanoz şekil markası TP nezdinde tescillidir.
6769 sayılı SMK'nin 29.maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış ve marka sahibinin izni olmaksızın markayı Kanun'un 7.maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmak, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak taklit etmek tecavüz fiilini teşkil eder.
Kanun'un 7/2-b bendi gereğince tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması yine (c) bendinde aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması tecavüz eylemi olarak nitelendirilmiştir.
TK m. 54 hükmünde, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız rekabet olarak tanımlanmış TK m.55 hükmünde haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmıştır.
TK m.55/l/a/4 hükmüne göre, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veva işleri ile karıştırılmaya yol açacak önlemleri almak haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir.
Davalıya ait sosyal medya hesaplarına ilişkin görseller davacı tarafından dosyaya sunulmuş ve davalının sosyal medya hesaplarında davacının nutella markalarının yoğun bir şekilde kullanıldığı dava dilekçesine eklenen görsellerden anlaşılmaktadır.
Davalıların davaya konu ürünü davacının ürünü gibi, cam kavanoz içinde satışa sunulduğunu, kavanoz üzerinde beyaz tırtıklı kapak kullanıldığını, kavanoz şeklinin davacının kullandığı kavanoz şekli ile benzerlik gösterdiğini ve davacı markalarındaki gibi beyaz etiket kullandığını, etiketin sol alt kısmında üzerinde bıçak bulunan ve fıstık/badem ezmesi sürülmüş bir ekmek dilimi ile sağ kenarda fıstık/badem figürü bulunduğu, davacının ... markası gibi küçük harflerle ve aynı yazı fontu ile yazılmış olup etiketin üst kısmında tam ortada kullanıldığı, "..." ibaresinde davacının markasındaki şekilde olduğu gibi "..." ibaresi ile bitmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Davalıların davacı ticari itibarından faydalanmak amacıyla tescilli ve tanınmış markalarını aynı sektörde yoğun kullanımı davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaktadır. Marka ibarelerinin farklı kelimelerden oluşmasına rağmen bir bütün olarak bakıldığında markanın ilk harfinin siyah sonrasının kırmızı beyaz zemin üzerinde kullanımı davacı markası ile davalı markasının karıştırılmasına sebep olma ihtimali mevcuttur.
Markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markaların bütünü göz önünde bulundurularak, genel görünüş itibari ile yapılır.
Bütünsel benzerlik değerlendirmesinde, markaların esas unsurları ön plana çıkarılarak, bu unsurların benzer olup olmadıkları, markanın bütününde fark yaratıp yaratmadıklarına bakılır: "Markalar arasında ayırt edicilik, markaların esas unsurlarının karşılaştırılması ile tespit edilmelidir." Markaların parçalara ayrılarak inceleme yapılmasına ve özellikle tek başlarına ayırt edici gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımlarının aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına gerek olmadığı gibi,
markaların parçalara ayrılarak inceleme yapılmasına ve özellikle ayırt edici gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımlarının aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına da gerek yoktur. Bu yönüyle, davacı markası ile davalı kullanımının arasındaki iltibas iddiası, markaların "esas unsur"larının aynı veya benzer olup olmadıklarına göre değerlendirilir.
Markaların esas unsurları değerlendirilirken, fonetik, kulağa gelen ses uyumu ve söyleniş şekli açısından markalardaki kelime unsuru şekil unsuruna nazaran ön plana çıkarılır.
Davacının tanınmış ... ibareli markası ve kavanoz şekil markasının davalıya ait ... kullanımı karşılaştırıldığında bir bütün olarak karıştırılma ihtimali doğurduğu, iltibas incelemesinin hakimin mesleki bilgisi ile de yapılabileceği, "..." ibaresi dışında ambalaj kompozisyonu açısından da marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı getirtilen TP kayıtları, davacı tarafından dosyaya sunulan davalı kullanımını içerir görseller ışığında davanın kabulü ile davalının davacıya ait kavanoz şekil markası ve kavanoz şekli ve beyaz tırtıklı kavanoz kapağı ile davacının ticari takdim şekline iltibas yaratacak şekilde davalının kullanımı nedeniyle, davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine internet siteleri üzerindeki kullanımın önlenmesine, ambalaj görsellerini içeren her türlü ürünün kullanımının önlenmesine ve bunların toplanarak imhasına ve davacının hukuki yararı bulunduğundan hükmün ilanına karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/15, K. 2024/330, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama