İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/137 K.2025/118

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/137Karar2025/118Tarih28 Mart 2025Okuma13 dk · 2.599 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mart 2025
Esas no
2023/137 Esas
Karar no
2025/118
Dava
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
Dava tarihi
31/05/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.599 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili ...'un ... Yayınlarından 2012 yılında yayımlanan '...' kitabının yazarı olduğunu, müvekkilinin kitabında yer alan konu, hikaye ve olay örgüsünün; ... Aş.'nin sahibi olduğu ... üzerinden yayımlanan ...' isimli dizide müvekkilinden izin alınmadan kullanıldığını, söz konusu dizinin yapımcı firmasının ... Aş.

Olduğunu, FSEK'de eser sahiplerine meydana getirdikleri eserlerden istifade etmek ve başkalarının izinsiz yararlanmasını engellemek hususunda bir takım münhasır haklar tanıdığını, eser sahibine tanınan münhasır hakların, manevi ve mali haklar olmak üzere ikiye ayrıldığını, müvekkilinin eser üzerindeki hakları ihlal edildiğinden dava yoluna gitmek zorunda kalındığını, Müvekkilinin kitabında yer alan konu, hikaye ve olay örgüsünün ... üzerinden yayımlanan “...' isimli dizide müvekkilinden izin alınmadan kullanıldığından Müvekkilinin eser üzerindeki maddi ve manevi haklarına halel geldiğini, bu durumun müvekkilini mağdur ettiğini,

Haksız fiillerle müvekkilini zarara uğratan davalılar tarafından bu zararın giderilmesi gerektiğini, Müvekkilinin maddi zararı belirsiz olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminat ile 1.000.000,00-TL manevi tazminatın davalıların haksız işlemi gerçekleştirdiği yayın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsil edilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı ... Aş. vekili, müvekkilinin uzun yıllardır televizyon, dizi, sinema sektöründe yapımcılık işleri ile uğraşan bir şirket olup, kurulduğu günden bu yana başta telif hakları olmak üzere tüm üreticilerin haklarına saygı göstererek faaliyet gösterdiğini, Davacının yazarı olduğu kitap ve müvekkilinin yapımcısı olduğu dizinin konusu, hikayesi ve olay örgüsü bakımından hiçbir benzerlik içermediğini, Davacının benzerlik iddiaları ile ilgili olarak,

kitap ile dizi arasında genel geçer meslek kesişmesi dışında olay örgüsü, karakterlerin kişilik özellikleri, motivasyonları, ilişki dinamikleri, diyaloglar, dramatik eserin ana duygusu açısından herhangi bir benzerlik bulunmadığını, hususiyet taşımayan ve genel geçer olayların eser kapsamında sayılamayacağını, Davacı tarafça maddi tazminat talep edilebilmesi için öncelikle eserin mali haklarına tecavüzün gerçekleşmiş olması gerektiğini, davacının mali haklarına zarar verilmediğini, davacı tarafın maddi tazminat talep etmesinin koşullarının mevcut olmadığını, davacının manevi tazminat talep hakkının da bulunmadığını,

Haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve beyan etmiştir.

Davalı ...

Aş. vekili, Huzurdaki davanın müvekkili şirket açısından husumet eksikliği nedeniyle reddinin gerektiğini, Müvekkili şirketin “...” kanal ismi ile bir çocuk kanalı olarak Türkiye'de uydu ve ... ortamlarında yayın yapmakta ilken 31 Mart 2022 tarihinde yayın hayatı sona eren ve yayın yaptığı dönemde de ..tarafından kendisine verilmiş olan yayın lisansı "...' olan ve bu kapsamda yalnızca çizgi film içerikleri yayınlandığını, Dolayısıyla müvekkili şirketin davaya konu “...' isimli dizinin yayımcısı konumunda da olmadığından,

davacının dava dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu iddia ve tazminat kalemlerinin muhatabı da olmayacağının açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin iş bu davada sıfatının bulunmadığını Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını ikna edici bir biçimde ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun somutlaştırma yükümlülüğüne ilişkin 190 ve 194.

Maddelerinin öngördüğü şekilde delilleri ile birlikte ortaya koyamadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının zenginleşme amacıyla manevi tazminat talebinde bulunduğunu, talep edilen manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, huzurdaki davanın husumet yokluğundan usulden reddini, aksi kanaatte davanın esastan reddini, vekalet ücretin ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

Mahkememizce aldırılan 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Nihai karar ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacının “...” isimli kitabının FSEK 2/1 anlamında “dil ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, Davalılar tarafından yapımı ve yayını gerçekleştirilen “..” isimli dizini FSEK m5 kapsamında sinema eseri niteliğinde olduğu, her iki eserin heyetimiz sektör bilirkişiler tarafından mukayeseli olarak incelenmesinde her iki eser arasında intihale neden olabilecek düzeyde bir benzerliğin bulunmadığı, dolayısıyla FSEK kapsamında bir ihlalden bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce aldırılan 07/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, Davacının “...” isimli kitabının FSEK 2/1 anlamında “dil ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, Davalılar tarafından yapımı ve yayını gerçekleştirilen “...” isimli dizinin FSEK m5 kapsamında sinema eseri niteliğinde olduğu, Her İki eserin heyetimiz sektör bilirkişileri tarafından mukayeseli olarak incelenmesinde her iki eser arasında intihale neden olabilecek düzeyde bir benzerliğin bulunmadığı, Dolayısıyla FSEK kapsamında bir ihlalden bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.

Dava, fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlaline dayalı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

Eser vasfının değerlendirilmesi;

Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı resen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması", ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır.

Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini" taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır.

Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer.

Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.

Dil ve yazı ile ifade olunan eserler geniş bir fikir alanını kapsarlar. Bu eserler, hikaye, roman,, şiir, bir şarkının güftesi , skeç , tiyatro oyunlarını kapsadığı gibi, bilimsel konferansları, monografileri, siyasi nutukları, eğlendirici sohbet tarzında konuşmaları, çocuk hikayelerini ve benzerlerini kapsar.

Bu tür fikir ve sanat ürünlerinin ilim ve edebiyat eseri sayılabilmesi için, onların mutlaka yazı ile tespit edilmiş olmaları gerekmez, başka bir ifade ile duygu ve düşünceleri ifade için kullanılan araç veya olanağın hiçbir önemi yoktur. Bu araç veya olanak yazı, çizgi, rakam, formül veya söz olabilir. Örneğin şifahen söylenmiş bir şiir, hikaye, masal da hususiyet taşıyorsa, kamuya sunulduğu andan itibaren eser olarak korunur.

Yine dil ve yazı ile ifade olunan eserlerde konunun mutlaka bilimsel veya edebi olması da şart değildir. Siyasal, sosyal ve dinsel düşünce ve fikirler de, ilim ve edebiyat eseri sayılırlar. Yine kullanılan dilin yabancı veya ölü bir dil oluşu da önem taşımaz. Ayrıca bunların yapıldığı mekanın önemi de yoktur. Dil ve yazı ile ifade olunan eserlerin korunabilmesi için, hususiyet taşımaları gerekir.

Eser sahipliğinin ve hak sahipliğinin değerlendirilmesi; Yargıtay kararlarında FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda, "eser sahipliği" sıfatının da resen gözetilmesi gereğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla huzurdaki davada da, uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin "eser sahipliği" ve "hak sahipliği" sıfatının resen irdelenmesi gerekmektedir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 11 ve 12 inci maddelerinde eser sahipliğine ilişkin karinelerin neler olduğu düzenlenmiştir. FSEK m.11 hükmüne göre. "Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.

Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır; meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın". FSEK m.12 hükmüne göre ise. "Yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir.

Bu salahiyetler, 11 inci maddenin ikinci fıkrasındaki karine ile eser sahibi belli olmadığı hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir. Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır".

FSEK sistematiğinde tescil ilkesinin kabul edilmemesi nedeniyle eser sahipliğinin tespitinde yukarıdaki karinelerin öngörülmesi uygulamada ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde yardımcı olmaktadır. Ayrıca eser sahipliği, bu karineler dışında her türlü delille de ispatlanabilir. Somut olaya dönüldüğünde; Davacının davaya konu kitabının (Yedi Uyananlar) FSEK md. 2/1 kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu ve davacının anılan eserin sahibi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eser Sahipliğine Tecavüz İddiasının Değerlendirmesi;

Madde 68- (Değişik madde: ... md.;Değişik madde: ...S.K./137.mad) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir...

Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. Madde 69 - Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vaki olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir." hükümlerine amirdir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda eser sahibinin hakları manevi ve mali haklar olarak iki ana başlığa ayrılmaktadır. Buna göre; manevi haklar, manevi haklar eser sahibinin eser üzerinde bulunan ekonomik olmayan, eser sahibi ile eser arasındaki duygusal ilişkinin sonucu olarak ortaya çıkan hak ve yetkileridir. Umuma arz, eserin halka yayınlanıp yayınlanmayacağına, yayınlanma tarihine ve yayınlanma şekline yalnızca eser sahibi karar verebilir. Adın belirtilmesi, eser sahibi eserinin yayınlanması durumunda kendisinin eser sahibi olarak tanıtılmasını talep etme yetkisine sahiptir.

Eserde değişiklik yapılmasını men etme, eser sahibinin izni olmadıkça eser üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması mümkün değildir. Eser sahibinin zilyet ve malike karşı hakları, eserin tek ve özgün olması halinde, eser sahibi daha önceden vermiş olduğu eserini; kendisine ait tüm dönemleri kapsayan bir sergide veya çalışmada kullanmak amacıyla iade edilmek üzere geri isteme hakkına sahiptir. Bu hak daha çok resim, heykel gibi eserler için öngörülmüştür.

Mali Haklar, mali haklar ise eser sahibinin eser üzerinde bulunan ekonomik hak ve yetkileridir. Bunlar: İşleme hakkı, eseri işlemek suretiyle eserden faydalanma hakkı sadece eser sahibine aittir. Çoğaltma hakkı, eser sahipleri eserin aslını veya kopyalarını herhangi bir yöntemle doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkına sahiptir.

Yayma hakkı, eser sahibi, eserin aslını veya çoğaltmış olduğu nüshalarını kiralamak, ödünç vermek, satmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkına sahiptir.

Temsil hakkı, eser sahibi, eserini doğrudan doğruya ya da işaret, ses veya resim iletilmesine yarayan teçhizatlarla okuyabilir, çalabilir, oynayabilir ve icra edebilir.

İşaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı, eser sahibi, eserinin orijinalini veya çoğaltmış olduğu kopyalarını radyo-televizyon, internet, uydu ve kablo gibi yayın yapan kuruluşlar aracılığıyla umuma iletme hakkına sahiptir.

Bu hakları kullanma yetkisi doğrudan ve yalnızca eser sahibine aittir. Eser sahipleri veya mirasçıları mali haklarını karşılıklı veya karşılıksız, süreli veya süresiz olarak devredebilirler. Eser sahibinin mali haklarından biri de yukarıda yer aldığı gibi eserin umuma iletilmesi hakkıdır. Bu hak gerek uluslararası sözleşme hükümleri ve gerekse Türk Hukukunda 5846 sayılı FSEK'te yer verilen bir mali haktır.

Konuya ilişkin olarak Bern Sözleşmesi'nin 11.maddesi (ikinci tekrar) 1-i maddesinde; umuma arz yetkisi edebiyat eserleri açısından eserin her türlü araç ve yöntemlerle anlatımı dâhil topluma sunulması denilmek suretiyle umuma arz yetkisi belirtilmiştir.

Aynı şekilde Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Sözleşmesi'nin 8. Maddesinde "Bern Sözleşmesi'nin 11 (1) (ii), 11 Mükerrer (1) (i) ve (ii), 11 ikinci mükerrer (1) (ii) ve 14 (1) (ii) ve 14 mükerrer (1) maddeleri, hükümleri haleldar edilmeksizin, edebiyat ve sanat eserleri sahipleri, eserlerinin telli ya da telsiz ortamda, toplum üyelerinin kendileri tarafından seçilen bir yer ve zamanda bu eserlerden kişisel olarak yararlanacak biçimde topluma iletilmesine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir" denilmiştir.

AB Hukukunda da umuma iletime ilişkin ... sayılı Direktifte. "Üye devletler eser sahiplerinin tel üzerinden veya telsiz vasıtalarla eserlerini yayımlama, böyle bir yolla kamunun tercih ettikleri bir zamanda ve bir yerden erişilebilmeyi mümkün kılmayı içeren her türlü haberleşmeyi yasaklama veya müsaade etmeye münhasır haklarını temin eder." hükmüne yer verilmiştir.

Yine Bilgi Toplumunda Telif Hakları ve Bağlantılı Hakların Bazı Yanlarının Uyumlaştırılmasına İlişkin ... sayılı Direktifin 2. maddesinde "Üye devletler kısmen veya tamamen her türlü yöntem ve şekilde kalıcı veya geçici reprodüksiyonları hakkında, eser sahipleri ve onların eserlerinin kablolu veya karasal olarak iletilip iletilmeyeceğinin düzenlenmesini, doğrudan veya dolaylı yasaklama veya müsaade etmeye münhasır haklarını korur." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Eser sahibinin mali haklarının korunması suretiyle eser sahibinin ekonomik yararlarının ihlal edilmesi veya ihlal tehlikesine maruz kalmasının önüne geçilmiş olmaktadır. Mali haklardan yararlanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. FSEK, m. 20. Maddesinde; mali haklar bakımından eserin alenileşmiş olup olmamasına göre bir ayrım yapmakta, ancak alenileşmiş eserler bakımından yararlanma hakkının bulunduğunu ifade etmektedir. Zira alenileşmemiş eser, henüz sahibinin giz alanından çıkmış değildir. Eser sahibinin mali hakları dolayısıyla, üçüncü kişiler eser sahibinin izni olmadan eserden ekonomik gelir elde edemezler.

İntihal yönünden değerlendirme;

Arapça asıllı bir kelime olan ve bazı lügatlerin "..." bazılarınınsa "..." kökünden getirdikleri intihal, ... adıyla meşhur olan Arapça-Türkçe lügate göre "d..."; ansiklopedist ve sözlükçü...'ye göre "..." ... Türkçe Sözlük'e göre "kaynak göstermeden, yazarın adını belirtmeden bir eserden parçalar alma, kendinin imiş gibi gösterme veya bir eserin bütününü kendine mâl etme, aşırma, ...’na göre "...", Türk Dil Kurumu'nun yayımlamakta olduğu Güncel Türkçe Sözlük'e göre ise "..." anlamlarına gelmektedir.

FSEK'in mimarı olarak kabul edilen ... Hukukçusu Ord. ...'in tanımı da şöyledir: "Her kim bir başkasının eserini, kendi eseri olarak gösterir veyahut bir kitabın metnini veyahut bir musiki eserin bestesinin melodisini, kelimelerin ve notaların yerlerini değiştirmek suretiyle tadil eder ve bu suretle vücuda gelen bu esere kendi ismini verirse veyahut her kim, bir kitabın veyahut bir melodinin tarzı ifadesini, orijinal aşikâr surette belli olacak derecede tahrif eder ve böyle bir esere kendi ismini verirse, bu tarz hareket cezayı mucip bir intihal telakki edilir."

Teknik değerlendirmeler

Hak ihlalinin söz konusu olabilmesi için davacının kitabından davalının dizisinde FSEK çerçevesinde mali hak ihlali sayılacak şekilde izinsiz kullanımların olması gerekir.

Sunulan heyet raporunda yer alan alanında uzman bilirkişilerce yapılan ve Eserlerin öyküleme/serim/olay örgüsü açısından özeti, Eserlerin temasi yönünden kıyaslanması, Eserlerin dramatik kurulumunun ana öğeleri bakımından kıyaslanması, Karakterler ve yardımcı karakterler kıyaslanmasını içeren denetime elverişli raporun hükme esas alınabileceği sonucuna ulaşılmış olup, her ne kadar davacı tarafça sunulan ve yalnızca senarist/ yönetmen tarafından hazırlanan mütalaada aksi yönde tespit ve değerlendirmeler yer almakta ise de, eser kıyaslaması yönünden sunulan mütalaayı hazırlayan uzmanın kendi alanı dışında yapmış olduğu değerlendirmelerin dikkate alınabilir nitelikte olmadığı gibi alanında uzman kişilerce sunulan değerlendirmelerle çelişki olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içeriği dikkate alındığında; davacının “...” isimli kitabının FSEK 2/1 anlamında “dil ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, davalılar tarafından yapımı ve yayını gerçekleştirilen “...” isimli dizinin FSEK m. 5 kapsamında sinema eseri niteliğinde olduğu, davacının eseri "...” ile davalı dizi "..." arasında bir intihal ilişkisi bulunmadığı, harcıalem unsurlarda benzerlikler bulunduğu, ancak bunların topluma mal olmuş ögeler olduğu için

kullanımının davacı tekelinde olmadığı, benzerliklerin genel kurgusal özellikler olduğu, davacının FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına yönelik bir tecavüz gerçekleşmediği anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7- 3.200 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2025

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/137, K. 2025/118, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/137
Karar No
2025/118
Tarih
28 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/139 K.2025/561
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/139 K.2025/477
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/139 K.2025/242
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/140 K.2025/209
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/140 K.2025/209
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/141 K.2025/409

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.