KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/134
- Karar no
- 2024/310
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/01/2020
Karar Metni
2.831 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TPMK tarafından ....sınıflarda tescil edilmiş ... tescil numaralı “...” isimli ve şekilli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin ilgili piyasada bu marka ile tanınmakta olduğunu, müvekkili şirketin logosunun dini vecibelerini yerine getirmek isteyen ... açısından belirleyici olan, Türkiye’de “...” vermek üzerine yetkilendirilmiş bulunan tek şirket olduğunu, davalı şirketin izinsiz bir şekilde müvekkiline ait marka ile iltibas yaratacak şekilde müvekkili adına tescilli markayı kullanmakta ve müvekkili marka hakkını ihlal ettiğini, davalının ..., ..., ...,
... sitelerinden müvekkili markasının taklit edildiği ürünlerin satışının yapıldığını ileri sürerek, davalının tecavüz teşkil eden fillerinin tespitini, fiillerin durdurulmasını, kaldırılmasını, 7.000-TL manevi tazminat ile 3.000-TL itibar tazminatı ödenmesini, tecavüz ve oluşan zararlar sebebi ile 1.000-TL maddi tazminat ödenmesini, mahkeme kararının kamuya yayın yolu ile duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği .. isimli internet sitesinin, merkezi ...'da bulunan ... firmasına ait olduğunu, ... ve diğer internet sitelerinin kullanıldığı iddia edilen dıgıtal görsellerle müvekkili şirketin ilgisinin olmadığını, müvekkil şirketin, sadece yurt dışındaki müşterilere satış yapan bir gıda şirketi olduğunu, yurt içinde hiç bir pazarı bulunmadığını, müvekkili şirketin, kesinlikle davalı şirkete ait marka ve logoyu haksız şekilde bir üründe kullanmamış ve haksız bir menfaat de elde etmemiş olduğunu,
müvekkili şirketin davacı ile var olan ürün gamı ile birebir üretim ve pazarlamaya yönelik ticari faaliyeti olmadığından, davacının haksız kullanımından ne tür bir zarar gördüğünin izahtan yoksun olduğunu, noter tesbitlerinde yer alan ürünlerden sadece bir tanesinin bile satışa sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davalının ... isimli internet sitesi ile hiçbir şekilde ilgileri olmadığını iddia etmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu internet sitesinin “iletişim” başlıklı bölümünde/sayfasında, ...A.Ş.’nin şirket bilgileri; adres (...), telefon ... bulunmakta olduğunu, ... Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasında düzenlenmiş bulunan 03.12.2019 tarihli Bilirkişi raporunda da karşı tarafa ait söz konusu sitenin açık ve faaliyette olduğunun belirtilmiş olduğunu ayrıca, karşı
taraf ile müvekkili şirket arasında 2014 yılında ticari ilişki söz konusu olduğunu, müvekkil şirket çalışanı ...'in, Müvekkili şirkete ait e-mail adresi olan ... adresi üzerinden davalı şirketin çalışanları ...ve ... isimli şahıslarla yazışmış olduğunu, ilgili yazışmalardan görüleceği üzere, ... adresli, ... ise; ... adresli mailleri kullanmakta olduğunu, “...”, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından davalı şirket adına tescil edilmiş bulunan ... tescil numaralı bir marka olduğunu, davalının ... tescil
numaralı “...” isimli ve şekilli markanın ve ... tescil numaralı “...” isimli ve şekilli markanın sahibi olduğunu, daha önce dosyaya sunulmuş olan görsellerde, e-tespit tutanaklarında ve Bilirkişi raporunda yer alan görsellerde ve içeriklerde görüleceği üzere, müvekkiline ait olan tescilli marka “...”nin, izinsiz ve hukuka aykırı olarak davalı şirketin kendi markaları olan “...” ve “...” markaları ile birlikte kullanılmış olduğunu, müvekkili şirkete ait markanın da uluslararası semboller arasında yer aldığını, müvekkili şirketin markasının ulusal ve uluslararası olarak tanınmakta ve güvenilmekte olduğunu,
davalının müvekkil şirketin markasına yurt içinde yaşayan Yahudi kökenli vatandaşların aşina olduğu ve bu nedenle kendilerinin yurt dışında satış yapmasından dolayı menfaat sağlamadıkları yönündeki beyanlarının abes olduğunu, zira koşer kurallarının, dini vecibelerini yerine getirmek isteyen Yahudiler açısından tek olduğunu beyan ederek davanın kabulünü talep etmiştir.
İkinci Cevap Dilekçesi: Davalı vekili 2. Cevap dilekçesinde özetle; ... isimli internet sitesinde müvekkili şirketin ismi yazılı ise de, bu sitenin sahibinin ... firması olduğunu, ilgili sitenin veri girişine ait tüm yetkilerin ... tarafından yerine
getirilmekte olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirket tarafından iddia edilen marka tecavüzüne ilişkin iddialarında hiç bir dahli olması mümkün olmadığını, bu internet sitesine veri girişlerinin tamamen Amerika'daki şirket tarafından yapılmakta olduğunu, müvekkile ait şirket bilgilerinin de ... tarafından siteye konulmakta olduğunu, yurt dışı veri girişi kaynaklı bir eylem ve davranışın sorumluluğunun müvekkili şirkete ait olmadığını, Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu'na yazı yazıldığında ... internet sitesinin servis sağlayıcı ile server sorumlusunun nerede ve kime ait olduğu ortaya çıkacağını, davacı tarafın marka ve logosunun, fiziken ve maddi anlamda her hangi bir şekilde bir müvekkil şirketin
ihraç edilen hiçbir ürün ve üretiminde kullanılmamış olduğunu, davaya konu markalaştırılmış koşer sembolünün, uluslar arası alanda kabul gören bir sembol olmadığını, davacının marka ve logosu hiç bir surette kullanılmadığından, davacının
maddi ve manevi bir zararı bulunmamakta olduğunundan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen ilk karar: Mahkememiz 20/10/2022 karar tarihli 2020/42 Esas- 2022/188 Karar sayılı kararı ile "Davacının markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi ve maddi ve manevi tazminata yönelik açmış olduğu davanın kabulüne" karar verilmiştir.
Bozma ilamı: İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2024 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile. "TPMK'dan celbedilen sicil kayıtlarına göre, davacının ... no'lu...markası...sınıflarda tescilli olduğu, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 03/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı markasının...sınıflarda tescilli olduğu alt hizmetler sayılmış, ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ...
D.İş sayılı delil tespit dosyasından alınan 03/12/2019 tarihli rapordaki davalıya ait ürünlerin hangi sınıfta değerlendirileceğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, davacının ....sınıfta kosher belgelendirme hizmeti veren garanti markası olduğu, davalının internet üzerinde ürün tanıtım ve satışı için kullandığı görsellerde davacıya ait markanın kullanılmasının, davacının marka hakkını ihlal ettiği bildirilmiştir.
SMK'nın 6/7.maddesindeki "Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmü uyarınca bilirkişi raporunda garanti markası olarak nitelendirilen davacı markası hakkında ortak benzerlik incelemesi yapılmamasının doğru görülmediği, ...
Cumhuriyet Başsavcılığının ...sayılı soruşturma dosyasında, marka patent vekili bilirkişiden alınan 02/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda, ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ...
D.İş sayılı delil tespit dosyasından alınan 03/12/2019 tarihli rapordaki ürünlerin müşteki vekilinin de belirttiği üzere, üzüm cekirdeği yağı, ayçiek yağı ve benzeri ürünler olduğu, fotoğraflar üzerinden de... ibaresinin okunabildiği, ürünlerin yenilebilir bitkisel yağ olup nice sınıflandırması uyarınca ... sınıf içerisinde değerlendirilebileceği, müştekinin markasının 29.sınıfta tescilli olmadığı, tescilli olduğu...'de benzer ürünlerin de mevcut olmadığı, marka hakkına tecavüz suçunun oluşmadığı belirtilmiştir.
Söz konusu soruşturma dosyası ve içindeki bilirkişi raporu Uyap sistemi üzerinden dava dosyasına alınmıştır.
İlk derece mahkemesince, markaya tecavüz yönünden 03/06/2021 tarihli bilirkişi raporundaki görüşlerin gerekçeli karara aktarıldığı, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında soruşturma dosyasından alınan raporu ileri sürmesine, soruşturma dosyasından alınan raporun dosya içine alınmasına rağmen, gerekçeli kararda bu hususta bir değerlendirme yapılmadığının görüldüğü, aynı uyuşmazlığa ilişkin soruşturma dosyasından alınan ve aksi yönde görüşler içeren bilirkişi raporu ile,
yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için bir bilirkişi raporu alınması veya iltibas incelemesi hakimin hukuki bilgisiyle de yapılabileceğini, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği" kanaatine varılarak mahkememiz 20/10/2022 tarih, ... Esas,...
Karar Sayılı Kararı bozularak Mahkememiz yukarıda yazılı dosyasına kayıtlanmıştır.
Deliller:
TPMK Kayıtları: ... Şirketi adına ...sayılı tescilli markaya ilişkin tescil kayıtları ile ... Şirketi adına ...sayılı tescilli markaya ilişkin tescil kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen dosyalar:
-... 2 Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası istenmiş ve fiziken dosyamız arasına alınmıştır.
-... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
-... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
... kayıtları: ... Ticaret Odasının dava konusu marka yönünden emsal lisans sözleşmesinin ve ilgili bilgi ve belgelerin ekleriyle birlikte Mahkememize gönderildiği anlaşılmış ve dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi Raporu: 03/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda. "Davacının markasının .... Sınıfta“ ...” veren bir garanti markası olduğu davacı markasının kullanımına “hizmet sözleşmesi” kapsam ve koşularında izin verdiği, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ... D.
İş dosyasından 03.12.2019 tarihinde hazırlanmış olan raporda bilirkişilerce yapılan incelemede 29.11.2019 tarihinde ..., ..., ..., ..., ... alan adlı web sitelerinde satışı yapılan davalıya ait ürün görsellerinde davacıya ait +ŞEKİL marka şeklinin yer aldığının tespit edildiğini, “..., ..., ..., ..., ...” alan adlı web sitelerinde yer alan davalıya ait ürün görselleri 12.05.2021 tarihinde incelenmiş ve yalnızca ... sitesinde davacı markasını taşıyan bir adet ürün görseli bulunduğunu,
davalı web sitesi olan ... iletişim bölümünde merkez ofis olarak davalı şirket unvanı ve adresine yer verilmiş olması yanı sıra web sitesinde yer alan ...” bölümünde yer alan tüm sertifikalarda davalı şirket adının yer
aldığının görüldüğünü, davalının internet ortamında ürün tanıtımı ve ürün satışı için kullandığı ürün görsellerinde davacıya ait şekilli kosher markasını da ürün görselleri üzerinde kullanmasının, davacı marka hakkını ihlal etmiş olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup her ne kadar mahkemece 28.01.2021 tarihli ara kararında “tecavüzün oluştuğunun kabulü halinde davacının talep edebilecek olduğu tazminatın ne olabileceği hususlarında bilirkişi raporu alınmasına” şeklinde görevlendirme yapılmış ise de bilirkişi heyetinde mali bilirkişi olmaması sebebi ile tazminat yönünden hesaplama yapılamadığı"na dair görüş ve kanaatlerini belirtmiştir.
Bilirkişi Raporu:03/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda. "Davacı, ... A.Ş. marka şeklinin davalı tarafça web sitelerinde yer alan görsellerde izinsiz kullanımlarının olduğundan bahisle marka hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir. Davalı, ... A.Ş. ise web sitelerinde yer alan görsellerden sorumlu olmadığını bahisle itiraz etmektedir. ...’ya ait markanın sınıfı ile satış yaptıkları ürün sınıfının farklı olduğunu iddia etmektedir.
Davalının ticari defterleri incelenerek toplam satışları rapora eklenmiştir. Davacının marka hakkını ihlal ederek davalı firmanın davacıya ait markayı kullanmak sureti kullandığı iddia edilen web sitelerin büyük çoğunluğu Amerika menşeli internet siteleridir. Bu nedenle davalı firmanın Amerika’ya yaptığı satışlar da tespit edilerek bilirkişi raporuna eklenmiştir.
Ancak davalının davacıya ait markaları kullanmak sureti ile elde etmiş olduğu cironun net bir tutarı davalı firmanın bu markanın kullanılmadığını iddia etmesi nedeniyle tespit edilememiştir.
Bu nedenle eğer davalı firmanın davacıya ait markanın izinsiz kullanıldığına dair bir karar alınması durumunda davacı tarafın alacağı tazminatın hesaplanmasında marka hakkının hukuka uygun kullanımı için davacı tarafın diğer müşterileri ile yaptığı yıllık sözleşme bedelinin (yıllık 2500USD +KDV) esas alınabileceği"ne dair görüş ve kanaatlerini belirtmiştir.
Bilirkişi Raporu: ... 2 Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 03/12/2019 tarih, ... D.İş sayılı tespit dosyasında alınan Bilirkişi Raporunda özetle.
"Karşı tarafa ait olduğu belirtilen "...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, talep eden tarafından dosyaya sunulan ilgili sitede bulunan Linkler incelenmiş ilgili sayfa içeriklerinde yükleme tarihlerin belirtilmediği bu sebeple içeriğin ne zaman yüklenmiş olduğunun tespitinin yapılamadığı, tespite konu ilgili ...”, "...", “...”, internet sitelerine ait ve tespit isteyen tarafın dosyaya sunmuş olduğu linklerin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu,
ilgili sitelerde bulunan Linkler incelenmiş ilgili sayfa içeriklerinde yükleme tarihlerin belirtilmediği bu sebeple içeriği ne zaman yüklendiğinin tespitinin yapılamadığı, tespite konu ilgili “...'” internet sitelerine ait ve tespit isteyen tarafın dosyaya sunmuş olduğu linklerin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ilgili sitede bulunan Linkler incelenmiş ilgili sayfadaki görsellerin “Son Düzenjeme Tarihi: 23.03.2017" olarak gözüktüğüne dair kanaatlerini sunmuştur.
İstinaf ilamı sonrası yapılan işlemler: İstinaf ilamı doğrultusunda dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenmiştir.
Bilirkişi Raporu:30/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda. "Davacı markası hizmet sınıfı olarak yer alan ....
Sınıfta “kosher(koşer) belgelendirme hizmeti” alt grubunda tescili bir marka olup davacının tescilli olduğu bu sınıf kapsamında koşer belgesi düzenlediği, gıda sektöründe bu belgeyi alan ürünlerin de tescilli oldukları sınıftaki markaları yanı sıra koşer belgesi sahibi olduklarını göstermek amacı ile davacı tescilli markasını ambajları üzerinde veya internet ortamında kullandıkları,
davacı firma ve hizmet sunduğu firmalar arasında yapılan sözleşme uyarınca koşer belgelendirme hizmetine ilişkin olarak verilen koşer belgesine istinaden koşer belgesi olan ürün sahiplerinin ürün ambalajları üzerinde kendi markaları yanı sıra hizmet markasını kullandıkları anlaşılmaktadır. ... Cumhuriyet Başsavciliği ... Soruşturma dosyasindan alınmış olan bilirkişi raporunda ise davacının tescilli olduğu ....
Sınıf yönünden değerlendirme yapılmadığı, davacı markasının kullanıldığı ürünlerin bitkisel yağlar olduğu, bu kapsamda davacı markasının .... Sınıfta tescili bulunmadığı ve marka ihtilafının oluşmadığı yönünden kanaate varılmış olduğu görülmekle, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma dosyasindan alinmiş olan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeye katılmadığımızı, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi... D.
İş dosyası bilirkişi raporu ile kök raporda yer alan tespitlerin değerlendirilmesi neticesi ile tespite konu ürünler üzerinde davacıya ait marka şeklinin birebir kullanılmış olduğu, bu kullanımların davacı markasının ... Sınıfta “kosler(koşer) belgelendirme hizmeti” alt grubunda tescili olduğu dikkate alındığında, tespite konu ürünler için ürünler üzerinde davacı markasının koşer belgelendirmesi yapıldığı kanaati oluşturmak amacı ile kullanıldığı, marka kullanımının yine ....
Sınıf kapsamında “...belgelendirme hizmeti” alt grubunda kaldığı, somut olayda aynı marka şeklinin aynı sınıfta kullanılmış olduğu ve davacı marka hakkının ihlal edilmiş olduğu"na dair görüş ve kanaatlerini belirtmişlerdir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması, maddi, manevi tazminat ile itibar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davacı taraf ... tescil numarası ile TPMK nezdinde tescilli bulunan markanın davalı tarafça izinsiz ve davacı markası ile iltibas oluşturacak şekilde haksız bir şekilde kullanıldığını belirterek davanın kabulünü, davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davacı adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli ... sınıflarda tescilli markanın bulunduğu, davacı adına tescilli markanın bir garanti markası olduğu, mahkememizin ...değişik iş sayılı dosyasında bilirkişiler tarafından hazırlanan 03/12/2019 tarihli raporda.
29.11.2019 tarihinde ...,..., ..., ..., ... alan adlı web sitelerinde satışı yapılan davalıya ait ürün görsellerinde davacıya ait "..." ibareli markanın kullanıldığının tespit edildiği, “...., ..., ..., ..., ...” alan adlı web sitelerinde yer alan davalıya ait ürün görselleri 12.05.2021 tarihinde incelendiğinde yalnızca ... sitesinde davacı markasını taşıyan bir adet ürün görseli bulunduğu,
davalı web sitesi olan ... iletişim bölümünde merkez ofis olarak davalı şirket unvanı ve adresine yer verilmiş olması yanı sıra web sitesinde yer alan “...” bölümünde yer alan tüm sertifikalarda davalı şirket adının yer aldığının raporlarda tespit edildiği,
bu noktada davalının sitelerin kendi adına kayıtlı olmadığı savunmasının dinlenilemeyeceği, davalının internet ortamında ürün tanıtımı ve ürün satışı için kullandığı ürün görsellerinde davacıya ait şekilli kosher( belgelendirme hizmeti) markasını da ürün görselleri üzerinde kullanmasının davacıya ait tescilli güvence markası yönünden markaya tecavüz teşkil ettiği, bu hususun değişik iş dosyası, dosya kapsamında alınan istinaf öncesi ve istinaf sonrası alınan bilirkişi raporları ile de tespit edildiği, bu hali ile davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca davalının istinaf başvurusu ile istinaf ilamı doğrultusunda ...
CBS'nin ... esas soruşturma sayılı dosyasında alınan raporun istinaf sonrası alınan raporlarla birlikte değerlendirildiğinde; soruşturma dosyasında yapılan incelemenin davacı adına tescilli markanın davalı adına tescilli markanın tescil edildiği ... nice sınıfı yönünden yapıldığı, eldeki davanın ise davacının markasının tescil edildiği ... nice sınıfı yönünden garanti markasına ilişkin olduğu bu nedenle savcılık soruşturma dosyasında alınan raporun mahkememiz dosyasında alınan raporlarla uyumlu olmadığı, ancak raporlar arasında da incelemenin niteliği göz önüne alındığında bir çelişki bulunmadığı sonucuna varılarak,
mahkememizce alınan raporlar hükme esas alınarak davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Maddi tazminat ve itibar tazminatı talebi yönünden.
Davacı taraf davalının marka hakkına tecavz eylemleri nedeniyle uğranılan maddi tazminatın 151/2- c maddesi gereğince lisans bedeli üzerinden hesaplanması ve 150/2 gereğince itibar tazminatına hükmedilmesini talep etmekle; dosya kapsamında istinaf öncesi alınan mali hesaplamaya ilişkin emsal lisans bedelleri üzerinden yapılan incelemede bilirkişi tarafından dosyaya sunulan yıllık 2500,00 USD lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu; davalı kullanımlarının 4 yıllık süreye yayıldığı, bu süre bakımından davacının toplam zararının 10.000 USD olduğu,
dava tarihi itibarı ile kur üzerinden yapılan hesaplama ile 59.565,00TL bu kalemde zarar hesaplandığı, davacı markasının güvence markası olduğu dikkate alındığında izinsiz kullanımların gerekli usul ve denetimler yapılmaksızın markaya olan güveni ve itibarı sarsacağının izaha muhtaç olmadığı sonuç olarak davacının bu yöndeki tazminat talebinin de yerinde olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 3.000,00 TL tazminata hükmolunmuş totalde davacının tüm talebi kabul olunmak üzere 62.565,00 TL üzerinden karar tesis olunmuştur.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan inceleme de; Davalının markaya tecavüze yönelik eylemlerinin davacının markasına olan güvenirliği, tüketici nezdinde oluşan algıyı zedelediği dikkate alınarak ihlalin ağırlığı hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen 7.000,00 TL'nin yerinde olduğuna kanaat getirilmekle bu miktar üzerinden talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yapılan yargılama sonucunda davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/134, K. 2024/310, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama