KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2024/185 Esas
- Karar no
- 2025/107
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/09/2024
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin ... nice sınıflarında tescil numarası ... "...", ... nice sınıflarında tescil numarası ... "... " ve ... nice sınıflarında tescil numarası ... "...Ticaret A.Ş." markalarının tescilli hak sahibi olduğunu, davalının ... nice sınıfında ... tescil numaralı 15.11.2022 tescil tarihli "..." markasının hak sahibi olduğunu, Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markayı kendi adına tescil ettirdiğini, ancak markanın kullanıldığı yerin davalının ortağı ve müdürü olduğu dava dışı ...
Şirketi olduğunu, davalının markasını kullandığı şirkete ait ... uzantılı internet sitesinde ve ekte sunulu ürün kataloğunda "..." markasını kullandığı görüleceğini, müvekkilinin plastik sektöründe öncü bir firma olup yurt içi ve yurt dışı bilinirliği yüksek bir markaya sahip olduğunu, davalı nice sınıfı otomobil parçası olmasına rağmen ve aynı zamanda ticari unvanıyla yahut yapmış olduğu iş kolu ile hiçbir ilginin bulunmamasına rağmen "..." markasını usul ve yasaya aykırı tescil ettirdiğin,
davalının müvekkilinin ticari itibarını kullanarak haksız kazanç elde etmekte ve ayrıca müvekkillerinin ürünlerinin kalite standartına uygun olup olmadığı belli olmayan ürünlerini müvekkile ait tescilli markalara çok benzer markasını kullanarak satmakta ve müvekkilinin ticari itibarına da zarar verdiğini, müvekkilinin sektöründe bilinen bir firma olması hasebiyle davalının müvekkili şirketi bilmeme olanağı bulunmadığını, davalının ortağı ve müdürü olduğu .... Ltd.
Şti.'nin mukim olduğu ... adresi müvekkili şirkete oldukça yakın olduğunu, davalının "..." markasının müvekkiline ait daha erken tescilli ... ", "..." ve "...A.Ş." markalarına ilgili yasal düzenlemelerde düzenlenen "aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer" ya da "aynı
veya benzer mal ve hizmetlerin halk tarafından ilişkilendirilme veya karıştırılma" koşullarını taşıdığı kanaatinde olduğunu, davalının tescilli markasının müvekkiline ait tescilli markaların nice sınıfından farklıysa da nice sınıflarının düzenlendiği Tpe Marka Tescil Başvurularına Ait Mal Ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in 5. Maddesinde açıkça vurgulandığı üzere; marka tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında bu grupları, aynı tür malın veya
hizmetin tespitinde daha dar veya farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle benzerliğin salt nice sınıflarına göre değerlendirilmeyip geniş anlamda yorumlanması gerektiğin, Davalının ürün kataloğu incelendiğinde müvekkiline ait marka ile 3. Kişiler tarafından karıştırılacağı görüleceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalıya Ait ...Tescil Numaralı 15.11.2022 Tescil Tarihli ... Nice Sınıfında Kayıtlı "..." Markasının SMK 25. Maddesinin Atfıyla 5. ve/veya 6. Maddeleri Uyarınca Hükümsüzlüğüne Karar Verilerek Sicilden Terkinine Karar Verilmesini, İhtiyati Tedbir Talebinin Kabulünü talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davalının ortağı olduğu şirketin, yıllara sari olarak "..." bilinmekte ve kullanıcıları tarafından tercih edildiğin, Müvekkilininin ortağı olduğu "...Ltd. Şti" ve... Ltd.
Şti nin 30 yılı aşkındır otomotiv yedek parça sanayiinde faaliyet gösterdiğin, ürettiği ürünlerin niteliği, dayanıklılığı nedeniyle piyasada ilgili kullanıcılar tarafından bilinmekte ve tercih edildiğini, davalının ortağı olduğu şirketlerin 30 yılı aşkındır ".." markasını otomotiv alanında kullandığını, ...
Şti, davalının babası ... ve amcası ...tarafından 1980 yılında kurulduğunu, otomotiv yedek parça üretimi yaparak pazarladığını, davalının ortağı olduğu ...Ltd Şti'nin1995 yılında kurulduğunu, otomotiv yedek parça üretimi ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, Müvekkilinin, babası vs. Ortak oldukları şirketlerin "..." markasını otomotiv alanında yıllardır kullandığını, 2013 yılında ...
Ltd.Şti adına ...tescil numarası ile " ..." markası tescil edilerek üretim yaparak piyasada nam saldığını, Ortaklar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle ayrılma olduğun, "..." markasının diğer şirkette (...
Şti.) kaldığını, müvekkilinin yıllardır kullandıkları ve müşterilerince bilinen "..." kısaltmasının yanına "..." ünvanını ekleyerek "..." markasını 17.02.2015 yılında tecil ettirerek kullandığını, “..." markasını "..." alanında "..." kapsamında tescil ettirmiş ve kullanmaya başladığını, müvekkil davalı ve ortağı olduğu şirketler 30 yılı aşkındır otomotiv yedek parça alanında "..." olarak markayı
kullanmakta ve ürettikleri ürünün niteliği ve özellikleri itibariyle bilindiğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketlerin kullanımında ses çıkarmayan davacının "zımnen kullanmaya rıza gösterdiğinin" kabul edilebileceğini, "..." vb. Markaları üzerinde müvekkili ve ortağı olduğu şirketlerin gerçek kullanıcı olmaları nedeniyle "gerçek hak sahibi" olduklarının da değerlendirilebileceğini, davacının iltibas iddiasının gerçek ve ciddi olmadığını, Davacı, her ne kadar müvekkilinin kullandığı "..., ... ...şekil, ...
A.Ş." markalarının meşhur ve tanınmış olduğunu ileri sürse de tanınmış marka başvurusu olmadığı gibi, tanınmış da olmadığını, davacı, "..." kısaltması yanında ticaret unvanını kullanmakta olduğundan "..." kısaltmasının başlı başına ayırt edicilik niteliği bulunmadığını, müvekkilinin ürünlerindeki kalitesizlik nedeniyle davacının itibarını zedelediğini davacı ileri sürmüş ise de, müvekkilinin ürünlerinin kalitesiz olduğuna dair bir bilgi ve belgesi olmadığını,
müvekkilinin ortağı olduğu şirketin ürettiği ürünlerin "otomotiv yedek parça sektöründe kalitesi ve dayanıklılığın "..." kısaltmasını yıllardır otomotiv alanında kullanmakta ve bilindiğini, davacının markalarının tescil alanının farklı olduğunu, Müvekkili davalının ve ortağı olduğu şirketlerin "..." alanında faaliyet gösterdiğini, "..." kısaltma markasını yanında herhangi bir ünvan ekli olarak 30 yılı aşkın süredir kullanmadıklarını, davacının otomotiv alanında faaliyet göstermediğini, bu alanda tescilli markası bulunmadığını, davacının tescilli markalarının yanında ticaret ünvanının bulunması, otomotiv alanında faaliyet göstermemesi,
müvekkili davalı ve ortağı olduğu şirketlerin "..." kısaltmasını yıllardır ürettiği ürünlerde kullanmış olduğu, otomotiv yedek parça esnafının niteliği ve sahip olduğu birikim değerlendirildiğinde davacının markası ile müvekkili davalının markası arasında iltibasın oluşmayacağını, "..." kısaltması üzerinde davacının münhasır tekel hakkı bulunmadığını, "..." kısaltması değişik firmalar tarafından yanına başka ilaveler de katılmak suretiyle değişik şekillerde kullanıldığını, "..." kısaltmasının münhasır olarak davacının ürünlerine ayırt edicilik vasfı kazandırmadığı,
davacının da "..." kısaltmasının yanında ticaret ünvanını kullanarak markayı kullandığı, başka firmalar tarafından değişik şekil ve ilavelerle kullanılması nedeniyle de davacıya münhasır bir hak vermeyeceğini, sırf "..." kısaltmasının kullanılması davacının markası kapsamında hukuki himaye vermediğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce alınan 12/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...” markasının davacının ... numara ile tescilli “... “, ... numara ile tescilli “...a.ş.”, ... numara ile tescilli “...” markaları ile benzer olmadığı, marka ihlalinin bulunmadığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile tescilli “...” SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluşmadığı şeklinde görüş ve kanaate ulaşılmıştır.
Dava, davalıya ait ... tescil numaralı ... nice sınıfında kayıtlı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplerine ilişkindir.
Davacının “... “ ibareli markası ... sınıflarda, “... a.ş.” ibareli markası ... sınıflarda, “...” ibareli markası ... Sınıflarda, davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen “...” ibareli markası ... sınıfta tescillidir.
Dosya kapsamından davacının tescilli “...a.ş.” markaları ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen “...” ibareli markası arasında .. ibaresi ortak unsur olsa da markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak görsel, fonetik ve anlamsal olarak benzer olmadıkları, davacının .. ibaresini ticaret unvanı ile birlikte “. a.ş.” şeklinde kullandığı, davalı markasının da “...” olarak kullanıldığı, davacının plastik sektöründe faaliyet gösterdiği, davalının yedek parça alanında faaliyet gösterdiği, her iki tarafın markalarının farklı alanlarda ve farklı sınıflarda korunduğu ve kullanıldığı,
davacının markasının tanınmış olduğuna dair bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, firmaların hizmet verdiği kitle değerlendirildiğinde, davalının tescilli “...” markasının davacının tescilli markaları ile bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olmadığı anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/185, K. 2025/107, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama