KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/197 Esas
- Karar no
- 2025/17
- Dava
- Marka (Hükümsüzlük
- Dava tarihi
- 14/02/2014
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli olan ... sayılı "..." ibareli markayı kullanmadığını, bunun yanında "..." ibaresinin cins, vasıf ve kalite bildirmesi sebebiyle marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olduğunu ileri sürerek ... sayılı "..." ibareli markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasını kullandığını, marka işaretinin ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkememizin 2017/674 esas 2017/258 karar sayılı kararı ile, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal olması nedeniyle, sözü edilen iptal kararı dolayısıyla davanın yasal dayanağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen karara karşı İstinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile İstinaf talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile İstinaf kararı ortadan kaldırılmış ve mahkememizin kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davalı ... A.Ş. adına tescilli ... sayılı "..." ibareli markanın vasıf bildirdiği ve kullanılmadığı iddiasına dayalı 556 sayılı KHK'nın 7 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine dayalı olarak hükümsüzlük talebine ilişkindir.
Mahkememizin 12/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı/karşı davalıya ait “...” ibaresi bir diğer marka olan “...” ile birlikte kullanılmakta ise de, “...” ibaresinin tek başına söz konusu ürünün kaynağını gösterir nitelikte olduğu ve neticesinde KHK m.14 anlamında markasal kullanımın söz konusu olduğu, “...” ibaresinin ürünün kalitesini belirttiğinin kabulü halinde dahi, “...” ibaresinin rakı alanında davacı/karşı davalı ürünleri ile özdeşleşmiş olduğu, bu bakımdan anılan markanın KHK m.7/son anlamında kullanım yolu ile ayırt edicilik kazanmış olduğu, Kaldı ki, KHK m.7/1-c kapsamında hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 senelik sürenin geçmiş olduğu yönünde görüş ve kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle yukarıda özetlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, "..." markasının kullanım ile ayırt edicilik kazanmış olduğu, markanın davalı ürünleri ile özdeşlemiş olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markasının 20/12/2005 tarihinde tescil edildiği, davanın ise 14/02/2014 tarihinde açıldığı, KHK m. 7 kapsamında hükümsüzlük davası için açılması öngörülen 5 yıllık sürenin de dolduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 25.20 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 590,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2025/17, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama