KÜNYE
T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/270 Esas
- Karar no
- 2025/31
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı Müvekkil ...'un inşaat sektöründe “...” olarak bilinen dava dışı ...A.Ş.’nin ...’su ve ortağı olduğunu, müvekkil ...'un kamuoyunda ve özellikle inşaat sektöründe son yıllarda "..." markasıyla geliştirmekte olduğu büyük çaplı projeleri ile adından sıkça bahsettiren alanında başarılı, saygın ve güvenilir bir iş adamı olduğunu, müvekkil şirketin yöneticisi olduğu ...A.Ş'nin 2004 yılından beri gerek inşaat sektöründe gerekse farklı alanlarda pek çok proje geliştirdiğini, bu projelerden birkaçının ...'ta ..., ... ve ... projelerinin bulunduğunu ve "..." markası;
... takımı ana sponsoru olmakla birlikte ... ile yapılan 725 Milyon TL değerinde stat sponsorluğu anlaşmasında kullanıldığını, anlaşmanın sonunda ... isminin "..." olarak değiştirildiğini, yapılan projeler ve sponsorlukların "..." markalarının Türkiye'de ve dünya çapında bilinirliğe eriştiğini hatta ve hatta hatırlatmaya gerek kalmadan çağrışım yapan tanınmış marka statüsünde olduğunu gösterdiğini, söz konusu tescilin “Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” de düzenlenen... sınıflar içerisinde yer aldığından.
Müvekkilin tescilli “...” ve "..." markası; başta inşaat hizmetleri, sigorta hizmetleri ve finansal ve parasal hizmetler olmak üzere her bir hizmet alanını ilgilendiren alt sınıflardaki mal ve hizmetler için korunduğunu, müvekkilin "..." markası yalnızca inşaat sektöründe değil ...sınıflarda 19.02.2016 tarihinde koruma altına alındığını ve 19.06.2017 tarihinde tescil edildiğini ve müvekkilin "..." markası türkpatent nezdinde 25.09.2019 tarihinde tanınmış marka statüsüne alındığını, "..." markasının yüksek tanınmışlık düzeyinde olduğunu, iltibas tehlikesinin markanın mal ve hizmetin menşeini gösterme fonksiyonu,
aynı zamanda garanti ve reklam fonksiyonu ile de ilgili olduğunu ve bu nedenle markalar ve bu markalar kapsamında üretilen emtialar arasındaki benzerliğin, alıcıları satın almayı düşündükleri mal yerine bir başka mal almak durumunda bırakması kadar, bu markaların ve ürünlerin aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında idari ve ekonomik bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas tehlikesi içinde değerlendirilmesi gerektiğini, "..." ibareli markalarının ülkemizde ve dünyada yüksek tanınmışlık düzeyinde olduğunu,
tanınmış markanın vermiş olduğu özel haktan yararlanması gerektiğini ve işbu hususun basit bir inceleme ile es geçilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, iltibas ihtimalinin varlığı dahi iltibas tehlikesi için yeterli olduğunu, yapılacak olan değerlendirmede, markanın bütünsel olarak kişilerde bıraktığı izlenim dikkate alınarak yöntemsel açıdan markanın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, iltibasın varlığı için markanın bir bütün olarak kişide bıraktığı etkinin esas olduğunu, tanınmış markalarda iltibasın ortaya çıkması için markaların sadece aynı mal veya hizmet gruplarında olmasının gerekmediğini,
marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle taklit etmek ve markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz sayıldığını, davalının hukuka ve yasaya aykırı eylemleri, müvekkilin marka hakkından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinden,
tescilli markaya tecavüzün tespitine, söz konusu eylemin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, önlenmesini, durdurulmasını ve kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 03/02/2025 tarihli dilekçesinde davasından feragat ettiğini, tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği anlaşılmıştır. Feragat ve kabul beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir. Sonuç doğurması karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığından feragat dilekçesinin tebliği gerekli değildir. Dosyaya toplanan deliller ve dosya kapsamından, davacının davasından, feragat nedeni ile reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/270, K. 2025/31, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama