KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/271 Esas
- Karar no
- 2025/138
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/04/2024
Karar Metni
1.115 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme ile ticari faaliyetlerine başladığını, zamanla davalının ödemelerini geciktirdiği ve hatta ödeme yapmadığını, defalarca kez ihtar edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili maksadıyla ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, aradaki sözleşmede yer alan yetkili mahkeme hükmüne istinaden davayı İstanbul Mahkemelerinde ikame ettiklerini, itirazın iptali ile dazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak takip tarhi itibariyle 11.436,58 TL alacak için takibin devamını, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazmınatına hükmolunmasını, yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekâletin karşı tarafa yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen dökme lpg ikmal ve ariet teslim sözleşmesine istinaden davacının davalının kendisine borçlarını ödememesi sebebi ile başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın kaldırılması sebebi ile açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile arasında dökme LPG ikmal ve ariet teslim sözleşmesi yapıldığını davalının borçlarını ödememesi sebebi ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptalini talep etmiştir.
... 36. İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ... AŞ, borçlunun dosyamız davalısı... Şti. Olduğu borcun kaynağının taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı 11.436,58-TL'lik cari hesap alacağı olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olarak belirtilmiş olması sebebi ile tarafların tacir olması sebebi ile taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi olduğundan mahkememizin yetkili ve görevli olduğu tespit edilmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır. Davacının davalıdan alacağının olup olmadığı hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, tarafların dosyaya sunmuş oldukları deliller ve taraf defterleri ile birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu 20.01.2024 tarihli raporda. Davacının ... 36. İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyasında alacağının dayanağı 18.08.2023 tarihli ... nolu KDV dahil 19.507,14 TL tutarlı 503 kg “...” açıklamalı fatura, 17.10.2023 tarihli ... nolu KDV dahil 912,94 TL vade farkı faturası, 14.11.2023 tarihli ... nolu 1.016,50 TL tutarlı vade farkı faturalarından oluştuğu, Davacının alacağı 11.436,58 TL “nin 1.929,44 TL sinin vade farkından 9.507,14 TL sinin 18.08.2023 tarihli ... nolu fatura ile davalın satın almış olduğu mal bedelinden kaynaklı olduğu, Davacının dosyaya sunmuş olduğu muavin defter kayıtlarından takip tarihi itibariyle 11.436,58 TL ana para ve 1.516,99 TL faiz alacağı olduğu, rapor edilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi. "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir.
Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında. "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu muavin defter kayıtlarından da tespit edildiği üzere davacının davalıdan 11.436,58-TL alacağı olduğu davacının usulüne uygun tutulmuş defterleri ile HMK 222/3 maddesi kapsamında kesin delil ile ispatlanmış olup davalı tarafın dosyaya cevap ve delil sunmaması karşısında davacının ticari defteri ile ispatladığı durumun aksini ispatlar bir delil bulunmadığından davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde haklı olduğu anlaşılmış ve davacının davasının kabulüne karar verilmiş iki tarafında tacir olması sebebi ile asıl alacağa ticari faiz uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/271, K. 2025/138, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama