KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Esas no
- 2024/19 Esas
- Karar no
- 2026/70
- Dava
- Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 19/01/2024
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili, ... para ve ödeme hizmetleri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından denetlenen bir ödeme kuruluşu olduğunu, Türkiye'de ödeme hizmetleri sektöründe finansal teknolojiler alanında yüksek kaliteli çözümler sunma anlayışı ile alanında uzmanlaşmış yönetim kadrosu ve personeli ile faaliyetlerine başlayan kuruluşları önde gelen ödeme hizmetleri şirketlerinden biri olduğunu, ancak davalının gerçek dışı iddialar ile algı yaratılarak kuruluşun ve Yönetim Kurulu Başkanı ...'a yönelik itibarı zedeleyici ifadelerle paylaşımlar yaptığını,
davalının mail ile haksız ve hukuka aykırı olarak ifade özgürlüğü sınırını aşmak suretiyle müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, davalının dolandırıcılık iddiasına ilişkin savcılık nezdinde şikayette bulunmayarak müvekkillerine hakaret niteliğinde kişilik haklarını ihlal eden mailler atmış olduğunu, ardından mailler ile istediği menfaati sağlayamaması nedeniyle ekte belirtilen "..." adlı internet sitesinde haksız ve hukuka aykırı paylaşımlar yaptığını, davalının müvekkili lehine tazminat hakkı doğuran işbu haksız eylemlerinin aynı zamanda suç oluşturması nedeniyle ...
Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayet de yapılmış olduğundan işbu savcılık dosyasının soruşturma numarası bilahare bildirileceğini, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile müvekkilinin marka haklarının ihlaline sebep eylemlerin ivedilikle önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve tecavüzün kaldırılmasını, davanın kabulü ile müvekkillerinin kişilik hakları ile marka haklarının ihlalinin tespitini, kararının ilgililere tebliğini ve kamuya ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Dava; marka ve kişilik hakkının ihlal edildiğinin tespiti, ihlalin durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması ile maddi, manevi ve itibar tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafın gerçek dışı iddialar ile algı yaratarak kuruluşa ve Yönetim Kurulu Başkanı ...'a yönelik itibarı zedeleyici ifadelerle paylaşımlar yaptığını, davalının mail ile haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek davalının eylemlerinin davacıların kişilik ve marka hakkını ihlal ettiğinin tespitini ve bu doğrultuda manevi, maddi ve itibari tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davacı ... adına 25.10.2021 tarihli ...tescil numaralı "..." markasının ... nice sınıflarında tescil edilmiş ve ilan edilerek koruma altına alınmış olduğu anlaşılmaktadır."..." markası hakkında da 23.01.2006 tarihinde başvuru yapıldığı ve markanın 15.01.2007 tarihinde ... tescil numarası ile ... Nice sınıfı kapsamında ...ŞİRKETİ adına tescil edilmiş olduğu, 22.12.2015 tarihinde yenilenme talep edildiği, 23.01.2016 tarihinde koruma altına altına alındığı, "..." markasının şekil ve çeşitli türevlerin de tescil edildiği, ...Anonim Şirketinin de... tarihli ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde davacılar adına tescil edildiği ve davalının işbu marka haklarını ihlal ettiği davacılar tarafından ileri sürülmüştür.
Tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde belirtilen ve taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada davalı tarafından yazıldığı husunun aksi ispatlanamayan içeriğe ilişkin olarak, davalı tarafça umuma açık ... adlı internet sitesinde davacılardan ...'in sahibi davacı ...'un ...isimli şirketi satın alındığı belirtilerek davacıların faaliyetlerinin yasa dışı bahis ve yasa dışı para transferi ile ilişkilendirilecek ifadelerle bulunduğun anlaşıldığı,davacıların para ve ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösterdiği, yukarıda belirtildiği üzere davacılar adına marka tescillerinin bulunduğu,
davalının anılan internet sitesindeki paylaşımında kullanmış olduğu yazı dilindeki ifadeler sonucu davacıların markasının ve faaliyetlerinin yasa dışı paraya ilişkin alanla ilişkilendirilebileceği, bu noktada davacıların yasa dışı bahis ve paraya zemin yarattığına dair iddiaların davalı tarafça ifade hürriyetini aşar şekilde yazıya döküldüğü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.02.2012 tarihli, ...
E. ve.. sayılı kararında da belirtildiği üzere, tüzel kişinin çevresinde kazandığı itibarı aşağılayan yazılı, sözlü veya görüntülü beyanların , kişilik haklarından şeref ve haysiyete yönelik tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği, tüzel kişinin şeref ve haysiyeti yanında onun toplumsal itibarının ve ticari itibarının da 4721 sayılı yasanın 24. maddesindeki korumadan yararlanacağı, TTK m. 55/a hükmünün, "başka kişilerin mallarını, iş ürünlerini, fiyat ve faaliyetlerini yahut diğer ticari işlerini kötülemenin, bunlar hakkında yanlış, yanıltıcı yahut gereksiz yere incitici cümleler kurmanın,
ürün ve malların bu şekilde kötülenmesinin yanında direkt kişilerin de kötülenmesinin haksız rekabete sebebiyet vereceği" hususlarını düzenlendiği, davalının paylaşımının davacıların marka ve kişilik haklarının itibarını zedelediği ve eylemlerin haksız rekabete sebebiyet verdiği kanaatine varıldığı, kullanımında kusurlu olan davalının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği, maddi tazminat açısından dosyadaki bilgi ve belgelere göre haksız rekabete uğradığı anlaşılan davacıların maddi zararının 1.000,00 TL'den az olamayacağı, davacının maddi tazminat istemine konu miktarın yerinde olduğu,
her ne kadar davacılar ayrı ayrı 250.000,00 TL toplam 500.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş iseler de eylemin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereği her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminat miktarının uygun olduğu, davalının eyleminin davacının ticari itibarını zedelediği ve bu çerçevede talep olunan 1.000,00 TL tazminatın da yerinde olduğu anlaşılarak davanın kısmen kabulü ile dava ile orantılı maddi, manevi ve itibari tazminata hükmolunarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/19, K. 2026/70, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama