İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/37 K.2026/74

.. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2024 Tarih,... Esas -... sayılı kararı ile görevsizlik kararı doğrultusunda mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

Esas2024/37Karar2026/74Tarih26 Mart 2026Okuma11 dk · 2.200 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
26 Mart 2026
Esas no
2024/37 Esas
Karar no
2026/74
Dava
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Dava tarihi
11/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.200 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

.. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2024 Tarih,... Esas -... sayılı kararı ile görevsizlik kararı doğrultusunda mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili şirketin 1987 yılından bu yana Türkiye’de ve çeşitli ülkelerde ayakkabı üretimi ve satışı yaptığını, müvekkilinin, ... A.Ş adına “...” marka logosu ile TPE nezdinde tescil olduğunu, müvekkili ...

A.Ş'nın, işbu marka / logoyu 1995 yılından beri TPE nezdinde tescilli markaları ile birlikte reklamlarında, faturalarında, kataloglarında kullandığını, ayakkabı sektörünün öncü firmalarından biri olduğunu, ülkede ilk kez üretilmiş çok sayıda ayakkabı modeli, yurt genelinde ... markalı ürünlerin satışını yapan yüzlerce işyerinde satışının bulunduğunu, ... markasını yüksek reklam maliyetine katlanarak tanınmış marka haline getirdiğini, ... harflerinin müvekkilin markası için ayırt edici nitelikte olduğunu, davalının,

... ve ... başvuru numaralı markalarını müvekkil markaları ile ortalama tüketici nezdinde benzerlik yaratacak şekilde kullandığını, bu şekilde müvekkile ait şöhretten haksız bir şekilde menfaat sağlamak amacıyla müvekkili markaları ile neredeyse aynı denebilecek kadar benzer bulunan ... ve ... harflerini belirgin biçimde kullanarak müvekkilin marka tescilinden doğan hakkını ihlal ettiğini, davalının markalarının müvekkilin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenle ...

22. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya tecavüz ve haksız rekabetin men'i, ref'i, ortadan kaldırılması talebini içeren ihtarname gönderildiğini, ancak, davalının eylemine devam ettiğini, davalının eylemleri müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilin satışlarını doğrudan etkileyeceğinden ve marka itibarına da zarar vereceğinden söz konusu tecavüzün tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya ve her türlü tazminat talebine ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;

davalı adına tescilli ...ve ... markaların tescilli oldukları tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğünün tespitine ve sicilden terkinine, davalı eylemlerinin müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, söz konusu tecavüzün tedbiren durdurulmasına, devam etmekte olan tecavüze kalıcı olarak son verilmesine, tekrarının önlenmesine ve tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminin ve satışının engellenmesine ve tecavüzün önlenmesine, müvekkilin marka hakkına yönelik tecavüzün tedbiren durdurulmasına,

dava konusu ... ve ... markaların 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin 12/08/2016 tarihinden beri ayakkabı imalatı yaptığını, 02/02/2022 tarihinde

başvuruda bulunarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numarasıyla tescilli markanın ... sınıfında 12/12/2023 tarihinde tescil haklarını alarak 10 yıl süreyle koruma altına aldığını, yasal ve prosedüre uygun bir şekilde alınan marka hakkına yapılan itirazların, nispi ret sebepleri 18/01/2023 tarihine kadar 22 farklı marka sahibi tarafından her ne kadar itirazda bulunulmuş olsa da kurum nezdinde haksız itirazların reddi sebebiyle haklı tesciline kavuştuğunu, müvekkilinin kurum nezdinde edindiği yasal marka hakkıyla beraber, yasal hak bilinciyle önemli bir emek vererek ... markasını çok iyi bir konuma getirdiğini,

herhangi bir şekilde taklit, benzerlik bilinciyle hareket etmediğini, davalının da itiraz etmediğini,... numaralı tescilin üzerinde iddia edildiği gibi -...- harfinin tersi olacak şekliyle tasarlanmış -...- harfini kullanım saiki doğru olmadığını, bahse konu logonun özgün bir tasarım olup yasal hakların edinilmesiyle kullanımına başlanıldığını, yine iddia edildiği gibi davacı şirketin sahip olduğu markasıyla uzaktan yakından bir ilgisi bulunmadığını, davalıya ait iki markanın da tanınmışlık değeri bulunduğunu, müvekkilinin ciddi emek ve gayretiyle oluşturulan bugünkü konumları,

davacı tarafça kötü niyetli bir yaklaşım sebebiyle işbu davanın ikame edildiğini, kaldı ki kullanılan 2 ayrı logo ve markada bulunan renk, büyük/küçük harf kombinasyonu, kelime ve yazı kalibrasyonlarının dahi farklı olduğunu, renk bakımından 2 ayrı markanın sırasıyla tercih edilen “...” renkler olacak şekilde kullanıma devam ettiğini, görüleceği üzere yine farklılık arz ettiğini, bu sebeple görünüm itibariyle dahi karıştırılma ihtimalleri bulunmadığını, davacıya ait ...- markasının tanınmışlık söylemi iddiadan öteye gitmeyen bir ifade olduğunu, tanınmış olup olmadığı incelenmediği gibi,

Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde herhangi bir tanınmış marka başvurusunda bulunmuş olmadığını, kutu ve ambalaj iddialarına ilişkin; davacının "kullandığı kutu renklerinde yıllardır kullandığı turuncu ve siyah renkleri kullanmakta" iddilarının tamamen asılsız olduğunu, müvekkili davalının üretilen ürünlerin bırakıldığı kutu, koli ve ambalaj için kullanılan renklerin "..." şeklinde olduğunu, ürün ambalaj, kutu ve koli görsellerini dilekçe ekinde mahkemeye sunduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2024 Tarih,... Esas -... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olup, ilgili dosyanın mahkememizin işbu esas sırasına kaydı yapılmıştır.

Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları dosya içerisine ibraz etmiştir.

Mahkememizin 08/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalının ... numaralı ”...”, ... numaralı “...” ibareli marka tescillerinin, ayakkabı kutularında “...” ibareli fiili marka kullanımlarının davacının tescilli “...”, “...”, ”....”, “...”, ”...” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...numaralı “....”, ... numaralı “...” markalarının SMK

md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır

Mahkememizin 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalının ... numaralı ”...”, ... numaralı “...” ibareli marka tescillerinin, ayakkabı kutularında “...” ibareli fiili marka kullanımlarının davacının tescilli “...”, “...”, ”...”, “...”, ”...” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...numaralı ”...”,... numaralı “...” markalarının SMK

md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, bu sebeplerle kök rapordaki görüşlerimizi muhafaza ettiğimiz..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.

Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplerine ilişkindir.

Davacı adına TPE nezdinde "...", “...”, “...” marka / logosunu birlikte kullanmış olduğu ...sayılı marka tescillerinin bulunduğu, davalı adına ise ... sayılı marka tescillerinin bulunduğu, davacı tarafın markalar ve davalı kullanımları arasında ortalama tüketici nezdinde benzerlik yaratacak şekilde izinsiz ve hukuka aykırı kullanım iddiasında bulunduğu, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabet şartlarının da oluştuğunu ve ayrıca davalı markalarının hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.

Bu bakımdan öncelikle karıştırılma ihtimali yaratmanın incelenmesi gerekir.

Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Arkan' a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99).

İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıktan genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.

Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Davacının korunduğu sınıflar ile davalının kullanımının aynı sınıflarda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve ... E....K. sayılı kararı).

Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir.

Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.

6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.

Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ nun 7. Maddesinde ise;

Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.

a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

6769 sayılı SMK’nin yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.

Markaların Hükümsüzlüğü ise SMK md. 25/1’ de “Hükümsüzlük Halleri ve Hükümsüzlük Talebi” başlığı altında düzenlenmiştir. SMK md 25/1 uyarınca; 5’ inci veya 6’ ıncı maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecektir. Marka tescilinde mutlak ve nispi red sebepleri hükümsüzlük davasının yasal dayanağını oluşturmaktadır.

Tüm dosya kapsamı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ve taraf delilleri ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı markası Türk Patent ve Marka Kurumunun Tanınmış markalar sicilinde yer almasa da, davacının sunduğu delillerden yazılı ve görsel basında yıllardır pek çok kez haber olduğu, sosyal medyada yer aldığı, reklam ve tanıtımlarının yapıldığı anlaşılmakla davacının ... markasının ayakkabı sektöründe bilinir bir marka olduğunun anlaşıldığı, davacının tescilli -görselleri bilirkişi raporunda yer alan- ... markaları ile davalının -yine görselleri bilirkişi raporunda yer alan- "..." marka kullanımlarının birbirine benzer olduğu,

markaların bütünü itibari ile bıraktığı izlenim dikkate alındığında görsel, fonetik ve anlamsal benzer oldukları, gerek davacı gerekse de davalı marka tescil ve kullanımlarında ... ibaresinin ön plana çıkarılarak kullanıldığı, her ne kadar davalı markalarının ve kullanımının davacı markasından tamamen farklı olduğunu, benzerliğin bulunmadığını, yazı dizaynının ve kullanılan renklerin iltibasa yol açmadığını öne sürmüş ise de davalının dosya içerisinde mevcut görsellerde yer alan ayakkabı kutularında tescilden farklı kullanımlarda da bulunduğunun anlaşıldığı, davacının ... ibareli markalarının .... sınıflarda koruma altında olduğu,

davalının hükümsüzlüğü talep edilen "..." markalarının ise... sınıflarda tescilli olduğu, davacının ayakkabı üretimi yaptığı markasını ayakkabı sektöründe kullandığı, davalının da aynı alanda faaliyet gösterdiği, sonuç olarak her iki tarafın markalarının aynı alanda ve aynı sınıfta korunduğu ve kullanıldığı, firmaların hizmet verdiği kitlenin özel bir tüketici kurum grubu ya da uzmanlık / ihtisas sahibi bir tüketici grubu olmadığı,

bu nedenle ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınmasının gerektiği, davalının tescilli markaları ve fiili kullanımları ile davacının tescilli markaları arasında çağrıştırma sebebi ile bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının markalarının ve kullanımlarının davacı markaları ile iltibas yarattığı anlaşılmakla yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin anlaşıldığı, bu doğrultuda tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine,

men'ine, ref'ine, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminin ve satışının engellenmesine karar verilmesi ve ayrıca davalı adına tescilli ..., ... sayılı markaların hükümsüz kılınması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, davacı yana SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiş ve haksız rekabete ilişkin talebin reddi ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli ... ve ... markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

2-Davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, söz konusu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, men'ine, ref'ine, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminin ve satışının engellenmesine,

3-Haksız rekabet davasının reddine,

4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60 TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 427,60 TL Peşin Harcı toplamından oluşan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-11.755,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 7.836,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;

a)Marka hükümsüzlüğü tecavüz davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b)Marka hakkına tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;

a)Reddolunan haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2026

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/37, K. 2026/74, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/37
Karar No
2026/74
Tarih
26 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/38 K.2026/237
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/38 K.2026/44
  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/40 K.2026/59
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/41 K.2026/277
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2026/178
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/44 K.2026/266

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.