KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2021
- Esas no
- 2021/81 Esas
- Karar no
- 2021/482
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/02/2021
Karar Metni
987 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ..., ... Mah. ... Sk.
No: .../İstanbul adresinde kaim taşınmazın yöneticisi olduğunu, belirtilen adres de kaim olan binaya verilen zarar üzerine araç malikine ve aracın zmms'si olan ...ne iş bu dava ikame edildiğini, davalı ... adına kayıtlı olan ... plakalı araç, 10.09.2018 tarihinde ... ilçesi bestekar sokak içinde hareket halindeyken aracın direksiyon hakimiyetinin sürücüsü tarafından kaybedilmesi sonucu mezkur araç ... Mah. ... Sk. No: ...
İstanbul adresinde bulunan apartmanın önündeki korkuluklara, saç levhaya vurması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kaza sonucunda aracın sürücüsü firar etmesi üzerine kaza anında kimin aracın sevk ve idaresini yapmakta olduğunun bilinmediğini, 17.01.2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı ... şirketince yapılan başvuru olumlu değerlendirilmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul etmediğini, meydana gelen kaza neticesinde her ne kadar bir maddi zarar gerçekleşmiş ise de işbu kazanın tüm kusurunun müvekkiline yüklenmesinin mümkün olmadığını, kaza kapsamında kusur ve ihmalin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, Davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesinin gerektiğini, usul yönünden itirazlarının kabulünü, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialar ile ikame etmiş olduğu davanın usulden reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın davacının yönetici olduğu binaya çarpması neticesinde binanın korkuluk ve sac levhasının ziyana uğraması iddiasıyla davalı ... ve aracın ZMMS sigortacısı ...'nden maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı ... vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı defii ve husumet itirazını ileri sürmekle birlikte dosyanın esası hakkında kusur tespiti yapılmasını ve müterafik kusur olması halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklandığı iddia edilen zararın tazminine ilişkindir.
Husumet itirazı değerlendirilmesinde;
634 sayılı KTK m.38 uyarınca yönetici olan davcının apartman adına işbu davayı ikame etmeye hakkı olduğu değerlendirilerek husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Zamanaşımı defiinin değerlendirilmesinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.49/1 maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yine TBK m.m.72/1 hükmü ise “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” şeklindendir.
Somut olayda davacı vekilinin beyanlarından ve kaza tespit tutanağında açıkça görüleceği üzerine dava konusu kazının meydana geldiği tarih 10/09/2018'dir.
Arabuluculuk sürecinin başladığı tarih 04/12/2020 ve arabuluculuk sürecinin tamamlandığı tarih ise 11/01/2021'dir Böylelikle haksız fiilin meydana geldiği tarih ile arabuluculuk sürecinin başlatıldığı tarih arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre davalı ... vekilinin süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defiinin yerinde olduğu göz önüne alındığında davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın davacının yönetici olduğu binaya çarpması neticesinde binanın korkuluk ve sac levhasının ziyana uğraması iddiasıyla davalı ... ve aracın ZMMS sigortacısı ...'nden maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı ... vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı defii ve husumet itirazını ileri sürmekle birlikte dosyanın esası hakkında kusur tespiti yapılmasını ve müterafik kusur olması halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklandığı iddia edilen zararın tazminine ilişkindir.
Husumet itirazı değerlendirilmesinde;
634 sayılı KTK m.38 uyarınca yönetici olan davcının apartman adına işbu davayı ikame etmeye hakkı olduğu değerlendirilerek husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Zamanaşımı defiinin değerlendirilmesinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.49/1 maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yine TBK m.m.72/1 hükmü ise “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” şeklindendir.
Somut olayda davacı vekilinin beyanlarından ve kaza tespit tutanağında açıkça görüleceği üzerine dava konusu kazının meydana geldiği tarih 10/09/2018'dir.
Arabuluculuk sürecinin başladığı tarih 04/12/2020 ve arabuluculuk sürecinin tamamlandığı tarih ise 11/01/2021'dir Böylelikle haksız fiilin meydana geldiği tarih ile arabuluculuk sürecinin başlatıldığı tarih arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre davalı ... vekilinin süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defiinin yerinde olduğu göz önüne alındığında davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza* Hakim ... · e-imza*
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/81, K. 2021/482, 11 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama