KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/316 Esas
- Karar no
- 2024/754
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 29/05/2024
Karar Metni
1.083 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... tescil plakalı aracıyla 09/05/2023 tarihinde yeni incirli yolu istikametinden sağa doğru dönerken davalı ... ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı, mülkiyeti diğer davalı şirkete ait olan araç ile Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine aykırı olarak trafik akış istikametinin tersi yönde geri geri park yerinden çıkması neticesinde müvekkilinin aracına sol arka ve yan tarafından çarpması suretiyle davaya konu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin söz konusu trafik kazası sebebiyle aracında meydana gelen hasarlarını tamir ettirdiğini,
kusurlu davranışı ile kazaya ve müvekkilinin aracında hasara sebebiyet veren davalının ve bu kazaya karışan aracın maliki olan davalı şirketin ve sigorta şirketinin dava korusu edilen müvekkilinin aracına ilişkin bu kazadan kaynaklı değer kaybını ve ikame araç bedelini ve zararlarını tazmin etmesi gerektiğini, davalının asli kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracı rayiçlerinde oranla değer kaybettiğini, müvekkilinin aracının kazadan önceki değeri ile sonrası değeri arasındaki farkın davalılarca tazmin edilmesi gerektiğini,
davalının asli kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracından tamir süresi boyunca yoksun kaldığını, bu sebeple davalılarca müvekkilinin aracı kullanamamasından kaynaklı uğradığı zararların da tazmin edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın çözümü amacıyla trafik kazasından kaynaklı hasar kaydı bedeli ile değer kaybı bedelinin ve aracın kullanılamamasından doğan zararlar hususunda arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle;
davanın kabulüne, fazlaya ilişkin dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kaza nedeniyle araçta meydana gelen 100,00-TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkilinin aracını tamirde kalmış olduğu süre boyunca kullanamamasından kaynaklı uğradığı 100,00-TL ikame araç bedelinin ve zararının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin, müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği. İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 09.05.2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 27.10.2022 - 27.10.2023 vadeli, ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu,
müvekkili sigorta şirketi tarafından meydana gelen kaza neticesinde 15.06.2023 tarihinde 10.681,95-TL ve 3.120,54-TL olmak üzere hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, değer kaybı hesaplamasının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi uyarınca ZMMS Genel Şartlar EK1’de belirtilen tabloya göre usul ve esas çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini,
dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, ikame araç bedelinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında olmadığını, davacının talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğu ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, bahse konu kazada ise kazaya ilişkin kusur oranları belirlenmediğini, kaza tespit tutanağının konusunda uzman kişiler tarafından tutulmadığını, tutanak uyarınca belirlenen kusur oranlarının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini,
davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle; davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 09/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybı bedelinin ve aracın kullanılamamasından doğan zararların kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilinden ibaret açılan Tazminat davasıdır.
Davalı tarafından esasa cevap süresi içerisinde verilen 08/07/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, davanın sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine Aynı Kanun'un 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü, 7. maddesinde ise “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” hükmü yer almaktadır.
HMK'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir. Somut uyuşmazlıkta, 09/05/2023 tarihinde Yeni incirli yolu istikametinden sağa doğru dönmesi esnasında meydana gelen trafik kazası nedeni ile mahkememizde dava açıldığı, davalı sigorta şirketinin adresinin İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetki çevresinde olduğu, yine davalılardan ... San. Tic. Ltd.
Şti.'nin ikametgah adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi yetki alanında yer aldığı, davacının adresinin ... /İSTANBUL olduğu, dava konusu meydana gelen kazanın Bakırköy ilçesinde gerçekleştiği, bu suretle davacı tarafından yetkisiz mahkemede dava açıldığı ve yetki seçim hakkının davalı yana geçmiş olup davalı seçimini sigorta şirketi merkezinin bulunduğu mahkemesinden yana kullanmış olması nazara alınarak süresinde yetki itirazında bulunarak doğru yetkili mahkemeyi belirten davalı şirketin yetkiye yönelik itirazı haklı olduğundan mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri gösterilmiş
olmakla mahkememizin yetkisizliğine İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/316, K. 2024/754, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama