KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/430 Esas
- Karar no
- 2024/745
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/07/2024
Karar Metni
1.191 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 25/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle. 30.03.2024 Tarihinde müvekkilinin ... plakalı aracına, müvekkili seyir halindeyken ... plakalı kamyonun çarpması neticesinde kaza gerçekleştiğini, söz konusu kaza karşı tarafın kusurundan dolayı gerçekleştiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracı ağır hasar aldığını, aracı pert - total olduğunu, karşı tarafın sigorta şirketi iş bu dava dilekçesinde belirttikleri ... Sigorta A.Ş. olduğunu, ...
Şirketi'nce müvekkiline 200.000,00 TL ödeneceği şeklinde müvekkiliyle ibralaşıldığını, iş bu ibralaşılan tutar müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline ödenen tutar 165.000,00 TL olduğunu, ... Şirketi müvekkiline 35.000,00 TL eksik ödeme yapıtığını, davalı Şirket'e bu eksik olan tutarı taraflarına bildirdiklerini, buna rağmen davalı şirket borcunu ödemediğini, kendileri hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/...
E. Sayılı Dosyası kapsamında takibe geçildiğini davalı şirket tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, ilaveten, takip konusu ödenmesi gereken tutar davalı şirket tarafından gayet iyi bir şekilde bilindiğini aynı zamanda da alacak likid bir alacak olduğunu, davanın kabulüne, davalı borçlunun ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... e.sayılı dosyasına yapmış olduğu İtirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan 22/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf HMK m. 121 gereğince, delilleri taraflarına tebliğ etmediklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 29.09.2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza 30.03.2024 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu,
müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, huzurdaki uyuşmazlığa konu hasarın ihbarına istinaden müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, hasarın maddi boyutunun tespiti için ekspertiz atandığını, ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından yine dava konusu kazaya ilişkin başvuranın aracı için 24.05.2024 tarihinde ... ...'ye 200.000,00 pert total bedeli TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, ayrıca davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına,
öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasının ve başvuru sahibi lehine sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek adına başvuranın kasko sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını;
şayet bu husus mümkün değil ise başvuru sahibine kesin süre verilerek ilgili bilgi ve belgelerin kendisi tarafından kasko sigorta şirketinden istenerek dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, davacı, müvekkili şirketin kazanın meydana gelip gelmediğini, araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığını ve oluşan maddi hasarın boyutuna dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapabilmesi yani ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli ve yeterli evrakları müvekkili şirkete iletmekle yükümlü olduğunu, ancak müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını,
müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanması gerektiğini, Bu sebeple zamanaşımı bakımından da itiraz ettiklerini, karşı tarafça başvuru dilekçesi ekinde ibraz edilen ve tek taraflı olarak hazırlanmış ekspertiz raporundaki kalemler fahiş olduğunu, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte,
müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle başvurunun reddine karar verilmesini, aksi takdirde itirazları dikkate alınarak dosyanın yeni bir kusur bilirkişine tevdiini talep ettiklerini, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine,
davanın esastan reddine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyası, sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, ödeme dekontları, ibraname ve mutabakatname, Banka hesap hareketlerini gösterir dekont ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 35.000,00TL eksik ödenen hasar bedelinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde ( 15/06/2024) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 24/06/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ibra sözleşmesi gereği ödenmesi gereken miktarın eksik ödendiğinden bahisle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Somut olayda 30.03.2024 tarihli kaza sebebi ile ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebi ile kazaya sebep olan aracın sigortacısı davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu başlıklı belge ile aracın değerinin 400.000,00TL olduğu, sovtaj bedelinin 165.000,00TL olduğu ve ödenecek tazminatın 235.000,00TL olduğu tespit edildiği ve araç sahibine terk edilerek 235.000,00TL ödenmesi konusunda mutabık kaldıkları görülmüş ve davalı sigorta tarafından ... bankası aracılığı ile ... ... adına 24/05/2024 tarihinde 200.000,00TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde 200.000,00TL üzerinden anlaşıldığı ve 165.000,00TL ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de incelenen kayıtlara göre iddiaların yerinde olmadığı, ibranamelerin sigorta poliçesi ile sınırlı olarak geçerli olduğu, sigortanın ancak poliçe limitleri ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamında sunulan poliçeye göre davalı sigortanın 200.000,00TL poliçe limiti ile meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, fazlaya ilişkin ibranamenin geçerli olmadığından ve sigorta tarafından poliçe teminat limiti tüketilerek ödeme yapıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/430, K. 2024/745, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama