KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/2 Esas
- Karar no
- 2020/646
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2019
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. Müvekkili Bankanın Hadımköy Yolu Şubesi ile kredi borçlusu ... Ltd. Şti. arasında 24.04.2017 tarih 6.000.000 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyi davalılardan...A.Ş. ile ... müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme kapsamında borçlu şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığını, kredi borçları ödenmeyince, borçlulara Büyükçekmece ...
Noterliğinin 25.06.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarname uyarınca da borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmayınca; davalı/borçlular hakkında İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ve takibe haksız yere itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinin kendisine 25.07.2019 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiğini, yasal zorunluluk nedeniyle 22.07.2019 tarihinde ...Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, ...arabuluculuk dosyasından düzenlenen 27.08.2019 tarihli tutanak ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi borçlusuna 26.05.2017 tarihinde 1.000.000 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırılmış,
ödenmeyen 749.604,98 TL nakdi alacak üzerinden 27.06.2019 tarihinde takibe aktarım işlemi yapıldığını, kredi ödemesi yapılmayınca tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılar hakkında genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, Kredi borcu ödenmeyince akdi faiz değil, temerrüt faizi uygulandığını, bankanın kayıtları üzerinde, Bankacılık işlerinden ve hukukundan anlayan bilirkişi incelemesi ile davanın haklılığı ortaya çıkacağını beyanla itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında; davalılara usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğini, hangi kredi için talep edildiğinin açık olmadığını, temerrüt oluşmadığını, sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, TBK'nın 88 ve 120. Maddeleri uyarınca faizin fahiş olduğunu, TBK'nın genel işlem koşullarının ticari sözleşmelere de uygulanması gerektiğini beyanla davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların sunduğu belgeler, kredi sözleşmesi ve ekleri, hesap özetleri, icra dosyası dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
Dosyamız bilirkişiye verilmiş, alınan rapora itiraz üzerine ek rapor alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari krediden kaynaklı alacağın tahsili istemli icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Davalılar, biri asıl borçlu, diğerleri müteselsil kefildir. Kefil olan davalı ..., aynı zamanda her iki davalı şirketin temsile yetkilisidir ve sözleşmeyi şirketler adına da kendisi imzaladığı görülmektedir.
Davacı taraf takip talebinde, 749.804,74 TL asıl alacak ve 50.433,56TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 800.238,56 TL üzerinden takip yapmış, asıl alacağa yıllık %45,80 oranında faiz talep etmiştir.
Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda ise, asıl alacak 749.604,98 TL, işlemiş faiz 53.454,33TL, BSMV 2.672,72TL olmak üzere 805.732,03TL hesaplanmış, sözleşmeye göre akdi faizin yıllık %17,52, temerrüt faizinin ise yıllık %45,80 olması gerektiğini bildirmiştir. Bilirkişi tarafından asıl alacak içinde 199,76 TL olan ihtarname gideri hesaplanmamış, mahkememizce resen eklenmiştir. Bu durumda, talep edilen miktar ile hesaplanan miktarın aynı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın süresinde takibe itiraz üzerine takibin durduğu ve işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf, temerrüt oluşmadığını, faizin fahiş olduğunu, sözleşmenin genel işlem koşulları içerdiğini ileri sürmüş ise de, davalının tacir olduğu, sözleşmede bildirilen adrese usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğe gönderildiği, şirketlerin daimi çalışanına ve Baki'nin de eşine usulüne uygun tebliğ edildiği, tacirlerin basiretli bir iş adamı gibi davranmakla yükümlü olduğu, bankanın önceden hazırladığı tip sözleşmenin ferdileştirilmesini istemek veya başka kredi kuruluşundan kredi almakta muhtar olduğu, bunu yapmayıp sözleşmeyi imzalaması ile artık sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu,
TTK'nın 8. Maddesinde belirtildiği üzere ticari işlerde faiz oranının serbestçe kararlaştırılabileceği, bu nedenle TBK'nın 88 ve 120. Maddelerinin uygulanmayacağı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davanın ve takibin haklı olduğu, talebin bilirkişi tarafından hesaplanan alacaktan daha düşük olduğu, böylece taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerektiği yönünde vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/2, K. 2020/646, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama