KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Esas no
- 2019/343 Esas
- Karar no
- 2019/214 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/09/2019
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Yerleşim yeri İstanbul'da davalı ile Kahramanmaraş'da ikamet eden müvekkili davalıya ...
05/12/2018 tarihli 15.000,00TL dekont, 19/12/2018 tarihli 3.000,00TL dekont ve yine 15/01/2019 tarihli 3.000,00TL'lik dekontların toplamda 21.000,00TL emanet borç para gönderdiğini, davalının bu ödemeleri yapmadığını ve bunun üzerine davalı hakkında istanbul ...icra Müdürlüğün'nün ... sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki dekontlara binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı 15/02/2019 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu,
daha sonrasında itirazın iptali davası açmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu ve arabulucu huzurunda davalı borcunu kabul etmesine rağmen borcunu ödemeyeceğini beyan ettiğini ve oturumun sonlandırıldığını, davalı borcunun olmadığını iddia etsede dilekçe ekinde sunduğu dekont örneklerinde anlaşılacağını, müvekkilinin davalıya toplamda 21.000,00TL borç para gönderdiğini ve bu paraların tekrardan müvekkiline ödenmediğini, bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline,
borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinin tebliğine karşın dosyamıza cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava; davacı tarafından borç para verildiği iddiasına dayanılarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itiraz üzerine İİK.m67 uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacının dava dilekçesinde belirttiği İstanbul... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası celp edilmiş, yine davacı delili olan banka hesap hareketleri için Türkiye İş Bankası AŞ.' ye müzekkere yazılarak bahsi geçen tarihlere ilişkin havale işlemlerini gösterir kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır.
6100 Sayılı HMK' nın 114. maddesi uyarınca dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerekmektedir. Buna göre, 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile "Dava şartı olarak arabuluculuk"
MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlığın incelenmesine geçildiğinde; mahkememizce, 17/09/2019 tarihinde tevzi edilen dosya üzerinden tensip tutanağı düzenlenmiş ve davanın basit yargılama usulüne tabi olarak yürütüleceği ve ön inceleme duruşmasının 26/12/2019 tarihinde yapılacağı davacı ve davalıya tebliğ edilmiştir.
Aynı tarihli tensip tutanağında aynı zamanda davacıya, dava dilekçesi ekinde sureti sunulan arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretini dosyamıza ibraz etmek üzere 1 hafta kesin süre verilmiş ve bunun yasal sonucu da yine tensip zaptında gösterilmiştir.
Davacı tarafından kesin süreye rağmen tensip zaptı ile dosyaya sunulması istenen arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya eklenmediği gibi 26/12/2019 tarihinde davacı vekilinin katılımı, davalının yokluğunda gerçekleştirilen duruşmada da bu konudaki eksiklik giderilmemiştir.
Davanın 7155 sayılı Kanunun 26. Maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı, zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu, davacının dava açarken yasa gereği sunması gereken arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyamıza ibraz etmediği gibi bu eksikliği duruşmada da gidermediği, davacıya daha önce aynı hususta sonuçları açıklanmak sureti ile kesin süre verildiği, 6100 Sayılı HMK' nın 94. Maddesi gereği aynı hususta yeniden kesin süre verilmesi yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/343, K. 2019/214, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama