KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2021
- Esas no
- 2019/670 Esas
- Karar no
- 2021/954
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/10/2019
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 02/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında güvenlik ve gözetim hizmetleri sözleşmesinin akdedildiğini, daha sonraki tarihlerde iş bu sözleşmenin Ek protokoller ve Sözleşme Uzatım Tutanakları ile uzatıldığını, taraflar arasında akdedilen gerek asıl ve gerek ek sözleşmeler ile borçlu şirketin müvekkili şirket genel merkezinde veya bildireceği herhangi bir yerde nezdinde istihdam ettiği personeliyle birlikte güvenlik ve gözetim görevi hizmetlerini yerine getirmeyi üstlendiğini,
söz konusu sözleşmelere istinaden taraflar arasında sürdürülen cari hesap çalışması sonucunda takip tarihi itibariyle borçlu şirket adına 47.817,41-TL borç bakiyesi kaldığını, borçlu şirket tarafından borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, itirazda bulunulması üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, davacı/alacaklı müvekkili lehine İİK'nın 67/2 maddesi hükmü uyarınca dava ve takip konusu yapılan toplam 47.817,41 TL alacak miktarı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sumamıştır.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı, ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, tarafların temerrüde düşüp düşmediği, icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Es sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, icra dosyası, iflas dosyası, tarafların ticari defterlerinden oluşan deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... hazırladığı 11.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı ... A.Ş'.nin e-defter mükellefi olduğunu, davaya konu iş bu yıllarda açılış onayı yerine geçen ocak ayı beratlarının ve kapanış onayı yerine geçen aralık ayı beratlarının yasal süresinde yapıldığını, ilgili yıllar ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edebileceğini, davacı ... A.Ş. ile davalı ...
A.Ş. arasında sözleşmeye dayalı ticari hizmet alım- satım ilişkisinin olduğunu, dava dilekçe ekinde davacı tarafından sunulan, cari hesap ekstresinde kayıtlı bulunan faturaların ve ödemelerin, davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğunu, dava dilekçe ekinde davacı tarafından sunulan sözleşmelere dayalı olarak faturaların düzenlendiği ve ödemelerin yapıldığını, davacı ... A.Ş tarafından davalı ...
A.Ş'ne 10.05.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığında, davacı tarafın 2019 yılı ticari defterlerinden, yevmiye defterinin ... nolu yevmiye maddesinde davacı tarafın 10.05.2019 tarihinde 47.817,41 TL cari hesap alacağının olduğunu" mütalaa etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasındaki sözleşme, tarafların dilekçe ve beyanları ile duruşma esnasındaki sözlü açıklamaları, davalının icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına dair bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TTK’nın 18. maddesinde tacir olmanın hükümleri arasında sayılan yükümlülüklerin biri de kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmaktır. Defter tutma yükümlülüğü Kanunun 64. maddesinde ayrıca düzenlenerek her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu belirtilmiştir.
Her iki tarafın da tacir olması nedeni ile ön inceleme celsesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına, tarafların inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere HMK 222 gereği sunmasına, bu süre içerisinde gereği yerine getirilmediği takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının taraflara ihtarına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından ticari defterler incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davacı tarafın ticari defterleri ve aldırılan bilirkişi raporundan davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, dava konusu alacağın cari hesaptan kaynaklandığı görülmüştür.
Dosyadaki sözleşme ve ek protokollerden davacı ile davalı arasında güvenlik hizmetine dair sözleşme bulunduğu, davalı tarafın davacıya güvenlik hizmeti sağladığı, davacı tarafça davalıya ödemeler yapıldığı, taraflar arasında uzun bir dönem boyunca devam eden cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının cari hesap ve ticari defterlerinden davacının alacaklı olduğu, davalının ticari ilişkinin bulunmadığına dair herhangi bir itirazda bulunmadığı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,
davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davacının defterlerine itibar edildiği hal böyle iken davalı tarafın cari hesap dolayısıyla davacıya 47.817,41 TL borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Böylece davacının üzerine düşen ispat koşulunu ifa ettiği anlaşılmış, kendi lehine delil niteliği taşıyan ticari defterlerinde davacının alacağının kayıtlı olduğu görülmüş, usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça ticari defterler sunulmadığından davacının defterlerine itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/670, K. 2021/954, 21 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama