KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/167
- Karar No
- 2021/280
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
- Esas no
- 2019/1101 Esas
- Karar no
- 2021/318
- Dava
- Öz Sermaye Tespiti
- Dava tarihi
- 23/10/2019
- Karar tarihi
- 08/04/2021
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, ... Asfaltı no:... ... adresinde ... olarak faaliyet gösteren, ... Şti. %30 hissesine sahip davalı ortak ..., müvekkilinin ...'ya kendi hissesinin %15'ini 2012 yılında bedel karşılığı satarak devrettiğini, şirketin diğer ortaklarından Ümid gümüşel'in de devir sözleşmesinde imzasının olduğunu, davalı ...
Şti.'ine 03/05/2013 tarihinde ortak olduğunu, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 8326 sayı ve 23/05/2013 tarihli nüshasında yayınlanan ilanla tescil edildiğini, müvekkilininde şirket ortaklının başlangıcı 03/05/2013 tarihi olduğunu,davalı ortak ... müvekkiline verilmesi gereken hisse oranların ve bu hisselere isabet eden kar paylarını, şirket kazançlarını müvekkiline vermediğini, müvekkilinin davacı yana verilmeyen hisse oranlarını, kar paylarını ve şirket kazancının tarafına verilmesi için 24/07/2015 tarihinde ...
7. Noterliğince ihtarname çektiğini, ancak davalı ... üzerine düşen hukuki ve mali sorumluluğunu yerine getirmediğini, almış oldukları duyumlara göre davalı yanın her an hisseleri satabilecek pozisyonda olduğunu, bu güne kadar müvekkiline hisseleri devir edilmediği gibi, kar payının da verilmediğini, müvekillinin birikimi, çocuklarının rızkı, davalı ve yandaşları tarafından adeta gasp edildiğini bu nedenle doğabilecek mağduriyetlerin önlenmesi için ihtiyati tedbir karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, İşbu davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddinin gerektiğini, davacının müvekkiline karşı daha önce de tamamen aynı iddialarla şirket hisse tespiti, kar payı ve şirket kazancı konulu bir dava açtığını ve dava esastan reddedildiğini, davacının istinaf etmediğini ve kararın kesinleştiğini, davacı şirket ortağı olmayıp kanunun öngördüğü usule göre yapılmış bir hisse devir işlemi olmadığından davanın esas yönünden redde mahkum olduğunu, davacının şirketteki gayri resmi ortaklık hissesi %15 değil, %7,5 olduğunu,
bu %7,5'luk hissenin tamamının 26/03/2015 tarihinde müvekkiline devrederek gayri resmi ortaklık ilişkisini sonlandırdığını ve ayrıca müvekkilini ibra ettiğini, öncelikle daha evvel aynı taraflar arasında aynı sebeple açılmış olan dava ve o davada verilip kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan davanın kesin hüküm nedeniyle HMK md. 115/2 gereğince usulden reddini, davacının gerek şirkette usulüne uygun yapılmış ve ticaret siciline tescil olunmuş bir ortaklığının söz konusu olmaması gerekse de %7,5'luk gayri resmi ortaklık hissesini ekte bir sureti sunulu protokoller ve ibraname ile devretmiş olması karşısında davanın esas yönünden reddini,
yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; davacının şirket hisse bedellerinin tespiti ile devri mümkün olmadığı takdirde şirket kar oranları ve kazancının tespit edilerek ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin 28/01/2021 tarihli ara kararı uyarınca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosya akıbeti hakkında bilgi istenmiş, 03/02/2021 tarihli cevabi yazısı ile dosyanın derdest olduğu hakkında mahkememize bilgi verilmiştir.
... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden davacının dosyamız davalısı ile birlikte dava dışı şirkette bulunduğunu iddia ettiği hisselerine ilişkin kar payı ve kazanç isteminde bulunduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket hisse bedellerinin tespiti ile bunların tarafına devrine, kabul edilmemesi halinde kar payı ve kazancının hesaplanarak tarafında ödenmesi isteminde bulunmuştur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595.
Maddesi uyarınca geçerli bir hisse devrinin varlığından söz edebilmek için hisse devrine ilişkin hazırlanan yazılı sözleşmenin imzalanması, bunun noter tarafından tasdik edilmesinin ardından şirket esas sözleşmesinde aksi yönde karar bulunmadığı durumda ortaklar genel kurulunun bunu onaylaması ve alınan kararın şirketin kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirilmesi, tescil ile ilanı gerekmektedir.
Davacının dosyaya sunduğu belgelerin incelenmesinden belirtilen prosedüre uyulmadığı, noter aracılığı ile hazırlanan yahut tasdik edilen geçerli bir hisse devir sözleşmesinin bulunmadığı ve bunun ticaret siciline tescil ve ilan olunmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde davacının hisse devrinin tespiti ile devrine yasal olanak bulunmamaktadır. Davacının kar payı ve kazanç talebine ilişkin olarak ise daha önce ... 15.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E., ...
K. Sayılı kararı ile aynı hususlarda hüküm tesis edildiği ve verilen kararın kesinleştiği anlaşılmakla bu talep yönünden da davanın kesin hüküm nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/167, K. 2021/280, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama