KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
- Esas no
- 2020/405 Esas
- Karar no
- 2021/635
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/08/2020
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca borçluya kredi kartı kullandırıldığını, kartın kullanımı ile meydana gelen borcun ödenmemesi üzerinde başlatılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığını, müvekkili bankanın mahkeme kararı ile iflasına karar verildiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu gereği görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, borçlunun takibe yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini ve takibin devamını, davalının icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazı sebebi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava : Davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. Sayılı dosya aslı celp edilmiş ve incelenmesinde; alacaklısı Müflis ... Bankası A.Ş tarafından, borçlu ... aleyhine 14.441,53 ₺ asıl alacak, 10.608,13 ₺ işlemiş faiz, 530,41 ₺ takip öncesi kar payı ve 6,62 ₺ masraf olmak üzere yekun 25.586,69 ₺ üzerinden asıl alacağa takip tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren faiz işletmek kaydıyla tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak davaya konu kredi kartı sözleşmesi ve eklerinin tamamını celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti bakımından dosya bilirkişi ... 'a tevdii edilmiş olup, 22/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalı borçlu arasında, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi düzenlenmek suretiyle davalıya 11.14.2013 tarihinde Kredi Kartı verildiği, Davalıya verilen ...
No'lu Kredi Kartı ile nakit çekimler ve harcamalar yapılmak suretiyle hesap kat tarihi itibariyle toplam borcun 14.441,53 TL asıl alacak, 2.975,20 TL işlemiş kar payı (Faiz) olduğu, davacı bankanın, 17.07.2019 icra takip tarihi İtibariyle 14.4441,53 TL asıl alacak, 10.808,13 TL İşlemiş faiz ve 391,62 TL işlemiş faiz üzerinden BSMV ve 6,62 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 25.647,90 TL alacaklı olduğu , davacı bankaca 14.441,53 TL asıl alacak, 10.608,13 TL işlemiş faiz,
530,41 TL işlemiş faiz üzerinden %5 BSMV ve 6,62 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 25.586,69 TL talep edilmiş olup taleple bağlılık ilkesi gereği talebiyle bağlı olduğundan , 14.441,53 TL asl alacak, 10.608,13 TL İşlemiş Faiz, 530,41 TL işlemiş faiz üzerinden %5 BSMV ve 6,62 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 25.586,69 TL olduğunu, davacı bankanın, 17.07.2019 icra takip tarihinden itibaren 14.441,53 TL asıl alacak üzerinden tamamen ödeninceye kadar yıllık % 25,80 oranında temerrüt faizi talep edebileceği şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı yanca takip ve raporda belirtilen tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi istenmiş; davalı rapora karşı beyanda bulunmamıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında bir sureti dosyaya ibraz edilen kredi kartı sözleşmesinin imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık anılan sözleşme nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı, icra takibinde talep edilen asıl alacak ve ferilerinin yanlar arasındaki sözleşmeye ve yasaya uygun olup olmadığı hususlarındadır.
Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunun incelenmesinden davacının davalıdan icra takibinde belirtilenden fazla alacağının bulunduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereği takip tutarı kadar davalının borçlu olduğu belirlenmiştir. Rapor davalıya tebliğ edildiğinde davalı rapora itiraz etmemiştir. Yine davalı, dosya borcunun ödendiğine ilişkin bir belge sunmadığı gibi borcu sone erdiren başka bir sebep de ileri sürmemiştir.
Buna göre davacının takip talebinde belirtilen tutar kadar davalıdan alacaklı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı-davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın da likit olması, borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur.
Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/405, K. 2021/635, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama