KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- Esas no
- 2021/448 Esas
- Karar no
- 2022/686 Karar
- Dava
- Banka Kredisinden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 09/08/2021
Karar Metni
1.075 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Kredisinden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesini davalı borçluların kefil olarak imzaladıklarını, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalıların kefil olduğunu, hesap kat edilmesine rağmen borçlarını ödememeleri nedeniyle aleyhlerinde ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak borçluların haksız ve kötü niyetli itirazları üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, masraflar ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı banka, müvekkil ve müvekkili şirket aleyhine ...
34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkil ve müvekkili şirket adına söz konusu icra takibine, yetkiye ve borcun tamamına itiraz ettiklerini, dava dilekçesi ve söz konusu icra takibinde yetkili icra dairesi İstanbul Anadolu Adliyesi icra daireleri olduğunu, bu takibe ilişkin itirazın iptali davalarında yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri olduğunu, bu sebeple icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, dava konusu kredinin asıl borçlusu ...
A.Ş. Olduğunu, müvekkillerinin söz konusu kredinin kefilleri olduğunu, haklarında takip başlatılabilmesi için kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak müvekkillerine tebliğ edilmesi ve buna rağmen ödemenin gerçekleştirilmemiş olması gerektiğini, takibe konu alacağa ilişkin gönderilen kat ihtarnamesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, dosyaya sunulan kat ihtarnamesindeki miktarlar ile ödeme emrindeki miktarların birbirleriyle örtüşmediğini, ödeme emri incelendiğinde;
alacak kalemlerinin altındaki açıklama kısmında 1.600,00 TL bedelli 1 adet çek yaprağından kaynaklanan gayri nakdi alacağın varlığından bahsedilirken, alacak kalemlerinde 2 adet 1.600,00 TL çek yaprağı alacağı talep edildiğini, açıklama kısmı ile alacak kalemlerinin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini, bu nedenlerle, Yargıtay Kararları doğrultusunda haksız ve kötüniyetli olarak açılan işbu davanın reddine, yetki itirazlarının kabulü ile haksız açılan davanın öncelikle icra dairesinin ve mahkemenizin yetkisizliği nedeni ile reddine, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın her iki müvekkili yönünden reddine,
dayanaktan yoksun ve haksız olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı taraf aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın yetki itirazı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. Maddesindeki yetki sözleşmesi nedeniyle red edilmiştir. Tarafların sunduğu belgeler dosyamız arasına alınmış, incelenmiş, bankacı bilirkişiden, yerinde inceleme yapılması suretiyle rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi ...'den alınan raporda;" davacı banka'nın ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında dava dışı asıl borçlu ... A.Ş.
Lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen ticari kredi hesaplarından doğan 02.12.2020 takip tarihi itibariyle 579.889,35TL nakit ve depo edilmesi gereken 1.600,00TL gayrinakit olmak üzere toplam 581.489,35TL tutarında alacağı olduğu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu miktar üzerinden davalıların borca ve eklentilerine itirazının kısmen iptaline karar verilebileceği, 02/12/2022 takip tarihi itibariyle tespit edilen borç dökümü bilirkişi raporunun 15. Sayfasında tabloda gösterildiği,
02.12.2020 takip tarihinden itibaren rotatif adı altında talep edilen nakdi kredi hesaplarından doğan asıl alacak 185.663,05TL'ye yıllık %90,00 oranında, ticari kredili mevduat hesabından doğan asıl alacak 24.518,22TL'ye yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilebileceği, 02.12.2020 takip tarihi ile 09.08.2021 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde davacı banka takip tasfiye olunacak alacaklar hesabına yansımış 21.12.2020 tarihli 10,80TL tutarında kısmi tahsilat kaydı bulunduğu, ancak işbu tutarın aynı dönem içinde tahakkuk eden yasal masraf borcundan mahsubundan ötürü BK'nun 100.
Maddesi uyarınca mahsubu gereken bir bedelin bulunmadığı, 09.08.2021 dava tarihini müteakiben 15.06.2022 inceleme tarihine kadar geçen zaman sürecinde davacı Banka takip ve tasfiye olunacak alacaklar hesabına yansımış herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı, talep edilen miktar ile davacı kayıtlarının bu nedenle uyumsuz olduğu " bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu gerekçeli ve yeterli görüldüğünden, rapora itirazlar mahkememizce red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptaline ilişkindir.
Davalıların müteselsil kefil olduğu dava dışı şirket lehine kredi kullanıldığı ve bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere takip tarihi itibarıyla, biri rotatif kredi, diğeri kredili mevduat hesabı alacağı nedeniyle davacının davalılardan 579.889,35 TL nakdi ve bir adet çek teminat bedeli 1.600,00TL gayri nakdi alacağı bulunduğu, davalı ...'un diğer davalının yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından, davacının ticari kayıtları ile talebin uyumsuz olduğu, talep ile tespit edilen miktarlar arasında ciddi fark bulunduğu belirtilmiş, davacı taraf bunun aksine bir belge sunmamıştır. Yapılan incelemede, talep edilen 1.565.421,12 TL nakdi alacak ile bilirkişinin tespit ettiği 579.889,35TL arasındaki farkın, takipten önce yapılan tahsilatların mahsup edilmemiş olmasından kaynaklandığı, raporun doğru bir şekilde durumu ortaya koyduğu anlaşılmış ve rapora itibar edilmiştir.
Bilirkişi tarafından tespit edilen miktarlarda davacının alacağının bulunduğu, bu miktara yönelik itirazın iptaline, geri kalan kısma ilişkin talebin ise reddine, itirazın büyük oranda haklı olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, davacının kötü niyeti sabit olmadığından da kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/448, K. 2022/686, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama