KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/203 Esas
- Karar no
- 2025/21
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/03/2023
Karar Metni
3.036 kelime·15 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin 27/08/2021 tarihli ön sipariş formu ile siparişini alarak üretimini yapmış olduğu 96100 akrilik ... etiketli 600 adet Hırkanın son ütüsünü yaptırmak üzere ... Ütü Paket ... ... ...'e irsaliye ile teslim ettiği, müvekkiline ait ürünlerin ütüsü bitirilip de teslim edilerek ihraç aşamasına gelmiş ürünlere ve daha bir çok firmaya ait olan başkaca ürünlerle birlikte söz konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/...
Esas sayılı dosyasından 16/09/2021 tarihinde haciz konularak muhafaza altına alındığını, haczedilen menkullere ilişkin 16/09/2021 tarihinde istihkak iddiasında bulunulduğunu, İstihkak iddiasına karşı gecikmesinde zarar bulunulacağından .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/...
Esas sayılı dosyasında istihkak davası açıldığını, İcra Müdürlüğü'nce İİK.nun 97/1.maddesindeki prosedür işletilerek istihkak iddiası konusunda bir karar verilmek üzere dosya İcra Mahkemesine gönderildiğini, davacı 3.kişinin bu karardan önce 22.09.2021 tarihinde istihkak davası açtığını, Mahkemenin 22.10.2021 gün ve 2021/... E.K.
Sayılı kararı ile İİK 97 prosedürü işletilmesinin hatalı olduğunu, alacaklıya istihkak davası açması için 7 günlük süre verilmesi için icra müdürlüğüne iade edildiğini, Yine davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası Mahkememizin 15.10.2021 gün ve 2021/ ... - ... E.K. Sayılı kararı borçlular ... LTD. ŞTİ. ve ... yönünden takibin iptaline karar verildiğini, ....
İcra Hukuk Mahkemesinin gerekçesinde de bahsedildiği üzere "...Bu durumda 22.09.2021 tarihinde henüz Mahkeme veya Müdürlük tarafından alacaklıya dava açması için herhangi bir süre verilmediğinden 3. kişinin bu tarih itibarı ile açtığı davasında hukuki yararı olduğu tartışmasızdır.
Ancak, alacaklı tarafından istihkak davası açılmamış olması nedeni ile 3.kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş olacağından haczin bu tarih itibari ile resen kalktığı ayrıca takip dosyasının da iptal edildiği gözönüne alınacağından ve artık geçerli bir haciz de kalmadığı için 3.kişinin açtığı istihkak davası konusuz kalmıştır.
Bu maddi ve hukuki olgular karşısında geçerli bir haciz kalmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava konusuz kaldığından davacı 3.kişi lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin haciz ve muhafaza aşamasında malların kendisine ait olduğu, ihraç aşamasına gelip son ütülerinin yapıldığı,
mallara haciz ve muhafaza işlemi yapılması halinde malları bir daha üretip gönderemeyeceği, söz konusu malların gönderilememesi sebebiyle başkaca siparişlerin de iptal edileceği ve zararının büyüyeceği, haciz yapıldığı an malların çöp haline geleceği bu nedenle haciz yapılmaması gerektiği defaten söylendiğini ve davalının duruma itibar etmeyerek haciz ve muhafaza işlemi yaptığını belirterek; arz ve izah edilen nedenlerle;
talep ettiğimiz zararın miktar ya da değerini bu aşamada tam ve kesin olarak belirleme olanağı bulunmadığından fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak ve HMK md. 107/2 gereğince dava konusu zararın tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğu anda artırmak kaydıyla HMK md.107/1 gereği şimdilik zarar tazminatı alacağı için mümkün olduğu takdirde 100 EURO nun fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı mümkün olmadığı takdirde 2.071,49 TL'nin 16/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi nispetinde faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline,
arabuluculuk görüşmelerine katılmamanın sonuçlarına ilişkin hükümlerin davalı için uygulanmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Maddi tazminat konulu huzurdaki davası ...
İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasındaki 16/09/2021 tarihinde uygulanan haciz işleminden kaynaklanmakta olduğu, iş bu hacizde istihkak iddiasında bulunan 3. şahıs olduğunu, haciz işleminin müvekkilinin haklı olan alacağına kavuşması için ve mağduriyetinin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini, yapılan haciz işlemi usule yasalara ve hukuka uygun olduğunu, haciz işlemi borçlu ile 3. şahıs arasındaki var olan organik ve fiili bağ sonucunda gerçekleştirildiğini, gelinen adresin ...
Ltd. Şti olduğu vergi levhasından ve adresin tabelasında görüldüğünü, dosya borçlusu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi aynı zamanda da dosya borçlusu ... ... haciz mahallinde hazır olduğunu, mahalde borçluya ati evraklara rastlandığını, mahalde dosya borçlusu olan ... ' e ait haciz tutanakları ve borçlu şirketin vergi levhası ile ... Ticaret Ltd.
Şti.' ye ait fatura ve tahakkuk fişinin görüldüğünü, davacının istihkak iddiasına yönelik ilgili icra müdürlüğünce İİK 96 ve 97 maddeleri gereği dosya için İcra Hukuk Mahkemesine sevkine karar verildiğini, fakat .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyasından İİK 99. Maddeye göre işlem yapılmasına karar verildiğini, aslen .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyasından borçlu ... Ltd. Şti.
Ve ... ... tarafından takip iptal edildiğinden ötürü istinaf yapılamadığını, davacı ... Ltd.
Şti her ne kadar dava dilekçesinde müdürlükçe verilen İİK 97. Maddesi kararının mahkemece hatalı olduğu gerekçesi ile kaldırıldığını ifade etse de Yagıtay kararlarına göre mahkeme icra müdürlüğü tarafından verilen İİK 97. Kararını İİK 99. Maddesine çeviremeyeceğini, icra müdürlüğünün İİK 97. Maddesine göre gönderdiği dosyaya mahkeme İİK 99. Maddesine karar verip dava açma külfetini alacaklıya yükleyemeceğini, aslen istihkak iddiasında bulunan davacı hacizli menkullere yönelik mülkiyet iddiasını da ispat edemediğini, davacı huzurdaki davası ile son derece kötü niyetli, haksız kazanç sağlama gayesinde olduğunu,
istihkak davası sonucunda aleyhlerine karar verilmesi durumunda dahi tüm maddi zararlardan sorumluluğunun bulunmadığını zaten davacı tarafından kazanılmış ve kesinleşmiş bir istihkak davası bulunmadığını, bu nedenlerle huzurdaki taraflarına yöneltilen haksız haciz ve muhafaza işlemi iddiasına dayalı tazminat davasını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, haciz takip borçlusunun resmi adresinde gerçekleştirilmiş olduğu borçlu mahalde ve adreste borçluya ait evraklar görüldüğünü, davacı tarafından hacizli menkullerin mülkiyetinin taraflarına ati olduğuna ilişkin kazanılmış ve kesinleşmiş bir dava bulunmadığını,
bununla birlikte davacı haciz ve muhafaza işleminden bir ay sonra talepleri doğrultusunda muhafaza altındaki hacizli malları iade alabilecekken bu yönde hiçbir girişimde bulunmayı da huzurdaki davayı ikame etmesinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tanık ... duruşmada: " ben davacı şirketin ürün takip elemanı olarak çalışıyordum. Şuanda da mağazada çalışırım. Haciz günü şuanda ismini hatırlayamadığım ütü paketçi, diğer tanık olan kardeşim ... ' i aradı, kardeşimle birlikte biz davacı firmada çalışıyoruz. Ancak firma bizim değildir.
Maaşlı çalışırız, arayan ütü paketçi, mallarımızın haczedilmekte olduğunu söyleyince ilk önce Semih sonra ben oraya gittik, banka avukatı bizim mallarımızı muhafazaya almak istiyordu, orada beş on tane firmanın malları vardı. Sadece bizimkileri muhafaza etmek isteyince irsaliyeyi göstererek muhafazaya almamasını söyledim, etiketlerde zaten davacı firma ünvanı vardı. Diğer firmaların mallarını yediemin olarak bıraktı ama bizimkileri kaldırıp götürdü.
Haciz yapılan adreste beş on tane firmanın malları vardı. Bizim mallarımız son ütü ve paketlenmek üzere oraya gönderilmişti. Malların şuanda nerede olduğunu bilmiyorum. Mallar yediemine götürülmüştür. bu mallar ... firmasına satılmak üzere üretilmişti. Gecikme yaşandığı için de iptal edildi. O firma yurt dışına ihraç edecekti. Sipariş modelle olduğu için iptal edildi.
Bankanın borçlusunu ve mahalde malların haciz edildiği işletmeci olduğu söylenen ... ... ...' i tanımam ama malları verdiğimiz son ütücü ... Paket diye biliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Semih Çetin duruşmada: " ben davacı şirkette çalışırım. Diğer tanık ... kardeşimdir. Haciz günü malların haciz edilebileceğini borçlu avukatı arayarak söyledi. Bunun üzerine haciz mahalline gittim, banka avukatı ile irsaliyeyi göstererek konuştum ve mallar bizimdir dedim ama gülerek biz de bankayız, güçlüyüz, kapının içerisinde olan malları haczederiz dedi. Kardeşim Salih avukat ile tartıştı, malları yükleyip götürdüler, bir tek bizim firmanın malları götürüldü.
Başka bir firmanın da bir kısım götürdüler. Öbür firmanın mallarının tamamını yediemin olarak bıraktılar. Malları bıraktığımız firmanın adı ... idi. İcra dosyasında ismi geçen ve okunan borçluları tanımıyorum. Malları bıraktığımız firmanın resmi ismi ... Paket olabilir. Ben şimdi ... diye hatırlıyorum. ... oranın sahibidir diye biliyorum. Haczolunan mallar bir ihracat firmasına verilecekti, sonrasında bu mallar yetiştirilemedi. Üretim ile ilgili bir daha bir talep gelmedi.
Bu hırkaların tanesi 18-22 euro civarında bir fiyata ihracatçı firmaya satılıyordu. Mallar halen yedieminde. Davacı firma sipariş üzerine üretim yaptığı için trend olmayan malı sonradan kimse almaz. bu haciz nedeni ile blok halinde verilmiş ve 100.000-120.000 euro civarında sipariş iptal oldu. Tam olarak kar marjını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tarafların delilleri toplanmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememiz ara kararı ile; Dosyamızın 1 nitelikli hesaplama uzmanı, 1 icra konusunda uzman bilirkişi ve 1 mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine verilerek, yapılan haczin haksız olduğu kabul edildiği takdirde davacının uğradığı zarar miktarının, haciz edilen mallar için ayrı ve blok olarak sipariş yönünden ayrı olmak üzere seçenekli hesaplanmasının istenmesine, karar verilmiş ve bilirkişiye teslim edilmiştir.
Mahkememizce seçilen 1 mali müşavir, 1 nitelikli hesaplama uzmanı, 1 icra konusunda uzman, bilirkişi heyeti 12/03/2024 tarihli raporunda özetle. "Davacı tarafın Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, davacı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu kararın mahkemeye ait olacağı, davacı tarafın davaya konu ettiği ürünlerin kendi şirketine alımına, daha sonra dava dışı “...
Ütü Paket ... ... ...” e gönderimine ait belge paylaşmadığından, davaya konu edilen ürünün Davacı tarafa ait olduğu ve bunların kendi adına işlenmek üzere Dava dışı firmada bulundurduğuna dair mali kayıtlarından tespit edilemediğini, İrsaliye fatura sadece irsaliye amacıyla kullanılamayacağını, davacı taraf irsaliyeli fatura ile mallarını sevk ettiğini ileri sürerek belge paylaşmış olup “İrsaliyeli faturanın” irsaliye yerine kullanılamayacağını,
Davacı ile dava dışı ... ... arasında düzenlendiği paylaşılan Sözleşme kapsamında herhangi bir mali /finansal hareket olmayıp sözleşme öncesinde ve sonrasında bu boyutta herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, Davalı/alacaklının haciz isteminin dayanağı hak ve alacağın, haciz tarihinde mevcut olduğu tespit edildiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan 16.09.2021 tarihli haciz tutanağı içeriğine göre.
Haczin borçlulardan ... Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şirketinin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... D.İş. 2021/... K. nolu ihtiyati haciz kararında belirtilen, takip/ödeme emrinde gösterilen, borçlu şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı müseccel ... Mah. ...
Sokak N: ... /İstanbul adresinde yapıldığı, mahalde borçlu şirkete ait vergi levhasının ve belgelerin bulunduğunu, haciz esnasında firma yetkilisi ve takip borçlularından ... ...'nın hazır olduğu; bu durumda İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksinin davalı üçüncü kişi tarafından güçlü ve inandırıcı kanıtlarla ispatlanması gerekeceği; raporun Mali Değerlendirme bölümündeki tespitler de dikkate alındığında, davacının hacizli menkullere yönelik mülkiyet iddiasını ispat edemediğinden haksız haczin koşullarının oluşmadığı,
uğranılan zararın delilleriyle ispat edilemediği, buna binaen haciz ile uğranıldığı ileri sürülen zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunmadığını," bildirmişlerdir.
Bilirkişinin, görevlendirme amacı dışında değerlendirme yapması ve itirazlar üzerine ek rapor alınmıştır.
Alınan 05/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporda özetle; " Kök rapordaki görüş ve kanaatlerini değiştirecek ilave bilgi ve belgeler sunulmadığı için kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini, Mahkeme zarar miktarlarının hesaplaması talimatı verdiğinden, yapılan hesaplama neticesinde: Dava dilekçesinde talep edilen 100 Euro'nun 23.08.2023 dava tarihindeki TCMB Euro satış kur karşılığının 2.071,49TL olduğunu.
2.071,49TL.nin 16.09.2021 tarihinden itibaren işleyen 480,72TL reeskont avans faizi ile birlikte 2.552,21TL. 'ye ulaştığını. Mahkemece, ibraz olunan 27.08.2021 tarihli Sipariş Sözleşmesi(Teyidi)nin benimsenmesi halinde 10.200,00Euronun 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyen 95,47 Euro faizi ile birlikte toplam 10.295,47Euro 'ye ulaştığını.
İcra Müdürlüğü haciz işleminde ihtilafa konu mahcuzlarla ilgili kıymet takdiri yapılmadığından haciz edilen mallar için 16.09.2021 tarihinden dava tarihine kadar faiz hesaplamasının yapılamadığını, ... İcra dairesi 2021/... E sayılı dosyasına konu alacağın ise 28.03.2023 dava tarihi itibariyle 1.092.931,10-TL. olduğu hesaplandığını, " bildirmişlerdir.
İtirazlar üzerine yine mali müşavirden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi 04/11/2024 tarihli ek raporda özetle; "Dava dosyası incelendiğinde;
Davacı, 27/08/2021 tarihli ön sipariş formu ile siparişini alarak üretimini yapmış olduğu %100 akrilik
21806 ... Ense etiketli 600 adet Hırkanın son ütüsünü yaptırmak üzere “... Ütü Paket ...
... ...”'e irsaliye ile teslim edildiği, sözleşmede siparişin 18.09.2021 tarihinde teslim edileceği
kararlaştırıldığı,
Huzurdaki davada,
27.08.2021 tarihli sipariş sözleşmesinin sipariş alan sıfatıyla “... San.ve Tic. Ltd.
Şirketi” ve “... ...” arasında düzenlendiği,
Sipariş formunda %100 akrilik 600 adet birim fiatı 20 USD olmak üzere toplam 12.000USD olan
... kodlu Hırka sipariş edildiği,
13.09.2021 tarihli ... nolu irsaliye faturasında ... ... ... adına 600 adet Smart Ütü paket
bilgilerinin yer aldığı,
“…%100 akrilik ... kodlu Hırka 18.09.2021 tarihinde teslim edilmediği takdirde ürünlerin süresinde
teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmenin satıcının kusuru neticesinde fesih olacağı ve diğer ürünlerin de
siparişlerinin iptal edileği, ... Ltd. Şti. ne 10.200.00 Euro+KDV ve diğer
siparişlerin %20’lik peşin ödemesi de yapılmayacağı ve alıcının bundan dolayı zarar ziyan talep hakkı ” olduğu yer almıştır. ... İcra dairesi 2021/... E. sayılı dosyasında;
alacaklı ... AŞ tarafından borçlular ... Ltd.Şti, ... ..., ...
..., ve ... İnş.San.ve Tic.Ltd.Şirketi hakkında 739.756,56TL asıl alacak, 2.786,90-TL İşlemiş faiz, 2.250,00TL. %0,30 komisyon ve 504,76-TL protesto gideri olmak üzere toplamda 7
45.298,22TL için takip yapıldığı,
takibe dayanak olarak 01.09.2021 vade tarihli 750.000.- TL. bedelli senet gösterildiği görülmektedir.
Orta Mah. ... Sokak N: .../İstanbul adresinde bulunan borçlu ... San.ve
Tic.Ltd.Şti.’nin adresinde gidildiği ve 312 adet pantolon, 54 adet kazak, 600 adet hırka, 194 adet tekstil ü
rünü, 2 adet dikiş makinası, 1 adet overlok makinası, 1 adet Toshiba marka leptop, 1 adet ... yazıcı,
1 adet 4565 siyah yazıcının icra memurunca haciz tutanağında yer verildiği,
borçlu ...‘nın TTSG’nin 9292 sayılı nüshasında ve vergi levhasında da borçlu adresinin aynı olduğu,
... ..., ... ... ve ... Ltd. Şirketi tarafından ... TAŞ,
aleyhine ....İcra Hukuk Mahkemesinin 202/...E.sayılı dosyasında istihkak davası açtıkları; işbu
davada Mahkemenin 2021/...E 2021/... K sayı ve 22.10.2021 tarihli karar ile, “....İcra
müdürlüğünün 2021/...E sayılı dosyasından 16.09.2021 tarihli istihkak iddiaları yönünden
İİK 97. maddede öngörülen prosedürün işletilmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
.... İcra Hukuk Mahkemesinin2021/... E sayılı dosyasında 22.10.2021 tarihli
2021/ ... K gerekçesinde, “…Somut olayda; Mahkememizin 2021/ ... E.-K. Sayılı kararı ile takip borçluları olan
... San.Tic. Ltd.Şti ile ... yönünden ... İcra Müdürlüğünün 2021/...
sayılı mükerrer takibin iptaline, borçlu ... ... yönünden şikayetin reddine, 15.10.2021 tarihinde
karar verildiği anlaşılmıştır.
Gidilen adresin, borçlu şirket adresi olduğu ve tabelasının asılı olduğu, borçlu şirkete ait vergi
levhası ve belgelere ulaşıldığından bahisle İİK 97. Maddesi gereğince değerlendirilme istenilmiş ise de,
şirket hakkında yapılan takibin iptal edildiği, artık ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, dosyada
diğer borçlu ... ... ile istihkak iddiasında bulunan kişi ve şirketlerin, haciz adresinde birlikte
faaliyette bulunduklarına dair evrak bulunmadığı, sunulan sevk irsaliyelerinden, malların borçlu ...
...'ya ait olduğunu göstermeyeceği, hacizde mülkiyet karinesinin istihkak iddiasında bulunan üçüncü
kişiler yararına olduğu, organik bağ iddiasının olası açılacak bir istihkak davasında, yargılamada
değerlendirilebileceği,
bu itibarla yukarıda açıklanan hususlar ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 2016/ ... E, 2018/ ... K sayılı kararı da kararımıza dayanak yapılmak suretiyle dosyanın İİK'nin 99. maddesi
uyarınca işlem yapılmak üzere İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm
kurulmuştur." gerekçesiyle karar verildiği,
Dosya içerisinde yer alan ... nolu İrsaliyeli Fatura ile davacının 600 adet hırkayı 13.09.2021
tarihinde ...’ye teslim edilmiştir.
Söz konusu ürünlere ait örnekleme yolu ile faturalar alınmış ve incelenmiştir.
İş bu sözleşmede yer alan birim fiyatı 17 Eur olan 600 adet hırka,
borçlu şirketin iş yerinde banka tarafından el konulan ve “çöp” olduğu
belirtilen iş bu raporun 4.10.a bendinde hesaplanan (44.336,26TL) bedelli
ürün olduğu anlaşılmıştır. Mükerrer olmaması için bu kalemde hesaplamaya dahil edilmeyip;
davacının mahrum kaldığı 13.310 Eur kar mahrumiyetinden bahsedilebilecektir.
2. Nolu sipariş sözleşmesi,
... ... ile ... arasında 27.08.2021 tarihinde imza altına alınmıştır.
Sipariş formunda %100 akrilik 600 adet hırkanın birim fiyatı 20,00 USD’den toplam 12.000,00USD Bedelli sipariş formu düzenlenmiştir.
2 nolu sipariş için karlılık oranına göre hesaplama yapıldığında davacının 12.000X0,11= 1.320,00 USD sözleşme gelirinden mahrum kaldığı hesaplanmaktadır. Sonuç olarak, Rapor içerisinde de belirtildiği üzere;
Davacının davalıya teslimini gerçekleştirdiği ve kullanılamaz hale gelen ürünlerin toplam
bedelinin 44.336,26TL,
Davacının, davalının iş yerinde el konulan malzemeleri sebebi ile iptal edildiği iddia edilen
1 nolu sipariş iptali nedeniyle mahrum kaldığı karın 13.310 Euro,
2 nolu siparişin iptali nedeniyle mahrum kaldığı karın 1320 USD
Olabileceği hesaplanmakta olup;
1 nolu siparişte 18.09.2021 tarihinde malların zamanında teslim edilmemiş halinde
sözleşmenin feshedileceği belirtildiğinden ürün bedelini bu tarihte tahsil edeceği
düşünüldüğünden (18.09.2021 tarihinde 1 Euro =10,1255TLX13.310 Euro) = 134.770,41TL, 2 nolu sipariş, 1. Nolu sözleşme imzalanan firma ile aynı tarihte olduğundan 1 nolu
sözleşmedeki teslim tarihi (18.09.2021) dikkate alınması gerekirse; (18.09.2021 tarihinde 1
USD= 8,5961TLX1320) 11.346,85TL olacağı" rapor edilmiştir.
Son bilirkişi raporu yeterli görülmüş ve itirazlar red edilmiş, hesap hataları resen düzeltilmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile davasını 50.000,00EURO'ya yükseltmiş ve dosya mahkememiz heyetine tevdi edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının .... İcra Müdürlüğü nezdindeki icra dosyasında yapılan haciz işlemi ile davacıya ait malların haksız haczi nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, haczin haksız olup olmadığı, var ise davacının zararının miktarı ile davalının bundan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
İncelenen ....İcra Hukuk Mahkemesinin 202/...E sayılı dosyasında istihkak dava dosyasında, .... İcra
müdürlüğünün 2021/...E sayılı dosyasından takibin iptaline karar verildiği, dolayısıyla hazcin hukuksuz olduğu, 600 adet hırkanın davacıya ait olmadığına dair bir iddianın bulunmadığı, sunulan irsaliyenin yeterli olduğu anlaşılmıştır.
.... İcra
müdürlüğünün 2021/...E sayılı dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının dosyamız davalısı olduğu, davalıların ... ... Ltd, ... ..., ... ... ve ... Ltd. Şti olduğu, bonoya dayalı takip yapıldığı ve borçlu adresinde haciz yapılarak davaya konu malların muhafazaya alındığı anlaşılmıştır.
Davacının malları haksiz haciz edildiği ve 1 ve 2 nolu siporişlerinin iptal edildiği, bu nedenle hem 1 nolu siparişe konu malların zayi olması nedeniyle zarar, hem de 2 nolu siporişin iptali nedeniyle mahrum kalınan kar nedeniyle davacının tazminat hakkı doğduğu anlaşılmaktadır.
6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 11. Fıkrasında. Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.
Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır" düzenlemesi mevcuttur.
Eldeki davaya konu arabuluculuk görüşmelerine davalının katılmadığı, bu durumda belirtilen yasal düzenleme uyarınca işlem yapmak ve yargılama giderini paylaştırmak gerektiği anlaşıldığından, oranlama ile davacıya düşen yargılama giderinin yarısının davalıya yükletilmesine, davalı lehine hesaplanan vekalet ücretinin ise yarısına karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi tarafından ek rapor üzerinden yapılan hesaplamada; zayi edilen mallar nedeniyle davacının 10.200,00 EURO zarara uğradığı, ayrıca iptal edilen siparişlerden kaynaklı mahrum kalınan karlar nedeniyle zararının 13.310,00 EURO olduğu, böylece toplam zararın 23.510,00EURO ettiği, bu zarara haksız takip ve haciz nedeniyle davalının sebep olduğu, ütü için irsaliyeyle ... 'e bırakılan mallar haksız haciz ve muhafazaya alınmış olması nedeniyle davalının zarara gidermekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/203, K. 2025/21, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama