KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Temmuz 2025
- Esas no
- 2023/303 Esas
- Karar no
- 2025/512
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 15/05/2023
Karar Metni
1.778 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 15/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
28.10.2022 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla park halindeki araca çarptığını, çarpmanın etkisiyle araç içindeki ve araca binmeye çalışan yayaların yaralandığını, aracın savrularak başka bir araca çarpıp kaldırıma çıkarak durduğunu, kazada müvekkili ...’in alnından yaralandığını ve kalçasında geçmeyen ağrılar oluştuğunu, ameliyat gerekip gerekmediğinin ileride netleşeceğini, müvekkili ...’in omurga ve pelvis kemiğinin kırıldığını, ameliyatla platin takıldığını, tam olarak iyileşemediğini ve kalıcı maluliyet oluştuğunu, müvekkilinin kazadan sonra psikolojik olarak çöktüğünü,
posttravmatik stres bozukluğu tanısı konulduğunu ve hastanede yatarak tedavi gördüğünü, halen tedavisinin sürdüğünü ve zaman zaman ataklar yaşadığını, ...’in hem kendi psikolojik etkilerle hem de eşinin durumuna üzülerek çaresizlik yaşadığını, tüm tedavi ve bakım masraflarının aile tarafından karşılandığını, sürecin uzun olması nedeniyle bu masrafların karşılanmasının artık mümkün olmadığını, maddi zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen, manevi tazminattan ise yalnızca davalı ...’in sorumlu olduğunu, dava öncesinde başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını,
bu nedenle davanın açıldığını, müvekkilleri ... ve ... için geçici ve sürekli işgöremezlik zararları ile toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir
Davalı ...
Sigorta Vekilinin 02/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davayı müvekkili şirket yönünden kabul etmediklerini, kazaya karışan aracın müvekkili tarafından sigortalandığını ancak bu durumun davayı kabul anlamına gelmediğini, olayda davacının da kusurlu olduğunu, dosyada kusur raporu bulunmadığını, kusur tespiti ve illiyet bağı için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini talep ettiklerini, davacıların maluliyet durumunun ve oranının belirlenmesi gerektiğini, maluliyet tespiti yapılmadan ve SGK kayıtları incelenmeden hüküm verilemeyeceğini, geçici işgöremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını,
bu giderlerin SGK sorumluluğunda olduğunu, Yargıtay ve BAM kararlarının da bu yönde olduğunu, gelir tespitinin resmi belgeye dayanması gerektiğini, davacıların yaşları gereği pasif dönemde bulunduklarını ve çalıştıklarının ispatlanması gerektiğini, maluliyetin varlığı halinde bunun kazanç kaybına neden olup olmadığının da belirlenmesinin zorunlu olduğunu, SGK ödemesi yapılmışsa tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, talep edilen ticari faizin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını,
bu nedenlerle davanın reddini istediklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiklerini talep etmiştir
Davalı ... vekilinin 22/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada hız ya da trafik kuralı ihlali yapmadığını, yaş nedeniyle bir sağlık sorunu sonucu kazanın meydana geldiğini, kasti bir kusurunun bulunmadığını, olay sonrası gözaltına alınıp adli kontrolle serbest kaldığını, davacıları ziyaret etmek istediğini ancak uzun süre yanıt alamadığını, tanıdıklar aracılığıyla bir miktar maddi yardımda bulunduğunu ancak bunun da kabul edilmediğini, müvekkilinin kazadan psikolojik olarak etkilendiğini, soruşturmanın halen devam ettiğini ve kusur raporunun kesinleşmediğini, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini,
müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığının ortaya çıkacağını, Türk Borçlar Kanunu uyarınca zarar görenin davranışının tazminatı azaltabileceğini veya ortadan kaldırabileceğini, davacıların tazminat taleplerinin fahiş ve haksız olduğunu, özellikle manevi tazminat taleplerinin ceza gibi sunulduğunu, bu taleplerin zenginleşme amacı taşıdığını, dolayısıyla davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep ettiklerini talep etmiştir
DELİLLER
- İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 17/01/2025 tarihli kusur raporu, - İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 23/05/2024 tarihli ...'e ait maluliyet raporu, - İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 23/05/2024 tarihli ...'e ait maluliyet raporu, -Aktüerya Bilirkişi ...'ın tanzim etmiş olduğu 05/05/2025 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Taraflar arasında meydana gelen yaralamalı trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ile yapılan belirlemeden sonra meydana gelen zararın tespiti ve davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı, manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 2025/... sayılı 17/01/2025 raporunda; "...A)-Davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,B)-Davacı yayalar ... ve ...'in kusursuz olduğu..." mütalaa edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 2025/... sayılı 23/05/2024 tarihli ...'e ait maluliyet raporunda;"...1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği..." Mütala edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 2025/... sayılı 23/05/2024 tarihli ...'e ait maluliyet raporunda;"...1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği..." Mütala edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi ... marifetiyle hazırlanan 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle; "...28.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre.
Davacı ...'in a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 44.827,47 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %8 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 189,310,83 TL olduğu, c)Davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici ve sürekli iş göremezlik dönemi ilişkin maddi zarar toplamının kaza tarihinde geçerli olan 1.000.000,00 TL lık sakatlık teminat limiti içinde kaldığı, 2-Davacı ...'in a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 44.827,47 TL.
Olduğu, b)Davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici iş göremezlik dönemi ilişkin maddi zararının kaza tarihinde geçerli olan 1.000.000,00 TL lık sakatlık teminat limiti içinde kaldığı, ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden,
davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı, 3-Dosya münderecatına göre davalı sigorta şirketinin 15.05.2023 dava tarihiden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, Araç sürücüsü bakımından temerrüdün 28.10.2022 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, 4-Sigortalı aracın kullanım şekli hususi otomobil olarak gözüktüğündün ticari faiz talebine ilişkinin takdirin Mahkemeye ait olduğu..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosya kapsamında alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli görülmekle rapora karşı itirazlar yerinde görülmeyerek; davacıya belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında bedel arttırım dilekçesi sunmak için süre verilmiş; davacı tarafından süresi içerisinde bedel arttırım talebinde bulunularak harçlarının tamamlandığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; uyuşmazlık konusu, davacıların 28.10.2022 tarihinde meydana gelen kazada kalıcı/geçici maluliyete uğrayıp uğramadığı, bunların miktarları ile maddi ve manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği, davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
İlk olarak; İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur değerlendirmesi yapılmıştır. ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından davalı sürücünün kazada %100 kusurlu olduğu, davacıların ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu Yargıtay içtihatlarına uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan hükme esas alınmış; kazanın gerçekleşmesinde davacıların kusuru bulunmadığı kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan maluliyet raporuna göre ...'in maluliyet oranının %8 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği; Davacı ...'in maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Maluliyet raporundan sonra alınan aktüer raporu dosya içeriğine, toplanan delillere, Yargıtay içtihatlarına uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan hükme esas alınmış; netice itibariyle davacıların kazanın gerçekleşmesinde kusursuz olduğu da dikkate alınarak zararlarının raporda hesaplanılan miktarlar kadar olduğu, davacının talep arttırım talebinde bulunmuş olduğu, rapordaki hesaplama uyarınca davanın kabulüne karar verildiği, davacı Ramiz'in maluliyetinin %0 olarak hesaplanması nedeniyle sürekli iş göremezlik talebi yönünden davanın reddedildiği, faiz başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 01/02/2023 tarihi olduğu, davalı gerçek kişi yönünden ise kaza tarihi olarak kabul edildiği ve davalıların bundan dolayı sorumlu olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacıların manevi tazminat talepleri bakımından ise; davaya konu kazanın oluş şekli, aracın hızı, tarafların kusur durumu, davacıların kaza neticesinde uğradığı zarar, karşı tarafın ekonomik gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları bir bütün olarak değerlendirilerek; zenginleşmeye yol açmaması adına manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile hükümdeki şekilde davalı gerçek kişiden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/303, K. 2025/512, 24 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama