KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/430 Esas
- Karar no
- 2024/665
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/07/2023
Karar Metni
1.274 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket ile davalı arasında davalının "... Mah. ... Sok.
N: .../İSTANBUL" adresindeki yerleşkesinde kullanılan tekstil ürünlerinin müvekkili şirket tarafından yıkanması, kuru temizlenmesi, ütülenmesi, paketlenmesi ve geri aynı yere teslim edilmesi işinin yapılmasıyla ilgili olarak anlaşması yapıldığını, taraflar arasındaki anlaşma gereğince müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini layığı ile yerine getirmesine rağmen hizmet karşılığı kesilen fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ....
İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından icra takibine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ve icra takibinin tahsilinin sonuçsuz bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazı iptali ile takip konusu asıl alacağa faturaların kesim tarihinden itibaren yıllık ve değişen oranlarda avans faizi yürütmek suretiyle devamını, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini,
vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, öncelikle, davacı ile müvekkili firma arasında süregelen bir hizmet alımının mevcut olmadığını, müvekkili yıkama ve kuru temizleme işleri için davacıdan bir kaç kez hizmet aldığını, davacının teslim aldığı ürünleri eksik iadesi etmesi,
zamanında iadenin olmaması ve bazı ürünlerin deforme olması nedeniyle ortaya çıkan sıkıntılardan dolayı müvekkilinin uğradığı zararların düşüleceği ve bunlardan dolayı ödeme yapılmasına gerek olmadığının aktarıldığını, ancak açıklanan üzere alınan hizmetin ayıplı olması nedeniyle taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın iptal edildiğini, davacının, müvekkili şirkete fayda sağlamanın aksine maddi zarara uğrattığını, müvekkili işletenlerinin yabancı uyruklu olması,
yeterli bilgiye sahip olmamaları ve davacıya güvenmeleri nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduklarını, ancak tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkile fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı,
işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarını bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, mahkememiz tarafından da resen tespit edilecek olan tüm hususlara istinaden öncelikle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini, haksız ikame edilmiş olan davanın reddini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak talep edilen alacaklar için %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından başlatılan .... İcra Müd. 2022/... Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosya aslı celp edilmiş ve incelenmesinde; alacaklısı ... Ltd. Şti., tarafından, borçlu ... Ltd. Şti., aleyhine 64.058,02 ₺ asıl alacak üzerinden belirtilen tutara takip tarihinden itibaren %15,75 oranında faiz işletmek kaydıyla tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde, davaya konu faturaları sunduğu anlaşıldı.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, davacının 2022 dönemine ait BA/BS Formları celp edilerek dosyamıza kazandırılmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, davalının 2022 dönemine ait BA/BS Formları celp edilerek dosyamıza kazandırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, 12.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile; "... davalının 2022 yılı ticari defterlerinde davacı ile cari hesabına ait 31.12.2022 itibari ile 65.782,58 TL cari bakiye borcu olduğu, cari farklılığın nedenin 6.000 TL tutarındaki eft nın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığından ve 426,60 TL, 1.639,53 TL hesap hareketinin davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklardığı görüldüğünden, işbu ödeme dekontu görülmüş olup ilgili kayıtlar incelendiğinde davalı şirketin davacı yandan 65.782,58 TL borçlu olduğu,
taktir Sayın Mahkemen'in olmakla birlikte. Davacı yanın icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, icra takip tarihi olan 16.11.2022 tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 65.782,58 TL cari alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sundukları anlaşılmıştır.
Taraf itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişiden ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 16.07.2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile; "... kök raporda da belirtildiği gibi davacı yanın davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği tespit edildiğinden, işlemiş faiz talebinin olamayacağını, davacı ticari defter kayıtlarında, davalı tarafa kesmiş olduğu faturaları ticari defterlerine usulüne uygun olarak işlediği, davacı tarafın davalı yandan 65.782,58 TL alacağı olduğu, davacı yanın icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından,
temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, icra takip tarihi olan 16.11.2022 tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 65.782,58 TL cari alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, bağı İkesi gereği davacın davalı yandan 64.058,01 TL alacağı olduğu..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkartılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalının iş yerine ait kuru temizleme işlerini sözlü anlaşma ile üstlendiği, işin bedelinin dava konusu faturalara yansıtıldığı, davalı taraça bu bedelin ödenmediği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının yüklendiği işi eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği ile ayıplı hizmet olması halinde bunun mahsubu sonucu davacının alacağının olup olmayacağı, fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilip edilmediği ve bunun tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarındadır.
Bunların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi 12.03.2024 ve 16.07.2024 tarihli raporlarında davalının davacı ile cari hesabına ait 31.12.2022 itibari ile 65.782,58 TL cari bakiye borcu olduğu, cari farklılığın nedenin 6.000 TL tutarındaki eft nın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığından ve 426,60 TL, 1.639,53 TL hesap hareketinin davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklardığı görüldüğü yönünde tespit ve görüşte bulunmuştur.
Özetle taraf ticari defter kayıtları birebir uyumludur.
Davalı cevap dilekçesinde her ne kadar alacak var ise de hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bunlarla birlikte davalı tarafça, davacının yerine getirdiği işin yapılmadığı yahut eksik ya da ayıplı yapıldığına ilişkin dosya kapsamına bir bilgi, belge de sunulmamıştır.
Taraf ticari defterleri karşılıklı olarak birbirini doğruladığından 6100 Sayılı HMK' nın 222. Maddesi uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiş ve yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği, tüm bunlara göre davacının talebi kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.
Alacak likit olduğundan davacının %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebi haklıdır.
Taraflar tacir ve iş de ticari iş olduğundan takip sonrası avans faiz isteği de yerindedir.
Açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/430, K. 2024/665, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama