KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/593
- Karar No
- 2024/246
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/503 Esas
- Karar no
- 2024/288
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/08/2022
- Karar tarihi
- 09/05/2024
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 04.06.2018 vadeli, 100.000,00 TL bedelli bir yıl zaman aşımına uğrayan senetten doğan alacağı için muhatap borçlu ...'e .... İcra 2022/... e sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlunun bu takibe yetki ve imza itirazında bulunduğunu, bu nedenle itirazın iptali davası açıldığını, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle müvekkilinin takibe karşı, yetkiye ve imzaya karşı itirazlarda bulunduğunu, bunun üzerine açılan bu haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, haksız ve mesnetsiz şekilde açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından başlatılan ... İcra Müd. 2022/... Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosya aslı celp edilmiş ve incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 135.000,00 ₺ asıl alacak üzerinden belirtilen tutara %9 oranında faiz işletmek kaydıyla tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya Grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş, 13.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "...düzenleme tarihi 24.05.2018, ödeme tarihi 04.06.2018 olan, 100.000,00 TL bedelli, ... emrine yazılı, ... adına atılı borçlu imzalarını içeren senet aslındaki borçlu imzalarının, karşılaştırma belgelerindeki ...'e ait imzalara kıyasla; ...'in eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Dosya ATK ... İhtisas Dairesine gönderilmiş; hazırlanan 19/12/2023 tarihli raporda imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda tespit yapılamadığı belirtilmiştir.
Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla mahkememizin 11.01.2024 tarihli duruşma zaptı ile, dosyanın ilk rapor hazırlayandan farklı 3 kişilik Grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş, "...inceleme konusu senette ...'e atfen atılı imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'İN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI kanaatimizi bildirir rapordur..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı tarafın itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Davalının imzası bulunmayan kıymetli evrak nedeni ile sorumlu tutulması borç altına sokulması mümkün değildir.
Senet aslı dosya arasına celp olunmuş ve davalının kurumlardan toplanan ıslak imza ve yazı örnekleri ile mahkememizce alınan imza ve yazı örnekleri ile laboratuvar ortamında karşılaştırma yapmak üzere grafolog bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi hazırladığı ayrıntılı ve yargısal denetime açık raporunda yazı örneklerini tersim ve biçimlerini inceleyerek senetteki imzanın davalıya ait olmadığını tespit etmiştir.
Tüm bunlara göre davacının senet nedeniyle takip başlattığı, davacının alacağını ispat edemediği, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden davalının iddiasını ispat ettiği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiş; her ne kadar davalı kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuşsa da; davacının çekteki imzanın davalıya ait olduğunu bildiğini yahut bilmesi gerektiği ispat olunamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/593, K. 2024/246, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama