KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/103 Esas
- Karar no
- 2025/213
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 15/02/2024
Karar Metni
1.427 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 15/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 11.11.2022 tarihinde İstanbul'da bulunan bir işyerinde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, davalı şirketin taşeron firma olarak faaliyet gösterdiğini, davacının çalıştığı süre boyunca özlük haklarının eksik ödendiğini, fazla mesai, resmi tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, iş yerinde kamera sistemleri ile yoğun şekilde izleme yapıldığını ve bu durumun özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini, işyerindeki çalışma koşullarının ağır olduğunu ve baskı altında çalıştığını, iş akdinin bu sebeplerle haklı olarak feshedildiğini,
iş akdinin feshi sonrasında kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, ayrıca yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının da ödenmediğini, bu nedenle işçilik alacaklarının tahsili için bu davayı açmak zorunda kaldığını, feshin geçerli nedene dayanmadığını ve işe iade şartlarının oluştuğunu, işe iade edilmemesi halinde tazminat ve boşta geçen süreye ilişkin ücretlerin de tahsiline karar verilmesi gerektiğini, öte yandan davacının işyerinde özel yaşamının ihlal edilmesi nedeniyle manevi zarar gördüğünü, bu nedenle manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kıdem tazminatı,
ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacakları ile manevi tazminat alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı... Hizmetleri Ltd.
Şti. vekilinin 20/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iş akdinin 20.03.2023 tarihinde işverence değil, kendi isteğiyle sona erdirildiğini, davacının istifa dilekçesini el yazısı ile yazarak imzaladığını, bu dilekçede açıkça kendi isteğiyle ve hiçbir baskı altında kalmadan işten ayrıldığını beyan ettiğini, istifa dilekçesinin baskı ile alındığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının işyerinde çalıştığı dönemde herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden maaş bordrolarını imzaladığını, bordrolarda fazla mesai,
hafta tatili ve resmi tatil çalışmalarına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, şirket kayıtlarında da bu tür çalışmaları olduğuna dair herhangi bir veriye rastlanmadığını, davacıya maaşlarının eksiksiz ve düzenli ödendiğini, fazla mesai, hafta tatili ve resmi tatil çalışmalarının bulunmadığını, işyerinde puantaj sistemi olmadığını ve çalışmanın kamera kayıtlarıyla izlenmediğini, bu nedenle tanık beyanlarının tek başına yeterli olmayacağını, davacının işe giriş tarihinin 20.07.2022 olup işyerinde çalıştığı toplam sürenin 8 ay 3 gün olduğunu, bu sürede yıllık izin hakedişinin bulunmadığını,
davacının işyerinde çalıştığı süre boyunca işverenin güvenini sarsıcı herhangi bir eylemde bulunmadığını, buna rağmen işverence işten çıkarılmadığını, tam aksine davacının kendi isteği ile ayrıldığını, bu nedenlerle davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sair taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yapılan tüm ödemelerin banka kanalıyla gerçekleştirildiğini, talep edilen alacak kalemlerine ilişkin olarak herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacının tanıklarının aynı işyerinden olması nedeniyle tarafsız tanık niteliğinde değerlendirilemeyeceğini, bu tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini,
taleplerin zamanaşımına uğradığını ve haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...
Vekilinin 29/02/2024 tarihli cevap dilekçesi özetle; davacının müvekkili şirkette temizlik personeli olarak çalıştığını, ancak davacının işe girişinin 11.11.2022, işten çıkışının ise 20.03.2023 olduğunu, bu nedenle toplam çalışma süresinin yaklaşık dört ay olduğunu, bu sürenin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak yeterlilikte olmadığını, davacının iş akdinin haklı bir neden olmaksızın istifa ederek sonlandırıldığını, davacının istifa dilekçesini kendi rızası ile kaleme alıp imzaladığını, istifa dilekçesinin zorla veya baskı ile alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu,
davacıya ait tüm ücretlerin eksiksiz ve banka kanalıyla ödendiğini, davacının bordroları ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığını, bu nedenle fazla mesai, hafta tatili ve resmi tatil ücretleri talebinin dayanaksız olduğunu, davacının fazla çalışması bulunmadığını, ayrıca işyerinde kamera ile izleme yapılmadığını, bu hususun özel hayatın gizliliğini ihlal etmediğini, davacının görev tanımına uygun çalıştığını ve işyeri kurallarına aykırı hiçbir davranışta bulunmadığını, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve tek başına hükme esas alınamayacağını,
iş yerinde puantaj sisteminin bulunmadığını ve çalışma sürelerinin düzenli olarak takip edildiğini, yıllık izin hakkı doğmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın tümden reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
- Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından hazırlanan 09/08/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 24/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Davacının, davalı firmalar çalışanı dava dışı işçiye ödemiş olduğu kıdem tazminatının davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkin tazminat davası olduğu anlaşıldı.
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı işçinin sigortalı çalışma kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi nitelikli hesap uzmanı ... marifetiyle hazırlanan 09/08/2024 tarihli bilirkişi kök ve 24/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...¸
...."Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, bilirkişi raporuna karşı davacı ve davalı ... ...vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, diğer davalı... Hizmetleri Limited Şirketi vekilinin ise itiraz dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizin 14/11/2024 tarihli duruşması 1 nolu ara kararı gereğince dosya taraf itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi olunmuştur. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 24/12/2024 tarihli ek raporunda kök rapordaki hesaplamaların tekrarlandığı görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, diğer davalılar ve davalı ... ...ve... Hizmetleri Limited Şirketi vekilinin ise itiraz dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekili 13.02.2025 tarihinde dava değerinin artırım dilekçesi sunduğu ve eksik harcı ikmal ettiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı kurumun bünyesinde, güvenlik hizmet alım ihalesi kapsamında faaliyet gösteren davalı firmalarda çalışan dava dışı işçiye, istifası nedeniyle davacı tarafından ödenen kıdem tazminatının, davalı alt işverenlerden rücuen tazmini konulu davada yapılan yargılamada; dava dışı işçinin çalışma kayıtları dosyaya kazandırılmış, dava dışı işçinin 12/09/2010-01/05/2023 tarihleri arasında davacı kurumda güvenlik görevlisi olarak çalıştığı görülmüştür.
Bilirkişi tarafından yapılan tespitte; dava dışı işçinin 2019 yılının 5.ayına kadar özel bir özlük hakkı düzenlemesine tabi olmadığı; bu aydan sonra ise Kamu İhale Sözleşmelerinin 21.3.maddesine göre personelin her türlü özlük hakkından yüklenicilerin (alt işveren) sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığı ve bu düzenlemeye tabi kılındığı görülmüştür.
Dava dışı işçiye 213.979,12 TL kıdem tazminatının davacı tarafından ödendiği, bu tutarın bilirkişi tarafından terditli hesap edilen 2.seçeneğe göre 174.702,41 TL sinin davacı tarafından ıslah konusu edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı ... şirketinin 12/09/2010-30/11/2012 tarihleri arasında; ... şirketinin 01/12/2012-30/11/2014 tarihleri arasında; ... (...) şirketinin 01/12/2014-30/11/2016 tarihlerinde davacı nezdinde güvenlik hizmeti verdiği ve dava dışı işçinin bu dönemlerde davalılara tabi olduğu; dolayısıyla özel düzenlemenin yürürlüğe girdiği 2019 yılının mayıs ayından önceki dönemlerde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır.
Mevzuatımıza göre, işçilik alacakları ile ilgili alt ve üst işveren 3.kişi olan işçiye karşı müteselsilen; fakat kendi aralarında özel bir düzenleme olmaması halinde yarı yarıya sorumlu olmaktadır.
Taraflar arasında ilgili tarihlerde özel bir düzenleme bulunmadığından; raporda ilk seçenekte tespit edilen 140.555,82 TL yüklenicilerden talep edilebilecek rücu bedeli olarak esas alınmış; bundan davalı yüklenicilerin görev yaptıkları döneme orantılı olarak hesaplanan kısımlar hükme esas alınarak toplam 101.279,12 TL üzerinden, davalıların sorumlulukları ayrı ayrı belirtilir şekilde hüküm tesis edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/103, K. 2025/213, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama