KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/632 Esas
- Karar no
- 2025/869
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 31/10/2024
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 31/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan müvekkil şirket ... ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının / tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame olunduğunu,
müvekkili şirket ... tarafından ödenen işçilik alacaklarında / tazminatlarında davalı tarafın sorumluluğunda olan miktarlar kıdem tazminatı bordrolarında görülmekte olup, rücuen müvekkili şirkete ödenmesi lazım gelen miktarların tabloda belirtildiğini, davalı bünyesinde çalışan personele toplam ödenen: 258.920,61 TL müvekkili şirket Kamu İhale Kanunu kapsamında tanınan haklarını kullanmak suretiyle davalı şirkete sözleşme konusu işi ihale etmiş olup, yalnızca ihale makamı sıfatını haiz olduğunu belirterek davanın kabulü ile şimdilik 1.000 TL'nin,
müvekkili ... tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, davadışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücusu istemli alacak davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ...hazırladığı 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda;" Davalının dava dışı işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemesinden dava dışı işçiyi istihdam ettikleri süre ile sınırlı sorumlu olacağı , buna göre.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ESAS NO : 2017/3-993 KARAR NO : 2018/202 sayılı içtihadında rücu hakkı ile ilgili ‘’ Eldeki dava, mevzuat hükümleri uyarınca asıl borçlu olan davalı yerine, mahkeme kararı uyarınca ifada bulunmak zorunda kalan davalı tarafından rücu istemi ile açılmıştır. Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır.
Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişi-ye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır.
Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir.’’Denilmiş olup buna göre rücu davalarında işçi-yüklenici arasındaki hukuki ilişkiden bağımsız olarak değerlendirildiği,
Resmi gazetenin 28 Aralık 2019 tarih 30992 sayısında yayınlanan Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2017/2002 E. 2019/40 59 K. Sayılı ilamı ile hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan rücu davalarında zamanaşımının TBK.m.146 gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağı belirtilmiş olup , dava konusu ihtilafta davacı tarafın kamu zararının gerçekleştiği ödeme tarihlerine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi gerçekleşmediği , nihai takdir sayın Mahkemeye ait olacağı,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ESAS NO : 2017/3-993 KARAR NO : 2018/202 sayılı içtihadına göre davacı açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı belirtildiği, Davalının dava dışı işçilere ödenen tazminatlardan sorumluluğu;¸
Olarak hesaplandığı mütalaa edilmiştir. İtiraz üzerine hazırlanan 21/09/2025 tarihli ek raporda bilirkişi;"davalının dava dışı işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemesinden dava dışı işçiyi istihdam ettikleri süre ile sınırlı sorumlu olacağı , buna göre ; Kök rapordaki tespit ve hesaplamalarda değişiklik yapılmadığını" mütalaa etmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; alınarak toplam 258.920,61 TL üzerinden davanın kabulü ile her bir ödeme bakımından ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle, davacı kurumun davalı firma ile muhtelif tarihlerde hizmet alımı amacıyla sözleşme imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında çalıştırılan işçilerin işçilik alacakları talepleri doğrultusunda davacı yanca ödeme yapıldığı, davalının dava dışı işçilere yapılan ödemelerden dava dışı işçileri çalıştırdığı sürelerle sınırlı olmak zere sorumlu olduğu, davacının davalıya 258.986,14TL yönünden rücu imkanı olduğu anlaşılmış, davacının ıslah il dava değerini 258.920,61TL'ye artırdığı ancak mahkememizce sehven aşkım şekilde karar verildiği,
bu durumun hükmün infazında karmaşa yaratabileceği, mahkememizce resen düzeltilebilir bir hata olduğu değerlendirilerek hükmün tavzihine karar verilerek davacının ıslahı doğrultusunda 258.920,61TLnin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/632, K. 2025/869, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama