KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/741
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Esas no
- ... Esas
- Karar no
- 2025/456
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 12/12/2024
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 12/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı tarafından tebliğ edilen ödeme emrine karşı itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkili firmanın sürekli olarak yurt dışına halı satan bir firma olduğunu, bu sebeple müvekkili ile davalı şirket arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkilinin vermiş davalıya vermiş olduğu siparişlerin ufak bir kısmını gönderdiğini ve kalan kısım için davalı firma ile defalarca görüşmesine rağmen karşılığını alamadığını, müvekkilinin, davalı firma ile çakmak alma konusunda firma ile anlaştığını,
ancak çakmakların çok az bir kısmının müvekkili firmaya verildiğini, müvekkilinin ve davalının banka hesap kayıtlarının üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın haklılığının ortaya çıkacağını, davanın kabulünü ve borçlunun ....
İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasına haksız yere yapmış olduğu itirazın kaldırılmasını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 02/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibin haksız olduğunu, davacı şirketin ...nin, müvekkili şirketten herhangi bir alacağının söz konusu olmadığını, davacı firmanın dava dilekçesinde belirttiği müvekkili şirketten satın aldıkları çakmakların bir kısmının teslim edilmediği hususu gerçek dışıdır.
Davacı firma, müvekkil firmadan çakmak, ... large çakmak ürünler satın almış ve bu ürünler davacı firmaya teslim edildiğini, dvacı firmanın müvekkili şirketten satın aldığı ve müvekkil şirket tarafından teslim edilmeyen herhangi bir ürün mevcut olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketten satın aldığı ürünler davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirket sahibi ile müvekkil şirket sahibi arasında devam eden ticari ilişki neticesinde arkadaşlık ilişkisi gelişmiştir.
Bu arkadaşlık ilişkisi devam ederken davacı şirket sahibi ..., müvekkilden kısa süreliğine borç para istemiş müvekkili şirket sahibi ...'da hem ticari ilişkileri hemde gelişen arkadaşlık ilişkisi nedeni ile davacı şirket sahibine 1.925.000 TL ve 25.000 USD (Amerikan Doları) borç para verdiğini, ilerleyen süreçte müvekkil şirket sahibi ..., davacı şirket sahibi ...'dan alacağını istemiş, davacı şirket sahibi ... da müvekkile olan borcunu, müvekkilin şirket hesabına parça parça gönderdiğini, müvekkili şirket sahibi ..., davacı şirket sahibinden alacağını tahsil etmiştir.
İlerleyen süreçte, davacı firma, müvekkil firmadan aldığı ürünlerin fiyatlarının yüksek olduğunu, ürünlerin yüksek fiyatla kendilerine satıldığını beyan ettiklerini bu husus iki firma arasında ticari işlerin kopmasına sebep olduğunu, şirket sahipleri arasında devam eden anlaşmazlıklar giderek artığını, davacı firma sahibi ..., müvekkil şirket sahibi ...'dan intikam almak duygusu ile müvekkili şirket hesabına, müvekkili ...'a borcunu ödemek için gönderdiği paraları, müvekkili şirketten çakmak sipariş etmiş ve çakmaklar teslim edilmemiş gibi belirterek müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, davacı taraf,
bazı banka dekontlarında bedellerin açıklamasına "çakmak' için gönderildiğini yazdıklarını belirtmişlerdir.
Davacı tarafından sunulan dekontlar incelendiğinde 05/07/2022 tarihinde gönderilen 50.000 TL ve 05/07/2022 tarihinde gönderilen 50.000 TL bedelli dekontlarda "çakmak depozit" yazdığı tespit edildiğini, diğer tüm dekontlar incelendiğinde herhangi bir açıklama yer almadığını davacı tarafından gönderilen ve açıklama yazılan bu ödemelere ilişkin çakmaklar davacı şirkete teslim edilmiştir.
Bu husus davacı tarafçada kabul edildiğini, b u nedenle davacı tarafça belirtilen ve çakmak depozit şeklinde açıklama yazılan bu ödemelere ilişkin çakmaklar davacı tarafa gönderildiğini, davacı şirket tarafından bazı ödemelerin açıklamasına çakmak için şeklinde açıklama yazdığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirketten satın alınıpda teslim edilmeyen herhangi bir ürün bulunmadığını, davacı şirket ödemelerin çakmak alımına ilişkin olduğunu iddia ettiklerini, bazı dekontalara çakmak satımı şeklinde açıklama yazılmasına rağmen,
talep edilen davaya konu paralara ilişkin dekontların açıklamalarına çakmak alımı şeklinde açıklama yazılmaması hususu çelişkilidir.
Bu durumda müvekkil şirketin davacı şirketle çakmak alımı konusunda yerine getirmediği bir taaahhüdünün bulunmadığını gösterdiğini, davacı şirket tarafından yapılan, davaya konu bu ödemeler, davacı şirket sahibi ...'ın müvekkil şirket sahibine borcundan dolayı yaptığı ödemeler olduğunu, davacı taraf yaklaşık 1.5 yıl sonra müvekkil şirketten alacağı olduğunu beyan ederek iş bu davaya konu icra takibini başlat beyanla;
müvekkili şirket aleyhine açılmış olan davanın reddine, Kötü niyetli olarak hareket ederek müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı şirket aleyhine takibe konu alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında icra takibine konu miktar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ile takip dosyasına yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde "Aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemelerinde açılmış davalar aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı 2. davanın açıldığı mahkemede verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile yine işbu dosya hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisine uygun olduğu anlaşılmakla HMK'nın 166. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/741, K. 2025/456, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama