KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2025/222 Esas
- Karar no
- 2026/281
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/03/2025
Karar Metni
1.439 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 25/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle:25.08.2020 tarihinde saat 00:50 sıralarında .../... TEM Otoyolu üzerinde maktuller ... (TC: ...) (dede) ve eşi ...’ın içinde bulunduğu (TC: ...) (babaanne) ... plakalı araç ile ...
(İngiltere) plakalı araç arasında ölümlü-yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, ... ..., doğuştan engelli olduğunu, anne babasının boşanmış olduğunu, velayetin baba ...’ta olduğunu, müvekkilinin özel bakıma ihtiyaç duyması, babanın çalışıyor olması ve babanın özel bakımına yeterli olamayacağı sebebiyle bakımını dede ... ve eşi babaanne ... ‘ ın üstlendiğini, ... (İngiltere) plakalı araç kaza tarihinde ...
Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, ölen ... ve ...’ın desteğinden yoksun kalan müvekkilinin maddi zararlarının karşılanması gerektiğini, müvekkilinin destekten yoksun kalması sebebiyle maddi tazminatını, sürücü ile işleten müteselsilen sorumlu olduklarını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını,
sigorta şirketinden olumlu yahut olumsuz bir cevap alınamadığını belirterek şimdilik 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının Kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranıyla birlikte davalı tarafından müvekkile ödenmesinin ve Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. 25.03.2025
Davalı vekilinin 30.05.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle: ... adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 37970241 poliçe no ile 09.07.2020 - 09.07.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 430.000,00 -TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talepleri Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin teminat dışında olduğunu,
davacının dedesinin ve babaannesinin vefatı nedeniyle destek tazminatı talep hakkı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, Davacının dedesinin ve babaannesinin vefatları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 26.01.2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 1000,00 TL destekten yoksun kalma tazminat bedeli talepli olarak açılan davamızın arttırılarak toplam 410.000,00 TL 'nin davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesini, Belirsiz olarak açılmış olması ve alacağın tümü için kaza tarihinde zamanaşımının kesilmiş olması hasebiyle 410.000,00 TL bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı işletilmesine ve davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, Trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Trafik Bilirkişi ... ile Aktüerya bilirkişi ... hazırladıkları 06.11.2025 tarihli raporda. "25.08.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; ...
İngiltere plakalı otomobil sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; “d) Arkadan çarpma,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı ASLİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yüz (%100), ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen sürücülere ait kural ihlali tespit edilmediği ve kazaya sebebiyet vermediğinden dolayı KUSURUNUN OLMADIĞI,
Davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olayda ... ile ...’ın vefatı nedeniyle; davacının kazada ölen ... ile ...’ın torunu olduğu, davacının anne ve babasının hayatta olduğu, kural olarak davacıya bakım ödevinin anne ve babasında olması ve buna göre de bu konudaki Yargıtay kararlarına göre; davacının babaannesi ... ile dedesi ...’ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat talep koşullarının gerçekleşmemiş olduğu, davacının destek tazminatı talep edebileceğinin kabulü halinde ise.
Babaannesi ...’ın vefatı nedeniyle. Davacı torun ... ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının = 490.281,17 TL. olduğu, Davacının destek zararının poliçe limitini aşması nedeniyle ...’ın vefatı nedeniyle. Davalının sorumluluğunun 410.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, Büyükbabası ...’ın vefatı nedeniyle.
Davacı torun ... ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının = 331.127,54 TL. olduğu, Davacının destek zararının poliçe limitinin içinde kaldığı, Davalının 25.03.2025 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte olduğu..” şeklinde mütalaada bulunmuştur. .
Tanık ... beyanında. Ben müteveffa ... ve ... komşusuyum. Oğulları ... olan torunları fiziksel olarak engellidir. Aynı zamanda zihinsel olarak da bir geriliği vardır. ... 2017 yılında boşandıktan sonra çocuğun bakımını babaannesi ve dedesi üstlendi.Çocuk babaanne ve dede ile oturuyordu. Gittiği okulun kaynaştırma öğrencisiydi, bu okul ... ve ... evine yaklaşık 800 metre yakınındaydı. Öğlenleri yemeğini babaannesi götürüyordu.
O dönemde engeli oldukça fazla olduğundan tuvalet ihtiyacını gideremiyordu. Babaannesi altını bezliyordu. Annesi arada bir gelip görüyordu. 15 günde bir de çocuğu annesine götürüyorlardı. Fakat baba ... çalıştığından çocuğun tüm bakımı babaanne ve dedesi tarafından karşılanıyordu. ... ve ... ikisi de emekliydiler. Maddi olarak da torunlarına onlar bakıyorlardı. Annesi evlendikten sonra çocukla bağı iyice koptu.
Babaanne ve dede vefat edince ... kızına bakabilmek için işten çıktı. Şuan da da İstanbuldan Çoruma taşınmıştır. ... ve ... torunlarının üzerine adeta titriyorlardı. Her ihtiyacı ile ilgileniyorlardı. Çocuk gece ve gündüz de onların yanında kalıyorlardı. dedi.
Tanık ... Tanık beyanında ben ... ve ... komşusuydum. Ayrıca köylüleriyim bu sebeple onları tanırım. ... evliliğinden olma bir kızı vardı. Kızı zihinsel olarak yaşıtlarından geriydi ve konuşma güçlüğü çekiyordu. Anne ve babası çalıştığı için kızlarına gün içerisinde babaanne ve dedesi bakıyordu. Çocuğun okulu da onların evlerine yakındı. Anne ve babası bir aradayken akşamleyin çocuğu alırlardı.
Anne ile baba ayrıldıktan sonra çocuk temelli olarak babaanne ve dedesinin yanında kalmaya başladı. Çocuğun tüm ihtiyaçlarıyla babaanne ve dedesi ilgileniyordu. ... ve ... emeklilerdi. Maddi olarak da çocukla onlar ilgileniyorlardı. Vefatlarından sonra çocuk bir süre anneannesinde kaldı, bir süre halasında kaldı. Böyle halledemeyince de ... kızını da alıp Çoruma taşındı. Çocuğun anne tarafı çocukla ilgileniyor muydu pek bilmiyorum.
Fakat çocuk babaannesinin yanında kalıyordu ve tüm işleriyle babaanne ilgileniyordu, dedi.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları ile birlikte tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde. 25.08.2020 tarihinde .../... TEM Otoyolu üzerinde maktuller ... (TC: ...) (dede) ve eşi ...’ın içinde bulunduğu (TC: ...) (babaanne) ... plakalı araç ile ...
(İngiltere) plakalı araç arasında ölümlü-yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile gerçekleşen kazada ... İngiltere plakalı otomobil sürücüsü ...’ın ASLİ DERECEDE %100 KUSURLU OLDUĞU, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın KUSURUNUN OLMADIĞI, tespit olunmuş, hazırlanan raporun olayın oluş şekli ile KTK hükümlerine uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ile Babaannesi ...’ın vefatı nedeniyle. Davacı torun ... ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının = 490.281,17 TL. Büyükbabası ...’ın vefatı nedeniyle.
Davacı torun ... ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının = 331.127,54 TL. olduğu, Davalının sorumluluğunun 410.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, kanaati bildirilmiş, Hazırlanan raporun yargısal dentime açık ve yerleşik yargı içtihatları ile benimsenen bilimsel metodlara uygun şekilde hazırlandığı gözetilerek hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı yan davacının büyükbaba ve babaannesinin desteği olamayacağından bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuş ise de toplanan deliller ,dinlenen tanık beyanları ışığında somut olayın kendine özgü özellikleri irdelendiğinde; davacı küçüğün engelli olduğu, anne ve babasının bir arada olduğu dönemde dahi gündüz bakımına ihtiyaç duyduğu, bu ihtiyacın babaannesi ve büyükbabası tarafından karşılandığı, davacının ikametinin büyükbaba ve babaannesinin evi olduğu, okulunun büyükbaba ve babaannesinin yerleşim yerine yakın olduğu,
anne babasının ayrılığından sonra da bakımının büyükbaba ve babaannesi tarafından tam zamanlı olarak karşılanmaya başladığı, bu halde büyükbaba ve babaannesinin davacı küçüğün desteği olmadığını söylemenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı,
engelli bir çocuğun bakımının büyükbaba ve babaanne tarafından üstlenilmesinin, anne babanın çalışma hayatında yer alması sebebiyle oldukça olağan olduğu değerlendirilerek davacının sigorta limitleri dahilinde yaptığı bedel artırımı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir delil sunmadığı gözetilerek temerrüt tarihi dava tarihi olarak kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/222, K. 2026/281, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama