KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/53 Esas
- Karar no
- 2025/642
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/06/2024
Karar Metni
1.351 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 14/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle. Alacaklı müvekkile olan borcu nedeniyle .... İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket, ticari faaliyet kapsamında küçük ve orta büyüklükteki kobi ölçekli firmalara finansal yatırımlarında danışmanlık hizmeti verdiğini, davalı taraf, tıbbi ilaç ve ilaç ham maddeleri sektöründe faaliyet gösteren kobi ölçekli bir firma olduğunu, davalı, müvekkil ile anlaşarak Kosgeb, Sgk, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı,
vb. kamu kurum ve kuruluşları nezdinde davalı tarafa danışmanlık hizmeti verilmesi ve davalı taraf adına yapılması gerekli iş ve işlemlerin takip edilmesi ve neticelendirilmesi suretiyle, davalı tarafın mal ve hizmet tedarik maliyetlerinin düşürülmesi, finansman sorununun iyileştirilmesi,
rekabet etme gücünün artırılmasına yönelik, ücreti mukabilinde danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda anlaşmış ve mutabık kaldıklarını, bu kapsamda davalı taraf ile müvekkil arasında ticari nitelikli Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi yapıldığını, davalı taraf ihtiyacı olan hizmeti müvekkil şirketten almış ve kendi için gerekli menfaati müvekkil şirket sayesinde temin ettiğini, elbette her verilen hizmetin bir bedeli olup, sözleşmede belirlenen ve davalıya verilen hizmetin tutarını içeren fatura ekte mevcut olup davalının bu faturadan kaynaklanan borcu bulunduğunu,
müvekkil tarafından davalı tarafa yukarıda belirtilen ve sözleşmede kararlaştırılan hizmetler verilmiş ve davalıya faturalandırılmış olup, davalı taraf aldığı bu hizmete rağmen müvekkile ödemesi gereken bedeli ödemediği gibi, verilen hizmete ve kesilen faturaya itiraz etmediğini, davalı taraf ile müvekkil arasında anlaşma gereği davalının hizmet bedelini ödememesi nedeniyle .... Noterliğinin 29/03/2024 tarihli ve ...
Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek davalıya ihtar çekilmiş ve dava açmadan önce borcunu ödemesi istendiğini, ancak davalı taraf borcunu ödemediği gibi, gönderilen ihtarnameye de itiraz ettiklerini, bunun üzerine mahkeme ve icra dairesi dışında başka bir çözüm yolu kalmadığından .... İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraf müvekkile borcu olmadığından bahisle itiraz etmiş ve takip durduğunu, başlatılan icra takibine, sırf müvekkile olan borcu ötelemek amacıyla hiçbir gerekçe göstermeden yaptığı itirazı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak için itiraz edildiği aşikar olduğunu, bu nedenle davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, faturadan ve sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedeline ilişkin borcun tahsili için işbu davayı açtıklarını beyan etmiştir.
Davalı vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Somut uyuşmazlıkta, tarafların sözleşmeye yetki şartı koyarak çıkacak uyuşmazlık için yetkili mahkemeyi ve icra dairelerini belirledikleri, ayrıca taraflarca genel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkisinin de devam edeceğine dair sözleşmeye hüküm koymadıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılamayacağı son derece açık olduğunu, yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, somut davadaki yetkisine itiraz ettiklerini, her ne kadar davacı ile müvekkil şirket arasında sözleşme ilişkisi mevcut olsa da,
söz konusu faturaların müvekkil şirket tarafından teslim alınıp alınmadığı, teslim alındıysa şirket yetkilisi veya teslime yetkili kişinin teslim alıp almadığı hususlarında davacının dilekçesinde hiçbir açıklama olmadığı, bu hususlarda somut herhangi bir delil de sunmamış olduğu,
davacı şirket ayrıca, davalı müvekkil şirkete hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle ihtarname gönderdiğini, ihtarnameye itiraz edilmediğini, icra takibine borcu ötelemek amacıyla itiraz edildiğini, itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ettiğini, ancak, davacının hizmet bedeli ödenmediği iddiasıyla açmış olduğu davada iddiasını ispat etmesi gerektiğini, keza, davacı şirketin müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını,
davacı şirketin tek taraflı düzenlediği ve müvekkil şirket yetkilisine tebliğ veya teslim edildiği meçhul faturalara dayanarak alacak iddiasında bulunan davacının bu iddiasının kabulü mümkün olmayıp davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin iddiaları bu yönüyle muğlak ve delilsiz olduğunu, son olarak, borcun varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, yani borç likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, nitekim ortada borç da olmadığını, davacının tek taraflı olarak faturalar düzenlenerek alacak iddiasında bulunduğu, usulüne uygun fatura tebliği olmadığı,
müvekkil şirketin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmiş olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde ne alacaktan ne de likit alacaktan bahsetmenin söz konusu olamayacağı son derece açık olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarihli... esas ... sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLER
- .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, - Mali Müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 01/08/2025 tarihli bilirkişi kök raporu. -.... Noterliğinden gelen cevabi yazı. -Arabuluculuk Daire Başkanlığının 2024/... nolu tutanağı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, taraflar arasındaki danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında davacının verdiğini iddia ettiği hizmete karşılık düzenlediği faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ile takip dosyasına yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m.67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir marifetiyle hazırlanan01/08/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "...Alacaklı şirketin, borçlu aleyhine 17.04.2024 tarihinde başlattığı ilamsız takipte 72.475,62 TL danışmanlık hizmet bedeli, 1.025,76 TL Noter İhtarname gideri olmak üzere toplam 73.501,38 TL alacağının, 72.475,62 TL tutarlı danışmanlık alacağına takip tarihinden itibaren yıllık 451,75 oranda işleyecek avans faizi ile 1.025,76 TL ihtarname gideri alacağına ise 99 yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği,
dosyaya mübrez belgelerden ithal makinanın KDV den muaf olarak GGB ile yurda girişi yapılmış olduğundan davacının davalıdan 72.475,62 TL alacaklı olabileceğinin değerlendirildiği ve davacının bu alacağına takip tarihinden itibaren ise yıllık 651,75 orandan başlayan değişen oranlarda faiz uygulanması gerekeceği, mahkemece davacının danışmanlık yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine varılması halinde 1.025,76 TL noter masrafının yargılama gideri olarak davalının sorumluluğunda olduğu..." sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında hizmet alım satımı hususunda sözleşme yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulkunmamaktadır. Bu anlaşmaya göre davacı hizmet veren; davalı ise hizmet alan konumunda olup, davalı hizmet karşılığında aralarında belirlenen ücreti ödeme yükümlülüğünü üstlenmiştir. Uyuşmazlık; düzenlenen faturanın verilmiş bir hizmet için olup olmadığı ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan takibe itirazın iptali hususuna ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi raporu alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; takip konusu fatura davalı tarafından iade edildiğinden mali açıdan yok hükmünde olduğunu, bu durumda taraflar arasındaki sözleşme gereğince hizmetin yerine getirilip getirilmediği hususunda değerlendirme yapıldığı; tarafların arasındaki sözleşme ve dosya ekindeki yazışmalar incelendiğinde davacının takip talebindeki miktar kadar alacağa hak kazandığı hususunda görüş bildirdiği görülmüştür.
Davacı ve davalı ticari defterleri lehe delil olarak kabul edilmiş ve yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının hizmeti yerinde getirdiği ve asıl alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği, mahkememizce bilirkişi raporundaki tespitlerin hüküm kurmaya elverişli ve yasa ve içtihatlara uygun olduğu anlaşıldığından davacının asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.
Alacak likit olduğundan davacının %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebi haklıdır.
Tüm dosya kapsamından; davacının davaya konu edilen faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ticari defterleri ile ispat ettiği anlaşılmakla usul ve esasa uygun bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının davasının kabulüne dair karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/53, K. 2025/642, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama