KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/713 Esas
- Karar no
- 2025/645
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 06/10/2025
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 06/10/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ...’nin (“Müvekkil Şirket”) lehtar, ...
Şirketi’nin (Vergi Kimlik No: ...) keşideci olduğu ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 1 adet çekin keşideci tarafından gönderildiği belirtilmiş olmasına rağmen müvekkili şirket’in hakimiyet sahasına girmeden kaybolduğu/çalındığı tespit edilmiş olup, yapılan tüm aramalara rağmen söz konusu çek bulunamadığını, müvekkili şirketin hakimiyet sahasına girmeden kaybolan/çalınan keşidecisi ... ..., lehtarı ... olan ... ... Bankası Anonim Şirketi ...
Şubesi’ndeki ...-... müşteri numaralı hesaptan ödenecek olan ve ... seri numaralı, 103.439,81 Türk Lirası değerindeki 1 adet çek üzerine teminatsız olarak, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını, verilecek tedbir kararı gereğince kararın muhatap bankaya (... ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi) ve ilgili ticaret siciline bildirilmesine,
Yargılama neticesinde keşidecisi... ... lehtarı ... olan ... ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi’ndeki ...-... müşteri numaralı hesaptan ödenecek olan ve ... seri numaralı, 103.439,81 Türk Lirası değerindeki çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kıymetli evrak (çek) iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin incelenmesinde; iptali istenen çekin keşidecisinin ... Şirketi, çekin lehdarının davacı şirket olduğu, söz konusu çekin keşideci tarafından dava dilekçesinde açıklanmayan bir yolla davacı lehtar şirkete gönderildiği sırada kaybolduğu/çalındığı ve davacı şirkete ulaşmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Davacı çekin nerede ve ne şekilde kaybolduğuna ilişkin belge, çekin kendisine gönderildiğine ilişkin ispat vesikası ve çek suretlerini dosyaya sunmamıştır.
Çekin tedavüle çıkarılması, düzenleyenin çeki doldurup imzaladıktan sonra, zilyetliğini başka bir kimseye intikal ettirmesiyle sağlanır. Çek üzerinde lehtarın hak sahibi olabilmesi; düzenleyen ile lehtar arasında bir zilyetlik anlaşması olması ve senet zilyetliğinin lehtara geçirilmesi ile gerçekleşir. (Ömer Özkan - Elmas Güner, Çekin Tedavüle Sunulması ve Devri, Akademik Bakış Dergisi, S.32, Yıl 2012).
Kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.HDnin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Lehtar, çekin zilyetliğini iktisap etmediği sürece hak sahibi sıfatını kazanamadığından, çek ile ilgili herhangi bir talep ileri süremeyecektir.
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 HD 2025/1006 Esas 2025/1173 Karar) Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacı çek üzerinde hak sahibi ve çekin hâmili olmamıştır.
Bu durumda davacının henüz hak sahibi olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/713, K. 2025/645, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama