KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/713
- Karar No
- 2025/773
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/713 Esas
KARAR NO : 2025/773
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2025
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı dava dilekçesinde özetle. 2024 yılında davalı vergi dairesine kayıtlı -------- mal aldığını ve bedelini ödediğini, ödenen borca ilişkin vergi dairesince işlem yapılmadığını, mevcut borç olmadığı halde icra ve haciz işlemlerinin başlatılma ihtimali olduğunu belirterek davacıya borçlu olunmadığının tespiti yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı adına ------- vergi numaralı ------- vergi borcuna istinaden müstesesilen sorumluluktan dolayı -------- numaralı ödeme emri düzenlendiğini, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesinin altınca fıkrasında, üçüncü şahıs, haciz bildirisi içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek,
üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebileceği, yedinci fıkrada menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değerinin ödeneceği, üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklı olduğunu, yasal mevzuat uyarınca amme alacağının tahsili amacıyla tesis edilen kamu haczinde yasal bir isabetsizlik bulunmadığından açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava. 6183 sayılı AATUHK'nın 79. maddesi gereğince üçüncü kişi tarafından açılmış menfi tespit isteğine ilişkindir.5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir.
Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği ve asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Somut olayda; dava dışı -------- isimli şahsa ait vergi borcuna istinaden müteselsil sorumluluk ilkesi gereği 6183 sayılı yasa uyarınca davalı kurum tarafından 3. kişi davacıya ödeme emri gönderildiği ve davacı tarafından da amme borçlusu -------- herhangi bir borçları bulunmadığı ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada uyuşmazlığa benzer durum ve koşullara sahip -------- saylı ilamı, -------- sayılı emsal içtihatları gözetildiğinde, bu tür uyuşmazlıklarda görevli adli yargı yer mahkemesinin "Asliye Hukuk Mahkemeleri" olduğu açık olup, HMK.'nın 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle; göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/713, K. 2025/773, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama