KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2026
- Esas no
- 2026/432 Esas
- Karar no
- 2026/431
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/05/2026
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 19/05/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle: davalılar tarafından pert/sovtaj süreci içinde satışa çıkarılan ve ilk satış ilişkisi davalı ...
A.Ş. üzerinden kurulan eski plakası ..., yeni plakası ... olan, ... şasi numaralı ... marka araçta satış tarihinde mevcut olup sonradan uzman teknik inceleme ekspertiz raporları ve mahkeme delil tespiti ile ortaya çıkan gizli ayıp niteliğindeki change/ kesme-ekleme / kaynak işlemli ağır yapısal ayıp nedeniyle asli talep olarak TBK m. 227/1 ve 229 kapsamında sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığının kabulünü, davacının aracı davalılara iade etmeye hazır olduğunun tespiti karşılığında temlike dayalı ilk satış bedeli ile satılan için yapılan zorunlu ve faydalı giderlerin belirli alacak olarak ekspertiz, delil tespiti, noter,
arabuluculuk ve sair zorunlu giderler ile diğer doğrudan zarar kalemlerinin ise miktarı yargılama ve bilirkişi incelemesi ile tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, mahkemece sözleşmeden dönme koşullarının somut olay yönünden kabul edilmemesi hâlinde ise terditen ayıp oranında bedel indirimi/ değer kaybı ile boşa giden veya faydasız hale gelen giderler ve diğer müspet zarar kalemlerinin HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, ayıplı mal satıldığından bahisle ikame olunan alacak davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.
Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacının tacir olmadığı, satımın ticari nitelik taşımadığı anlaşılmış, uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
21/05/2026 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/432, K. 2026/431, 21 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama