KÜNYE
T.C. İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2025/253
- Karar no
- 2026/182
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/09/2025
Karar Metni
1.715 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ticari faaliyetlerini sürdürdüğü ... Mah. 2745 Sok. No:5/2 .../İstanbul adresinde elektrik tedarikçisi ... olup, üst katında faaliyet gösteren, ayrı bir tüzel kişilik olan ... ... ... San. Tic.
A.Ş’nin enerji tedarikçisi ... A.Ş olduğunu, ... ...’ya ait enerji tüketiminin hatalı bir şekilde müvekkil adına düzenlendiğini, bunun neticesinde müvekkilin çift fatura ödemek durumunda kaldığını, bu kapsamda müvekkilin, Aralık 2022 tarihinden Ağustos 2023 tarihine kadar toplamda 145.813 kWh fazladan faturalandırıldığını tespit ettiğini ve bu bedelin iadesi için ... Satış A.Ş. ve ... ...
Satış A.Ş.’ye talepte bulunduğunu ancak yapılan başvurulara rağmen ... tarafından sadece Kasım 2023 dönemi adına 40.521,20 kWh’lık bir kısmı iade edilmiş geriye kalan 145.813 kWh’ın iadesi taraflarca sağlanmadığını, ...
Elektrik A.Ş. tarafından 23.07.2025 tarihinde müvekkile gönderilen 2025/ET-... sayılı cevap yazısında, Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (...) sistemleri üzerinden geriye dönük düzeltme “(GDDK)” yapılması hâlindeiadeişlemigerçekleştirilebileceğinin belirtildiğini, ayrıca bu konuda tedarik şirketlerine tüketim bildirimi yapan ... Dağıtım A.Ş’nin ve ...’ın sorumluluğunun bulunduğunun ifade edildiğini akabinde ... ...
A.Ş de, 07/08/2025- ... numaralı ihtara cevaplarında fazladan ödenen fatura bedelinin iadesine ilişkin taleplerinin geri çevrildiğini bu noktada müvekkilin fazladan ödediği fatura miktarları davalı taraflarca iade edilmemiş sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle fazladan ödenen elektrik faturası bedellerinin iadesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Dava konusu olay kapsamında müvekkil şirkete herhangi bir kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını davalının, davacının ihtarnamesine verdiği cevabında da görevli elektrik dağıtım şirketi tarafından ...’a geriye dönük düzeltme beyanında bulunulması halinde ödeme yapabileceği hususunu açıkça belirttiğini, dava konusu uyuşmazlık kapsamında müvekkil şirketin sorumluluğu, bölgede görevli dağıtım şirketi tarafından ... sistemine bildirilen davacı tüketimlerinin kendileriyle yapılan ikili anlaşma şartlarına uygun şekilde fiyatlandırılması olduğunu, davacının tüketim miktarları açısından
muhatabının görevli elektrik dağıtım şirketi olduğunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 33. maddesinin 2. fıkrasının a) bendinde “Lisansında belirlenen bölgedeki
dağıtım gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin sayaçlarının kurulumu, bakımı ve işletilmesi hizmetlerini yürütmek, söz konusu bölgede yer alan sayaçları okumak ve elde edilen verileri
ilgili tedarikçilerle ve piyasa işletmecisiyle paylaşmak” şeklinde düzenlendiğini, bu hüküm gereğince sayaç okumaları davacı aboneliğinin bağlı bulunduğu dağıtım şirketi olan ...
Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yapıldığını, davalı şirket bu okumalar ile bağlı olduğunu, davacının taleplerinin karşılanabilmesi için öncelikle yapılması gereken dağıtım şirketinin
... sistemleri üzerinden geriye dönük düzeltme (GDDK) yapması olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede belirtildiği üzere Kasım 2023
dönemine ait olan ve görevli dağıtım şirketi tarafından bildirilen geriye dönük düzeltmeler
kapsamında 25.12.2024 tarihinde davacıya 162.526,01 TL iade sağlandığını, dava öncesi
süreçte dağıtım şirketi ile ... tarafından gereken düzeltmeler yapılmadığından fazladan
ödendiği iddia edilen dava konusu tutarlara dair müvekkil şirket tarafından bir iade
yapılamadığını, bu sebeple müvekkil şirketin bu davanın açılmasında bir kusurunun
bulunmadığının ve davacının taleplerinin diğer davalı dağıtım şirketi tarafından yapılacak
işlemler sonucu somutlaştırılması ve karşılanmasının mümkün olabileceğinin dikkate alınması
gerektiğini, Zira fazladan bir faturalandırma söz konusu ise bile esas tüketimlerin ölçülmesi,
ayrıştırılması dağıtım şirketinin yapması gereken bir işlem olup bu hususta müvekkil şirketin
herhangi bir görevi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava fazla tüketim hesabına ilişkin olup davalı müvekkil ... ...
Perakende Satış A.Ş. Yönünden huzurdaki davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan
usulden reddi gerekmektedir. Dava konusu tüketim noktası davacının değil, üst kat kiracısı
... ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin adına kayıtlıdır. Ne davacı yanın ne de
... ... ... San. Tic. A.Ş.'nin dava konusu dönemde ... ...
Elektrik Perakende Satış A.Ş. nezdinde aboneliği vardır. Davacı yan ... 'in ...nezdinde hiçbir dönemde aboneliği olmadığı, ... ... San. Tic. A.Ş.'nin ise dava konusu dönemde herhangi bir aboneliği olmadığı anlaşılmıştır; Bu nedenle huzurdaki davanın davalı müvekkil ... A.Ş.'ye yöneltilmesi anlamsız olup dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevsizlik ve yetkisizlik itirazlarını ileri sürerek piyasa işletmecisi olan şirketin, elektriğin fiziki üretimi, iletimi ve dağıtımı noktasında hiçbir görev ve sorumluluğa sahip olmadığından bahisle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, 2022 aralık-2023 ağutos aylarına ait dönem faturaları, Dava dışı ... ... Şirketinin dönem faturaları, abonelik kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mahkememizce atanan elektrik mühendisi bilirkişinin hazırlamış olduğu 04/01/2026 tarihli raporda "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Faturalarda ve
faturalandırmaya esas unsurlarda hata tespiti” başlıklı 36. Maddesindeki “Sayacın hatalı
okunması ve tüketim miktarının hatalı hesaplanmasına bağlı dağıtım şirketi ve tedarikçi
kaynaklı hata olayıdır. Bundan dolayı davalı ... Dağıtım A.Ş.’nin kayıtlarında
mevcut sayaç okuma değerlerinin esas alınarak fazla ödenen bedellerin davacı şirkete iade
edilmesi, somut olayın Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği
134.maddesindeki; ... sisteminde GDDK işlemlerinin yapılmasıyla ilgisi olmadığı, davalı ... Satış A.Ş., davalı ... Dağıtım A.Ş. tarafından hatalı ve
mükerrer okunan tüketim değerlerini faturalaştırarak davacı şirketten fazla tahsilat yaptığı,
yaptığı fazla tahsilatlar gecikme faiziyle birlikte davacı şirkete ödemesi gerektiği, bu
nedenle davalı ... Satış A.Ş.,’nin yaptığı fazla tahsilatı gecikme faiziyle birlikte
davacı ... ... ve Ticaret Ltd. Şti.’ne ödemesi gerektiği, davacı şirketin asıl alacağı 559.818,48 TL, gecikme faizi 39.363,67 TL,
davacı şirketin toplam alacağı 599.182,15 TL, davacı ... ... ve Ticaret Ltd. Şti.’nin, dava tarihi itibariyle davalı
... Satış A.Ş.’den alacağı 599.182,15 TL olarak saptandığı, davalılar ..., ... Dağıtım A.Ş. ve ... ...
Elektrik Perakende Satış A.Ş.’nin sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varıldığı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Davacı tarafından sunulan 12.01.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 599.182,15TL ye artırdığı ve eksik harcı tamamladığı görülmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak fazladan ödenen elektrik fatura bedellerinin tahsiline ilişkindir. İncelenen belgelere göre dava ve taraf ehliyeti vardır. HMK 7 gereği mahkememiz yetkili ve taraflar tacir olduğundan mahkememiz görevlidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesinde:'' İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. HMK 94. Maddesinde: Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için, bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır (TBK m.77/1).
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.(BK.m.101/1, TBK.m.117/1)
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebindebulunulmadan temerrüt faizi işlemez.Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda; davacı taraf ... Mah. 2745 Sok.
No:5/2 .../İstanbul adresindeki işyerinin elektrik tedarikçisi ... olduğunu, üst katta faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişilik olan ... ... ... San. Tic. A.Ş’nin enerji tedarikçisinin ... A.Ş olduğunu, ... ...’ya ait enerji tüketiminin hatalı bir şekilde davacı şirkete düzenlendiğini, Aralık 2022 tarihinden Ağustos 2023 tarihine kadar toplamda 145.813 kWh fazladan faturalandırıldığını, bedelin iadesi için ... Satış A.Ş. ve ...
... Satış A.Ş.’ye talepte bulunduğunu, ... tarafından Kasım 2023 dönemi adına 40.521,20 kWh’lık bir
kısmı iade edildiğini geriye kalan 145.813 kWh’ın iadesi yapılmadığından bahisle fazladan tahsil edilen fatura bedellerinin iadesini talep etmiştir.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin Faturalarda ve faturalandırmaya esas unsurlarda hata tespiti başlıklı 36. Maddesinde: (1) Bu madde kapsamındaki hatalar; çarpan hatası, sayacın hatalı okunması ve tüketim miktarının hatalı hesaplanmasına bağlı dağıtım şirketi kaynaklı ya da yanlış tarife ile diğer bedellerin hatalı hesaplanmasına bağlı tedarikçi kaynaklı hatalardır. Mükerrer ödeme bildirimi de bu fıkra kapsamında değerlendirilir.
(5) Bu madde çerçevesinde dağıtım şirketi veya ilgili tedarikçi tarafından hatalı tespitte bulunulduğu sonucuna varılması halinde; b) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Yapılan hatalı tespitin giderilmesine ilişkin yapılacak işlemin tüketicinin lehine olması durumunda; tüketimdeki farklar, gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten en geç 3 iş günü içerisinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye tedarikçi tarafından iade edilir.
Mahsuplaşmayı içeren ödeme bildiriminin düzenlenme tarihine kadar gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammına hatalı tespitte bulunan taraf katlanır. Dağıtım şirketi tarafından hatalı tespitte bulunulması halinde dağıtım şirketi gecikme zammını tüketiciye ödenmek üzere tedarikçiye öder.
Şeklinde yasal düzenlem bulunmakta olup tüketici lehine doğan alacaklarda, tüketimin hesaplanacağı süre konusunda bir sınırlama getirmediği, yürürlükte olan yönetmeliğe göre hatalar açısından, hatanın başlangıç tarihi itibariyle tüketimin hesaplanması gerektiği, davacının fazla ödemelerin iadesini talep edebileceği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporu ile (kasım 2023) iade işlemi yapılan miktar mahsup edilerek yapılan hesaplama sonrasında davacının ilgili yönetmelik gereği yapılan hesaplama sonrası 599.182, 15TL nin iadesini talep edebileceği hesaplanmış olup bilirkişi raporu denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamında faturaların davalı ... şirketi tarafından düzenlenerek tahsilatında bu şirket tarafından yapıldığı görülmüş olup TBK m.77 gereği açılacak davalarda sebepsiz zenginleşenin parayı tahsil eden kişi olduğuna dair kararları dikkate alındığında davalı ...'in sebepsiz zenginleşmiş olması sebebi ile husumetinin bulunduğu, diğer davalıların yapılan fazla ödemeden dolayı sorumluluğu bulunmadığı anlaşıldığından bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
03/03/2026 Katip ... Hakim ...
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/253, K. 2026/182, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama