KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/596 Esas
- Karar no
- 2019/752
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/07/2018
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...'in ... Satış AŞ abonesi olup ... no ile kayıtlı olduğunu, ticarethanesinde 20/11/2000 02/05/2003 30/09/2009 28/12/2009 06/04/2014 son ödeme tarihli faturalarını ödemediğini, bedelin tahsili amacıyla ... 36. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine başlandığını, borçlu ise 07/03/2017 tarihli dilekçesi ile takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak %16,80 yıllık, 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı iş bu gecikme faizi tutarına işleyecek %18 katma değer vergisi ile takibin devamını, davalıya icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın İİK 67 maddesinde aranan şartlara uymadığı itirazdan 1 yıl içinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptali davasını açmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yanın delil olarak fotokopisini sunduğu sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, usulsüz açılan ve esas bakımından haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tüketim bedelinden kaynaklanan tüketim borcunun tahsili ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası talebine ilişkindir.
Mahkememizce, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... ve ... Vergi Dairesinden, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden davalının ticari işletme kaydının olup olmadığı, hangi usulde vergilendirildiği, hangi usulde defter tuttuğu ve vergiye esas kazanç bildirimi sorulmuş, gelen cevaplarda; davalının dava konusu adresten 20 yıla aşkın süre önce taşınmış olduğu, davalı adına ticari işletme kaydının 1994 yılında terkin edildiği, davalının sadece gayrimenkul sermaye iradı yönünden mükellef olduğu, ticari kazanç mükellefiyetinin bulunmadığı bildirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Eldeki davada, açıklanan tüm yasal mevzuatın bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tacir olmadığı, dava konusu edilen alacağın da bu anlamda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir husustan doğmamış ve mutlak ticari dava da söz konusu olmadığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği ve Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ...
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/596, K. 2019/752, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama