KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/324 Esas
- Karar no
- 2024/976
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/05/2023
Karar Metni
1.270 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " “Müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı işleteni ... olan ... plakalı araç sürücüsü davalı ... tarafından, 11.05.2021 tarihinde müvekkilin sevk ve idaresindeki araca arkadan yandan çarparak davalı maddi hasara yol açılmıştır. Söz konusu kaza sonrası müvekkilin aracı kullanılmaz duruma gelmiş ve tamir edilememiştir. Müvekkilin aracı 1997 model ... Serisi kamyonettir.
Söz konusu kazada müvekkilin aracının sağ ön yan kısmı hasar görmüştür. Müvekkilin söz konusu kazada herhangi bir kusuru söz konusu değildir. Zira davalı sürücü tarafından kullanılan araç hızını kavşaklara yaklaşırken yavaşlatmamış, aşırı süratlidir. İş bu sebeple söz konusu kazada kusur tespitinin yapılmasını talep ederiz. Karşı taraf somut olayda geçişini tamamlamakta olan müvekkile aşırı süratle çarpmıştır.
Nitekim müvekkil karşı tarafın geldiğini fark edememiş, aşırı süratle kendisine çarpmasına engel olamamıştır. Keza müvekkil kazayı engellemek için fren tedbiri uygulamış ancak karşı taraf herhangi şekilde fren kullanmamıştır. İş bu sebeple kaza tespit tutanağındaki kusur tespiti yerinde değildir. Kaza sebebiyle aracın sigortalayanı ... A.Ş.'ye başvurduğumuzda sigorta şirketi tarafından herhangi bir zarar karşılanmamıştır.
Karşılanmayan zararlar için yapmış olduğumuz arabuluculuk süreci de olumsuz sonuçlanmıştır. Müvekkilimizin aracı hasardan önce bakımlı olup kaza sebebiyle rayiç piyasa fiyatında değeri oldukça düşmüştür. Keza kazadan sonra müvekkilin aracı kullanılmaz durumda olup müvekkilin araç değer kaybının yanında araçtan mahrum kaldığı günlerin karşılığının da ödenmesi gereklidir.
Huzurdaki davada davalı sigorta şirketi tacir olduğundan Sayın Mahkemeniz görevli olmakla, aracın değer kaybı konusunda davalı sigorta şirketi diğer davalılar ile birlikte poliçe limitleri kapsamında müşterek ve müteselsilen sorumlu olup poliçe limitini aşan durumda davalı gerçek şahıslar tamamen sorumludur.
Keza araçtan mahrum kalınan günler yönünden davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar müşterek ve müteselsilen sorumludur.” ifadeleriyle dava konusu olayı anlatarak davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve hasar tazminatı ve mahrum kalınan günler için ikame araç bedelinin hesap edilerek davalılardan tazmini talebi ile dava açılmıştır. davanın reddine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıların mahkememize cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: " Dava konusu olayda, 11/05/2021 günü saat 18.55'te, ... ili, merkez ilçesi ... mevkinde, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiği,
davacı ...'nun ... plakalı aracının sağ yan ön kısmının hasar gördüğü meydana gelen kazada davacının kusurunun olmadığı ve kaza tespit tutanağındaki kusur tespitinin hatalı olduğu iddia edilerek ... plakalı araçta meydana gelen hasarın, değer kaybının ve mahrum kalınan araç ikame bedelinin hesap edilerek davalılardan tazmini talebi ile dava açılmıştır. Kaza tespit tutanağında sürücü ... idaresindeki ... plaka aracın 11.05.2021 tarihinde ..
8. cadde üzerinde seyir halinde iken, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde 1. caddeye giriş yapması ile aynı mahalde sağ tarafta 1. cadde üzerinde ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın geçiş öncesi riayet etmeyerek sol ön ve sol yan kısmından çarpması neticesinde kazanın gerçekleşmiş olduğu seyir eden sürü ine tespitlerine yer verilmiştir.
Tutanakta mevcut olan kroki incelendiğinde ... plakalı aracın 8. Cadde istikametinden gelerek kavşağa giriş yaptığı, ... plakalı aracın ise 1. Cadde üzerinde seyir halinde olduğu, kazanın kavşağın içinde gerçekleştiği, kazanın gündüz vaktinde ve açık havada meydana geldiği ve görüşe engel cismin bulunmadığı, kaza sonrasında iki araç arasında 4.7 metre mesafe bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyasına sunulmuş olay yeri fotoğrafları ve Resim-2'de görülen uydu görüntüsü birlikte değerlendirildiğinde 1. caddenin ana yol, 8. caddenin ise tali yol olduğu görüşüne varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Dönüş Kuralları başlığı altındaki 53. maddesinde sola dönüşlerde sürücülerin dönüşe başlamadan, sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermeye ve dönüş sırasında, karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemeye zorunlu oldukları belirtilmiştir.(K.T.K.
53/1-B4, 53/1-BS) Aynı kanunun Kavşaklarda geçiş hakkını düzenleyen 57. maddesinde Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda. Tali yoldan ana yola çıkan sürücülerin anayoldan gelen araçlara geçiş hakkını vermek zorunda oldukları belirtilmektedir. (K.T.K.
57/1-B5) Yukarıdaki hususlar ışığında tali yoldan gelmekte olan davacı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 1. cadde ile 8. cadde kesişimine geldiğinde kavşak inde sola doğru dönüş yapmaya başladığı, bu esnada sağ tarafından kavşağa giren ... plaka sayılı aracın geçiş önceliğine riayet etmediği, gündüz vakti havanın açık olduğu ve görüş engeli olmayan koşulda dikkatsiz ve tedbirsiz biçimde araç kullandığı dolayısıyla K.T.K.'nın 53/1- BA, 53/1-BS, S7/1-BS maddelerini ihlal ederek konu kazanın meydana gelmesinde ASLİ ve TAM kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüşüne varılmıştır.
11.05.2021 tarihinde ... ilinde meydana gelmiş olan dava konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise atfı kabil kusurunun bulunmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından mahkememize sunulan raporda özetle: "Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalli kavşaktan geçişini sürdürdüğü esnada, sol tarafındaki yoldan kavşağa kontrolsüzce giren kamyonetin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri içi mahaldeki caddede seyri esnasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, yola gereken dikkatini vermesi, anayol üzerinde seyir halinde olan araçların hız ve mesafelerini kontrol altında bulundurması, Dur levhasını dikkate alıp ilk geçiş hakkını kavşaktan geçişini sürdüren davalı araç sürücüsüne vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sağ tarafından kavşağa giren araca karşı zamanında etkin tedbire başvurmadan aracın seyir istikametine girerek bu araca kontrolsüzce çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurludur.
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda. Davalı sürücü ...'in kusursuz olduğu, Davacı sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından 11/05/2021 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle aracında oluşan hasar bedeli, mahrum kalınan günler ikame araç bedeli ile değer kaybı talebinde bulunulmuş olsa da mahkememizce kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişiler tarafından davacının tali yoldan gelerek 1. Cadde ile 8. Cadde kesişimine vardığı ve kavşak içinde sola doğru dönüş yapmaya başladığı, bu esnada sağ tarafından kavşağa giren ... plaka sayılı aracın geçiş önceliğine riayet etmeyerek tam kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin itirazı ve alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki olması nedeniyle dosyanın ATK'ya tevdiine karar verilmiştir. ATK tarafından hazırlanan kusur raporunda da mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile aynı istikamette değerlendirmede bulunularak davacı tarafından kavşaktan geçişini sürdüren ve yol hakkı kendisinde bulunan davalıya yol verilmeyerek kazaya tam kusuru ile sebep olduğu belirtilmiştir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taraflar arasında cereyan eden kazaya davacının, davalıya kavşak içerisinde ilk geçiş hakkını vermemesi ve yola gereken dikkatini vermemesi nedeniyle tam kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/324, K. 2024/976, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama