İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/412 K.2025/575

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/412Karar2025/575Tarih1 Temmuz 2025Okuma18 dk · 3.518 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
1 Temmuz 2025
Esas no
2023/412 Esas
Karar no
2025/575
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
19/06/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.518 kelime·18 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "

"Davalı ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 4 adet faturanın bedelinin ödenmemesi sebebiyle Merkezi Takip Sistemi... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiştir. Davalı bu dosyada tüm alacak miktarına, borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir.

Davalı 09/03/2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup yapılan itiraz ile icra takibi durmuştur. Davalının itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerekmektedir. Müvekkil şirketin davalı şirketten olan alacağı elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklanmaktadır.

Borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlenmiştir. Söz konusu fatura bedeli davalı tarafından ödenmemiştir. Yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu ... ili, ... ilçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ...

A.Ş. tarafından okunmaktadır.Yukarıda sayılan ..., ... ve ... numaralı faturalar elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olup ...'tan alınan sayaç değerleri davalı tarafın imza ettiği sözleşmeye göre faturalandırılmıştır. Takibe konu edilen ... fatura numaralı 51.731,88-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklanmaktadır. Söz konusu hüküm, tacir olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşıması söz konusu değildir.

Davalı, müvekkil şirket tarafından sms ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim almış, sms ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödememiştir.Taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenmiş ve faturaya yansıtılmıştır.Davamızın kabulüne; davalının takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,

İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;

"Müvekkil şirket, davacı şirket tarafından sağlanan elektrik hizmetine ilişkin düzenlenerek tebliğ edilen faturaların bedellerinin tamamını davacı şirkete ödemiş olup müvekkil şirket'in davacı şirkete hiçbir borcu bulunmamaktadır. DAvacı şirket tarafından faturalandırılan cayma bedeli alacağı genel işlem koşulu ve/veya haksız şart niteliğinde olup hükümsüzdür. dolayısıyla cayma bedelinin işbu dava ile talep edilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksundur.

Cezai şart hükmü geçerli kabul edilse dahi yürürlük şartları gerçekleşmediğinden davacı şirketin talebi haksızdır. Davacı tarafça talep edilen alacak likit ve muayyen bir alacak değildir. İşbu sebeple icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmektedir. Müstekar Yargıtay içtihatları uyarında dava konusu alacağın likit ve muayyen olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talibinin reddi gerekmektedir.

Davacı tarafından talep edilen faiz bedeli ve oranı da fahiş ve haksız olup kabul edilemez. Ayrıca ortada muacceliyet olmadığından faiz talebi de haksızdır. Haksız ve mesnetsiz surette açılan işbu davanın reddine, İcra takibinin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini.."savunmuştur.

(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER

(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;

Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak dava konusu döneme ilişkin (2022) BA BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.

...'a müzekkere yazılarak davalının ... adresindeki varsa abonelik sözleşmesi ile 2022 yılındaki sayaç okuma bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.

1 ve 2 nolu ara kararın ikmalinden sonra bilirkişi incelemesi yapılması hususunda talep halinde celse arasında karar verilmesine karar verilmiştir.

Vergi dairelerine ve ...'a yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.

Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, cayma bedeli talep edip edemeyeceği, fatura içeriklerindeki miktarların usulüne uygun hesaplanıp hesaplanmadığının. takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 12/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sonuç olarak davacı tarafından tanzim edilip takibe konu edilen faturaların bedelleri incelendiğinde:05.10.2022 ve 15.11.2022 taril faturaların bedelinin hatalı (az) olarak hesaplandığı; ancak (davalının ödeme yapmadığının tespiti halinde) taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacı tarafından 05.10.2022 ve 15.11.2022 tarihli faturaların bedellerinin davalıdan istenebileceği, 22.11.2022 tarihli fatura bedelinin hatalı hesaplanıp hesaplanmadığının, ancak gerekli belgelerin sunulması halinde tespit edilebileceği.

21.12.2022 tarihli fatura bedelinin ise doğru hesaplandığı; kanaatine varılmıştır.

Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Haricen atandığım işbu dosyanın Sayın Bilirkişi ... tarafından 11.02.2025 tarihinde fiziken tarafıma teslim edilmesi üzerine uzmanlık alanım gereğince gecikmeksizin incelemenin yapıldığında: Taraflar arasında ... numaralı Elektrik Abonelik Sözleşmesi'nin kurulduğu; sözleşmeden kaynaklanan borca ilişkin olarak 05.10.2022, 15.11.2022, 22.11.2022, 21.12.2022 tanzim tarihli 4 adet faturanın bedelinin ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından 28.02.2023 tarihinde davalı aleyhine MTS ile .... sayılı dosyada başlatılan takipte toplam 261.214,70TL.nin ödenmesinin talep edildiği,

davalının genel işlem koşuluna yönelik beyanları incelendiğinde: T.C.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ...E., ...K. sayılı ilamındaki "Bir işme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığını hangi tarafın ispat etmesi gerektiğine ilişkin TBK da açık bir düzenleme olmamakla birlikte, 6502 sayılı TTK 5/3 maddesinden yola çıkılarak, önceden ve çok sayıda kullanmak amacıyla hazırlanmış belirli bölümleri boş olan ve sonradan doldurulan sözleşme hükümlerinin kural olarak müzakere edilmemiş olduğu,

aksinin sözleşmeyi hazırlayan tarafça ispat edilmesi gerektiği kabul edilmeli, gerektiğinde bu konuda ticari ve e-posta yazışmaları, fakslar, sözleşme taslaklı vs. ispat vasıtalarından yararlanılmalıdır." şeklindeki kararı nazara alındığında ... numaralı Elektrik Abonelik Sözleşmesi'nin taraflar arasında geçerli olup olmadığı; işbu sözleşmenin müzakere edilip edilmediği hususunda: TBK m. 20/1.c.! hükmünün “Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir.”.

TBK m. 21/1 hükmünün de “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır.

Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. ” şeklinde olduğu; buna ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. ..., K...., T, 29.5.2017 kararının “...bir sözleşmenin 6098 Sayılı TBK'nın m. 20 vd. Uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için Kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir.

818 Sayılı BK da olduğu gibi 6098 Sayılı TBK'da da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 Sayılı TBK'na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir.

Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin. tipi, ve niteliği önem taşımaz. Sözleşme eşya hukukuna, usul hukukuna veya ticari bir alım satıma, sigorta hukukuna, bankacılık hukukuna vs. Dair olabilir.

Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olabilmesi anılan hükmün genel işlem koşulunu kullanan tarafça, sözleşmenin kurulmasından önce, tek taraflı olarak, sadece o sözleşme için değil, çok sayıdaki benzer sözleşmelerde kullanmak amacıyla hazırlanmış ve karşı tarafın getirilen bu hükmü müzakere etmesine imkân tanımadan sözleşmenin imzalanmış olması gereklidir.

Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Bir sözleşmenin önceden ve çok sayıda kullanım amacıyla oluşturulup oluşturulmadığını tespitte değişik ölçütler kullanılabilir.

Söz gelimi ortada matbu bir metin var ve kullanılan ifadeler soyut ve genel ise, birden fazla sözleşmede kullanma niyetiyle önceden oluşturulduğu kabul edilebilecektir. Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin genel işlem koşulu denetimine tabi tutulmasını engellemez.

Bu noktada aranılacak en temel unsurlardan birisi de, genel işlem koşulunu kullanan tarafın, karşı tarafa bu hükmü, değiştirilmesini engelleyecek tarzda ve o niyetle sunmuş olmasıdır. Mamafih, tek seferlik bir anlaşma için hazırlanan sözleşme metni için genel işlem koşulundan söz etmek mümkün değildir.

Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, sözleşmede yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.

Ancak, bir sözleşmede, bütün hükümlerin tartışılarak sözleşmeye konulduğuna dair kayıt konulması, TBK m. 20/3 uyarınca, onları tek başına genel işlem koşulu olmaktan çıkartmayacaktır.” şeklinde olduğu; dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında müzakerenin yapıldığını gösteren bir elile rastlanmadığı; hal böyle olmakla TBK m. 21' hükmüne göre takdir, HMK ve TMK m. 4 hükmü gereğince, münhasıran-tamamen Sayın Mahkeme'ye aittir.

Cayma bedeline ilişkin fatura incelendiğindi numaralı, 51.731,88TL. tutarlı olan faturanın açıklamasında “Cayma Bedeli:51.731.88TI yazdığı; dosyaya sunulan “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesinin “Sözleşmenin, yürürlüğe girmesinden sonraki ilk 12 (oniki) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi halinde.

ABONE, sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında tedarikçi tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak tedarikçi'ye derhal ödemeyi kabul...eder.” şeklinde olduğu; ancak dosya kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmede “abone” olarak anılan davalı tarafından TTK m. 18(3) hükmünde belirlenen usullerle vs.

Feshedildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı; hal böyle olmakla sözleşme davalı tarafça feshedilmediğinden davacının da “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesi uyarınca belirlenen ceza bedeline yönelik alacak hakkına sahip olmadığı; zira anılan hükümde kararlaştırılan ceza bedelinin sadece davalı tarafından sözleşmenin feshi haline özgü olduğu kanaatine varılmıştır.

Cayma bedeline ilişkin fatura hariç diğer üç fatura incelendiğinde: Davalı tarafça takibe konu edilen faturaların ödendiği iddia edilmiş olup yukarıda yer alan mali yönden inceleme neticesinde davalı tarafça bu bedellerin ödenmediği tespit edildiği için bu halde (teknik incelemede belirtildiği üzere cayma bedeline ilişkin fatura bedeli hariç) 05.10.2022. 15.11.2022 ve 21.12.2022 tarihli fatura bedellerinin davalıdan talep edilebileceği..." rapor edilmiştir.

Davacı vekilinin 21/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi ile davalı vekilinin 21/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi üzerine dosya ele alınarak incelenmiştir.

Davacı vekiline cayma faturasının hesaplanması bağlamında sözleşmenin başlangıç tarihinden bitiş tarihine kadar tahakkuk etmiş bütün faturaları mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.

1 nolu ara karar ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyetinden alınan 08/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle:"sinde: Görüş değişikliğine gidilmediği, defterlerine ve cari hesap ekstresine göre Davalı taraf ile cari hesap bakiyesinin 31.12.2022 tarihi itibariyle 223.259,00.-TL borç bakiyesi verdiği ve bu tutarın davacının takibe koymuş olduğu fatura tutarları olduğu, davalının Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre Davacı taraf ile cari hesap bakiyesinin 31.12.2022 tarihi itibariyle 172.095,60.-TL alacak bakiyesi verdiği, Davacı tarafın düzenlediği 2 adet faturanın kayıtlarda bulunmadığı,

davacı tarafın düzenlemiş olduğu 15.1 1.2022 tarih 79.356,52.-TL'lik ve 22.11.2022 Tarih 51.731,88.-TL'lik faturalar davalı kayıtlarında bulunmadığı, davalı, takibe konu edilen faturaların bedellerinin tamamının davacı şirkete ödendiğini ve borcunun olmadığını ileri sürmüş olup takibe konu faturaların bedellerinin ödenmediği, takibe konu edilen fatura bedellerine ilişkin faiz hesaplaması yapıldığında 39.413,25.-TL faiz talep edebileceği Dosyaya yeni kazandırılan bütün tahakkuk etmiş faturalara göre toplamda 26 ay boyunca 40 adet faturanın tahakkuk ettirildiği;

cezai şart koşulunun oluşması için ilk 12 ay içerisinde fesih işleminin gerçekleşmiş olması gerekmekte iken toplamda 26 ay gibi bir süre geçtiği, dolayısıyla abonelik 12 aydan daha uzun süre devam etmiş olduğundan (26 aylık) cezai şart koşullarının oluşmadığı, Sayın Mahkemenin takdiri aksi yönde olması durumunda; tahakkuk eden 40 adet faturanın ortalama 2 katı bedeli aşağıdaki tabloda hesaplandığı üzere 60.083,91TL'dir.

Davacının talebi 51.731,88 TL olduğundan dolayı talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda 60.083,91 TL yerine, 51.731,88 TL talep edebileceği kanaatine varıldığı, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde, Taraflar arasında ... numaralı Elektrik Abonelik Sözleşmesi'nin kurulduğu; sözleşmeden kaynaklanan borca ilişkin olarak 05.10.2022, 15.11.2022, 22.11.2022, 21.12.2022 tanzim tarihli 4 adet faturanın bedelinin ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından 28.02.2023 tarihinde davalı aleyhine MTS ile ... sayılı dosyada başlatılan takipte toplam 261.214,70TL.nin ödenmesinin talep edildiği,

Davalının genel işlem koşuluna yönelik beyanları incelendiğinde: Dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında müzakerenin yapıldığını gösteren bir delile rastlanmadığı; hal böyle olmakla TBK m. 21' hükmüne göre takdir, HMK ve TMK m. 4 hükmü gereğince, MÜNHASIRAN-TAMAMEN Sayın Mahkeme'ye aittir.

“Cayma bedeline ilişkin” fatura incelendiğinde: 22.11.2022 tarihli, ... numaralı, 51.731,88TL. tutarlı olan faturanın açıklamasında “Cayma Bedeli:51.731,88TL.” yazdığı; dosyaya sunulan “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesinin “Sözleşmenin, yürürlüğe girmesinden sonraki ilk 12(oniki) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi halinde.

ABONE, sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında TEDARİKÇİ tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak TEDARİKÇİ'ye derhal ödemeyi kabul...eder.” şeklinde olduğu; ancak dosya kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmede “abone” olarak anılan davalı tarafından TTK m. 18(3) hükmünde belirlenen usullerle vs.

Feshedildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı; hal böyle olmakla sözleşme davalı tarafça feshedilmediği için davacının da “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesi uyarınca belirlenen ceza bedeline yönelik alacak hakkına sahip olmadığı; zira anılan hükümde kararlaştırılan ceza bedelinin sadece davalı tarafından sözleşmenin feshi haline özgü olduğu; bu noktada görüş değişikliğine gidilmediği, takdirin, elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,

Cayma bedeline ilişkin fatura “hariç, diğer üç fatura” incelendiğinde: Davalı tarafça takibe konu edilen faturaların ödendiği iddia edilmiş olup yukarıda yer alan mali yönden inceleme neticesinde davalı tarafça bu bedellerin ödenmediği tespit edildiği için bu halde (teknik incelemede belirtildiği üzere cayma bedeline ilişkin fatura bedeli hariç) 05.10.2022,15.11.2022 ve 21.12.2022 tarihli fatura bedellerinin davalıdan talep edilebileceği.." rapor edilmiştir.

Bilirkişi ek raporuna itirazların dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesini gerektirmediği kanaati ile takdiren reddine karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü kapsamında; tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden dava konusu döneme ilişkin (2022) BA BS formları, ...tan davalının ... adresindeki varsa abonelik sözleşmesi ile 2022 yılındaki sayaç okuma bilgileri celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı,

cayma bedeli talep edip edemeyeceği, fatura içeriklerindeki miktarların usulüne uygun hesaplanıp hesaplanmadığının. takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere bir SMMM, bir sözleşme hukuku alanında uzman, bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyeti, 12/02/2025 tarihli raporunda 05.10.2022 ve 15.11.2022 taril faturaların bedelinin hatalı (az) olarak hesaplandığı; ancak (davalının ödeme yapmadığının tespiti halinde) taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacı tarafından 05.10.2022 ve 15.11.2022 tarihli faturaların bedellerinin davalıdan istenebileceği, 22.11.2022 tarihli fatura bedelinin hatalı hesaplanıp hesaplanmadığının, ancak gerekli belgelerin sunulması halinde tespit edilebileceği.

21.12.2022 tarihli fatura bedelinin ise doğru hesaplandığı, dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında müzakerenin yapıldığını gösteren bir elile rastlanmadığı; hal böyle olmakla TBK m. 21' hükmüne göre takdir, HMK ve TMK m. 4 hükmü gereğince, münhasıran-tamamen mahkemeye ait olduğu, cayma bedeline ilişkin fatura bedeli hariç) 05.10.2022. 15.11.2022 ve 21.12.2022 tarihli fatura bedellerinin davalıdan talep edilebileceği kanaati bildirilmiştir.

Dosya itirazlar ve dosyaya kazandırılan belgeler kapsamında raporunu sunan bilirkişilere tevdi edilmiş; bilirkişi heyeti 08/04/2025 tarihli ek raporlarında dosyaya yeni kazandırılan bütün tahakkuk etmiş faturalara göre toplamda 26 ay boyunca 40 adet faturanın tahakkuk ettirildiği; cezai şart koşulunun oluşması için ilk 12 ay içerisinde fesih işleminin gerçekleşmiş olması gerekmekte iken toplamda 26 ay gibi bir süre geçtiği, dolayısıyla abonelik 12 aydan daha uzun süre devam etmiş olduğundan (26 aylık) cezai şart koşullarının oluşmadığı, Mahkemenin takdiri aksi yönde olması durumunda;

tahakkuk eden 40 adet faturanın ortalama 2 katı bedeli 60.083,91TL olup Davacının talebi 51.731,88 TL olduğundan dolayı talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda 60.083,91 TL yerine, 51.731,88 TL talep edebileceği kanaati bildirilmiştir.

İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Dosya kapsamına göre, davalının taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk olunan normal tüketim faturalarını süresi içinde ödemediği, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, dolayısıyla cayma bedeli talep edilebileceği açıktır.

Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporun içerdiği teknik ve gerekçe itibariyle dosyadaki delillere uygun hükme elverişli olduğu değerlendirilmekle bu rapor doğrultusunda hüküm tesisinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir...".

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin 5.5. maddesinde: “faturada belirtilen son ödeme tarihinden sonra yapılan ödemeler için gerekli .. tarafından günlük bazda ve faturalarda belirtilen oranda gecikmeli gün sayısı kadar gecikme faizi uygulanır. Uygulamadaki güncel faiz oranları aboneye gönderilen faturalarda bildirilir.". 5.7.

Maddesinde “...'a olan herhangi bir borcunu ve veya faturasını kısmen veya tamamen ödememesi halinde abone ,söz konusu borcuna ilişkin olarak temerrüt hükümleri uygulanacağını, ...'ın madde 6.2 uyarınca sözleşmeyi fesih hakkı ve madde 5.10 elektrik kesme hakkı olacağını,

... tarafından yasal takip ve icra yoluna başvurabileceğini ve bu durumda anapara borcuna ilaveten faiz avukatlık ücreti dahil tüm icra ve mahkeme harç ve masraflarını ana borcuna işleyen faizden kaynaklanan tahakkuk etmiş veya ileride edebilecek her türlü faiz vergi resim harç ve benzeri mali yükümlülükleri ile ödeyeceğini ve bu tüm tutarları temerrüt faizi işleyeceğini,... kabul ve taahhüt eder".

5.11. maddesinde: “... tarafından tanzim edilmiş bir fatura da belirtilen son ödeme tarihine kadar ,fatura bedelinin eksiksiz olarak ödenmemiş olması halinde abone hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılır.

Bu durumda ... sözleşmeyi herhangi bir ihbara ve veya ihtara hacet kalmaksızın derhal feshetme ve abone aleyhine tüm alacak hak ve talebi için gider ve masrafları aboneye ait olmak üzere her türlü yasal yollara başvuru hakkına sahiptir..." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamından; davacı şirket tarafından davalı hakkında ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan ..., ... ve ... numaralı tüketim faturalarının ödenmediği ve ... numaralı cayma bedeline ilişkin faturanın ödenmediğinden bahisle icra takip konusu yapıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği; alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, davalının elektrik faturalarını süresinde ödemekle yükümlü olduğu, davalının elektrik faturalarını fatura süresi içerisinde ödemediği ve bu şekilde sözleşmeye aykırı davrandığı,

sözleşmede tanımlandığı şekilde ve takip talebindeki son ödeme tarihi esas alınarak aylık % 5 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği (bkz. İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi E. ...

K. ...); ..., ... ve ... numaralı faturalar yönünden iki tanesinin normal dönem tüketim faturası olduğu, bir tanesinin tüketici davalının kompansazyon sisteminin düzgün çalışmamasına bağlı şebekeden fazladan çekilen reaktif enerji bedeli faturası olduğu, alınan ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca işbu faturaların bedelinden davalının sorumlu olduğu; ... numaralı, 51.731,88 TL tutarlı sözleşme feshine bağlı cayma bedeline ilişkin cezai şart faturası yönünden ise;

dosyada mevcut “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesinin “Sözleşmenin, yürürlüğe girmesinden sonraki ilk 12 (oniki) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi halinde.

ABONE, sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında tedarikçi tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak tedarikçi'ye derhal ödemeyi kabul...eder.” şeklinde olduğu; ancak dosya kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmede “abone” olarak anılan davalı tarafından TTK m. 18(3) hükmünde belirlenen usullerle vs. feshedildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı; hal böyle olmakla sözleşme davalı tarafça feshedilmediğinden davacının ceza bedeline yönelik alacak hakkına sahip olmadığı kanaatine varılmış;

asıl alacak yönünden kabul edilen üç fatura bedeli (85.865,27 TL + 79.356,52 TL + 6305,33 TL) toplamı 171.527,12 TL ile işlemiş faiz yönünden bilirkişilerce üç fatura yönünden hesaplanan (17.173,05 TL + 12.394,07 TL + 621,90 TL) toplamı 30.189,02 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.

Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Merkezi Takip Sistemi ...E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 171.527,12 TL asıl alacak; 30.189,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 201.716,14 TL yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 171.527,12 TL asıl alacak; 30.189,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 201.716,14 TL yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin 59.498,56 TL yönünden istemin REDDİNE,

2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.779,22TL harçtan peşin alınan 179,90TL'nin mahsup edilerek bakiye 13.599,32TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 710,66TL'sinin davacıdan alınarak, 2.409,34TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan 179,90TL başvuru harcı, 179,90TL peşin harç, 15.170,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.529,80TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 11.992,48TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 3.537,32TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 201.716,14TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 32.274,58TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 59.498,56TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 01/07/2025

Katip · ¸E-imzalıdır Hakim · ¸E-imzalıdır

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/412, K. 2025/575, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. (Iı) Yargılama Sürecinde Toplanan Deliller
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/412
Karar No
2025/575
Tarih
1 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/413 K.2025/633
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/417 K.2025/449
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/417 K.2025/566
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/417 K.2025/513
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/418 K.2025/575
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/418 K.2025/493

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.