KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/577
- Karar No
- 2024/84
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/430 Esas
- Karar no
- 2024/71
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 06/09/2019
- Karar tarihi
- 07/02/2024
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 21/07/2018 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve 98 metre takla atması neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilleri desteğinin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için 1.000,00'er-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkememin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur tespitinin adli tıp kurumunca yapılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur hususun irdelenmesi gerektiğini, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır.
Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir.
Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Hesap bilirkişi raporunda özetle müteveffanın meydana gelen kaza nedeniyle kusurunun olmadığı karşı tarafın %100 oranında kusuru üzerinden yapılan hesaplamada davacı ...'un gerçek zararının 89.568,88-TL ve ...'un gerçek zararının ise 74.146,15-TL olacağı yönünde hesaplama yapılmıştır.
16.12.2019 tarihli kusur bilirkişisi raporuna göre özetle müteveffa ...'ın %100 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mevcut raporun ,olaydan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile uygunluk göstermekte olup, olayın oluş şekline göre Karayolları Trafik Kanunu hükümleri doğrultusunda tanzim edilmiş olduğundan hükme esas alınmıştır.
Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda. 25/07/2018 tarihinde ...sevk ve idaresindeki ...plakalı sayılı aracın ... ilinden ... ili istikametine seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde , yolun sağından yoldan çıkarak 98 metre takla atması neticesinde davacıların desteği ...'un vefat ettiği, meydana gelen kazada, davalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu,
aracın ZMM sigortasının bulunmadığı ve kaza sonrası meydana gelen maddi zarardan davalının sorumluluğun bulunduğu anlaşılmakla, davacı ... yönünden 71.655,11 TL destek tazminatı ile davacı ... yönünden 59.316,92 TL üzerinden davanın kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kazada müteveffanın araçtan fırlama durumu dikkate alınarak 2918 s. KTK hükümlerine göre kullanması gerekli koruyucu (emniyet kemeri vs.) ekipman kullanmadığının tespit edildiği, bu minvalde hükmedilen tazminatta TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması,
gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta olduğunda resen müterafik kusur indirimi değerlendirilmiş Ve %20 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. Müterafik kusur nedeniyle indirim yapılan tutar üzerinden karşı yan vekalet ücreti ve yargılama gideri taktir edilmemiş davacıların maddi zararlarının poliçe limit içinde kaldığı, davacı tarafından ...
Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ilk karar faiz başlangıcı yönünden istinaf edilmediğinden davalı lehine kazanılmış hak kabul edilerek 13.09.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesi şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imza Hakim · ¸e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/577, K. 2024/84, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama