KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/721 Esas
- Karar no
- 2024/646
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/11/ 2023
Karar Metni
1.572 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 08/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....Müvekkil şirket ...
A.Ş. (kısaca '...') ile davalı ...A.Ş. (kısaca '....') arasında varılan mutabakat neticesinde, ... firmasından, 10.08.2021 tarihinde, iki ayrı proforma fatura kapsamında,...(75.350,00-USD) ve ... granül emtiaları (113.437,50-USD) satın alınmıştır. taraflar arasında varılan mutabakat mucibince, davalıdan satın alınan emtiaların toplam bedeli olan 188.787,50-USD müvekkil davacı ... tarafından, davalı ...'a, 12.08.2021 tarihinde ödenmiştir.
Ancak, devam eden süreçte satıcı ... şirketi, bedelleri ödenen emtialardan, 82.500 kg ... granül emtialarını, 113.437,50-USD bedelli fatura tanzim etmek suretiyle müvekkil şirkete teslim edebilmişse de stoklarında bulunmaması nedeniyle, ... emtianın teslimini gerçekleştirememiştir. ...emtianın teslim edilMEmesi nedeni ile müvekkil şirket tarafından bu emtialar için ödenen 75.350,00-USD'nin iadesi talep edilmiş, bunun üzerine davalı ... tarafından, 24.08.2021 tarihinde, 32.000,00-USD ve 03.09.2021 tarihinde 24.000,00-USD olmak üzere, toplamda 56.000,00-USD müvekkil şirkete iade edilmiştir.
Devam eden süreçte, davalı şirket ile müteaddit kereler gerçekleştirilen görüşmelerde, fazladan ödenen 75.350,00-USD'lik tutardan iade edilmeyen 19.350,00-USD'nin de iade edilmesi talep edilmiş davalı şirket tarafından aradan geçen zaman zarfında müvekkil şirkete ödeme yapılmamıştır. ...
2. Noterliği'nin, ... yevmiye numaralı ve ...tarihli ihtarnamesi ile iade edilmeyen 19.350,00-USD'lik tutarın ödenmesi hususu ihtar edilmişse de herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiştir., herhangi bir netice alınamaması üzerine; ... aleyhine ... 2. icra takibine itiraz edilmiş ve takibin durdurulması sağlanmıştır. Davalının, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün, ...
E. sayılı dosyası tahtında yapılan icra takibine vaki haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli itirazının iptali ile alacak miktarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, Yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraflara tahmiline, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirkete TK 35. Mad. uyarınca usulüne uygun olarak dava dilekçesi, tensip zaptı, bilirkişi raporu tebliğ edilmiş olup; davalı şirket yetkilisi veya vekili aracılığıyla cevap dilekçesi sunmamış duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER
... 2. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası; 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sözleşmeden kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
... 2. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine sözleşme ve faturadan kaynaklı olarak 19.300 USD nin ödenmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu; ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği ve davalının takibe itirazı üzerine takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 13/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının 05/04/2024 günü mahkememiz kaleminde bilirkişi aracılığıyla incelenmesine karar verilmiş, ihtaratlı duruşma zaptı davalı yana tebliğ edilmiş, davalı yan belirlenen günde ticari defter incelemesine katılmamış, mazeret de bildirmemiş, defter veya fiziki evrak da sunmamıştır.
Mahkememizin 13/03/2024 tarihli duruşma ara kararı gereğince; davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla ...'a talimat yazılmış, talimat bilirkişisi 24/05/2024 tarihli raporunda özetle; "....Davacı yan ... A.Ş: ile, Davalı yan “...A.Ş. arasında 2021 yılında gerçekleşen ticari bir ilişki nedeniyle rapor tarihinde kadar süren bir alacak – borç ilişkisinin var olduğu, 2)Davacı yanın Davalıdan 31.12.2021 tarihi itibariyle kur değerlemesi yapılmış olarak 19.350,00 $ karşılığı 251.114,63 TL alacaklı olduğu, 3)Davacının davalıya karşı yasal takibe başladığı 2023 yılında da davacının 19.350,00 $ alacağının ödenmemiş olduğu, 4)Davalının Davacıya 19.350,00 $ borcunu, rapor tarihine kadar ödememiş olduğu,..." yönünde görüş bildirmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava yan arasında 2021 yılından bu yana süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, ticari ilişki kapsamında davalı yanca toplam 113.437,50 USD değerindeki granül emtianın teslimi ediminin üstlenildiği, davacı tarafça ise emtia bedeli olan 113.437,50 USD'nin ödenmesi emininin üstlenildiği, davacı tarafça ödemenin tamamen yapıldığı ancak davalı tarafça 55.000 Kg'lik emtianın teslim edilmemiş olması olması nedeniyle, bu miktara ilişkin olarak yapılan ödemenin iadesi talebiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu,
mahkememizce ticari defterlerin ibraz edilmesi veya mazeret bildirerek yerinde inceleme talep edilmesi, aksi takdirde davacı tarafın ticari defterlerine itibar edileceği hususunda ihtaratıda içerir duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, mazerette bildirmediği; tacir olup, defter tutmak zorunda olan tarafın , resmi defterlerin bulunmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığı, yine HMK 222/3 maddesi uyarınca taraflarca ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarının kendi lehine delil olacağının düzenlendiği,
bu durumda davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacı ticari defter ve kayıtlarına takip tarihi itibariyle davalı yandan 19.350 USD alacağının bulunduğu, davalı tarafça bu miktarının ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne alacağın likit ve hesaplanabilir bir alacak olması nedeniyle alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · E-imza Hakim · E-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/721, K. 2024/646, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama