KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/105 Esas
- Karar no
- 2024/911
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 16/02/2024
Karar Metni
1.678 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan; 7 adet fatura borcu ödenmemiştir.
Davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... 17. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Davalı taraf kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurmuştur.
-Davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerekmektedir.Davalının takip konusu alacağın tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itiraz haksız ve mesnetsiz olduğundan, ticari dava şartı arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanmamakla, takibin devamı için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.Yukarıda açıklanan sebeplerle, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 7160.095,98- TL asıl alacak ve 10.126,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 170.222,80 -TL alacağımızdan dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına,
takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunmamış , duruşmalara da vekil veya temsilci aracılığıyla katılınmamıştır.
DELİLLER
Faturalar, ticari defterler, ... 17.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası, 06/09/2024 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sözleşme ve faturadan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
...17.İcra Dairesi'nin...takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 160.095,98TL asıl alacak, 11.281,51TL faiz, olmak üzere toplam 170.222,80TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %36,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 06/09/2024 tarihli raporda özetle.
"Huzurdaki davanın davacının 14.08.2023 tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu faturalardan kalan 160.095,98 TL alacak ve ilgili fatura tutarlarına icra takibine kadar hesaplanan gecikme faizleri üzerinden başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline dair olduğu , davacı tarafın ticari defter incelemesi sonucu muavin hareketlerinde ve ticari defterlerinde davaya konu edilen 160.095,98 TL kadar davalıdan alacaklı olduğu ,Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevaplarında ,davalıya ait BA Beyan formlarından davacı taraftan davaya konu edilen fatura tutarları kadar mal ve hizmet satın alındığının beyan edildiği ,
bildirimlerin davacının aynı dönem BS Beyan formları ile belge adet ve tutar bazında aynı olduğu tespit edildiği , davacının icra takibindeki faiz talebi olan reeskont faiz oranlarına göre hesaplanan işlemiş faizin 8.744,22 TL ,sözleşmede yer alan aylık 963 veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise oranda gecikme faizi uygulanacağı bilgisine göre hesaplanan işlemiş faizin 9.702,57 TL olarak hesaplandığı bu bağlamda davacının davalıdan ,İşlemiş faizin reeskont faiz oranlarına göre yapılan hesaplamasına göre toplam 168.840,20 TL,
sözleşmede ifade edilen faiz oranlarına göre yapılan hesaplamaya göre toplam 169.798,55 TL alacaklı olduğu , davacının icra takibi itibari ile talebinin ise işlemiş faiz ile birlikte 170.222,80 TL olduğu ,.." rapor edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
... tarihli ve ... sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça verildiği belirtilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen 7 adet faturadan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümlenmesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarının önemli delil niteliği arz etmesi nedeniyle mahkememizce ticari defterlerin ibraz edilmesi veya mazeret bildirerek yerinde inceleme talep edilmesi, aksi takdirde davacı tarafın ticari defterlerine itibar edileceği hususunda ihtaratıda içerir duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, mazerette bildirmediği; tacir olup, defter tutmak zorunda olan tarafın , resmi defterlerin bulunmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığı,
yine HMK 222/3 maddesi uyarınca taraflarca ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarının kendi lehine delil olacağının düzenlendiği, bu durumda davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı,
usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu ve davacı yan ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalı yandan 160.095,98 TL alacağının bulunduğu,
mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporuna göre davacı tarafın takip talebinde yer alan faiz talebine göre davalı yandan takip tarihine kadar toplam 8.744,22 TL faiz talep edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın faturadan kaynaklı likit ve hesaplanabilir bir alacak olması nedeniyle davacı yan lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imza Hakim · ¸e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/105, K. 2024/911, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama