KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/206
- Karar No
- 2025/346
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/214 Esas
- Karar no
- 2025/431
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/03/2024
- Karar tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
1.595 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... markasıyla ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren müvekkil şirket, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerin satışına da aracılık etmektedir. Davalı tarafla da Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi [kısaca “Sözleşme”] akdedilmiş bulunmaktadır.
Belirtmek gerekir ki, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulu bu sözleşmeyi elektronik ortamda onaylamış olmalarıdır.Sözleşme uyarınca davalıya ait ürünler ... alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulmakta, her bir satış işlemiyle ilgili olarak da müvekkilin kararlaştırılan oranlardaki komisyonlar başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hak ediş bakiyeleri doğmaktadır.
Müvekkile ait platform (... alan adlı internet sitesi) üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hak edişler faturalandırılarak cari hesaba kaydedilmektedir.
Müvekkil şirket, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesapta alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirmektedir.Davalı tarafın cari hesabı da 135.661,21 TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutar kararlaştırılan vade tarihinde ödenmemiş, yapılan görüşmelerden de olumlu bir netice elde edilememiştir.Bu bakımdan borçlu konumundaki davalı aleyhine ...
3. İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emrinin davalı – borçluya 13.05.2022 tarihinde tebliği akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu için icra müdürlüğü tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilmiştir. Davanın kabulü ile takibin devamına,
Kötü niyetli itiraz nedeniyle dosya borçlusu - davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, iii) Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara da vekil veya temsilci aracılığıyla katılınmamıştır.
DELİLLER
Taraflar arasındaki sözleşme, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ....sayılı dosyası, 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sözleşmeden ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. ... 3.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 135.661,21TL asıl alacağa yıllık faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 05/11/2024 tarihli raporda özetle.
“Tacir” sıfatıyla, “basiretli tacir yükümlülüğü” dahilinde, “sözleşme serbestisi” de gözetilerek, karşılıklı ve yazılı şekilde aktedilmiş olan “Satıcı iş ortaklığı ve ilan sözleşmesi ” kapsamında, gerçekleştirilmiş olan ticari faaliyetler neticesinde, Hizmet karşılığı Komisyon kazanımına yönelik olduğundan Malın/Hizmetin tesliminin gerçekleşen satış işlemleri bazlı takip edildiği, bu kapsamda sözleşmeye konu edilen hakkediş, iptal, iade, kargo bedelleri gibi masrafların sözleşmeye uygun şekilde ticari olarak kayıtlandığının görüldüğü,
Davacı Alacaklı tarafça TTK hüküm ve VUK kapsamında usulüne uygun olarak tutulmuş olan Ticari Defterler ve kayıtlar nezdinde Cari Hesaptan kaynaklı olarak, ...
3.İcra Dairesi ...ICRA sayılı İcra dosyası nezdinde Toplam 135.661,21 TL tutarında Alacaklı olduğunun tespiti (Talep gibi) ve hesaplandığı, Davalı Borçlu tarafa ait Ticari Defterler ve kayıtların ... dışında(Taşrada) olmasından kaynaklı olarak herhangi bir inceleme yapılamadığı, bu kapsamda davacının ticari kayıtlarının davalıya ait ticari defter kayıtlarında doğrular şekilde yer alıp alınmadığının bu aşama muhtaç ispat olduğu..." rapor edilmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi talep edilmiş, davalı yanın ticaret sicilde kayıtlı adresine çıkartılan davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi nedeniyle davalı yan ticari defter ve kayıtlarının incelememiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ....Esas,... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan "Satıcı iş ortaklığı ve ilan sözleşmesinden" kaynaklı süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça verilen hizmete ilişkin ücretlerin ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafa, ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazeretini ile birlikte ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere bulundukları yeri bildirmesi, ticari defter ve belgeleri ibraz etmez ve mazerette bildirmez ise, defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı ihtarının da yer aldığı davetiye talimat mahkemesince davalıya yana tebliğe çıkartılmış, davalı yanın ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı adresinde bila tebliğ iade edilmiştir.
Davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde fiilen bulunmadığı,usul ekonomiside gözetildiğinde TK 35. Madde uyarınca yeniden tebligat çıkartılmasının sonucu değiştirmeyeceği, HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur.
Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan cari hesaptan kaynaklı olarak 135.661,21TL asıl alacağının bulunduğu, davalı yanın borcunu ödediğini iddia ve ispat edemediği, bu nedenle icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın cari hesaptan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ¸e-imza Hakim · ¸e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/206, K. 2025/346, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama