KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/628 Esas
- Karar no
- 2024/820
- Dava
- Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
1.408 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekilim ... şirketi ortağı ve müdürüdür.Bu şirket davaclının sahibi olduğu ... ev tekstili adlı markanın Türkiye ve 27 ülke dispürütörüdür..2010 yılında davalı taraf yurtdışında ki ... ve Tükiye ana dispürötür olana isim hakkını alan ... ile sorun yaşamamak, yaşadığı sorunlar nedeni ile sırf kendini kurtarmak için müvekkilin bayilik sözleşmesini fesh ederek müvekkile ait işyerlerine borcu olamamasına rağmen teminat senedi üzerinden aynı gün haciz işlemleri uygulayarak mallarına bankalara haciz koyup ticari failiyetlerini durdurmuştur.
Bunun üzerine tarafımızdan yapılan haksız hacizler ve fesih nedeniyle ... 44 Asliye Ticaret Mahkemesinde ... esas sayılı dosyasında dava açılmıştır.Dava sırasında verilen bilirkişi raporunda davalıya müvekkilimin borcu olmadığı tespit edilerek yapılan hacizlerin ve fesihlerin haksızlığı tespit edilmiştir.
Dava sürerken bu sefer karşı taraf tarafından müvekkilimle irtibat kuran davalı şirket yetkilileri müvekkil üzerinde baskı kurarak ve aynı zamanda zararlarını karşılayacakları tahahüdünde de bulunarak anlaşma teklifinde bulunmuşlardır.Müvekkil tarafından kurulan bu baskı tehdit nedeni ile karşı tarafla anlaşmak zorunda kalmıştır.
Müvekkilim bu işe başlarken davalıya güvenerek babadan kalma Anadoluhisarında ki bu günkü değer birbucuk milyon dolar olan evini satmış ve haciz koyup ticari failiyetlerini sona erdirdikleri mağazaları açmıştır. Davalının vermiş olduğu zararlar nedeni ile piyasaya olan taahhüdünden doğan borçları ödemek zorunda kalmıştır.Müvekkil evine gelen bu hacizler nedeni ile eşinden ayrılmak zorunda kalmıştır.
Müvekkil davalının yönlendirmesi ile kurduğu şirket üzerine altı yerde mağazalar açmış bu yaşatılan haksız hacizler nedeni ile buralaradaki malları haczedilmiş bu malların çoğu deforme olmuş geri kalanını da alamamıştır..Müvekkil bu işyerleri nedei le vergi ve ssk borçları altına girmiştir.Davalı kendini kurtarmak için müvekkilin hem ticari hemde özel hayatını yok etmiştir.
Davalı tüm bu uğranan zararlar için pek çok tahaütte bulunmuş ama davalı taraf tahahüdlerinin bir çoğunu yerine getirmemiştir. Müvekkil tarafından aynı şekilde üzerinde baskı kuran bu şirket yetkileri hakkında ... Cumhuriyet savcılığının Dosya No ... dosyasında şikayette bulunulmuş olup bu dosyada kavuşturma devam etmektedir.
Müvekkilim tarafından savcılık ta yaptığı şikayette karakolda da bu baskılar devam etmiş şikayettinden vazgeçmesi için polislerce baskı uygulanmıştır .Bu nedenle polisler hakkında da şikayette bulunduk.
Davalı tarafın bu haksız eylemleri nedeni ile müvekkilim işini kurarken sattığı evini kaybetmiş işini kaybetmiş şirket nedeniyle yazdığı çekleri karşılıksız çıkmış hacizlerle karşılaşmıştır.Ailesinden ayrılmıştır..Müvekkilim bu şirket nedeni ile vergi borçlarını ödeyememiştir.Halen bu şirketteki borçlar nedeni ile SGK ve Vergi dairelerin tarafından takip altına alınmıştır.
üzereDavalının müvekkilimizin uğradığı zararları bu aşamada tam bilemediğimizden ötürü fazlaya ilşikin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 2.000.00 (İkibin ) Tl belirsiz alacak davası açıyoruz. Tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tafaca ödenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim .şimdilik fazlaya ilşikin haklarımız sakılı kalmak kaydıyla2. 000.00 (ilkibin) TL'si alacağın karşı taraftan alınması tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava, davalının haksız eylemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini iddiasından ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
(3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... E ... K sayılı ilamında özetle; "Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 22 nci maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle tacir sıfatını haiz davalı borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şartın tarafların ekonomik yönden yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceği TBK 26, 27 (E.BK 19, 20) maddeleri uyarınca Yargıtayca kabul edilmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "İstinaf incelemesi bakımından çözümü gereken husus davalının işletmesinin hacim nedeniyle tacir sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.
VUK 177.1.madde de (2018 yılı itibariyle ) satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 190.000-TL veya satışlarının toplamı 260.000-TL yi aşanların 1.sınıf tacir sayılacağı düzenlenmiştir. Ticari ilişkinin başladığı ve devam ettiği 2013-2014 yıllarında bu miktarlar 2013 ve 2014 yılı için yıllık alımların 150.000-TL satımlar ise 200.000-TL dir. Davanın açıldığı 2015 yılında ise Maliye Bakanlığınca belirlenen asgari had alımda 160.000-TL satımda ise 220.000-TL dir.
Vergi Dairesinden davalının yıllık gelir vergisi beyannameleri getirtilmiş olup incelendiğinde 2014 yılı alımları 52.210-TL satışları 84.872-TL olduğu ,2015 yılı dava tarihi itibariyle ise alımları 39.385-TL ,satışları ise ; 48.811 -TL dir.
Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile. "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından.
Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını,
(2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri," karara bağlanmıştır.
Anlatılanlara göre davalının faaliyetinin VUK 177.madde 1 bent dahilinde olan restoran işletmesi olduğu ve işletme defteri tuttuğu , 2.sınıf tacir sayılabilmesi için yıllık alım ve satımlarının yukarıda yazılı miktarların yarısını aşması gerektiği, ; davalının ise bu tutarların yarısını aşan ölçüde olmadığı anlaşılmakla ;esnaf ölçülerinde olan davalının tacir bulunmaması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin hükme yönelik olarak ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 08/11/2024 tarihli cevabi yazısına göre; davacının 01/04/2015 ile 31/05/2015 tarihleri arasında ticari kazanç mükellefi olduğu ve devam eden herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığı bildirilmiştir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 30/10/2024 tarihli yazı cevabında ise davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre her dava açıldığı tarihteki şartlar itibariyle değerlendirilir. Bilindiği üzere bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan yahut her iki tarafın tacir olması hasebiyle nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini olduğuna göre TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalar kapsamında bulunmamaktadır. Bu kapsamda yukarıda alıntılanan emsal mahiyetteki Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre de bir davanın nisbi ticari davalardan sayılabilmesi için her iki tarafın dava tarihi itibariyle tacir olması ve aralarındaki uyuşmazlığın ise ticari işleri ile ilgili olması gerekmektedir.
Somut olayda celp edilen yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere davacının devam eden mükellefiyetinin bulunmadığı ve davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmakla; dava ve takip tarihi itibariyle davalıların tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde olduğu ve mahkemenin görevinin kamu düzeninden olması nedeniyle usul ekonomisi ilkesi gereğince ön inceleme duruşması yapılmaksızın mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/628, K. 2024/820, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama