KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/146 Esas
- Karar no
- 2025/145
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/02/2024
Karar Metni
2.791 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;
"Müvekkil ...ın ... ile ticari ilişkilerinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla; davalı taraflardan ... ve borçlu ... ile sözleşme yaptığını, tarafların sözleşme öncesi var olan 750.000-TL'lik borç alacak bakiyesi üzerine işbu anlaşmayı yaptıklarını, 30.11.2017 tarihli sözleşmede borçlunun ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle ... borcun bir kısmına kefil olduğun, davalı ... kefil olduğu 650.000-TL bedeli nakden ifa edemeyecek olması nedeniyle müvekkile "..." adresinde bulunan 9123 Ada 31 Parsel'de kayıtlı 2. Normal kat 9 numaralı ...dubleks dairenin mülkiyetini tapuda devretmeyi taahhüt ettiğini,
müvekkilinin ise borcunu bir şekilde tahsil ederek mağduriyetini sona erdirme umuduyla, alacağına mahsuben taşınmazı devralmayı kabul ettiğini, davalı ... ve ...
Şti. yetkilisi ile müvekkil arasında, devir taahhüdünü yazılı olarak beyan etmek için ikinci bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmede müvekkil ile ikinci sözleşmenin tarafı olan davalılar arasında dava konusu "..." adresinde bulunan 9123 Ada 31 Parsel'de kayıtlı 2. Normal kat 9 numaralı Ç.A.P dubleks dairenin bu defa da müvekkile tescilinin yapılacağı hususu imza altına alındığını, sunulan sözleşmede de görüleceği üzere, davalı şirket ile 1. Alıcı ... arasında dava konusu taşınmazın satışının ...'e yapılması hususunda anlaşma sağlandığını,
aynı sözleşmede ... ile 2. Alıcı sıfatı ile müvekkil ... ile taşınmazın satışının yapılacağı hususunda da anlaşmaya varıldığını, işbu sözleşmelere konu taşınmazın satış bedeli 650.000-TL olarak belirlendiğini, satış bedelinin 600.000-TL'lik kısmının, ...'in kefil olduğu sözleşmeye binaen müvekkil tarafından ...'e ödenmiş olduğu, 50.000-TL kısmının ise tapu tesliminde müvekkil tarafından taşınmaz üzerinde hak sahibi (yüklenici) olan ....
İnşaat firmasına ödeneceği hususu taraflarca kabul edildiğini, sözleşmeden anlaşılacağı üzere ...
İnşaat firması tarafından 60 gün içinde doğrudan alıcı ...'a tapu teslimi yapılması gerektiğini, ancak halen davalı şirket tarafından müvekkile tapu teslimi yapılmaması sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, dava konusu taşınmazın tapusunun müvekkil ... lehine tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, taşınmazın müvekkil lehine tescilinin mümkün olmaması halinde taşınmazın keşif incelemesi neticesinde belirlenecek güncel bedelinin müvekkile sözleşmenin tarafları ... ve ...
İnşaat firması tarafından ödenmesini, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşme bedeli olan 650.000-TL' nin işlemiş ticari faiziyle ile birlikte ... ve ...
İnşaat firmasından tahsilini talep ettiklerini,... adresinde bulunan 9123 Ada 31 Parsel'de kayıtlı 2. Normal kat 9 numaralı Ç.A.P dubleks dairenin kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile ...adresinde bulunan 9123 Ada 31 Parsel'de kayıtlı 2. Normal kat 9 numaralı Ç.A.P dubleks dairenin bir kısım davalılar adına kayıtlı tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline, taşınmazın müvekkil lehine tescilinin mümkün olmaması halinde taşınmazın keşif incelemesi neticesinde belirlenecek güncel bedelinin müvekkile sözleşmenin tarafları ... ve ...
İnşaat firması tarafından ödenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşme bedeli olan 650.000-TL' nin işlemiş ticari faiziyle ile birlikte ... ve ... İnşaat firmasından tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan mezkur davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, tapuyu devretmeyen müteahhide karşı açılacak olan davalarda görevli olan mahkeme her ne kadar Tüketici Mahkemesi ise de ilgili taşınmazın ticari bir amaçla devredileceği taahhüt edildiğinden ilgili davada arabuluculuk olduğunu ve dava şartı olduğunu, dava dilekçesi ile birlikte sunulan ve talebe dayanak gösterilen protokolün gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olup geçerlilik şartı sağlanmamış olduğundan hukuken kabulü mümkün olmadığını, TMK 706 gereğince,
taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan tüm sözleşmelerin geçerliliği resmi şekilde yapılmasına bağlandığını ancak içeriğinden açıkça taşınmaz satış vaadi olduğu anlaşılan adi yazılı protokol noterde düzenlenmediğinden hukuken geçersiz olduğunu, huzurdaki dava ile geçersiz bir protokol dayanak gösterilerek müvekkil adına bile kayıtlı olmayan taşınmaz üzerinde haksız şekilde tapu iptali gerçekleştirilmek istendiğini, davacı tarafın açmış olduğu dava dilekçesinin ekindeki 30/11/2017 tarihli protokolde müvekkilin sadece borçlu kefili olarak gösterildiğini,
ancak belirtilen tarih ve sonrasında ne müvekkil adına ne de diğer borçlu olan ... adına belirtilen taşınmaz devredilmediğini, dolayısıyla müvekkil adına geçmeyen bir taşınmaz için müvekkilim borçlu imiş gibi dava açılması hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, kaldı ki belirtilen protokoller resmi şekil şartlarına da uyulmadan yapıldığı düşünüldüğünde herhangi bir geçerliliği olmayacağını, dava dilekçesinin 30/11/2017 tarihli ikinci protokolünde ise müvekkilim alıcı kısmında bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilin ikinci protokolde de herhangi bir borç altına girmediğini,
ikinci protokolde de müvekkilim adına herhangi bir taşınmaz geçmemiş olduğu düşünüldüğünde müvekkilime yöneltilen bu davanın haksız olduğu ortaya çıkacağını, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP.."; Davalı ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Davacının, dava dilekçesinde de açık şekilde ifade ettiği üzere; davacının davalı ... ile aralarındaki ticari nitelikteki alacağı için davalılar ... İnş. Firması, ... ve davacı arasında dava dilekçesi ekinde sunulu adi yazılı taşınmaz satış protokolü tanzim edildiğini, taraflar arasındaki protokole konu borç davacının da ikrarı üzerine ticari nitelikte bir borç olup huzurda görülmekte olan davaya bakmakta görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu,
davaya dayanak olarak gösterilen protokolün müteahhit firmayla yapılmış olması tek başına mahkemenin görevini belirleyen bir olgu olmamakla birlikte somut durumda ticari bir alacağa istinaden yapılan protokole dayanılarak sayın mahkemenizde işbu davanın ikame edilmesi usul kurallarına aykırı olmakla huzurda görülmekte olan davada görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, mahkemece görevsizlik kararı verilmemesi halinde de dava konusu uyuşmazlık tüketici uyuşmazlığı olarak nitelendirilebileceğinden dolayı dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu,
müvekkil ile davacı arasında herhangi bir arabuluculuk görüşmesi yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davaya dayanak protokol üzerinde 30.11.2017 tarihi olmakla birlikte huzurda görülmekte olan dava bu tarihten 5 yıl geçtikten sonra 01.02.2024 tarihinde ikame edildiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, huzurda görülmekte olan davanın reddi gerektiğini, müvekkilin murisi ... ile davalı ... İnşaat firması arasında ... tarihinde ...
59. Noterliği ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ilgili inşaat sözleşmesi imzalandığı dönemde taşınmaz 9123 ada 23 ve 24 parsel olmak üzere 2 ayrı parseldeyken sözleşme uyarınca müteahhit firmaya verilen yetki doğrultusunda 12.10.2015 tarihinde tevhit işlemi gerçekleştirildiğini ve taşınmazın bugünkü 9123 ada 31 parseldeki halini aldığını, taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi 3.maddesinde bulunan paylaşım başlığında.
"23 ve 24 numaralı parsellerin ifraz ve tevhid sonucu birleşmesinden dolayı yeni oluşacak binada ise 1. Normal katta bulunan 2,3 ve 5 numaralı daire toprak sahibine ait olacak, 2.normal katta bulunan 6,7,8 ve 9 numaralı daire toprak sahibine ait olacak, 4.normal katta bulunan 16,17 ve 19 numaralı daire toprak sahibine ait olacak, 5.normal katta bulunan 21 ve 22 numaralı daire toprak sahibine ait olacak, 6.normal katta bulunan 24 numaralı daire toprak sahibine ait olacak, 7.normal katta bulunan 26 numaralı daire toprak sahibine ait olacak,
8.normal katta bulunan 28 numaralı daire toprak sahibine ait olacaktır." Şeklinde bir düzenleme bulunduğun, ilgili düzenlemenin resmi şekilde yapılan bir sözleşme ile yapılmış olup apkis tarafı olan kişiler bakımından da bu şekilde uygulandığını, her ne kadar davacı ile davalı firma arasında dava konusu 9 numaralı bağımsız bölümün satışına ilişkin bir protokol düzenlenmiş olsa da ilgili taşınmaz apkis uyarınca yükleniciye vaat edilen taşınmazlardan biri olmayıp yüklenicinin bu taşınmaza ilişkin yapacağı sözleşmeler de geçersiz olduğunu, yüklenicinin,
sözleşme uyarınca payına düşen taşınmazlar üzerine satış vaadi ya da alacağım temliki sözleşmesi yapması hukukumuzda kabul gören bir olduğunu, fakat Yargıtayın istikrar kazanan içtihatlarında da açık şekilde görüldüğü üzere yüklenici sadece apkis ile kendisine vaat edilen taşınmazlar bakımından 3. Kişilere vaatte bulunabilir ya da alacağın temliki hükümleri uyarınca sözleşme imzalayabileceğini,, temlik işlemi gerçekleştirebileceğini, somut durumda dava konusu 9 numaralı bağımsız bölüm müvekkilin murisi ...a vaat edilmiş olup yüklenicinin dava konusu 9 numaralı bağımsız bölüm üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmadığını,
yüklenicinin kendisine vaat edilen taşınmazlar bakımından 3. Kişilerle yapacağı adi yazılı sözleşmeler de temlik sözleşmesi hükmünde olup bunun haricinde yapılan adi yazılı sözleşmeler bakımından herhangi bir şekilde ayni hak doğmayacağını, taşınmazın satış ve satış vaadi sözleşmeleri bilindiği üzere resmi şekilde yapılması zorunlu sözleşmelerden olup bunun istisnalarından biri yukarıda zikredilen durum olduğunu, somut olayımızda davacı ve davalı firma arasında akdedilen protokolun, davalı firmaya vaat edilen ya da firmanın müvekkilin murisinden alacağı olan bir taşınmaza ilişkin yapılmamış olup bu haliyle yok hükmünde olduğunu,
davacı ve davalı firma tarafından sunulan dilekçelerde dava konusu taşınmazın bir apkis sonucunda inşa edildiği açık şekilde ortaya konulduğunu, mahkemece ilgili noterlikten sözleşme aslının celbinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın üzerine davacının talebi üzerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmiş olup yukarıda yapılan açıklamalara istinaden ayni hak sağlayan bir sözleşme mevcut olmadığı gibi müvekkili ve taşınmazın aynını ilgilendiren bir hukuki uyuşmazlık da söz konusu olmadığını, taşınmaz kaydına işlenen ihtiyati tedbir şerhi müvekkilin mülkiyet hakkını haksız olarak sınırlamakta olup ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etiklerini,
davanın görevsiz mahkemede açılmış olması hasebiyle mahkemenizin görevsizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise, davanın arabuluculuk süreci yürütülmeksizin ikame edilmesi sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, müvekkil aleyhine ikame edilen haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına.." karar verilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 4.Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır.
... 4.Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
... Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak davaya konu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 9123 Ada 31 Parsel, B blok, 2 normal kat, 9 nolu bağımsız bölümün imar işlem dosyası, yapı kullanım izin belgesi ve iskan ruhsatının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya konu davaya konu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 9123 Ada 31 Parsel, B blok, 2 normal kat, 9 nolu bağımsız bölüme ilişkin takyidatlı, aktif ve pasif kayıtları gösterir tapu kaydının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 12. Tüketici Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddeleri gereğince takdiren; 100.000,00-TL nakdi teminat tutarı mahkeme veznesine yatırdığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu mahkemeye ibraz edildiğinde davaya konu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 9123 Ada 31 Parsel, B blok, 2 normal kat, 9 nolu bağımsız bölümün davalılar adına kayıtlı olması halinde tapu kaydı üzerine dava sonuçlanıncaya kadar 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, teminat yatırılıp makbuzu mahkememize bir dilekçe ekinde sunulduğunda veya teminat mektubu mahkememize ibraz edildiğinde derhal Şişli Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin 13/03/2024 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesine cevap verebilmeleri için cevap süresinin uzatılmasını talep etmiş olup, davalı vekilinin cevap süresinin uzatılması isteminin kabulü ile cevap süresinin iki hafta uzatılmasına, ek sürenin yasal sürenin bitiminden itibaren başlamasına karar verilmiştir.
UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada dava konusu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir kararımızın işlendiği görülmüştür.
Bilirkişi ve keşif incelemesi yapılarak mahallinde delillerin değerlendirilmesi için rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle;Hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere. "Taşınmazın imalatının 9695 oranında bitmiş olduğu, davaya konu 9 Nolu bağımsız bölümün ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ...Parselde kayıtlı, B Blok, 2.Normal Kat, çatı arasında yaşam mahali olan mesken niteliğinde olduğu.
Tapu kaydına göre, ..., ... ve ...'ın hisse paylı malik oldukları, davaya konu 9 nolu dairenin kapısının açılmaması nedeniyle, daire içerisinde ölçüm ve incelemeler yapılamamış olup, değer takdirinin projesinde yazan 77,25 m2 üzerinden yapıldığı, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ...Ada, ...
Parselde kayıtlı, B Blok, 2.Normal Kat, çatı arasında yaşam mahali olan mesken niteliğindeki 9 Nolu bağımsız bölümün yeri, konumu, niteliği, yaşı, büyüklüğü, inşaat kalitesi, sosyal, ticari ve ulaşım olanakları ile emsalleri göz önüne alınarak mevcut ekonomik koşullara göre yapılan değerlendirmeler sonucunda; keşif tarihindeki güncel rayiç değerinin 3.700.000,00 TI dava tarihi (01/02/2024) itibarıyla rayiç değerinin 3.345.000,00 TL olarak takdir edildiği.." rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 17/07/2024 tarihinde talep dilekçesi sunarak reşit olmadığı anlaşılan ...’ın velisi annesi ...’a tebligat çıkartılmasını talep ettiği görülmüştür. Dosya; ... 4. Tüketici Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı gereğince mahkememize tevzi edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
... 4. Tüketici Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarih ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile "... Somut olayda; davacının davalı ... ile aralarındaki ticari nitelikteki alacağı için davalılar ..., ... ve davacı arasında dava dilekçesi ekinde sunulan adi yazılı taşınmaz satış protokolünün tanzim edildiği, davaya dayanak yapılan protokolün ticari saiklerle yapılması nedeniyle davacının tüketici vasfının bulunmadığı, davanın tarafları arasında bir tüketici işlemi söz konusu olmadığından uyuşmazlığın çözümlenmesinde mahkememiz görevli bulunmayıp, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya mahkememize tevzi olmuştur.
6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:
(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.
(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.
(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir.
Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.
İstanbul BAM 18. Hukuk Dairesinin...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... 6102 sayılı TTK'nun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 4/1-a maddesine göre “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 s.TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. TTK'nın 4. maddesinde nelerin ticari dava olduğu açıklanmıştır. Buna göre hükümde sayılan dava ve işlerin yanı sıra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar da ticari davadır.
Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın ticari işletmesi bulunmadığından ve dava konusu da maddede sayılan mutlak ticari davalardan olmadığından davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır.(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı)...".
Somut olay incelendiğinde; davacının davacı ... ile dava dışı ... ile olan ticari ilişkilerinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı ... ve dava dışı ... ile sözleşme yaptıklarını, davalı ...'in borcun bir kısmına kefil olduğunu, davalı ...'in kefil olduğu bedeli nakden ifa edemeyecek olması nedeniyle dava konusu ... Ada ...Parsel'de kayıtlı 2. Normal kat 9 numaralı Ç.A.P dubleks dairenin mülkiyetini tapuda devretmeyi taahhüt ettiğini, bu nedenle davalı ... ve ...
İnşaat San. ve Tic. Ltd.
Şti. yetkilisi ile davacı arasında ikinci bir sözleşme düzenlendiğini, ancak davalı şirket tarafından davacıya tapu devrinin yapılmadığının iddia edildiği, taşınmazın davalılar ..., ..., ... adına kayıtlı olduğu, davacının davalılar ile ticari ilişki içinde olmadığı, davacının dava dışı ... ile ticari ilişkisi olduğunu beyan ettiği, davalı ...'in kefil sıfatının olduğu, davanın konusu itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan nispi ticari davalardan da olmadığı,
TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Katip · ... · ¸E-imzalıdır Hakim · ... · ¸E-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/146, K. 2025/145, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama