KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/457 Esas
- Karar no
- 2025/833
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/06/2025
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil ile davalı/borçlu arasında 01.01.2022 - 01.12.2022, 01.01.2023 - 01.12.2023, 01.01.2024 - 01.12.2024 ve 01.01.2025 - 01.12.2025 tarihlerinde "Abonelik Sözleşmeleri" akdedilmiştir. İşbu abonelik sözleşmelerine konu otoparklar abonelik bedeli karşılığında davalı/borçlunun kullanımına bırakılmıştır.
Ancak davalı/borçlu abonelik sözleşmesi kapsamında bahse konu alanı kullanmasına ve cari hesap ekstresi ile ilgili faturaların kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen yükümlü olduğu edimi gereği gibi eksiksiz ve tam ifa etmemiştir. Bunun üzerine müvekkil şirket tarafından ... 1. İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyası aracılığıyla sözleşme ve faturaya dayalı cari hesap alacağı kapsamında 203.636,61-TL bedelli icra takibi başlatmış, ancak kötü niyetli davalı/borçlu işbu takibe karşı itiraz etmiştir.Huzurdaki olayda; davaya dayanak olan sözleşme hükümleri incelendiğinde, otopark yerinin zilyetliğinin davalı şirkete devredilmeden müvekkil şirket çalışanları gözetiminde ve yönlendirmesiyle araçları parkedeceği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle taraflar arasındaki akdi ilişki sözleşmenin ağırlıklı yanı hizmet alım ilişkisidir. Müvekkil şirket davalıya otopark hizmeti vermesi ile sözleşmedeki edimini yerine getirmiş; nitekim hizmet alan davalı şirket müvekkile her ay ödemesi gereken abonelik ücretini ödemeyerek müvekkili zarara uğratmıştır.
Taraflar arasında akdedilen Abonelik Sözleşmesinin genel hükümler kısmında yer aldığı üzere abonelik sözleşmeleri aylık, 6 aylık ve 1 yıllık olarak yapılacağı açıkça belirtilmiş olmasına rağmen davalı/borçlu tarafından sözleşmeye konu alan aylarca kullanılmaya devam edilmiş, bu kullanımında 01.01.2022 - 01.08.2024 tarihleri arasında davalı/borçlu şirket tarafından bir kısım ödemeler yapılmış bu ödemeler müvekkil şirket tarafından cari hesap ekstresinde belirtilmiş;
nitekim davalı/borçlunun iş bu düzensiz ödemeleri ve ödeme yapılmayan aylara ilişkin bu haksız kullanıma karşı haksız işgaliye bedeline ilişkin düzenlemiş olduğu faturaları davalı/borçluya tebliğ etmiş; davalı/borçlu faturalara karşı itiraz etmediği gibi herhangi bir ödeme de yapmamıştır. Bu kapsamda davalı/borçlu aleyhine ... 1. İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyası aracılığıyla 203.636,61-TL bedelli icra takibi başlatmış; ancak kötü niyetli davalı/borçlu işbu takibe karşı itiraz etmiştir. davalının borca itiraz nedenlerinin haksız ve mesnetsiz olduğu, kötü niyetli olarak sırf müvekkilin alacağını geciktirmek kastıyla kötü niyetli olarak hareket ettiği, alacağın likit olduğu zira sözleşme, cari ekstre ve faturalara dayandığı sabit olduğundan davalı/borçlu aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği aşikar olup, İcra İflas Kanununun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu;
takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü uyarınca likit olan alacağa kötü niyetle ve haksız olarak itiraz eden davalı/ borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Davalı/Borçlunun ... 1. İcra Dairesi ...
Esas Sayılı Dosyası sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin devamına,Kötü niyetli - haksız davalı borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı firma, 203.636,61-TL. fatura alacağı bulunduğu haksız-dayanaksız iddiasıyla ... 1. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından müvekkil aleyhine icra takibine geçmiş, haklı itirazlarımız sonrasında ise huzurda işbu itirazın iptali davasını ikame etmiştir. Usul ve esas itibariyle haksız olan davanın reddi gerekmektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre,... İcra Daire Ve Mahkemeleri kesin yetkiyi haizdir. Bu itibarla, İstanbul (Çağlayan) İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkisizdir. yetkisiz icra dairesi olan ... 1. İcra Müdürlüğü'nde girişilen takipte henüz ortada geçerli-kesinleşmiş-usulüne uygun bir icra takibi bulunmamakla bu aşamada itirazın iptali davası açılamaz, davanın usulden reddi gerekmektedir.
icra takibi ve dava, haksız ve kötü niyetle ikame edilmiştir.
Olmayan bir borç için öncesinde icra takibine geçilmiş ve sonrasında itirazın iptali davası açılmıştır:davacının fatura kesmesi, alacaklılık ispatı için yeterli değildir; kestiği faturaya ilişkin dönemde verdiği iddiasında olduğu hizmeti de verdiğini kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir.
Davacı, hiçbir hakkı olmadığını bile bile öncesinde, faturalar kesmesi ve takibe geçmesi, bilahare de huzurda işbu dava ile kötüniyetini ortaya koymuştur.usul ve esas itibariyle haksız davanın reddine davacının kötüniyeti gözetilerek aleyhine asgari %20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine
yargılama giderinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava taraflar arasında akdedilen sözleşme nedeniyle davacı tarafından davalıya keşide edilen fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. Maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmuş ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu ileri sürülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12. Maddesinde ihtilaf halinde İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olacağı düzenlenmiştir. Tarafların tacir olduğu da dikkate alındığında HMK'nın 17. Maddesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesine göre İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilidir. Davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunularak İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu ileri sürülmüş olduğundan mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/457, K. 2025/833, 3 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama