İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/41 K.2024/147

Mahkememizde görülmekte bulunan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi - manevi tazminat, tasarımın hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/41Karar2024/147Tarih25 Eylül 2024Okuma25 dk · 4.949 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
25 Eylül 2024
Esas no
2021/41 Esas
Karar no
2024/147
Dava
MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, KALDIRILMASI, MADDİ - MANEVİ TAZMİNAT, TASARIMIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
Dava tarihi
26/02/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.949 kelime·25 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi - manevi tazminat, tasarımın hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... no ile tescil ve diğer müvekkil ... A. Ş. (...) tarafından Türkiye'de piyasaya arz edilen, ... 4. FSHM 'nin ... D. İş dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararına dayanak süt tozu kutusu şekil markasına ve bu markanın kullanımtarına karşı gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabet durumunun ve ...'ye karşı yaratılan haksız rekabet durumunun tespiti, önlenmesi,

durdurulması ve sonuçlarının ortadarı kaldırılmasını, müvekkili ... adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescili ve diğer müvekkili ... tarafından piyasaya arz edilen ... sayılı ve ... sayılı ... şekil markalarına ve bu markaların kullanımlarına karşı gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabet durumunun ve ...'nin ... şekil markasını havi ürün ambalajına karşı gerçekleştirilen haksız rekabet durumunun tespiti önlenmesini, durdurulmasını ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını,

... markası ve bu markanın kullanımları nedeniyle TTK madde 56 ve 556 sayılı KHK madde 64 ve 66/2(b) bendi uyarınca müvekkillerinin davalıdan talep ve tahsile hakkı olduğu tazminat miktarının ayrı ayrı hesaplanarak tespitini, talep sonucunun belirlenmesi için gereken bilgiler davalı bünyesinde bulunduğundan, tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, HMK 107. maddesi uyarınca, belirsiz alacak olarak şimdilik 85.000 TL maddi ve 125.000 TL manevi tazminatırı,

marka tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten ibaren Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarının Türk Lirasına uyguladığı en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini, Süt tozu kutusu şekil markası ve bu markanın kullanımları nedeniyle TTK madde 56 ve 556 sayılı KHK madde 64 ve 66/2(b) bendi uyarınca Müvekkillerin davalıdan talep ve tahsile hakkı olduğu tazminat miktarının ayrı ayrı hesaplanarak tespitini, talep sonucunun belirlenmesi için gereken bilgiler davalı bünyesinde bulunduğundan tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırlmak üzere, HMK 107. maddesi uyarınca, belirsiz alacak olarak,

şimdilik 165.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın, marka tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren işleyecek Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarının Türk Lirasına uyguladığı en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, davaya koru "..." ürünün satışında müvekkili şirkete ait Süt tozu kutusu markasının ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunması nedeniyle, 556 Sayılı KHK'nin 67. Maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında mahkemece tespit edilecek yoksun kalınan kazanç miktarının %10 'undan az olmamak kaydıyla makul görülecek bir payın daha eklenmesini,

müvekkilleri lehine 556 sayılı KHK madde 62 uyarınca banka teminat mektubu için ödenen yıllık 1.590,56 EURO tutarındaki banka komisyonu dikkate alınarak, yargılama süresi dikkate alınarak hesap edilecek miktarındaki fiili zararın karşılanmasını, davalı adına TPE nezdinde tescilli 2013/08181 sayılı çoklu tasarımın 4. sırasında yer alan tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, davalı müvekkilinin işbu kavanoz şekil markasının benzerini kullanmak suretiyle markaya tecavüz ve TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmekte olduklarını, davacıların bu iddiaları mesnetsiz olup, reddi gerektiğini, marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilleri düzenleyen KHK m.61/-a uyarınca, "9. maddenin ihlali” marka hakkına tecavüz sayıldığını, salt benzer işaretin benzer mal veya hizmetlerde kullanılması tecavüze neden olmamakta, tecavüzün söz konusu olabilmesi için mutlaka bir karıştırma ihtimalinin mevcut bulunması gerekmekte olduğunu,

KHK m.9/-b uyarınca bir tecavüzün söz konusu olabilmesi için, ibare/şekil ve mal/hizmet benzerliğinin yanı sıra, bu benzerliğin ortalama seviyedeki tüketici nezdinde karıştırma ihtimali yaratması gerekmekte olduğunu, karıştırma ihtimali olmayan durumlarda markaya tecavüzden söz edilmesi mümkün olmadığını, müvekkili söz konusu ürününü piyasaya sürerken, sadece kavanoz şekli ile değil, üzerinde ambalaj etiketi ile birlikte kullanmakta olduğunu, bu bakımdan nihai tüketici olan ortalama seviyedeki tüketici, söz konusu ürünü kavanoz şekline mazaran daha ön planda olan ambalaj etiketi ile ürünü algılamakta olduğunu,

bu şekilde algılanan bir ürün kavanozu/şişesi ile davacının davaya konu markası arasında bir karıştırma ihtimali yaşamasının mümkün olmadığı düşünülmekte olduğunu, müvekkilinin kullanımındaki ambalajı da ... tescil no ile müvekkil adına tescilli bir tasarım olduğunu, bu sebeple söz konusu tescile dayalı kullanım açısından iltibastan söz edilemeyeceğini, davacı markasını tescil edildiği şekli ile yani üzerinde herhangi bir etiket barındırmaksızın salt çıplak şekli ile satışa sunmamakta olduğunu, davacı da ürünün üzerine diğer markası olan ...ibaresini ekleyerek satışa sunmakta olduğunu,

hal böyle iken davacı taraf dava konusu ettiği şekil markasını çıplak hali ile değil ... markası ile satışa sunmakta olup, tüketici satt ... markasından dolayı ürünü tüketmekte olduğunu, burada davacının iki markasının iç içe geçmesi durumu olup, ön planda oları, tüketicinin doğrudan algılayıp tüketim iradesi gösterdiği markası ... markası olduğunu, davacının şekil markasının bu anlama herhangi bir algı unsuru söz konusu olmadığını, davacının şekil olarak tescil ettirdiği ... nolu şeki! markasının kavanoz şeklinden ibaret olup, hiçbir ayırt edicilik taşımadığını,

zayıf bir marka olduğu ve sebeple davacının 3. kişilerin bu markayı kullanmasına katlanma yükümlülüğü olduğu açık olup, bu sebeple markaya iltibas iddiası yönünden davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacılar tarafından tecavüz teşkil ettiği ileri sürülen kullanımlar incelendiğinde, müvekkili kullanımlarına konu ürün ambalajları üzerinde yer alan şekillerin müvekkili adına tasarım olarak tescilli olduğu görülmekte olduğunu, söz konusu kullanımlar üzerindeki şekil ...sayılı çoklu tasarımını ... sıradaki tasarımı otan tasarımı olduğunu, ayrıca müvekkilinin,

söz konusu kullanımlara dair marka tescilinin de olduğu görülmekte olduğunu,... tescil numaralı ... markası müvekkili adına 17.01.2013 tarihi itibariyle koruma altına alınmış olup 02.01.2014 tarihinde tescil edildiğini, tescile dayalı kullanım hukuka uygun bir kullarım olup, hükümsüz kılınıncaya kadar marka tescili ile hukuken sağlanan hakkın kullanımı engellenemeyeceğini, müvekkilinin tecavüz teşkil etliği ileri sürülen kullanımlarına konu ambalajları üzerinde yer alan kupa şekilleri, müvekkilinin tescilli tasarım ve markasının bir parçası olup,

müvekkilin tescilli tasarım ve markasını ürün ambalajları üzerinde kullanması hukuka uygun bir kultanım olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davacının "..." şekil markasına bir tecavüz söz konusu olmadığını, davacı iddialarının aksine ... renk ve/veya ... kimsenin tekelinde olmadığını, kaldı ki her iki ... şekit itibari ile birbirinden son derece ayrı olduğunu, çok tanınmış marka sahipleri piyasadaki hakim durumlarından yararlanarak,

markalarını koruma stratejileri doğrultusunda, daha az tarınmış markaları piyasaya sokmamak veya piyasadan silmek yönünde hareket ettiklerinin görüldüğünü, davacının markasının çok tanınmışlığı karşısında, tüketicinin markaları karıştırmasının mümkün olmadığı tespitleri dilekçe ekinde sunuları ... tarafından kaleme alınan hukuki görüşte belirtilmekte olduğunu, dava dilekçesinin içeriğinde belirtilen hususların gerçeği yarısıtmaması, sektörde ve pazarda bu kullanımın hiçbir firmanın tekelinde olmaması, kaldı ki müvekkili firma tarafından kullanılan ürünün farklı olması,

tüketicinin dava konusu ürünler arasındaki farkı ilk bakışta fark edebileceğini, her iki ürünün birbirinden farklı olduğunu gösteren birçok ayırt edici unsurların bulunması, şekil ve renk bakımından dahi birbirlerinden farklı olması sebebi ile öncelikle davacıların tedbir taleplerinin reddini, taraflarınca sunulmuş deliller, hukuki görüş toplanacak deliller ve yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile yapılacak yargılama sonunda dayanaksız, haksız ve hukuka aykırı davanın tüm talepler yönünden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müvekkili tahmiline karar verilmesini talep etmektedir.

CEVABA CEVAP

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının ihtiyati tedbir kararı verildiği andan itibaren HMK 396.maddesine göre ihtiyati tedbir vermeyi gerektiren durum ve koşulları değişmediğinden davalının huzurda verilen ihtiyati tedbire usulen itirazı hakkı bulunmadığından, ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddini, haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İKİNCİ CEVAP

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin içeriğinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmaması, sektörde ve pazarda bu kullanımın hiçbir firmanın tekelinde olmaması, kaldı ki müvekkil firma tarafından kullanılan ürünün farklı olması, tüketicinin dava konusu ürünler arasındaki farkı ilk bakışta fark edebileceği, her iki ürünün birbirinden farklı olduğunu gösteren birçok ayırt edici unsurların bulunması,

şekil ve renk bakımından dahi birbirlerinden farklı olması sebebi ile Mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme tarafından sunulmuş deliller, hukuki görüş, toplanacak deliller ve yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile yapılacak yargılama sonunda dayanaksız, haksız ve hukuka aykırı davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müvekkiline tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava; davacı adına tescilli ... sayılı ve ... sayılı ... şekil markası ile ... sayılı ... ürün kutusu /kavanoz şekil markasına yönelik olarak davalının kupa ve ürün kutusunu taklit etmek suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi gereğince şimdilik HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak 65.000TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminat, KHK'nın 67.maddesi kapsamında Coffee Mate markası için yoksun kalınan kazanç miktarının %10'undan az olmamak kaydıyla tazminat miktarına makul bir payın eklenmesi,

davalı adına tescilli ...sayılı endüstriyel tescil belgesinin... nolu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

Davacılar adına tescilli davaya konu markaların tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.

Davalıya ait "..." ibareli markaların tescil kayıtları ile hükümsüzlük istemine konu ... sayılı tescilli tasarımın tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.

... 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D.iş sayılı dosyası fiziken celp ve tetkik edilmiştir.

Taraf delillerinin dosyaya ibraz edildiği, ürün görsellerinin sunulduğu görülmüş, davalı tarafça emsal mahkeme ilamları savunması ile delil olarak gösterilen ... 4. FSHHM ...esas, ... 2. FSHHM'nin ...esas sayılı dava dosyalarına ait kayıtlar ile anılı kararların istinaf ve temyiz incelemesi neticesindeki Bölge Adliye Mahkemesi kararları (... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararları) ile Yargıtay kararları ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ilamları)

tetkik edilmiştir.

Mahkememizce dosya kapsamına alınan tasarım uzmanı ..., sektör bilirkişisi, ... ve mali bilirkişi ...marifeti ile hazırlanan 02/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafa ait ...başvuru numaralı şekil markası ile davalıya ait ürün ambalajı kullanımlarının benzer olduğu, bu sabapla İitibas yarattığı, davacı tarafa ait ... ve ...başvuru numaralı markalar ile davalı tarafa ait ...başvuru numaralı marka arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu,

bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, hükümsüzlüğü istenen davalı tarafa ait ...numaralı tasarım ile davacı tarafından hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen ambalajlar arasırıda bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, kompozisyanların iltibas yaratabilecek düzeyde benzer olduğu bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalıya ait olduğu belirtilen resim 15'de gösterilmiş 1 ve 2 numaralı ambalaj örneklerinin davacıya ait ürün ambalaj kullanımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı,

kompozisyonların iltibas yaratabilecek düzeyde berizer olduğu bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, bu durumda Yoksun kalınan kazancın hesaplanabilmesi için Mahkemece de uygun bulunduğu takdirde, davalı şirketin ilgili yıltara ait ticari defterlerinin, kurumlar vergisi beyannameleri bunların ekleri olan gelir tabloları, bilançolar ile dava korusu ürünlere ait satış tutarlarının belirlenebilmesi için inceleme yapılması hususu şeklinde kanaatlerini bildirmişlerdir.

Mahkememizce dosya kapsamına alınan tasarım uzmanı ..., Ticaret ve Fikri ve Sınai Haklar Uzmanı ..., tasarım uzmanı ... marifeti ile hazırlanan 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... ve ...'ye ait 21,05.2013 tescil tarihli, ... no'lu kutu şekil markası ile davalı ...'ya ait ...no'lu tasarım tescili iptal edilmiş tasarımın ortalama tüketici nezdinde iltibas bırakacak derecede benzer olduğu, davalı eyleminin 556 Sayılı MarkKEK 61. Maddesini karşıladığı, davalı ...'nın kullanımlarının, davacı ... ve ...'ye ait ..., ..., ... tescil no'lu markalarının koruma kapsamında kaldığı,

davalı eylemlerinin 556 Sayıtı MarkKHK 61. Maddesini karşıladığı, davalı ...'ya ait ... no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımın 12.12.2013 başvuru tarihi itibarıyla yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu, davalı eylemlerinin TIK 55, Maddesi kapsamında haksız rekabet eylemine karşılık geldiğini bildirmişlerdir.

Mahkememizce dosya kapsamına alınan tasarım uzmanı ..., Ticaret ve Fikri ve Sınai Haklar Uzmanı ..., mali bilirkişi ...marifeti ile hazırlanan 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu ürün ve tesciller detaylı olarak ve dosya kapsamında mevcut deliller ile birlikte ele alınarak, davacı ... davalı tarafların benzerlik iddialarına dayanak olarak gösterdikleri tüm tescilleri üzerinden incelemenin gerçekleştirilmesi zorunluluğu hasıl olmuş olup, detayları ile gösterilen inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;

davalı tarafından “...” marka ibaresi ile kullanılan ambalajlı ve ambalajsız “...” ürününün, davacı tarafa ait...tescil nolu şekil markası “...” ürünü ile, küçük detaylar dışında, genel izlenimde karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer özellikte olduğu, davalı tarafından “...” marka ibaresi ile kullanılan endüstriyel tasarım tescilli ... tescil nolu ambalajlarda desen tasarımın, Davacı “...” marka ibareli ürün ambalajı ile karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer özellikte olduğu ve tescilin hükümsüzlüğünü gerektirecek koşulların var olduğu,

davalı tarafça üretilen “...” marka ibareli “...” ürününün, davanın açıldığı tarihte koruma altında olan Davacı tarafından tescilli..., ..., ..., ..., ... tescil noları ile koruma altında olan “...” şekil markalı üründen farklı olduğu, karıştırılmaya şebep olacak nitelikte benzerliğin var olmadığı, davacı tarafa ait markası ... ürü n ambalaj görsel tasarımlarının Davalı “...” marka ibareli ambalajlarında taklit edilerek kullanılması sonucu oluşan benzerliğin tecavüz oluşturup -oluşturmadığına ilişkin, iddia ve taleplerin incelenmesi hususunda bilirkişi heyetinden talep edilen inceleme neticesinde;

davacı ... markalı ambalajlarında, ağırlıklı kullanılan ..., ... ve ... renk tonlarının bir arada oluşturduğu kompozisyon ve tasarım diziliminin, Davalı tarafa ait “...” marka ibareli ambalajlarda, karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olarak uygulandığı ve Davalı tarafa ait TPE nezdinde ...marka ve ...tescil nolu ambalaj tasarımını kapsar nitelikte benzerliğin var olduğu, davalı şirketin 2015 ve 2016 yılı ... veya ... kahve ve kahve kreması satışlarından Toplam 22.170,72 TL Faaliyet Kârı elde ettiği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

...

3.Asliye Hukuk Marifetiyle marka vekili ...ve mali bilirkişi ... marifetiyle düzenlenen 14/12/2021 tarihli talimat raporunda özetle; davalının yasa defterlerinin 2010-2011-2012-2013-2014 ve 2015 yıllarına ait defterlerinin fiziken tutulmuş yasal defterler olduğunun raporun usul incelemeleri bölümünde izah edikliği üzere sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, 2016 yıllarına ait yasal defterlerinin e-defter kapsamında tutulduğu ve aynı şekikle raporumun usul yönünden incelemelerim başlığı altında belirtildiği üzere bu defterlerin de sahibi lehine deli! niteliğine haiz olduğu, davalı ...

SAN. VE TİC. A. Şirketi'nin merkezinde yerinde yaptığımız incelemeler neticesinde dava konusu ürünlerin davalı şirket tarafından üretildiği, uyuşmazlık konusu marka tecavüzü ve tasarım hakkına tecavüz konusundaki takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemenize ait olacağı, Uyuşmazlık konusu ürünlerin davalı ... SAN.

VE TİC, A.Ş 2010, 2011, 2912 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında alım, üretim ve satırnının yapıldığı, sadece maddi tazminat yönünden tazminat seçim yöntemi de dikkate alınarak tespit ettiğimiz hususlar neticesinde, dava konusu ürünlerin 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 ve 26.02.2016 dönemleri arası toplam üretim maliyeti tutarının 2.034.728,05-TL olduğu, aynı ürünlerin yurt içi ve yurt dışı satış tutarının 2.082.118 45-TL olduğu, alış ve satış arasındaki farkın (2,082.118,45-TL -2.034 728,05-TL ) - 47.390,39-TL BRÜT KAR' ının bulunduğu,

genel Yönetim ve Pazarlama Gider Payları (Promosyon, pazarlama, nakliye, işçilik genel gider ve kira gibi vb. Giderler) şirketin genel satış oranına göre dağıtılması durumunda dava konusu ürünlere ortalama 455.482,92- TL gider payı düşeceği. brüt kardan bu giderlerin düşülmesi neticesinde 47.390,39-TL - (-2.034.728.05-TL - 408.092,52-TL NET ZARAR' ının bulunduğu tespit edilmiş olup, dava konusu ürünlerin üretimi, alım ve satımından dolayı davalı firmanın herhangi bir kazancının söz konusu olmayacağını bildirmişlerdir.

Mahkememizce dosya kapsamına alınan tasarım uzmanı ..., Sınai Mülkiyet uzmanı... ve mali bilirkişisi ...marifeti ile hazırlanan 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tecavüz talepleri yönünden davacı tarafa ait ... numaralı marka tescili görseli ile Davalı tarafa ait "...” ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait “...” şişe ambalaj tasarımı ile Davalı tarafa ait “...” şişe ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı,

bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ambalaj tasarımı ile davalı tarafa ait ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... ve ... numaralı marka tescilleri ve ambalaj üzerinde kullanımı ile davalı tarafa ait ambalaj üzerinde yer alan görsel arasında ortalama kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı,

bu sebep ile birbiri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer olarak algılandıkları, markasal inceleme açısından bakıldığında Davacı tarafa ait ... numaralı marka tescili görseli ile davalı tarafa ait “...” ambalaj arasında renk, şekil, tasarım, görünüş, kombinasyon yönlerinden ilgili ürün alıcısında iltibas yaratacak derecede benzer oldukları kanaati haiz olduğu,

aynı şekilde davacı tarafa ait ... ve ... numaralı marka tescilleri ve ambalaj üzerinde kullanımı ile davalı tarafa ait ambalaj üzerinde yer alan görselin renk, şekil, tasarım, görünüş, kombinasyon yönlerinden ilgili ürün alıcısında iltibas yaratacak derecede benzer oldukları davalı kullanımlarının davacı markalarının tescilli olduğu mal sınıflarında olmakla ve yukarıda markasal iltibasın da söz konusu olması nedeniyle vaki kullanımlar 556 sayılı KHK 61/1 hükmü gereğince marka hakkına tecavüz, TTK 55/1-a4 bendi anlamında haksız rekabet teşkil edeceğini,

somut olayda davalının tecavüz ettiği ürüne ait satışların ve maliyet bedellerinin 14.12.2021 tarihli bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ... 3 Asliye Hukuk Mahkemesi ...

Talimat dosyası raporu ile tespit edildiği, dava tarihine kadar davalı tarafından 47.390,39 TL Kar elde ettiği, hükümsüzlük talebi yönünden davacı tarafa ait “...” ambalaj tasarımı ile Davalı tarafa ait edilen 12.12.2013 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ve “..." ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, tasarımın yenilik unsurunu taşımadığı bu çerçevede hükümsüzlük koşullarının açısından takdirin Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir.

... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi Marifetiyle mali bilirkişi ...marifetiyle düzenlenen 03/07/2019 tarihli talimat raporunda özetle; dava dosyası ve ekleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitlerin neticesinde davalı ... Ticaret A.Ş'nin ... veya ...ürünlerinden 2015 yılında 231.084,58 TL, 2016 yılında ise 245.716,94 TL satış yaptığını bildirmiştir.

Davalı tarafça dosyaya sunulan 04/04/2016 tarihli ... tarafından hazırlanan uzman görüşünde (mütalaa) özetle; davacılara ait “kavanoz şekil” markası bakımından, ambalaj etiketinin önce algılandığı, şişe şeklinin bir karıştırma ihtimali yaratmadığı, benzerlik olsa dahi markaların farklı olması nedeniyle iltibas yaratmadığı, “...” markasına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları bakımından, tecavüze sebebiyet verecek kullanım olmadığını, ambalaj tasarımlarının farklı olduğu, kanatine ulaşıldığını, beyan etmiştir.

Davalı tarafça dosyaya sunulan 02/12/2016 tarihli ...an görüşünde (mütalaa) özetle; davalı kullanımlarının, ... firması kahve kreması plastik kavanoz ürününün farklı olarak saklama ve servis amacı taşıyan bir ürün olduğunu, davacı şekil markası ile tasarım açısından farklılıkları olduğunu, ... kahve krema kutusunun şekil ve tenk olarak bir çok ayırt edici özelliği ile son kullanıcı nezdinde ayırt edici olduğunu, Davalı ürün ve kullanımlarının davacı ürün ve kullanımlarına ilişkin tecavüz ve iltibasından söz edilemeyeceğini yönünde görüş beyan etmiştir.

Davacı tarafça dosyaya sunulan 22/05/2017 tarihli ... tarafından hazırlanan uzman görüşünde (mütalaa) özetle; Beta ürünlerinde çağrıştırma yoluyla karıştırılma tehlikesinin var olduğu, davacı taraf markasının ayırt edici olduğu ve tasarımının teknik zorunluluk arz etmediği, davalı yan tasarımının yenilik kriterlerine sahip olmadığı, söz konusu kullanımları nedeniyle tecavüzün ve haksız rekabetin mevcut olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.

Huzurdaki davada; davacı adına tescilli ... sayılı ve ... sayılı ... şekil markası ile ...sayılı (... ürün kutusu) kavanoz şekil markasına yönelik olarak davalının kupa ve ürün kutusunu taklit etmek suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile davalı adına tescilli ... sayılı endüstriyel tescil belgesinin 4 nolu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğü istemleri yönünden uyuşmazlığın bulunduğu saptanmıştır.

Somut uyuşmazlık kapsamında ilk olarak karıştırılma ihtimali (benzerlik ) nedeni ile marka hakkına tecavüz istemi yönünden değerlendirme yapılmış olup dava tarihi itibari ile yürürlükte olup somut olayda tatbiki gereken 556 sayılı KHK'nın marka hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı 61. maddesi. (Değişik: 21/1/2009 – 5833/2 md.); ''Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak.

d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' şeklinde düzenlenmiş olup atıf yapılan KHK’nın 9. maddesi ise (Değişik: 21/1/2009 – 5833/1 md.); ''Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebilir:

a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.

Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması.

c) İşareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması.

d) İşaretin, teşebbüsün işevrakı vereklamlarında kullanılması.

e) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması.'' şeklinde ifade edilmiş olup işbu hallerin varlığının ispatlanması halinde 556 sayılı KHK’nın 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiği söylenebilecektir.

Anılı yasal düzenlemeler ışığında ilk olarak davacıların tescilli ... şekil markası ve kavanoz şekil markası ile davalı kullanımının karşılaştırması ve marka hakkına tecavüz bakımından inceleme yapılmış olup inceleme konusu markaların ve kullanımın benzerlik derecesi, inceleme konusu kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi, önceki markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama

tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir. (İltibas) Karıştırılma tehlikesinin olup olmadığının tespitinde ise marka ve kullanımlar ile ilgili tüm unsurlar dikkate alınarak, genel (bütünsel) olarak değerlendirme yapılması gerekmiş markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajı irdelenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarihli ve ..., ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu ilkesinden hareket ile dosyadaki deliller kapsamında değerlendirme yapılmış olup her ne kadar davacılar vekili tarafından davalı yanın savunmasına konu emsal ...

FSHHM'nin kesinleşen kararlarının işbu dosyaya emsal teşkil edemeyeceği, zira söz konusu dosyaların şekil markalarına ilişkin tescil edilebilirlik değerlendirilmesine ilişkin iken huzurdaki davanın tecavüz davası olup işbu davaya konu kullanımların farklı olduğu belirtilmiş ise de ...

Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı kapsamında, davalı şirketin ...sayılı "..." markasının tescili için TPMK'ya başvurduğu, davacı tarafından itiraza mesnet gösterdiği kavanoz şekil markasına dayalı olarak başvuruya itiraz edildiği, bu itirazın nihai olarak reddedildiği, dosya kapsamındaki uyuşmazlığın, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı saptanmıştır.

Davalı şirketin dava konusu başvurusuna konu markasının "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruya itiraz eden davacı şirketin (...) itirazına dayanak markasının da şekilden oluştuğu anlaşılmakta olup, taraf markaları kapsamında ortak olarak nitelendirilebilecek hususun şekil olduğu, davalının başvurusuna konu şekildeki kavanozun iki boğumlu görünmesine rağmen, davacının itirazına mesnet markasında tek boğum bulunduğu, davalının başvurusuna konu şeklin davacının itirazına mesnet markasındaki şekle göre daha iri göründüğü, eğim yönlerinin aynı bulunmadığı, kullanılan ögeler ve renklerin birbirinden farklı bulunduğu,

davalının başvurusunun içeriğinde kelime unsurlarının da olduğu, bu halde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmış, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiği,

bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.

Bir diğer karar olan ...

Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin... esas, ...karar sayılı içtihadında ise; davacının (huzurdaki davada davalı ... şirketi) başvurusuna konu markada bulunan ... şekli ile davalının (huzurdaki davada davacı ...) ... şekli içeren markaları karşılaştırıldığında, karşılaştırılan kupaların alt ve üst kısımlarında çap farklılıklarının bulunduğu, başvuru konusu markada bulunan kupada 2 çizgi olmasına rağmen itiraza mesnet markalarda bulunan kupalarda tek çizgi bulunduğu, taraf markalarında bulunan çizgilerin yerlerinin farklı olduğu, davacının başvurusuna konu markada kupa resmi içerisinde "..." kelimelerinin de yazılı olduğu,

bu hususun da ayrıca ayırt ediciliğine katkı sağladığı, esasen kupaların genel görünümlerinin farklı bulunduğu, sırf renk benzerliğinin ilişkilendirmeyi sağlamayacağı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki belirtilen ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretlerin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olacağı,

markaların kapsamlarında bulunan ürün ve hizmetlerle ilgili satın alma süresi içerisinde davalının itirazlarına mesnet "...+şekil", "..." ve "Şekil" markaları ile sunulan anılan ürünleri satın almak veya hizmetlerden yararlanmak isterken davacının "..." işaretini taşıyan ürün ve hizmetleri satın alma veya yararlanma yönünden tercihte bulunmayacağı, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede,

markaların kapsamlarının benzer bulunmasına rağmen ibare ve şekillerin benzer bulunmaması nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.

Aynı taraflar arasında görülüp kesinleşen anılı dava dosyalarındaki netice-i talepler ile huzurdaki davanın netice-i talepleri farklı olmasına rağmen dava konusu / sebeplerinin aynı ve benzer nitelikte olduğu, davacının kavanoz şekil markası ile ... şekil markasına ilişkin davalının markasal kullanımlarının iltibas teşkil edip etmediğine yönelik değerlendirmenin başat faktörü oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda anılı kesinleşen her iki dava dosyasına ilişkin ...

Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi kararlarını kaldırmak sureti ile vermiş olduğu hükümler, işbu dava dosyası bakımından kesin hüküm teşkil etmese de ortaya çıkan sonucun işbu davaya konu olgular bakımından davacı aleyhine kuvvetli delil teşkil ettiği sonucuna varılması gerekmiştir.

(Emsal ilam: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas,...karar sayılı ilamı) İşbu hukuksal kabul gereğince dosyada mübrez bilirkişi raporlarında yer alan aksi yöndeki tespitlere katılmak mümkün olmamıştır. Bu kapsamda kavanoz şekil markası yönünden yer alan

kapaklar benzer kırmızı tonlarda olmakla birlikte davacının şekil markasında tek boğum bulunduğu, davalının kullanımında ise iki boğumun yer aldığı ve davacının markasındaki şekle göre daha iri göründüğü, eğim yönlerinin aynı bulunmadığı, kullanılan ögeler ve renklerin birbirinden farklı bulunduğu, davalının başvurusunun içeriğinde kelime unsurlarının da olduğu (davalının markası ... ve ürünün niteliğini gösteren ...ibaresinin yer aldığı), davacı tarafa ait marka tescilinde gövde üzerinde bir etiket yer almamakta olup beyaz renkte iken, davalı tarafa ait üründe beyaz gövde üzerinde farklı renkte ticari sunum etiketinin yer aldığı,

bu hâli ile ürünün salt beyaz kavanoz şekline nazaran ambalaj etiketi ve davalı markası ile algılanmasına sebebiyet verdiği, kompozisyon içerisindeki fincan ve kaşık görsellerinin de farklı biçimlerde yer aldığı, bu halde taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı,

bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. ... şekil markası yönünden de karşılaştırılan kupaların alt ve üst kısımlarında çap ve şekilsel farklılıklarının bulunduğu, davalının kullanımında kupa resmi içerisinde "..." markasına ilişkin kelimelerin de yazılı olduğu, bu hususun da ayrıca ayırt ediciliğe katkı sağladığı, esasen kupaların genel görünümlerinin farklı bulunduğu,

sırf renk benzerliğinin ilişkilendirmeyi sağlamayacağı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki belirtilen ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretlerin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olacağı,

kahve (içecek mal sınıfları) ürünleri yönünden ayırt ediciliği düşük olan (kavanoz/kupa) şekillerin koruma gücünün de zayıf olacağı, davalının farklı biçim ve renklerde de kullanımlarının olduğu ve ebatlarda şekilsel farklılıkların bulunduğu kullanımlarının tescilli kelime markası ile yeterli ayırt ediciliği hâiz olduğu, böylece 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacı yanın marka hakkına tecavüz istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.

Dava kapsamında TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak da hukuki koruma talep edilmekle birlikte dava tarihi itibari ile tatbiki gereken 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet kurumu, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar şeklinde tanımlanmış olup somut uyuşmazlıkta TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde aranan aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalara ilişkin yeterli kanaatlere ulaşılamadığı,

davacıya ait iş ürünleri, yahut iş şartlarına, karıştırılmaya yönelik aldatıcı/dürüstlük kuralına aykırı davranışları somut olarak tespit edilemediğinden dolayı davacının TTK hükümleri kapsamında haksız rekabet istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.

Son olarak davalı adına tescilli ... sayılı endüstriyel tescil belgesinin 4 nolu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğü istemi yönünden değerlendirme yapılmış olup dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 554 sayılı KHK'nın 43. maddesinin atfı kapsamında tescilli tasarımın KHK'nın (554 sayılı KHK'nın 5. maddesi. Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur.

Bileşik bir ürünün bir parçası ile ilgili tasarımın kendi yeni ise ve ayırt edici bir niteliğe sahipse ayrıca korumadan yararlanır.) 5 ve devamı maddelerinde yer alan yenilik ve ayırt edicilik özelliğini hâiz olup olmadığının tetkik edilmesi gerekmiştir.

Bu kapsamda her ne kadar 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporu dışındaki mübrez raporlarda davacı tarafa ait “...” ambalaj tasarımı ile davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 12/12/2013 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ve “...” ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları belirtilmiş olmakla tasarımın yenillik unsurunu taşımadığı,

bu çerçevede hükümsüzlük koşullarının oluştuğu belirtilmiş ise de yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında, davacının markasal ambalaj tasarımı ile davalının tasarımsal kullanımının ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, benzer olarak kabul edilemeyeceği, bu hâli ile davalının anılı tasarımı yönünden yenilik ve ayırt edicilik unsurunun ortadan kalkmadığı kanaatine varıldığından dolayı hükümsüzlük istemleri yönünden de yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır.

Tüm bu gerekçeler ışığında, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davanın REDDİNE,

2-Peşin alınan 3.073,95-TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.646,35 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,

3-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

4-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

5-Reddedilen markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

6-Reddedilen tasarımın hükümsüzlüğü talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

7-Davalı tarafın yapmış olduğu bilirkişi ve davetiye masrafları olan 7.184 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

8-Davacıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,

Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/41, K. 2024/147, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Cevaba Cevap
  7. İkinci Cevap
  8. Deliller Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/41
Karar No
2024/147
Tarih
25 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/42 K.2024/782
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/46 K.2024/230
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/50 K.2024/551
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/50 K.2024/912
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/61 K.2024/632
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/61 K.2024/145

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.