İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/183 K.2024/222

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2022/183Karar2024/222Tarih11 Aralık 2024Okuma25 dk · 5.041 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
11 Aralık 2024
Esas no
2022/183 Esas
Karar no
2024/222
Dava
MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, KALDIRILMASI
Dava tarihi
12/10/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.041 kelime·25 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın davalı ...

A.Ş.nin eski ortağı olduğunu, davalı firmanın diğer ortağı olan diğer davalı ... ile müvekkilinin 14.07.2022 tarihinde hisse ve marka hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, tescilli markaları olan “...” ve “...” markalarının müvekkiline sözleşmenin süresinin 20.08.2022 hangi şart ve koşullarda devredileceğinin de düzenlendiğini, tarihinde son bulacağını ve bu tarihten sonra davalının ilgili markaları kullanmaması gerektiğini, ancak kullanıma devam ettiğini bu nedenle davalıların müvekkiline ait ... markası ile ya da bu markayı taklit eder şekilde ... ismi ile üretmiş olduğu kahve bardaklarına, çikolatalara, menülere, ıslak mendillere,

kese kağıtlarına, poşetlere, tanıtım evrakına ve müvekkili markası ile karıştırma yaratacak sair objelere tedbiren el konulmasına, davalıların mağazasındaki ... ibareli tabelaların tüm masrafları davalılara ait olmak üzere tedbiren kaldırılmasına, müvekkilinin markasının ayırt edici işaretlerinin davalıların web sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanılmasının tedbiren yasaklanmasına, bu doğrultuda İnternet Erişim Sağlayıcıları birliğine müzekkere yazılmasına,

davalıların müvekkilinin marka hakkına yapmış olduğu tecavüzün tespitine, davalarının kabulüne, ihlal durumunun devam ettirilmesi hususunun ve tekrarının ve sair haklı ihlallerinin önlenmesini, ihlal sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkilleri şirket arasında 14/07/2022 tarihinde hisse ve marka devri sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşme gereğince hizmetin sekteye uğramaması amacıyla müvekkilleri şirket tarafından 20/08/2022 tarihine kadar marka kullanımının devam edileceğinin kararlaştırıldığını, anılan tarihten itibaren müvekkilleri şirket tarafından marka ve markayı içeren amblem, tabela ve ürünlerin kullanımı sona erdirilerek yeni başvuruda bulunduğu marka üzerinden kullanıma başlandığını,

müvekkilleri şirket tarafından basiretli bir tacir gibi hareket edilerek 20/08/2022 tarihine kadar kullanım hakkı bulunmasına rağmen iyi niyetli bir şekilde 26/07/2022 tarihli ... başvuru numaralı dosyası ile "..." markasının/amblemi ile birlikte tescili adına başvuru yapıldığını, bilindiği üzere başvuruya konu markanın önceden tescil edilmiş ve/veya tescil başvurusunda bulunmuş bir marka ile benzer olduğunun tespit edilmesi hâli, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5.1.ç maddesi kapsamında bir mutlak red sebebi olduğunu, TÜRKPATENT uzmanları,

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince yaptıkları ön inceleme sonrasında, ekte sunulan (EK-2 Marka Araştırma Raporları) raporda 1 ve 2.sırada yer alan "..." ve "..." marka başvurularını, diğerlerinden farklı markalar olarak değerlendirmiş ve tescile uygun bularak ilan etmiş olduğunu, bu kapsamda Türk Patent ve Marka Kurumu, yukarıda da ifade edildiği üzere önceden tescil edilmiş markalar ile aynı ya da benzer olmayan başvuruları ilân etmekte olduğunu, İlân edilen markanın ve ilgili olduğu mal veya hizmet sınıfının,

kendi markaları ile aynı ya da benzer olduğunu düşünen önceki hak sahipleri ilâna itiraz edebileceğini, davacı tarafından da tescil başvurusunda bulunulan müvekkilleri markasına itiraz edilmiş ve itiraz değerlendirme süreci başladığını, bu nedenle gerek dava konusu gerekse ihtiyati tedbir talebi açısından öncelikli ve önemle olması gereken Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından işbu itirazın sonucunun beklenmesi, Kaldı ki; hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere; mahkemece Türk Patent ve Marka Kurumu'nun itiraz hakkında kesinleşmiş kararı beklenmeden herhangi bir karar veya tedbir hakkında karar verilmesi hâlinde.

Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından itirazın reddine karar verilmesi hâlinde telafisi mümkün olmayacak kayıplar doğacağını, davacı tarafından ... tarihli ve ... başvuru numarası ile yapılan yayıma itiraz söz konusu olup mahkemece herhangi bir karar veya tedbir talebi değerlendirilmeden önce öncelikle bu itirazın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davacı markasının özgünlük ortaya koyan ve düşünülmesi zor bir görsel olmadığı,

bu görsel üzerinden marka ve amblemin taklit edildiği iddiasının gerçekliğinin olmadığı ve haksız ve mesnetsiz bir iddia olduğunun açık olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen "..." ve "..." markaları, kelimeleri, şekli ve amblemi itibariyle özgünlükten uzak olduğu ve ayırt edici özelliğinin çok zayıf olduğunun aşikâr olduğunu, müvekkilleri markasına en benzer olarak görülen, "..." markası, 2011 yılında tescil edildiğini, 2021 yılında da yenilemesi yapılmadığından işlemden kalkmış bir marka olduğunu,

bu markanın işlemden kalkmış olması itibariyle de müvekkilleri adına başvuru yapılmış ve TÜRKPATENT de başvuruyu olumlu bularak ilan etmiş olduğunu, 2012 yılından beri tescilli olan “...” ibareli markanın da logosunun, "..." ibaresinin Türkçe karşılığı olan "fabrika binasının görseli olduğu ortada olduğunu, bu markanın görselinde de kullanılmış olduğu üzere; "..." görselinin, içinde "..." geçen bir markada kullanılmasının özgünlük ortaya koyan, düşünülmesi zor bir görsel olmadığı,

bu görsel üzerinden taklit edildiği iddiasının da gerçekliğinin olmadığı ve haklı bir iddia olmadığının ortada olduğunu, bu markaların dışında da, içinde "..." geçen ve ilgili olunan ... sınıfta tescil edilmiş birçok marka kaydı mevcut olduğunu, bu nedenle "..." ve "..." ibareleri, genel ifadeler olup ayırt edici özelliği ve özgünlüğü zayıf ibareler olduğunu, müvekkillerine ait markanın isim ve amblem olarak değerlendirildiğinde davacıya ait marka ve amblem ile benzerliğinin bulunmadığının ortada olduğunu,

sadece amblem olarak fabrika binası kullanılmasının ayırt edicilik anlamında kriter olarak dikkate alınamayacağının hukuki bir gerçek olduğunu, böyle bir durumun kabulü, piyasadaki tüm fabrika binası amblemli şirketleri marka hakkına tecavüz edildiği kanaatini doğuracağını, bu nedenle burada dikkat edilecek husus amblem ve marka içeriklerinin birbiriyle benzer olup olmadığı olduğunu, söz konusu markaların kelimeleri, şekli, fonetiği, rengi, yazı stilleri ve/veya bunların kombinasyonu bir arada değerlendirildiğinde hiçbir benzerlik bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, kelimeler ve yazı stilleri ile puntolar,

fabrika binası görseli (bacadan penceresine kadar) ve renklendirmeleri tamamen birbirinden farklı olduğunu, müvekkillerine ait markada kullanılan "..." ibaresi genel değil özel bir ibare olduğunu, bilindiği üzere "..." ibaresinin genel bir ifade olarak değerlendirilmesi için bir sanat bölümünün icrasının mecburi olduğunu, Kafeler anlamında (kahve ve tatlı satışı yapılan yerler bakımından) "..." ibaresi özel bir ifade olduğunu ve müvekkillerine ait söz konusu markada ayırt ediciliği diğer markalara nazaran kuvvetlendiren ibare olduğunu, müvekkilleri şirket markasında yer alan ".." ibaresi,

...sınıfta bulunan kültürel organizasyonlar ve sanatsal faaliyetler konusunda genel ibare olabileceğini, ...sınıfta yer alan yiyecek içecek servisi yapılan pastane, lokanta gibi konularda "..." ibaresinin yapılan işin türü ve içeriği dikkate alındığında genel bir ifade olarak ele alınması mümkün olmadığını, bu nedenle davacı tarafından iddia edilen "..." ifadesinin genel ifade olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ...sınıfta yiyecek içecek servisi yapılan faaliyetler için özel ibare olacağının açık olduğunu, müvekkillerine ait markada yer alan "..." ibaresi "..." ibaresi ile bütünleştiğini ve farklılaştığını,

bu nedenle anılan ifade işbu marka bakımından ayırt edicilik unsurunu sağladığını, ayrıca markaların kullanımı dikkate alındığında "..." ile "..." markalarının birbiriyle karıştırılma ihtimali olmadığının açık olduğunu, her ne kadar davacı tarafından "..." ibaresinin kullanıldığı iddia edilse de müvekkillerinin;

tabela, amblem, kafe etrafı, OR kod menüsü ve ürünleri de dahil olmak üzere "..." ibaresini kullanmadığını, "..." ibaresi sadece müvekkilleri şirket instagram hesabında yer bildirimi olması nedeniyle kullanıldığını, bilindiği üzere sosyal medyada kafelerin ve işletmenin bulunduğu konumu ve/veya semti yer olarak eklemesi herkesçe kabul edilen ve marka ve/veya rekabet hukuku kapsamında değerlendirilemeyecek bir husus olduğunu, İşletmenin yerinin instagram hesabında belirtilmesi,

sektördeki herhangi bir alandan herkesçe yapılan ve yapılması gereken bir durum olup bu hususun başlı başına ayırt edilebilirlik incelemesinde dikkate alınması açıkça hukuka aykırı olacağını, Bu hususta davacı tarafından delil olarak sunulan yazışmaların da hiçbir geçerliliği bulunmadığını, sunulan yazışmalar kötü niyete mahal verebilecek nitelikte soyut deliller olup çevrede herkes tarafından yapılabilen ve gerçek tüketici yorumu olup olmadığı dahi belirsiz deliller olduğunu,

müvekkilleri tarafından her ne kadar hukuka aykırı olmasa bile iyi niyetli olarak "..." ibaresi tabelalarda ve kafe çevresinde kullanılmamış olup bu hususta davacının iddiaları haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından 26/07/2022 tarihli ... başvuru numaralı dosyası ile "..." markasının amblem ile tescili adına başvuru yapıldığını, TÜRKPATENT uzmanları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince yaptıkları ön inceleme sonrasında, "..." marka başvurusunu, diğerlerinden farklı markalar olarak değerlendirmiş ve tescile uygun bularak ilan ettiğini,

Davacı tarafından da tescil başvurusunda bulunulan müvekkilleri markasına itiraz edilmiş ve itiraz değerlendirme süreci başladığını, Bu nedenle gerek dava konusu gerekse ihtiyati tedbir talebi açısından öncelikli ve önemle olması gereken Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından işbu itirazın sonucunun beklenmesi gerektiğini, "..." markası müvekkilleri şirkete ait olduğundan işbu dava açısından müvekkillerinden ... taraf olarak gösterilemeyeceğini, bu nedenle öncelikle davanın ... açısından pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle öncelikli olarak tedbir talebinin 12/09/2022 tarihli ve ... başvuru numarası ile yapılan yayıma itiraz başvurusu kesinleşmediğinden reddine, devamla davanın ... açısından pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, yine devamla haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; müvekkillerinin marka hakkını ihlal eden fiiller her iki davalı tarafından işlendiğini, "..." markasının tescili için başvuran kişi her ne kadar davalılardan ... A.Ş. olsa da müvekkilleri ile diğer davalı ...

Sağlam arasında imzalanan ve dava dilekçesi ekinde paylaşılan 14/07/2022 tarihli sözleşmede ...'ın marka kullanımının sonlandırılacağını şahsı adına taahhüt ettiği görüldüğünü, Bu sebeple markanın ...A.Ş. tarafından haksız olarak kullanılması sonucunda SMK'nun ilgili maddelerinin ihlali yanında müvekkilleri ile ... arasındaki sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi de söz konusu olduğunu, her ne kadar ihlal, ...

Ticaret A.Ş tarafından, ... ve ... ifadelerinin satılan ürünlerde, ürün ambalajlarında, mağaza tabelalarında ve internet üzerinden yapılan paylaşımlarda kullanılıyor olması ile oluşsa da ..., tek pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğu firmanın fiillerini bu firma vasıtası ile işlemekte olduğunu, Yani davalı ...

A.Ş.'nin gerçek kişi yetkilisi ... olduğundan söz konusu eylemleri de aslında fiilen gerçekleştiren ...'nun kendisi olduğunu, ...'nun 14/07/2022 tarihli sözleşmeye aykırı davranışlarının sonucunda müvekkillerine cezai şart ödeyeceği ve müvekkillerinin oluşacak tüm zararını karşılayacağı yine sözleşmede kararlaştırıldığını, Bu sebeple huzurdaki davanın ...'na yöneltilmesinde hukuki yarar olduğunu, ve müvekkillerinin marka hakkının ihlal edildiğinin tespiti aynı zamanda ...'nun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği anlamına da geldiğini,

davalılar tarafından sunulan ve tescil edilmiş marka örnekleri incelendiğinde "..." ve "..." ifadesini içeren marka örneklerinin paylaşıldığı, bu ifadeleri içeren markaların fazla olması sebebiyle ilgili ifadelerin ayırt edici unsur olmadığının iddia edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda markanın ayırt ediciliğini sağlayan esaslı unsurun "..." ifadesi ve fabrika logosu olduğunun vurgulandığını, bu sebeple argümanlarının "..." ifadesinin ayırt ediciliği üzerinden sunulacağını, bir markanın ayırt edici özellikleri marka isminde geçen tek bir kelime ile sınırlı olmayıp markanın logosu,

faaliyet gösterdiği alanlar gibi unsurların marka ismi ile birleşmesi sonucunda marka bilinirliği oluştuğunu, davalılar tarafından sunulan örnek markalar incelendiğinde, bu markaların çok büyük çoğunluğunun müvekkilleri ile aynı sektörde faaliyet göstermeyen firmalara ait olduğunun görüleceğini, Paylaşılan örneklerde "..." ifadesi marka içerisinde geçse de marka logolarının neredeyse hiçbiri fabrika şeklini içermemekte olup sadece ..., ... ve ... markalarının logolarında fabrika şekli olduğunu,

davalıların markalarını ... ibaresi çerçevesinde değil de "..." ifadesi üzerine kurguladığı web sitelerinden alınan ve dava dilekçesinde de paylaşılan ekran görüntüsünden açıkça anlaşıldığını, davalıların kullanmış olduğu ibareler "...", “misafir odaklı hizmetin üretildiği ...", "deneyimlerimizin bir araya gelerek çikolata ve kahveye dönüştüğü ..." şeklinde olup markalarını ... ifadesi çerçevesinde kurguladıkları ve ... ifadesinin ön plana çıkarılmadığının açıkça görüldüğünü, davalıların tüm paylaşımları karıştırmayı güçlendirme amaçlı tasarlanmış olup iyi niyetli oldukları iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu,

... ifadesi yer belirlemek amacı ile değil firma ismi olarak kullanılmakta olduğunu, davalıların tüm ürün ambalajları müvekkillerininkini neredeyse birebir taklit ettiğini, Web sitesindeki tanıtım bilgilerinin yine müvekkillerininkini taklit eder şekilde olduğunu, müvekkilleri ile ... arasında imzalanan sözleşme gereğince, sözleşmenin imzalandığı 14/07/2022 tarihinden 20/08/2022 tarihine kadar davalıların markanın ayırt edici özelliklerini kullanmaya devam edebileceğinin belirtildiğini, Verilen bu sürenin amacı davalıların yeni ambalaj tasarımı, Instagram hesabı ve web sitesi içeriğinin kurgulanması gibi konular ile ilgilenebilmesi olduğunu,

davalılar gerçekten iyi niyetli hareket etmiş olsalardı bu süreyi en azından renk olarak müvekkillerinin logosundan farklı bir logo tasarlamak, ambalajları değiştirmek ve Fabrika dışında bir ifade ile tanıtım stratejisi oluşturmak için kullanabileceklerini, Ancak davalılar bu sürede müvekkillerinin markasının bilinirliğinden faydalanabilmeye devam etmek için, tüketici tarafından anlaşılamayacak ufak değişiklikler yapmak ve sözleşmenin arkasından nasıl dolanılacağını kurgulamak için uğraştığını,

davalıların itiraz başvurusunun sonucunun beklenmesi gerektiğini iddia ederken alıntıladığı Yargıtay kararında "mahkemenin bu gibi durumlarda karar verebilmesi için tescilin gerçekleşmesi ve bunun bültende yayınlanması gerekmektedir.

Bu nedenle tescil başvurusuna dayanılarak başvuru sahibi tarafından açılan davalarda mahkeme başvurunun sonuçlanmasını ve tescilin gerçekleşmesini bekleyecektir." ifadesi geçtiğini, davalıların alıntıladığı bu kararın künyesi belirtilmemiş olmakla birlikte, alıntılanan kısımdan dahi ilgili davanın huzurdaki dava ile bağlantılı olmadığının görüleceğini, Mahkemeler Türk Patent ve Marka Kurumu'nun vermiş olduğu kararlar ile bağlı olmadıklarını, Kanunda öngörülen hükümsüzlük davası da bu durumun sonucu olduğunu,

Kurum tarafından verilen kararların yargı denetiminden uzaklaştırılıp sanki nihai kararlarmış gibi lanse edilmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu vasıtası ile davalıların tescil ettirdiği markanın, ürünlerde kullandığı şekillerin, web sitesi ve Instagram hesabı içeriklerinin müvekkillerininki ile neredeyse birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, Bu durumda itiraz sonucunun beklenmesi gecikme yaratma ve müvekkillerinin uğradığı zararı arttırma dışında bir sonuç doğurmayacağını,

Zira itirazın akıbeti müvekkillerinin dava açma hakkını etkilemediğini ve açılan davada alının bilirkişi raporu marka hakkının ihlalini ispat ettiğini, sunulan uzman görüşü bağımsız ve objektif bir değerlendirme içermediğini, görüşteki değerlendirmenin tamamı, huzurdaki dava ile benzerliği olmayan Yargıtay kararlarının zorlama yorumlar ile mevcut uyuşmazlığa emsal gösterilmeye çalışılmasından ibaret olduğunu, görüşte dikkat çeken ilk husus davalıların "..." ifadesi yerine "..." ifadesini ön plana çıkardığını ispat edebilmek in hatalı çeviri olduğunu, "..." ifadesi Türkçeye her nasılsa "..." olarak ,

"..." kelimesi İngilizce'de sadece resim anlamında kullanılmamakta, sanat kavramının ifade ettiğini, Örneğin "..." tamlamasında, "..." görsel anlamını taşıdığından tamlama da görsel sanatlar anlamını taşıdığını, "..." ifadesi bu sebeple "..." değil, "..." anlamına geldiğini, Bu tamlamada da ön plana çıkan unsur sanat değil yine fabrika olduğunu, raporda emsal olarak sunulan kararların birinde ... "..." kelimesinin İngilizce "..." kelimesi ile karşılaştırma yaratmayacağının belirtildiğini, Bu karardaki markalarından biri ...'dur ve karıştırma yarattığı iddia edilen ürün ise ... olduğunu,

Tchibo kadar ünlenen bir markanın ayırt edici özelliği tabi ki "..." ibaresi değil "..." ibaresi olduğunu, Huzurdaki davada ise her iki markanın da ayrıt edici unsuru Fabrika olduğunu, açıklanan tüm bu sebeplerle sunulan uzman görüşü, davalıların argümanlarını desteklemek için aslında huzurdaki dava ile benzerliği olmayan kararları alıntılamaktan öteye gidemediğini, müşterilerin iki markayı birbirine karıştırması durumu işbu dilekçenin yazıldığı tarihte halen yoğun bir şekilde devam ettiğini, dava dilekçesi ile birlikte paylaşılan ve müşterilerin markaları karıştırdığını gösterir yazışmalar halen ardı arkası kesilmeksizin devam ettiğini,

müşterilerin önemli bir kısmı müvekkillerinin dükkanı zannederek davalıların dükkanına gittiklerini, dava dilekçesinde belirtilen tüm taleplerin kabulünü, Öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine ek rapora gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

İKİNCİ CEVAP

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davaya konu "..." markası müvekkilleri şirkete ait olduğundan ve yargılama sonucu ne olursa olsun bu hususta müvekkilleri şahsa atfedilecek bir durum olmadığından müvekkillerinden ... taraf olarak gösterilemeyeceğini, Bu nedenle husumet itirazlarını yinelediklerini, ayırt edicilik bakımından cevap dilekçesinde ve dosyaya sunulan uzman mütalaasında detaylı bir şekilde hususların ortaya konduğunu, Somut ihtilafta kendisinden önce veya sonra gelen kelimeyi niteleyen zayıf marka olarak kabul edilecek niteliğe haiz ... yani ... kelimesi taraf markalarında ortak olarak yer aldığını,

bu bağlamda markada yer alan diğer unsurların benzer olmaması nedeni ile taraf markaları arasında benzerlikten bahsedilemeyeceği, markalar arasında bir iltibasın var olmayacağı uzman mütalaasında açıkça belirtildiğini, burada üzerinde durulması gereken husus; esas unsurdan hareketle özgünlük ortaya konulup konulmadığı, ayırt ediciliğin zayıf olup olmadığı,

"..." ve "..." markaları, kelimeleri, şekli ve amblemi itibariyle özgünlükten uzak olup, ayırt edici özelliğinin çok zayıf olduğunun sabit olduğunu, İşletmenin yerinin instagram hesabında belirtilmesi piyasada markasında olsun olmasın herkes tarafından yapılan bir fiil olup işbu iddia kötü niyetli olmadığını, Bu durum sadece Karaköy değil Türkiye'nin ve hatta dünyanın her yerinde neredeyse her işletme tarafından yapılan bir şey olduğunu,

son olarak cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan instagram sayfasına ilişkin yazışmaların tamamı davacı tarafından belirtildiği gibi dava tarihinden sonraki paylaşımlar olup kimin tarafından yazıldığı hususunda herhangi bir kesinliği olmadığını, Herkes tarafından kolaylıkla yapılabilecek bir husus olup hiçbir şekilde Mahkemece ve bilirkişiler tarafından dikkate alınamayacağını, Bilindiği üzere instagram vs sosyal medya hesapları herkes tarafından kolaylıkla açılabilen hesaplar olduğundan delil niteliğinde olması mümkün olmayan ve kimin tarafından yazıldığı muğlak ve belirsiz deliller olduğundan dikkate alınamayacağını,

izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle öncelikli olarak davaya cevap dilekçesinde belirtildiği üzere, tedbir talebinin Türk Patent Ve Marka Kurumu'na yapılan yayıma itiraz başvurusu kesinleşmediğinden reddine, devamla davanın ... açısından pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, yine devamla haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava; davacının “...'' isimli marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir.

Davacı vekilinin delil olarak hisse ve marka hakkı devri sözleşmesi, marka tescil kayıtları, davalıların davacının markasına ait ismi ve amblemi kullandığını gösterir fotoğraflar ve ekran görüntüleri, davalıların kullanmakta olduğu İnstagram hesabı ve web sitesi içerikleri, bilirkişi incelemesine dayandığı görülmüştür.

Davalılar vekilinin delil olarak hisse devri sözleşmesi, şirket ve mallarına ilişkin görseller, marka araştırma raporları ("..." ve "..." ibaresi ile ilgili), 26/07/2022 tarihli ... başvuru numaralı dosyası ile "..." markasına ait tescil başvurusu, 12/09/2022 tarihli ve ... başvuru numarası ile yapılan yayıma itiraz başvurusu, bilirkişi incelemesine ve uzman görüşüne dayandığı görülmüştür.

... başvuru numaralı "...", ... tescil numaralı "..." ve ... başvuru numaralı "..." ibareli markaların marka tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.

İhtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi amacı ile HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle görevlendirilen bilirkişiler bilişim uzmanı ..., marka vekili ...ve Ticaret Hukuku Anabilim Dalı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/11/2022 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; davalıya ait olduğu belirtilen ...url adresinde yer alan instagram hesabında yapılan incelemede.

Hesap adının “...” olduğu, hesabın Temmuz 2022 de oluşturulduğu, Hesap açıklamasında “....” belirtildiği, hesapta firma web sitesi adının www. ... tr olduğu, Hesaptan 51 adet paylaşım yapıldığı, hesabın takipçi sayısının 8.889 olduğu, hesapta profil resmi olarak kullanıldığı, hesapta 15 Ağustos 2022 tarihi itibari ile ... logosunun kullanıldığının tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen ...alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; sitede halihazırda firmanın isminin “...” olduğu ve firmanın muhteşem boğaz ve tarihi sokaklarının merkezinde yer aldığının belirtildiği, sitede hali hazırda ... logosunun kullanıldığı,

firma iletişim bilgilerinde. İletişim numarasının ..., adresinin “...”, E-posta adresinin ...olduğu, site tescil bilgilerinde; alan adının ...Tic. A.Ş. firması tarafından “... A.Ş.” firması adına kaydedildiği, alan adının 05.08.2022 tarihinde kaydedildiği ve kayıt süresinin 04.08.2023 tarihinde son bulacağı, ... A.Ş. firma bilgilerinde; firma adresinin “...”, İletişim numarasının ...olduğu, o Site erişim ve yer sağlayıcısının ..

A.Ş. firması olduğu, sitenin IP numarasının ... olduğu, İşbu sitede yer alan firma bilgilerinin, davacıya ait olduğu belirtilen ...alan adlı ile bire bir aynı olduğu tespit edildiği, bilirkişi kurulunca açıklanan nedenlerle SMK m. 7. m. 29 çerçevesinde davalıların “...” ibaresi ve fabrika logosunu kullanmasının davacının .... no'lu “..." fabrika logosu ile karıştırılabileceği ve bu halin davacının markalarına tecavüz teşkil ettiği kabulünün Mahkemenin taktirinde olduğu bildirilmiştir.

Bilişim uzmanı ..., marka vekili ... ve Ticaret Hukuku Anabilim Dalı bilirkişi ...tarafından düzenlenen 20/01/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; bilirkişi kurulunca kök rapordaki kanaatin korunduğu, SMK m. 7. m. 29 çerçevesinde davalıların “...” ibaresi ve fabrika logosunu kullanmasının davacının ... no'lu “.... logosu” ile karıştırılabileceği ve bu halin davacının markalarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulünün Mahkemenin taktirinde olduğu belirtilmiştir.

Mahkememizin 13/02/2023 tarihli ara kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri ile 6769 sayılı SMK'nın 159. maddesi gereğince; ihtiyati tedbir talebinin takdiren 200.000 TL (ikiyüzbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla kabulüne, davalılara ait "..., ..." adresindeki iş yeri ve diğer iş yerlerindeki: "..." ibareli kahve bardaklarına, menülere, ıslak mendillere, kese kağıtlarına, poşetlere, tanıtım evraklarına ve "..." ibaresini içeren ürün ambalajlarına (ürünlerin zarar görmeden çıkarılması mümkünse,

çıkarılarak davalılara iadesine) ve sair mütecaviz objelere el konulmasına ve masrafı davacı tarafından karşılanmak üzere el konulan ürünlerin yediemine teslimine, davalılara ait iş yeri/iş yerlerindeki "..." ibareli tabelaların, tüm masrafları davacıya ait olmak üzere tedbiren kaldırılmasına ve masrafı davacı tarafından karşılanmak üzere yediemine teslimine, davalılara ait ...isimli web sitesine ve bu sitenin uzantılarına tüm domainleri (alt domain-üst domain) dahil olmak üzere Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine, davalılara ait instagram, ... hesapları ve sair sanal ortamda " ..." ibaresinin kullanılmamasına,

mevcut olanlardan çıkarılmasına, aksi takdirde davalılara ait " ..." ibaresini içeren ..., ... hesaplarına ve sair web sitelerine, bu sitelerin uzantılarına tüm domainleri (alt domain-üst domain) dahil olmak üzere Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine karar verilmiştir.

Davalılar vekilinin kök ve ek bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının tetkiki amacı ile ön inceleme duruşmasında yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmiş olup bilişim uzmanı ..., marka vekili ...ve akademisyen bilirkişi ... tarafından ibraz edilen 14/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; dava dilekçesinde davacıya ait olduğu belirtilen linkle ilgili olarak ... linkinde bulunan ... hesabı kontrol edildiğinde hesabın profil resminde, hesabın Ağustos 2021 tarihinde oluşturulduğu, hesapta inceleme tarihi itibari ile 869 gönderi, 99.7 Bin takipçi, 5 takip olduğu,

Instagram hesabı iletişim bilgilerinde ... yazdığı görülmüş olup 19 Eylül 2021, 06 Ekim 2021, 11 Ekim 2021 tarihli paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğu, davacı tarafa ait olduğu belirtilen...alan adı kontrol edildiğinde alan adının 22.08.2021 alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ...olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, ... bilgilerinde ... yazdığı, web sitesi iletişim bilgilerinde... yazdığı, mevcut durumda web sitesinde ... şeklinde kullanım olduğu, oava dilekçesinde davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının boşta olduğu,

yani mevcut durumda isteyen herhangi bir kişi tarafından alınabileceği, dolayısıyla web sitesine ulaşılamadığı, ... linki web archive kaydı kontrol edildiğinde 26 Eylül 2022 ile 17 Mayıs 2023 tarihleri aralığında toplamda 7 kez kavdedildiği 26 Eylül 2022 tarihli web archive kaydında ... şeklide kullanımın olduğu, iletişim bilgilerinde telefon :+... adres; ..., ... yazdığı, web sitesi alt kısımda ... yazdığı, 17 Mayıs 2023 tarihli web archive kaydında şeklinde kullanımın olduğu, iletişim bilgilerinde.

Telefon :... - Adres ..., ... yazdığı, web sitesi alt kısımda... yazdığı, Instagram ikonu üzerine gelindiğinde ...linkine bağlantı verildiği, daha önce alınan bilirkişi raporunda.

Sitede halihazırda firmanın isminin “...” olduğu ve firmanın muhteşem boğaz ve tarihi sokaklarının merkezinde ver aldığının belirtildiği, Sitede halihazırda ...logosunun kullanıldığı, firma iletişim bilgilerinde; iletişim numarasının .., Adresinin “...", e-posta adresinin ... olduğu, Site tescil bilgilerinde. Alan adının ...

A.Ş. firması tarafından “...A.Ş.” firması adına kaydedildiği, Alan adının 05.08.2022 tarihinde kaydedildiği ve kayıt süresinin 04.08.2023 tarihinde son bulacağı, ...A.Ş. firma bilgilerinde.

Firma adresinin “...”, iletişim numarasının ... olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının ...A.Ş. firması olduğu, Sitenin IP numarasının ... olduğu, işbu sitede yer alan firma bilgilerinin, davacıya ait olduğu belirtilen ... alan adlı sitede yer alan firma hakkındaki bilgileri ile bire bir aynı olduğunun tespit edildiği, dava dilekçesinde davalıya ait olduğu belirtilen ... kontrol edildiğinde mevcut durumda Üzgünüz, bu sayfaya ulaşılamıyor. yazdığı, daha önce alınan bilirkişi raporunda; hesap adının “...” olduğu, hesabın temmuz 2022 de oluşturulduğu, hesap açıklamasında “...” belirtildiği, hesapta firma web sitesi adının ... olduğu,

Hesaptan 51 adet paylaşım yapıldığı, hesabın takipçi sayısının 8.889 olduğu, hesapta profil resmi olarak kullanıldığı, hesapta 15 Ağustos 2022 tarihi itibari ile ... logosunun kullanıldığı, tarafların kullanımları detaylı bir biçimde karşılaştırıldığında, görsel olarak her iki kullanımın da arka planının krem, üzerindeki şekil ve yazı unsurlarının siyah renkli;

markalarda müşterek şekilde ''...'' ibarelerinin esaslı unsur olarak kullanılmaları, her iki markanın da şekli esas unsurlarının fabrika silüeti şeklinde oluşturulmaları göz önünde bulundurulduğunda her iki kullanımın da hitap ettikleri ortalama tüketici nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısında yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri/hizmet verildikleri yönünde çağrışım yapabileceği bu yönüyle davalı kullanımlarının davacı markası ile ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açabilecek şekilde olduğu belirtilmiştir.

Huzurdaki davada; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması istemleri ileri sürülmüş olup davacı asilin davalı şirketin eski ortağı olduğu, davalı şirketin diğer ortağı olan davalı asil ile davacının 14/07/2022 tarihli hisse ve marka hakkı devir sözleşmesi imzalandığı,

davalı şirketin tescilli markaları olan “...” ve “...” markalarının davacıya devredildiği hususları ihtilafsız olup anılı sözleşmenin süresinin 20/08/2022 tarihinde son bulacağı ve bu tarihten sonra davalıların ilgili markaları kullanmaması gerekmesine karşın kullanıma devam edildiği ve davalıların davacıya ait ''...'' markası ile bu markayı taklit eder şekilde ''...'' isim ve şekil ibareli markasal kullanımının karıştırılma ihtimali nedeni ile marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasının mevcut olduğu görülmüştür.

Bu kapsamda somut olaydaki uyuşmazlığın, davalıların ''...'' markasal kullanımına dayalı eyleminin davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratıp yaratmadığı, bu suretle davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda somut olaydaki uyuşmazlık kapsamında dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak,

başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.

SMK'nın 7. maddesine bakıldığında ise; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.

SMK'nın 149. maddesi de.

"Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması,

özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlık kapsamında SMK'nın 29 ve 7. maddeleri kapsamında davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı meselesi tetkik edilmiştir.

Marka hakkına tecavüz iddiası yönünden yapılan incelemede ise inceleme konusu kullanım ve markaların benzerlik derecesi, inceleme konusu marka ve kullanım kapsamında bulunan mal/hizmetlerin benzerlik derecesi, markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal/hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir.

Bu kapsamda yapılan incelemede tespit edildiği üzere, dosyada mübrez taraf delilleri ile iki farklı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporları tetkik edilmiş olup teknik ve sektörel uzmanlığı bulunan bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarının çelişki içermediği gibi dosya kapsamına uygun, gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli oldukları saptanmıştır.

Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde tespit edildiği üzere; ...numaralı “...” markasının .. sınıflarda kullanılmak üzere davacı adına tescil edildiği, ayrıca ... numaralı “...” markasının da... sınıflarda başvurusu olduğu, davalının instagram hesabında web sitesi adının ... olup ...resminin yer aldığı, 12/08/2022, 11/09/2022 tarihli paylaşımlarda “...” ibaresinin kullanıldığı, anılı ibarenin davacının markasında bulunan emtia (kahve, çukolata vs.) için kullanıldığı, alan adının davalı şirket adına 09/08/2022-04/08/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kaydedildiği,

davacının instagram hesabında hesap adının “...” olarak Ağustos 2021 tarihinde oluşturulduğu, profil resmi olarak fabrika resminin kullanıldığı, “...” ibaresinin davacı markalarının kullanıldığı emtialar kapsamında (...sınıflar) davacının tescilli logosu olan “... resmi” ile birlikte instagram sitelerinde kullanıldığı, tarafların kullanımları detaylı bir biçimde karşılaştırıldığında, görsel olarak her iki kullanımın da arka planının krem, üzerindeki şekil ve yazı unsurlarının siyah renkli, markalarda müşterek şekilde ''...'' ibarelerinin esaslı unsur olarak kullanıldığı,

her iki markanın da şekli esas unsurlarının fabrika silüeti şeklinde oluşturulmaları göz önünde bulundurulduğunda, her iki kullanımın da hitap ettikleri ortalama tüketici nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısında yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri/hizmet verildikleri yönünde çağrışım yapabileceği bu yönüyle davalıların kullanımlarının davacı markası ile ortalama tüketiciler nezdinde karıştırmaya yol açabileceği kanaatine varılmıştır.

Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 234. maddesi; ''(1) Şirketi temsil yetkisini haiz olan kimseler tarafından, açık veya zımni olarak şirket adına yapılmış olan işlemlerden dolayı, şirket alacaklı ve borçlu olur.

(2) Bir ortağın şirkete ait görevlerini yerine getirirken işlediği haksız fiillerden şirket de doğrudan doğruya sorumludur.'' şeklinde düzenlenmiş olup tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklandığından ve özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceğinden temsile yetkili kişilerin de şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsilen sorumlu olmasının gerektiği anlaşılmıştır. (Emsal ilam: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...

E. ...K. sayılı ilamı) Tüm bu gerekçeler ışığında. SMK'nın 29, 7 ve 149. maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz istemleri yönünden davanın kabulü ile, davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile,

Davalıların “...” ibareli markasal kullanımlarının davacının ''...'' markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, kaldırılmasına, bu kapsamda davalılara ait "..., ..." adresindeki iş yeri ve diğer iş yerlerindeki: "..." ibareli kahve bardaklarına, menülere, ıslak mendillere, kese kağıtlarına, poşetlere, tanıtım evraklarına ve "..." ibaresini içeren ürün ambalajlarına (ürünlerin zarar görmeden çıkarılması mümkünse, çıkarılarak davalılara iadesine) ve sair mütecaviz objelere el konulmasına, davalılara ait iş yeri/iş yerlerindeki "..." ibareli tabelaların, kaldırılmasına,

davalılara ait ... isimli web sitesine ve bu sitenin uzantılarına tüm domainleri (alt domain-üst domain) dahil olmak üzere Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine, davalılara ait instagram, ... hesapları ve sair sanal ortamda "..." ibaresinin kullanılmamasına, mevcut olanlardan çıkarılmasına, aksi takdirde davalılara ait " ..." ibaresini içeren instagram, ... hesaplarına ve sair web sitelerine, bu sitelerin uzantılarına tüm domainleri (alt domain-üst domain) dahil olmak üzere Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine, hüküm kesinleştiğinde ESB'ye müzekkere yazılmasına,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalılardan tahsiline,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafın yaptığı 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 peşin harç, 648 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 4.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.309,40 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalılar tarafın yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,

Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/183, K. 2024/222, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Cevaba Cevap
  7. İkinci Cevap
  8. Deliller Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/183
Karar No
2024/222
Tarih
11 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/183 K.2024/1011
  • İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/184 K.2024/230
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/184 K.2024/818
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/184 K.2024/785
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/185 K.2024/281
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/186 K.2024/1127

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.