İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/184 K.2024/230

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2022/184Karar2024/230Tarih12 Aralık 2024Okuma16 dk · 3.193 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Esas no
2022/184 ESAS
Karar no
2024/230
Dava
Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli
Dava tarihi
24/10/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.193 kelime·16 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin Türkiye'nin müzik sektöründe müzik yapımı , dağıtımı ve organizasyonu ile uzun süredir iştigal eden yüzlerce müzik albümü yaptığını, bünyesinde Türkiye'nin en büyük ses sanatçılarının albümleri olan oldukça köklü bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardır ... üyesi olduğunu, karşı tarafın Amerika'da kurulduğunu, adres bilgilerini içeren bir web sitesine sahip olmadığını, merkezinin belirsiz olduğunu, hangi sanatçıları bünyesinde barındığının bilinmediğini, sektörde tanınmayan ve davaya konu edilen müzik albümü ile bir ilgisinin bulunmadığını,

internet üzerinde yapılan araştırmalarda ...'nin adres bilgilerine ulaşılamadığını, şirketin tabii olduğu eyaletin Amerika'da vergi cenneti olarak adlandırıldığını, paravan şirketlerin kolaylıkla kurulması ile ünlü bir eyalet olduğunu, bu eyaletin ... olduğunu, karşı tarafın T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda kaydının bulunmadığını, bakanlık nezdinde resmi olarak yapımcı belgesi ve eser işletme belgesinin bulunmadığını, Türkiye'de herhangi bir meslek birliğinde kaydının olmadığını, müzik sektöründe tanınmadığını,

karşı tarafın sadece müvekkili şirkete değil aynı zamanda Türkiye'deki diğer köklü başkaca yapım şirketlerine de dijital platformlar üzerinden ihlal bildirimi göndererek yapım şirketlerine dava açmadan ihlal bildirimleriyle yayınlarına zarar vermeye çalıştığını, ancak yapım şirketlerinin kendisine dava açması halinde de ABD'de kurulu olduğu için tüm tazminat sorumluluğundan , yargılama giderlerinden ve vekalet ücretlerinden kaçınmayı planladığını, dijital platform yönetimlerine herhangi bir hukuki hak sahipliği belgesi sunmaksızın tek taraflı beyanlarıyla ,

haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirketin faaliyetlerini durdurma tehdidi ile müvekkilden haksız çıkar sağlamayı amaçladığını, bu nedenle müvekkili şirketin hak sahibi olduğu eserler için ... platformları üzerinden haksız telif hakkı ihlali bildirimleri gönderdiğini, karşı tarafın müvekkili şirket dışında başkaca şirketlere karşı haksız telif bildirimleri sebebiyle, diğer şirketler tarafından da mahkemelere tedbir istemiyle başvurular olduğunu, başvurular ile ilgili ...

3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş ve ... Karar sayılı dosyası ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş ve ...

Karar sayılı dosyası ile başka dosyalardan ihlal bildirimleri yönünden tedbir kararı verildiğini, müvekkili şirketin karşı tarafın saldırısından dijital platform partneri olan Believe isimli dağıtım şirketinin kendisine gönderdiği maillerden ve karşı tarafın aralarında müvekkili şirketin de olduğu pek çok müzik yapımcısı şirkete karşı Amerika'da açtığı İngilizce bir dava dilekçesinin kendisine iletilmesinden dolayı haberdar olduğunu, üyesi bulunduğu ...'a sorarak durum hakkında bilgi sahibi olduğunu, başka şirketlerin de aynı saldırı ile karşı karşıya olduğunu,

dijital video ve müzik yayın- paylaşım platformu olan Youtube 'a telif hakkı ihlali bildiriminde bulunmak isteyen herhangi bir kişi internet üzerinden basit bir form doldurularak , hiçbir dayanak göstermeksizin ve tek taraflı beyanlarını ilettiğini, bu şekilde yapılan bildirimler sonucunda Youtube , haklı veya haksız herhangi bir kişinin telif hakkı ihlali bildiriminde bulunması halinde ilgili müzik eserlerinin yayınını durdurmakta ve elde edilecek ticari gelirleri dondurduğunu,

karşı tarafın Youtube platformunun işleyişinden yararlanarak haksız ve hukuksuz bir şekilde bildirim ile müvekkili şirketin müzik eserlerinin kullanımını kısıtlamakta olduğunu, engellendiğini, bu bildirimlerin müvekkilin maddi olarak kayba uğramasına ve ticari itibarının zedelenmesine yol açmaya yönelik olduğunu, ... tarafından seslendirilmiş bulunan ve dilekçe ekinde sunulan eser işletme belgesine bağlı olan "... " adlı müzik albümü ve dahi içinde yer alan müstakil tüm müzik eserlerinin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında mali hak sahipliğinin müvekkili şirkete ait olduğunun tespitine karar verilmesini ,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin tamamen Türk sermayesi ile Amerika'da kurulmuş olan bir müzik yapım ve dağıtım şirketi olduğunu, müzik piyasasında kaset , cd gibi fiziki kayıt ortamlarının neredeyse ortadan kalktığını, müzik pazarlama piyasasının idare edildiğini, firmalarının hiçbirinin Türkiye 'de şubesi olmadığını, müvekkili şirketin Türk sanatçıların mevcut durum nedeniyle Amerika'da menfaatlerini korumak, eserlerini uluslararası mecrada hak ettiği şekilde pazarlamak amacıyla yeni kurulduğunu, Amerika'da mukim bir ofisinin bulunmadığını, tamamen yasal olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin aynı zamanda "... üyesi olduğunu,

davacının yalan beyanları ile müvekkili şirketi mahkemenin gözünde düşürerek kafa karıştırmak istediğini, müvekkilin kanun önünde edindiği meşru haklarını bu yolla gayrimeşru kılmak gayretinde olduğunu, dava konusu eserlerin , 2001 yılında Fsek'e eklenen Dijital İletim Hakkı ve Eser Sahibinin Haklarına Bağlantılı Haklar'dan önce icra edildiklerini, davacı şirketlerin haklarının sadece kaset ve cd olduğunu, davacının sunduğu eser işletme belgelerinin hak doğuran bir belge olmadığı ,

esas olanan Fsek md 52 kapsamında yapılmış sözleşmeler olduğunu ve davacının dijital haklarının sahibi olduğunu kanıtlayan sözleşmeleri dosya kapsamına sunmadığını, dava konusu eserleri vücuda getiren sanatçının varisinin FSEK m. 52 kapsamında , şekil şartlarına uygun bir devir sözleşmesi ile benliğinde doğmuş dijital iletim hakkını müvekkile devrettiği ve müvekkilin dava konusu eserler üzerindeki tek dijital hak sahibi olduğu ilgili kanun maddeleri, yargı kararları , doktrin görüşleri, benzer dosyalarda alınmış bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, ihtiyati tedbir kararının itiraz yoluyla kaldırılmasını,

talebin reddedilmesi halinde davacı tarafa kesin süre verilerek , oluşması kuvvetle muhtemele müvekkili zararlarını karşılayacak gerçekçi bir teminat yatırması karşılığında tedbirin devamına karar verilmesini, davanın reddini , yargılama ve harç giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.

Feri Müdahil ... vekilinin davaya müdahil olma talepli dilekçesinde özetle. Davacı ... ticaret unvanlı fonogram yapımcısı şirketin, müvekkili meslek birliği ...

Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 42'in maddesince kurulduğunu, üyelerinin fonogram yapımcılarını mali haklarını takip etme yetkisine sahip olduğunu, ülkemizdeki icracı sanatçıları temsil ettiği ve üye fonogram yapımcılarının fonogramlarının ses kayıtlarının temsil ettiği icracı sanatçılara ait olduğu iddiasında bulunan bir Amerikan şirketine karşı , fonogram yapımcılarının icracı sanatçılardan farklı ve bağımsız olarak fonogram yapımcılığı haklarına sahip olduklarının kanıtlanması ve tespitine ilişkin bir davaya ... 'ın feri müdahil olarak katılması gerektiğini,

HMK md.66 uyarınca müvekkili meslek birliği ...'ın davacı yanında feri müdahil olarak katılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Mahkememize sunulan 26/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; dosyada mübrez olan 09/09/1992 tarihli Müzik Eseri İşletme Belgesi'ne göre davaya konu ... isimli albümünün yapımcısının... olduğu, işletme belgesi üzerindeki kayıtlara göre ise kullanım hakkının 30/09/1992 tarihinde ...Ltd.Şti'ne devrettiği, en son cebri satış ile davacıya devrettiği, bu çerçevede davacının "..." isimli fonogramının ses kaseti hakları üzerinde fonogram yapımcısı olduğu,

davaya konu fonogramın yapıldığı tarihte icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80'de düzenlenmemiş olmakma FSEK 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu albüme ilişkin dijital iletim haklarının davacıya devredilemediği, davalının dosyaya ibraz ettiği albümlerin icracı sanatçısı ...'ın varisi olduğu bildirilen ... ile davalı arasındaki "Devir Sözleşmesi "nin 2.1,31.1 ve 3.2 hükmü dikkate alındığında ...'ın icracı sanatçı sıfatıyla seslendirdiği dijital iletim hakkının davalıya devredildiği bu sebeple de davalının davaya konu icralar üzerinde dijital iletim hakkının sahibi olduğu,

bu hakkın davacının fonogram sahibi olduğu ve ilk kaydını gerçekleştirdiği CD ve ses kasetinin olduğu gibi dijitale aktarılması hakkını değil icracı sanatçı tarafından davacı fonogramları dışında yapılacak tespitlerin dijital mecrada iletimini içerdiği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkemize sunulan 03/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 04/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ve eklerinin incelendiğinde kök raporlarını teyit ettiğini, dosyada mübrez 09/09/1992 tarihli müzik eseri işletme belgesine göre davaya konu ... isimli albümün yapımcısının ... olduğu ... tarafından bu firmaya 02/09/1992 tarihli muvafakatname verdiği, işletme belgesi üzerindeki kayıtlara göre ise bu şirketin hakkı bilahare 15/10/1993 tarihinde ... şirketine noter devir sözleşmesi ile devrettiği , en son cebri satış ile davacıya devredildiği, bu çerçevede davacının ... isimli fonogramın ses kaseti hakları üzerinde fonogram yapımcısı olduğu,

kök raporda da belirtildiği üzere davaya konu fonogramın yapıldığı tarihte icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80'de düzenlenmediği, FSEK 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu albüme ilişkin dijital iletim haklarının davacıya devredilmediği, davalının dosyaya ibraz ettiği albümlerin icracı sanatçısı ...'ın varisi olduğu dosyaya ibraz edilen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...

Esas sayılı veraset ilamı ile mirasçı olan ... ile davalı arasındaki Devir Sözleşmesi kapsamında davalının dijital iletim hakkının bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin ...hükmü dikkate alındığında ...'ın icracı sanatçı sıfatıyla seslendirdiği eserlerin dijital iletim hakkının davalıya devredildiği ve bu sebeple de davalının davaya konu icralar üzerinde dijital iletim hakkının sahibi olduğu,

davacının fonogram sahibi olduğu ve ilk kaydını gerçekleştirdiği CD ve ses kasetinin olduğu gibi dijitale aktarılması hakkını değil icracı sanatçı tarafından davacı fonogramları dışında yapılacak tespitlerin dijital mecrada iletimini içerdiği , davaya konu fonogramın yapıldığı tarihte icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir FSEK 80' de düzenlenmemiş olmakla FSEK 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu albüme ilişkin dijital iletim haklarının davacıya devredilmediği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

KANAAT VE GEREKÇE

Bilindiği üzere fonogram yapımcısı; icracı sanatçının izniyle yapılmış bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kişiye açık yerlerde temsil suretiyle o kayıttan faydalanma hakkına sahip olan kimselerle, bir işareti, resmi veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari amaçlarla haklı olarak çoğaltan ya da yayan kimsedir.

Fonogram yapımcısının hakları icraya ve bazen de eser sahibinin iznine bağlı, sınırlı, ancak aslen iktisap olunan haklardır. Yine bu haklar hukuki niteliği itibariyle eserin veya icranın korunması mahiyetinde olmayıp, eser veya icranın tespiti yapılan vasıtalar ile bunları imal eden şahsın menfaatlerinin korunması mahiyetindedir”. Söz konusu bağlantılı haklar, eser sahibinin haklarını ne değiştirebilir, ne sınırlayabilir ne de ortadan kaldırabilirler.

Bu sebeple, FSEK'in hem 1/B Maddesinin (j) ve (k) bendleri, hem de 80. maddesi “eser sahibinin manevi ve maddi haklarına zarar vermemek kaydıyla” bağlantılı hakların var olduklarını” belirtmiştir”

FSEK.m.80/B'ye göre, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra, eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama haklarını münhasıran haizdir. Bu çerçevede fonogram yapımcısının hakları şunlardır;

1. Tespitin doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması,

2. Tespitin her türlü yöntemle satılması ve dağıtılması,

3. tespitin kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi,

4. Tespitin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla umuma iletimi ve yeniden iletimi( Radyo- televizyon aracılığıyla yayın),

5. yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması,

6. Tespitin telli veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle umuma iletilmesi,

7. Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi.

FSEK 80/B hükmünde de açıkça beliritldiği üzere fonogram yapımcısının eser sahibinin mali hakları FSEK 48 ve FSEK 52 çerçevesinde devraldıktan sonra tespitin kullanım hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere FSEK m.48'e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır.

Devren iktisap ise FSEK m.49'da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür.

Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Mali hakkın devri, hakkın, devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemi olup FSEK. m.48 hükmünden de açıkça görüldüğü gibi, mali hakkın devri, yer, süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir”.

5846 sayılı yasının 80. maddesinde “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar” başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır.

Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir.

Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274.

İlhami Güneş, “FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama”, s.173). Bu kişiler yaratılmış eserlerin umuma arz edilmesine bir anlamda köprü görevi görürler. Tablo gibi, roman gibi bazı eserlerin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç yoktur. Ancak bir müzik eserinin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç duyulmaktadır. Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir.

Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir.

Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir.

Yönetmelik m. 4'te komşu hak “Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları” olarak tanımlanmıştır.

Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240).

Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, “kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse” olarak tanımlamıştır.

5846 sayılı yasının 80. maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir.

Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.

FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir.

Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır.

Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.,... K.)

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, aşağıda hüküm kısmında belirtilen davaya konu albüm ve albümdeki icralar yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müzekkere yazılarak eser işletme belgesinin dosya içerisine alındığı, eser işletme belgesi incelendiğinde dava dışı ...'ın davaya konu albümlerdeki icraların icracı sanatçısı olduğunun belirtildiği, yine eser işletme belgesinde ilk tespiti yapan fonogram yapımcısının dava dışı ... olduğunun anlaşıldığı, dava dışı bu ilk tespiti yapan yapımcının bu tespitlerdeki haklarını noter satış sözleşmesiyle dava dışı ...

Şti'ye devrettiğinin, dava dışı ...Ltd.

Şti tarafından yine noter satış sözleşmesi ile dava dışı ...Şti' ye devredildiğinin, dava dışı ...Şti'nin haklarının ise cebri icra satış yoluyla davacıya devredildiğinin anlaşıldığı, Kültür ve Turizm Bakanlığın'a yeniden müzekkere yazılarak davaya konu albüm ve icralara ilişkin düzenlenen eser işletme belgelerine dayanak sözleşme ve muvafakatnamelerin gönderilmesinin istenildiği, müzekkere cevabının dosyamız içerisine alındığı, müzekkere cevabında icracı sanatçı ... tarafından verilen muvafakatnamenin sunulduğu, dijital umuma iletim hakkının yukarıda belirtildiği üzere 2001 yılında yapılan değişiklik ile birlikte FSEK'nda düzenlendiği,

muvafakatname incelendiğinde icracı sanatçının davaya konu icraların mali haklarını 5840 saylı FSEK madde 80/B kapsamında ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı dava dışı ...'a süresiz olarak devrettiği, muvafakatnamede dijital iletim hakkına ilişkin herhangi bir beyan veya düzenlemenin bulunmadığı, yine bu albüm ve albümdeki icralar yönünden muvafakatnamenin (02/09/1992) ve eser işletme belgesinin (09/09/1992) düzenlenme tarihinin değişikliğin yapıldığı 2001 yılından önce olduğu,

bu nedenle FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü kapsamında muvafatkanemelerde dijital iletim hakkının devredildiğine ilişkin beyan ve düzenleme bulunsa bile geçersiz olacağı, 2001 yılındaki düzenlemeden sonra da icracı sanatçı veya hak sahipleri mirasçıları yönünden dijital umuma iletim hakkının devredildiğine ilişkin yazılı sözleşme veya belgenin davacı tarafça sunulmadığı ve ispat edilemediği,

davaya konu albüm ve icralar yönünden muvafakatnamedeki devirlerin FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılmakla geçerli olduğu, yukarıda belirtilen ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı... tarafından davacıya kadar yapılan devirlerin, icracı sanatçının hakları yönünden FSEK 49.maddesinde düzenlenen devren iktisap niteliğinde olduğu,

mali hak devirlerinin yapıldığı muvafakatnamede mali hakkın devir yetkisinin de verildiği bu nedenle icracı sanatçının hakları yönünden devren iktisapların da geçerli olacağı, FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılan devirle ilk tespiti yapan dava dışı ...'ın FSEK 80/B kapsamında fonogram yapımcısı olarak bağlantılı hak sahibi olacağı, dava dışı ...'ın icracı sanatçıdan devir yetkisini de almış olması nedeniyle bağlantılı hak sahipliğine ilişkin haklarını devredebilecek olup,

devralanların dava dışı ...'ın icralar yönünden sahip olduğu haklara devir yoluyla sahip olabileceği anlaşılmakla yukarıda açıklanan tüm nedenlerle davacının davaya konu bu albüm ve icralar yönünden dijital yolla umuma iletim hakkı dışında diğer fonogram yapımcısının haklarına sahip olacağı, anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE ,

Davacı şirketin dava konusu " ..." isimli albümün, albümdeki ( ...) isimli icraların (şarkıların); FSEK MD. 80/B KAPSAMINDA dijital yolla umuma iletim hakkı dışındaki fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine ,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen talepler yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen talep yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan: 4.500 TL bilirkişi ücreti, 517,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.017,00 TL ve 161,40 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 5.178,40 TL yargılama giderinden kabul red oranı kapsamında mahkememizce takdiren hesaplanılan 3.883,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025

KATİP ... · ¸e-imzalıdır HAKİM ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/184, K. 2024/230, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kanaat Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/184
Karar No
2024/230
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/184 K.2024/818
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/184 K.2024/785
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/185 K.2024/281
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/186 K.2024/1127
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/187 K.2024/243
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/188 K.2024/2270

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.