KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/187 Esas
- Karar no
- 2024/243
- Dava
- Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması, Kaldırılması
- Dava tarihi
- 18/10/2022
Karar Metni
1.953 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 6769 sayılı SMK'nın 159 - 149 maddeleri uyarınca ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57/3 maddesi uyarınca ...
Gümrük Müdürlüğünde işlem göre ... sayı/tarihli Transit Refakat Belgesi muhteviyatı eşyalardan müvekkili adına tescilli ... markalı 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model ürünlerin, sahteliğinin şüpheye mahal verdiği göz önünden bulundurularak dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle Gümrük Müdürlüğünün bünyesinde muhafaza edilmesini, davalı tarafından müvekkilinin marka haklarına tecavüzün durdurulmasını ve giderilmesini, durdurma kararı verilen eşyaların sahteliğinin tespitini,
maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile marka hakkına tecavüz teşkil eden eşyaya el konulması ile dava sonunda imhasını, dava sonunda davalı aleyhine karar verilmesi halinde bu kararın masrafı davalıdan alınarak ilgililere tebliği ile tirajı yüksek ulusal bir yayın organında yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan firmanın ... kökenli olduğunu, dünyaca ünlü markaların birçok kategorideki orijinal ürünlerinin ülkeler arası transit geçişlerinde firmalara destek verdiğini, ürünlerin hak sahibi firmalardan orijinal olarak faturalarına bakarak, ilgili markanın barkod kontrollerinde orijinalliğini tespit ederek ilgili işlemleri yürüttüğünü, ürünlerin Türkiye iç piyasasına sürülecek ürünler değil, transit ürün olduklarını, tedbir konulan ürünlere ilişkin barkod kontrolü yapılmadığını, sadece yüzeysel olarak ambalaj incelemesine dayanarak tedbir kararı verildiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; tedbir konulan ürünlerin transit ürün olması davalı tarafın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, tacir olan davalı taraf, basiretli bir tacir olarak tedbirli ve öngörülü davranmakla, kendisinden beklenen objektif özeni göstermekle yükümlü olduğunu, ürünlerin sahtelik tespitinde kullanılan birden fazla yol bulunmakta olduğunu, barkod kontrolü bunlardan yalnızca bir tanesi olduğunu, davalı taraf, transit rejimi kapsamında taşınan eşyanın gümrük muayenesine tabi tutulmasını, teminat alınmasını,
eşyanın memur eşliğinde sevki veya diğer önlemler alınması hususlarında düzenleme yapma yetkisinin müsteşarlığa ait olduğunu iddia etse de, gümrük yönetmeliğinde bu konuda açık hüküm bulunmakta olduğunu, Gümrük yönetmeliği ilgili maddelerinde şüpheye yer kalmayacak şekilde açıklandığı üzere, fikri ve sınai hakların ihlali durumunda bu ihlalin kaldırılmasına yönelik başvuru gümrüğe yapılmakta olup bu konuyla ilgili işlemlerde de müsteşarlık değil, gümrük yetkili olduğunu,
ek-13 başvurusunun amacı türkiye cumhuriyeti gümrük bölgesine giren ve çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirlemekte olduğu ve davalı tarafın söz konusu iddialarının asılsız olduğu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; marka hakkına tecavüzün durdurulması, kaldırılması, taklit olduğu iddia edilen ... markalı ürünlere el konulması ve imhası ile kararın tebliği istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça delil olarak ... Markalı 92 adet 128A (...) model toner ve ... Markalı 32 adet 126A(Black) Model 124 adet ürünlere ait faturalar, marka tescil belgeleri, ... Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen... sayılı yazısında ... tarihli ... sayılı durdurma kararı, durdurma kararına konu tonerlere ilişkin fotoğraflara dayanıldığı görülmüştür.
Davacı adına tescilli "..." ibareli markalara ilişkin; başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının onaylı suretleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizce 18/10/2022 tarihli tensip ara kararı gereğince; gümrükte el konulan malların muhafaza edilmemesi durumunda dava konusunun ortadan kalkabileceği ve delillerin kaybolabileceği gözetilerek, ihtiyati tedbir koşullarının bu aşamada gerçekleştiği kanaatine varıldığından.
SMK'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince takdiren 20.000 TL (yirmibin) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, teminat miktarı yatırıldığında, Ticaret Bakanlığı ...
Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen ...sayılı ve... tarihli ... sayılı durdurma kararı kapsamında, davalıya ait ... sayı/tarihli Transit Refakat Belgesi muhteviyatı, Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Programı üzerinden tespit edilen "..." markalı eşyalardan 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model ürünlerin dava sonuna kadar gümrükte bulundukları yerde ve uygun saklama koşullarında muhafazasına karar verilmiştir.
Davalı tarafça ihtiyati tedbire konu ürünlerin orjinal olduğu iddia edildiğinden mahkememizce res’en seçilen 2 kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek; tarafların dosyaya sundukları tüm deliller, dava ve cevap dilekçeleri incelenerek davaya konu ... Gümrük Müdürlüğüne ait depoda bulunan 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model ürünlerin ''ORJİNAL OLUP OLMADIĞI'' hususunda gerekli incelemelerin yapılmasına ve akabinde ihtiyati tedbir kararının değerlendirilmesine esas şekilde rapor tanzim etmelerinin istenmesine, bilirkişilere yerinde ve ürünler üzerinde inceleme yapmak üzere yetki verilmesine karar verilmiştir.
Bu kapsamda mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinden marka vekili ...ve makine mühendisi ...'ın 06/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; inceleme konusu ürünlerin orijinal olmayan / taklit ürünler olduğu değerlendirmesinin yapılamadığını, orijinal ürünler üzerinde yapılan markasal kullanımların markanın tükenmesi ilkesi gereği engelenemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce 12/06/2023 tarihli duruşma neticesinde; yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda incelenen ürünlerin orjinal olmadığı yönünde bir kanaat oluşmadığı bildirildiğinden, davalı vekilinin ihtiyatı tedbir kararına itirazının kabulüne, mahkememizin 18/10/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İşbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile davaya konu 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model ürünlerin orjinal olmadığı yönünde bir kanaat oluşmadığının rapor edilmesi üzerine mahkemece daha önce verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafın rapora itirazlarının tetkiki amacı ile önceki bilirkişiler dışında; mahkememizce res’en seçilen 2 kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek, tarafların dosyaya sundukları tüm deliller, dava ve cevap dilekçeleri, dosyada mevcut 06/02/2023 tarihli bilirkişi raporu, taraf vekillerinin rapora karşı beyan-itirazları incelenerek tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalara ışık tutacak ve ihtilafın halline yönelik doğrultuda gerekli incelemelerin yaptırılmasına ve bilirkişilerden davaya konu ... Gümrük Müdürlüğüne ait depoda bulunan 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model ürünlerin ''ORJİNAL OLUP OLMADIĞI'' yönünden rapor tanzim etmelerinin istenmesine karar verilmiştir.
Bu kapsamda mahkememizce görevlendirilen yeni bilirkişi heyetinden marka vekili ... ve makine mühendisi ...'ın 13/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; dosyaya mübrez her türlü belge, bilgi, fotoğraf doğrultusunda, ...
Gümrük Müdürlüğüne ait depoda bulunan 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model toplam 124 adet üründe davacı yan adına tescilli bulunan “...” markasının tescil edildikleri şekliyle kullanıldığını, yapılan hareketli hologram ve OR kod incelemelerinde ürünlerin orijinal olmadığını gösterir bir sonuca ulaşılamadığını, bir kısım ürün ambalajının üstünde “...”; bir kısım ürünlerde ise "..." yerine harf hatası yapılarak "..." yazıldığı açıkça görülmüş: bir firmanın ambalajı üzerinde özellikle marka, firma ünvanı ve adresi, ürün menşei gibi ifadelerin hatalı yazılması;
iki farklı üründen birinde “...” diğerinde “...” ifadesini kullanması ticaret hayatından beklenebilir bir durum olmamakla birlikte, takdir ve değerlendirme yetkisi mahkemeye ait olmakla birlikte, başkaca deliller olmaksızın tek başına bu hatadan yola çıkarak ürünlerin orijinal olmadığı şeklinde bir yorum yapılmasının mümkün olmayacağı ürünlerin orijinal olmadığı şeklinde bir yorumda bulunmamanın mümkün olmadığını, orijinal ürünlerdeki marka kullanımlarının, Markanın tükenmesi ilkesi gereği engellenemeyeceği ve bu durumda marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğini;
bu noktada ürün ambalajları üzerindeki yazım farklılıklarına ilişkin takdir ve değerlendirme yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Marka vekili ... ve makine mühendisi ...'ın 14/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; dosyaya mübrez her türlü belge, bilgi, fotoğraf doğrultusunda, ...
Gümrük Müdürlüğüne ait depoda bulunan 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model toplam 124 adet üründe davacı yan adına tescilli bulunan “...” markasının tescil edildikleri şekliyle kullanıldığı, yapılan hareketli hologram ve OR kod incelemelerinde ürünlerin orijinal olmadığını gösterir bir sonuca ulaşılamadığı;
ürün ambalajlarında yapılan incelemede Türkçe dilinde “Şirket” anlamına gelen "..." ifadesi yerine harf hatası yapıldığı düşünülerek "..." şeklindeki yazım hatasının yer aldığını, başkaca deliller olmaksızın salt bu hatadan yola çıkarak ürünlerin orijinal olmadığı şeklinde bir yorum yapılmasının mümkün olmayacağı şeklindeki görüşlerini, ürünlerin orijinal olması durumunda markanın tükenmesi ilkesi gereği ilgili kullanımların engellenemeyeceği ve bu durumda marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği;
aksi halde tecavüz hususunun gündeme gelebileceğini ancak her hal ve şartta bu hususta takdir ve değerlendirme yetkisinin sayın mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada davacı şirketin "..." ibareli markaların tescil maliki olup ... Gümrük Müdürlüğünde işlem gören ... sayı/tarihli Transit Refakat Belgesi muhteviyatı eşyalardan davacı adına tescilli ... markalı 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A(Black) model ürünlerin, sahteliği iddiası ile marka hakkına tecavüzün durdurulması, kaldırılması,
taklit olduğu iddia edilen ... markalı ürünlere el konulması ve imhası ile kararın tebliğini talep ettiği, davalı şirketin ise davaya konu ürünlerin sahte olmadığı gibi sahte olduğunu gösterir delillerin olmadığını, ürünlere ilişkin barkod kontrolünün yapılmadığını, ... markalı 92 adet 128A (...) model toner ve ... markalı 32 adet 126A(Black) model ürünlerin barkod kontrolleri yapıldığında ürünlerin orjinalliğinin açıkça görüleceğini savunduğu görülmekle somut olaydaki uyuşmazlığın;
davalı tarafın refakatinde taşınan davacı adına tescilli ... markalı 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A(Black) model ürünlerin sahte olup olmadığı, bu suretle davalının davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz olup olmadığı noktalarında toplandığı saptanmıştır.
Dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' olarak belirtilmiştir.
SMK'nın 149. maddesi de.
"Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması,
özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkememizce alınan bilirkişi raporları arasında çelişki oluşmadığı gibi dosya kapsamındaki delil durumu itibari ile uyumlu ve gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli oldukları, dosyaya mübrez belge ve fotoğraflar doğrultusunda, ...
Gümrük Müdürlüğüne ait depoda bulunan 92 adet ... markalı 128A (...) model toner ile 32 adet ... markalı 126A (Black) model toplam 124 adet üründe davacı taraf adına tescilli bulunan “...” markasının tescil edildikleri şekliyle kullanıldığı, yapılan hareketli hologram ve QR kod incelemelerinde ürünlerin orijinal olmadığını gösterir bir sonuca ulaşılamadığı,
bir kısım ürün ambalajının üstünde “...”, bir kısım ürünlerde ise ''...'' yerine harf hatası yapılarak ''...'' yazıldığı açıkça görülmüş ise de başkaca deliller olmaksızın salt bu hatadan yola çıkarak ürünlerin orijinal olmadığı şeklinde bir yorum yapılmasının mümkün olamayacağı, mevcut deliller itibari ile ürünlerin taklit nitelikte olduklarını kabule yeterli kanaatlere ulaşılamadığı anlaşılmakla; sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/187, K. 2024/243, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama