KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/191
- Karar No
- 2024/238
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/103 Esas
- Karar no
- 2024/239
- Dava
- MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
- Dava tarihi
- 26/02/2021
Karar Metni
3.000 kelime·15 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin özellikle kullanıma hazır böcek ilaçları, su bazlı konsantre pest kontrol ilaçları, rodentisit, fare zehiri, sinek ve böcek kovucu vücut spreyleri ve kullanıma hazır hamamböceği jeli olarak gruplanmış ürünlerin ithalat ve ihracatını yapan tanınmış bir şirket olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile bitki koruma ürünleri, böcek ilaçları, zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeleri ve dezenfektan ürünlerinin üretimini, satışını, ithalat ve ihracatını yaparak yürüttüğünü, müvekkili şirketin ticari faaliyetini,
... nolu ve ... sınıfı kapsayan "...” marka ve... nolu ...sınıfı kapsayan “...'” marka adlarıyla sürdürdüğünü, davalı şirketin daha önceki ... nolu, ... nolu ... başvuruları olmak üzere birden fazla marka başvurusu yaptığını, ancak taraflarınca yapılan itirazlar sonucunda, davalı şirketin başvurularının reddedildiğini, bu başvuruların reddedilmesi üzerine davalı şirketçe, müvekkili aleyhine hükümsüzlük davası açıldığını, bu davanın da reddedildiğini ve kesinleştiğini, ayrıca davalının ... tescil başvurularında müvekkili şirket tarafından yapılan itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilmesi üzerine ...
3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...esas sayılı dosya ile markanın hükümsüzlüğüne ilişkin dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda iltibas oluştuğu gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmiş olduğunu, yine davalı ya ait ... adlı markanın ... sınıfta olduğu ve konu itibari ile ...
Sınıf yönünden emtia listesinin birbirinden farklı ve ilişkisiz olduğu ve müktesep hak sahibi olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafın müvekkili aleyhine açmış olduğu her iki davayı da kaybetmesine karşılık haksız ve kötü niyetli olarak ... nolu markaya başvuru yaptığını, davalının başvurusunu yaptığı marka ile müvekkilinin markasının görsel ve işitsel olarka benzer olduğunu,
yine davacının bu başvuruyu yaparken kötü niyetle hareket ettiğini tüm açıklamaları sebebiyle Öncelikle 26.03.2020 tarihinde tescil edilen ... başvuru numaralı ... adlı markanın 3. Kişilere devir ve temlikinin veya 3. Kişilere lisans verilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek, kararın TÜRKPATEN Markalar Dairesine bildirilmesini, 26.03.2020 tarihinde tescil edilen ... başvuru numaralı ... adlı markanın ...
Sınıf bakımdan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi ile kararın TÜRKPATEN'e bildirilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bitki ve çiçek bakımı endüstrisinde dünyanın önde gelen ülkesi olan Hollanda'da kain .., firmasının kesme çiçekler de dahil çiçek ve bitkiler için bakım ürünleri üretiminde uzmanlaşmış bir şirket olduğunu, müvekkilinin dünya çapında çiçek bakımı konusunda % 80'lik bir pazar payına sahip olduğunu, 60'dan fazla ülkede faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin Türkiye'de de ilgili sektörde uzun yıllardır aktif olarak faaliyette bulunduğunu, eski distribütörü ...
Şirketi (“...”) ve halihazırdaki distribütörü ... Şirketi (“...”) aracılığıyla, ayrıca Türkiye'deki kesme çiçek yetiştiricileri ile buketçilere yaptığı doğrudan satışları ile ürünlerini Türk tüketiciyle bir araya getirdiğini, ... markası ve ürünlerinin Türkiye'de ve dünya genelinde ilgili sektörde son derece yüksek bir tanınmışlığa sahip olduğunu, tüketici tarafından ... markasının da müvekkili ile sıkı sıkıya özdeşleştiğini, ... markasını ilk kez yaratan ve kullanan;
gerçek, öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkilinin Türkiye de dahil olmak üzere dünya çapında sayısız ülkede uzun yıllardır tesciller ile ... markasını koruma altına aldığını, ... markasının aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturduğundan, Paris Sözleşmesi'nin 8.maddesi gereği hiçbir tescile gerek olmaksızın Türkiye'de koruma altında olduğunu, ayrıca müvekkili markalarının davacı taraf markasından çok daha önce tescil edildiğini, Dünya çapındaki tescillerinin yanı sıra, müvekkilinin Türkiye'de Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, ... markası için 1985 yılına dayanan ... sayılı tescilin,
... şekil markası için ... sayılı uluslararası tescilin belirlemesi olan ... ve ... markası için de ... sayılı uluslararası tescilin belirlemesi olan... sayılı tescillerin sahibi olduğunu, müvekkilinin ... markası üzerinde tescilden kaynaklı eskiye dayalı hakkı bulunduğunu, bu sebeple, davacı tarafın, müvekkilinin ... sayılı ... marka tescilinin hükümsüzlüğünü istemek için hiçbir hukuki yararı ve dayanağı olmadığını, müvekkilinin eskiye dayalı faaliyetlerini gösterir distribütörlük anlaşması,
faturalar ve kataloğun ekte sunulduğunu, çiçek ve bitki endüstrisinde faaliyet gösteren müvekkilinin ilk kez yarattığı ve yoğun olarak kullandığı ... markasını yoğun tanıtım ve pazarlama faaliyetleri sonucunda Türk profesyonel kullanıcılar ve Türk tüketicisi nezdinde tanınmış bir marka haline geldiğini, ... markası ile bitki ve çiçek bakımı ürünleri açısından, piyasa hakimi pozisyonunda da olan, Türkiye dahil dünyanın öncü ve lider firmalarından olan müvekkilinin ve tanınmış ... markasının karıştırılmayacağının açık olduğunu, müvekkilinin ... markasının,
... sınıf mal ve hizmetleri kapsayan tesciller ile korunmakta ve uzun yıllardır. kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin 1. sınıf kapsamında ... markasının gerçek ve öncelikli sahibi olduğu gibi, ... sınıf kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından da ... markasının gerçek sahibi olduğunu, müvekkilinin tüm tescilleri, dava konusu malları da içine alacak şekilde, esas faaliyet alanını oluşturan bitki ve çiçek bakımı ürünlerine ilişkin malları kapsadığını, 5. Sınıf mallar açısından davacı şirketin marka tescillerinden çok daha önceki tarihli tescilleri nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu,
müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini kabul eden davacının, ilgili sektörde 90 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren, pazar payının % 80'lik kısmına hakim müvekkilinden ve onun tanınmış ... markasından haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini, bu açıdan, müvekkilinin kendi markalarına benzer bir markayı kötü niyetle tercih etmiş olmakla itham eden davacının esasen kendisinin kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkili ile davacı şirket arasındaki ihtilafın çok uzun yıllardır devam ettiğini, davacının 2007 yılında ... markası için ... sayılı Avrupa Topluluk Tescili başvurunda bulunduğu,
müvekkilinin söz konusu başvuruya itiraz ettiğini, itirazın OHIM tarafından kabul edilerek müvekkilinin ... Sınıf kapsamındaki önceki tescilleri ile benzerlik sebebiyle söz konusu başvurunun reddedildiğini, tüm açıklamaları sebebi ile: yetki itirazının kabulüne, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalının ... tescil tarihli ... sayılı ... markası "kesilip vazoya konulmuş çiçeklerin uzun süre korunabilmesi için madde " konusu için tescillendiğini, davalının, uzun yıllardır Türkiye'de markasının koruma altında olduğunu söylemişse de 5. Sınıf ile koruma altına alınması oldukça yakın tarihli 26/03/2020 tarihi olduğunu ve bu tescilin de uzun yıllar boyunca yapılan başvuru ve itiraz süreçleri sonunda haksız şekilde sağlandığını, müvekkili şirketin .... markasının tescilinden yaklaşık 15 yıl sonra yapıldığını, müvekkili şirketin ticari faaliyetini,
... nolu ve ... sınıfı kapsayan “...”' marka ve... nolu ... sınıfı kapsayan “...' markalarıyla sürdüğünü, huzurdaki dava konusu hükümsüzlüğü istenen 26/03/2020 tarihinde tescil edilen ... başvuru nolu "..." adlı markanın 0...5 sınıfı kapsaması ve davalı şirketin, Türkiye' de ...
Sınıf emtia listesinde belirtilen mal ve hizmetler açısından bir tanınmışlığı olmadığını, davalı yanın her ne kadar cevap dilekçesinde "müvekkilimiz ... markaları altında sunduğu ve dava konusu... sınıf kapsamındaki ürünler, çiçekçilik ve bahçecilik alanında bilgi sahibi, hobi olarak bahçecilikle de uğraşan tüketici de dahil olmak üzere profesyonel tüketici kesimine hitap eden ürünlerdir. " şeklinde belirtmişse de ...
Sınıf ürünlerinin çiçekçilik ve bahçecilik ile ilgili ürünler olmadığını yukarıda ve ekte sunduğu sınıf emtia listesinde belirtildiğini, ayrıca, söz konusu ürünlerin hitap ettiği kitlenin tamamen profesyonel olduğunu belirtmenin bir dayanağı olmadığını, toplumdaki çoğu ferdin ilgi alanı olan söz konusu ürünlerin profesyonel tüketici olarak adlandırılmasının mümkün olmadığını, iltibas tehlikesi altında olan ürünler hakkında bir kesimin profesyonel olarak ilgilenmesi karıştırılma ihtimali halinde ortalama tüketicinin esas alınmayacağı anlamına gelmediğini, davalı yanın ... markalarına ilişkin ...
Sınıfı kapsayan mal ve hizmetler için de kazanılmış hakkının bulunduğunu iddiası hukuka aykırı olduğunu, daha önce yapılan yargılama sonucundan verilen Mahkeme Kararları ve kesinleşmelerinden de anlaşılacağı üzere ... sınıftaki ve ... sınıftaki mal ve hizmetlerin birbirinden tamamen farklı olduğu ve bağlantılı olmadıklarını, tüm bu hukuk süreçlerine rağmen bütün dava dosyalarında verilen kararlar, alınan bilirkişi raporları .. sınıf grubundaki Müvekkili Şirketin sahibi olduğu ...
Markası ile iltibasa neden olacağının belirtildiğini, tüm açıklamaları sebebi ile öncelikle 26.03.2020 tarihinde tescil edilen ... başvuru numaralı ... adlı markanın 3. Kişilere devir ve temlikinin veya 3. Kişilere lisans verilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek, kararın Türk Patent Markalar Dairesine bildirilmesini, 26.03.2020 tarihinde tescil edilen ... başvuru numaralı ... adlı markanın ...
Sınıf bakımdan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi ile kararın Türkpatent'e bildirilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin marka tescillerinden çok daha önceki tarihli tescilleri ve uzun yıllardır süregelen yoğun kullanımı nedeniyle ... markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin cevap dilekçesinde detaylıca açıklanan yoğun tanıtım faaliyetleri sonucu, ... markasının Türkiye dahil dünya çapında tanınmış bir marka haline geldiğini, ayrıca, ... ibaresi, müvekkilinin ticaret ünvanının kılavuz kelimesi olup, Ticaret Sicili kayıtları ile de teyit edildiği üzere, 80 yılı aşkın bir süredir müvekkili tarafından ticaret ünvanı olarak da kullanıldığını,
davacının cevaba cevap dilekçesinde, hatalı bir şekilde bu durumun müvekkiline markasal bir hak sağlamadığını iddia ettiğini, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu ... markası üzerinde 6769 sayılı SMK'nın 6/6 “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” hükmü uyarınca da hak sahibi olduğunu, davacı şirketin söz konusu tescilinden çok daha evvel, ... ibaresinin müvekkili tarafından gerek markasal gerekse de ticaret unvanın bir parçası olduğu,
bu kapsamda korunacağının açık olduğunu, ayrıca, müvekkilinin www...com alan adının da sahibi olduğunu ve bu alan adını 18 Haziran 1999 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... sınıf mal ve hizmetler açısından davacı şirketin marka tescillerinden çok daha önceki tarihli tescilleri nedeniyle, ... markası üzerinde, 1. sınıf kapsamında olduğu gibi, ... sınıf mal ve hizmetler kapsamında da kazanılmış hakkı bulunduğunu, cevap dilekçesinin 2 no.lu ekinde sunulan tescil listesinden de görüleceği üzere ... markaları için dava konusu 5. sınıf malları da kapsayan aralarında WIPO nezdinde uluslararası tesciller, Avrupa Topluluk tescilleri,
Benelüks ve diğer birçok ülkedeki tescilleri arasında bulunan, ... sayılı dava konusu ... sınıf malları kapsayan Uluslararası tescilinin 1995 olduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine, müvekkilinin TPMK nezdindeki tescilleri kapsamında olan ... ve ... sınıfı mal ve hizmetlerin, dava konusu 5. sınıf mallar ile birebir aynı sektöre hitap eden, doğrudan bağlantılı ve ilişkili, birbirini destekleyen, çiçek ve bitki bakımına ilişkin mallar olduğunu,
davacı şirketin Avrupa Topluluk Tescili olarak kendi adına tescil ettirmek istediği marka başvurularının OHIM tarafından müvekkilinin.... sınıf kapsamındaki önceki tescilleri ile benzerlik sebebiyle birden fazla kez reddedildiğini, müvekkilinin gerek dağıtım kanalları gerekse de müşterileri göz önünde bulundurulduğunda, ... markalı ürünlerin profesyonel tüketiciye hitap eden mallar olduğu bu sebeple karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tüm açıklamaları sebebi ile yetki itirazının kabulüne, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
Dava dosyasının, ... FSHHM'nin ... esas, ... karar sayılı, 24/02/2021 tarihli yetkisizlik kararının, istinaf inceleme neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı, 13/01/2022 tarihli ilamı ile kanuna uygun bulunması üzerine mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.
Tensip ara kararı ile Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak, davacı şirket adına kayıtlı ..., ... nolu marka dosyalarının emtia listeleriyle beraber onaylı örneği celp edilmiştir.
Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak, davalı şirket adına kayıtlı ..., ..., ..., ... nolu marka dosyalarının onaylı örneğicelp edilmiştir.
Davalı şirket adına kayıtlı ... nolu marka kaydının üzerine, 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, bu konuda Türk Patent ve Markalar Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
... Ticaret Odası Başkanlığına yazılarak davacı şirketin tescil tarihi ve iştigal alanını gösterir ticaret sicil kaydı celp edilmiştir.
... 1.FSHHM'ye müzekkere yazılarak ... esas sayılı dava dosyası UYAP üzerinden celp edilmiştir.
... 3. FSHHM'ye müzekkere yazılarak ... esas sayılı dava dosyası UYAP üzerinden celp edilmiştir.
HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle görevlendirilen ziraat mühendisi ...ve marka vekili ...tarafından ibraz edilen 26/06/2023 tarihli bilirkişi raporun sonuç kısmında özetle; dosya kapsamında iddia, delil, tespite konu adresler ve TPMK nezdinde yapılan incelemeler neticesinde, dosya kapsamı ve davalının dosyaya sunduğu deliller incelendiğinde, 05. sınıf kapsamında davalının yurt dışında birtakım ülkelerde tescilinin bulunduğu,
birtakım basılı yayında reklamlarının bulunduğu görülmüş olup, Türkiye'de ... sınıf kapsamında herhangi bir faaliyetine ilişkin delil bulunmadığından gerçek hak sahipliği hususunda olumlu bir kanaat oluşmadığı, dosya münderecatında davalı yanın ... sınıf kapsamında markanın üzerinde kullanıldığı malın piyasadaki yaygınlığı, pazar payı, yıllık satış miktarı, markaya ilişkin promosyon çalışmalarının (özellikle Türkiye'deki) özellikleri, reklam niteliğinde olmayan ancak markanın tanıtımına faydalı olabilecek nitelikte faaliyetler, marka sahibinin markasını koruma yolundaki etkin çabaları,
markanın tanınmışlığını gösteren bir mahkeme kararı olup olmadığı, markanın tanınmışlığına ilişkin yapılmış kamuoyu araştırmaları varsa bunların sonuçları, markanın parasal değeri ve sair hususlar bakımından herhangi bir veriye ulaşılabilme imkanı olamadığı, bu halde, davalı markasının, davacı markasının koruma tarihi ve öncesinde tanınmış marka niteliğine kavuşmuş olduğuna dair dosyada yeterli delilin mevcut olmadığına, davacının hükümsüzlük iddiaları bakımından yapılan incelemede taraf markalarının benzerliği, markaların aynı sektöre işaret etmesi,
taraf markalarının kapsamlarındaki emtiaların aynı olmaları, ayını alıcı kitlesine hitap etmeleri, aynı ihtiyaçları karşılamaları, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, tüketici, sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayabileceğinden kaynaklı markalarının karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai tüketiciler nezdinde gerek malların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bu malların kaynağının aynı işletme olduğu yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağından, davalıya ait ... tescil numaralı ibareli markanın ... sınıf “...” (dezenfektanlar; insektisitler, fungisitler, herbisitler) kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili, rapora itirazlarının tetkiki amacı ile ek rapor alınmasını talep etmiş ise de mahkememizce taktir edilen delil avansı yatırılmadığından HMK'nın 324. maddesi gereğince ek rapor talebinden vazgeçilmiş sayılmıştır.
Huzurdaki davada; davacı şirketin, davalı adına kayıtlı ... numaralı ve ... sınıftaki markanın kendi adına tescilli ve önceki tarihli markaları ile iltibas oluşturduğu iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı tarafın gerçek hak sahipliği ilkesine ve markasının tanınmış olduğuna dayanarak davanın reddini savunduğu görülmüştür.
Marka tescil kayıtlarının tetkikinde ise davacı şirketin ticari faaliyetini, ... numaralı ve ...sınıfları kapsayan ''...'' markası ve... numaralı ... sınıfı kapsayan ''...'' markaları ile sürdürdüğü, davacının ... numaralı markasının tescil tarihinin 27/09/2005 tarihi ve... numaralı markasının tescil tarihinin ise 21/07/2006 tarihi olduğu, dava konusu hükümsüzlük istemine konu davalı markası olan ... numaralı markanın tescil tarihinin ise 07/06/2019 tarihi olduğu saptanmıştır.
Dava dosyasındaki uyuşmazlık kapsamında aydınlatılması gereken ilk hususun davalı savunması kapsamında gerçek hak sahipliğinin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken ve gerçek hak sahipliği ilkesini düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 maddesi; ''Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.'' şeklinde ifade edilmiş olup işaret / ibare
üzerinde hak iddia edebilmek için üçüncü kişinin tescil başvurusundan önce işareti kullanılması ve bir ölçüde ayırt edicilik kazandırmış olması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki deliller ve bu deliller ile uyumlu, ayrıntılı, gerekçeli olarak hazırlanmakla hükme esas alınmaya elverişli bulunan rapor içerikleri kapsamında davalı markasının 05. sınıf kapsamında yurt dışında birtakım ülkelerde tescilinin bulunduğu, birtakım basılı yayında reklamlarının bulunduğu görülmüş ise de Türkiye' de ... sınıf kapsamında herhangi bir faaliyetine ilişkin delil bulunmadığından davalının gerçek hak sahipliği hususundaki savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır.
Davalı şirketin tescilli markasının tanınmış marka olduğuna yönelik savunmasının tetkikinde ise uygulanması gereken SMK'nın 6/4. maddesi; ''Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.'' şeklinde, SMK'nın 6/5 maddesi;
''Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı,
benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.'' şeklinde düzenlenmiş olup tanınmış markanın ülkemizdeki yasal düzenlemelerde ölçütleri tanımlanmamış ise de tespitinde 1999 yılında "WIPO (World Intellectual Property Organization-Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı) Ortak Tavsiye Kararı" adı altında bazı ölçütler getirilmiş ve bu suretle bir markanın tanınmışlığında kendisinden yararlanılabilecek bazı kriterler oluşturulmuştur.
Bu kriterler, bağlayıcı olmamakla birlikte uygulama ve öğretide de genel kabul görmüştür.
Dolayısıyla bu kapsamdaki incelemede; “toplumun ilgili kesiminde markanın tanınma derecesi”, “markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu”, “marka promosyonlarının hedef aldığı coğrafi alan, promosyon süresi ve yoğunluğu”, “markanın tesciller veya tecil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü”, “markanın resmî makamlarca tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları”, “markanın ekonomik değeri” şeklindeki ölçütler nazara alınarak somut olayın niteliğine göre ve sunulan deliller kapsamında inceleme yapılması gerekmiştir.
Somut olay özelinde bakıldığında davalı markasının dosya kapsamında tanınmış marka olarak kabulüne yeterli delillerin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemleri yönünden yapılan incelemede tatbiki gereken Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
Somut olayda talep konusu olmakla tatbiki gereken SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı ve davalı markalarında özel bir yazı karakteri ve figüratif eleman kullanılmadığı, sadece davalı markasının altında hafif dalga figürünün karakterize edildiği, davacı markasının asli unsurunu oluşturan ''...'' ibaresinin davalı marka içeriğinde birebir bulunması, davalı markasının sonundaki ''...'' ibaresinin ayırt edicilik sağlamada yetersiz kalması sebebi ile taraf markaları arasında görsel benzerlik bulunduğu gibi taraf markaları arasında işitsel benzerliğin de bulunduğu, markaların emtialarının aynı olduğu,
aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, ortalama tüketicinin, sonraki davalı markasını, önceki davacı markasının yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayabileceğinden kaynaklı olarak markaların karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai tüketiciler nezdinde gerek malların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bu malların kaynağının aynı işletme olduğu yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri, bu durumun iltibas ihtimali yaratacağı sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında.
SMK'nın 25 ve 6/1 maddeleri gereğince davanın kabulü ile davalı adına tescilli, ... başvuru numaralı, ''...'' ibareli markanın .. nolu sınıf yönünden “...” (...) kapsamında hükümsüzlüğüne, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/191, K. 2024/238, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama