KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/195 Esas
- Karar no
- 2024/305
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/09/2022
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin"..." isimli markasını ... numaralı faaliyet sınıfı kapsamında, 13.04.2017 tarihinde tescil ettirdiğini, yapılan tescilin ... tescil no tescillendiğini ve 31.05.2017 tarihli ... bülten no ile yayınlandığını, müvekkilinin markasını tescil ettirdikten sonra ...
İli ... ilçesinde markasını kullanarak "..." isimli cafe'yi açtığını ve halen faaliyetine devam ettiğini, davalının ise "..." isimli markayı müvekkili ile aynı sınıf olan ... numaralı faaliyet sınıfı kapsamında 05.10.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, yapılan tescilin ... tescil no ile tescillendiğini ve ...tarihli ... bülten no ile yayınlandığını, daha sonra davalı tarafından "..." isimli cafenin açıldığını ve halen faaliyet gösterdiğini, davalının resmi kayıtlar iş yeri ismi ise “... " olarak görüldüğünü, davalı tarafından yapılan marka tescilinin hükümsüz olup usul ve yasaya aykırı olduğunu,
davaya konu markadan önce de davalı tarafından yine benzer markalar alınmaya çalışıldığını, davacı tarafından bu başvurulara itiraz edildiğini ve marka tescillerinin reddedildiğini, davalı ... başvuru numarası ile "..." isimli markayı ve... başvuru numarası ile "... isimli markayı tescil ettirmek istediğini, davacının bu markalara itiraz ettiğini ve TPMK tarafından davacının itirazlarının kabul edildiğini, davalının , müvekkili ile aynı faaliyet dalında, ayırt edilemeyecek kadar benzer marka ve işaret ile faaliyet gösterdiğini,
iki markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer marka olduğu görülecek olduğunu davacıya ait olan "..." markası kelime+şekil markası olduğunu, markanın baskın unsurunun ... kelimesi olduğunu ve marka şekil+... kelimesinin bütünsel algılanması ile ayrıt edicilik kazandığını, davalıya ait marka kullanımının sunulan görüntülerine bakıldığında, müvekkilinin şekli ve ... kelimesinin baskın unsur olarak kullanıldığını ... kelimesine nispeten küçük yardımcı unsur olarak "..." kelimesinin kullanıldığını, ancak esas kullanımın salt ... kelimesi ve şekil üzerinde yoğunlaştığının görüldüğünü,
burada benzerlik hususunda dikkat edilmesi gereken markanın bir bütün olarak bıraktığı etki olduğunu, davalıya ait "..." isimli markanın müvekkiline ait "..." markası ile birebir benzerlik taşıdığını , davacı ile davalının aynı hizmeti yaptığını, müvekkilinin marka tescili 2017 yılı olup davalıdan daha önce olduğunu, davalının aynı markayı ihtiva eder başkaca 2 başvurusu müvekkilinin itirazı sonucu TPMK tarafından reddedildiğini, davalıya ait markanın baskın unsuru "..." kelimesi olup belirtilen kelimenin davacının markası olduğunu, davalı tescil ettirdiği şekil yerine davacıya ait şekli iş yerinde kullandığını,
iki marka arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, iki markanın tüketiciler nezdinde ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, markanın hükümsüzlüğü hususunda SMK ve 556 sayılı KHK'da belirtilen hem mutlak hemde nispi ret sebepleri oluştuğunu, bu haliyle davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, sonuç olarak 05.10.2018 tarihli...tescil numarası ile tescil edilmiş olan "“..." markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin 22.06.2018 tarihinde “çay ocakları kıraathaneler,kahvehaneler kafeler, meyve suyu salonları ve çay bahçelerinde içecek sunum” alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin herhangi bir üretimi, internet satışının bulunmadığını, müvekkili adına tescilli marka ile davacı adına tescilli markalar aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gibi tüketiciler açısından da karıştırılma ve ilişkilendirme olanağının mevcut olmadığını, müvekkilinin ... tescil numaralı “...” ibareli markası aleyhine dava açan davacı vekili müvekkilinin ... tescil numaralı “...” markasının birebir benzerlik taşıdığını iddia ettiğini,
davacının markası ile davalı markası yan yana getirildiğinde halk ve tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali olmadığının görüleceğini, Markaların yazı karakterleri görünüşleri farklı olup ayrıca her iki marka arasında görsel fonetik ve işitsel olarak da ciddi ve belirgin farkla bulunduğunu, her iki markanın da görünüş fonetik açıdan birbirine benzer olmadığını, ayrıca markaların anlamsal olarak da farklı olduğunu, marka başvuru aşamasındayken Türk Patent Enstitüsü tarafından yapılan benzerlik incelemesinde davacı markası ile müvekkili markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını,
markanın hemen Resmi Marka Bülteninde yanyınlandığını, davacı tarafın iddiasının aksine taraf markaları aynı veya benzer olmadığını, müvekkilinin... tescil numaralı “...” ibareli markası davacının ...tescil numaralı “...” ibareli markasından gerek anlam gerekse fonetik ve görüntü açısından farklı olduğunu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil tüketici olan halkın göz önünde tutulduğunu, her iki tarafın da hizmet verdiği kitle özel bir tüketici grubu ya da uzmanlık sahibi tüketici grubu olmadığı,
bu sebeple ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiğini, davacının markasını sadece ...'de kullandığını, davalı ise markasını sadece ...
Mahallesinde kullandığını, müvekkilinin herhangi bir mal üretimi ve internetten satışının bulunmadığını, bu. sebeple tüketiciler tarafından böyle bir karıştırmanın söz konu olmayacağını, ola ...” ibareli marka müvekkilinin belli bir kompozisyon içinde kullanmış olduğu özgün bir marka olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkilinin marka tescil ve kullanımında ... ibaresinin ön planda olmadığını, müvekkilinin markasının davacının markası ile irtibat kurulacak marka olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, işbu sebeple tüketicinin yanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 22/02/2024 tarihli raporda, davalının ... nolu “...” ibareli markasının tescilli olduğu Nice .... Sınıfa dahil “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” Mal ve hizmetleri yönünden SMK 6/1 maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluştuğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 14/10/2024 tarihli ek raporda,
Tüm bu sebeplerle, kök raporda yer alan sırasıyla dava konusu markanın Mal ve hizmetleri yönünden SMK 6/1 maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluşturacağı ve haksız rekabet teşkil edeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava, marka hükümsüzlüğü ile markanın sicilden terkini talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında. TPMK nezdinde davacı adına ... tescil numaralı "..." ibareli markanın .... Sınıfta tescil edildiği, davalı adına ise ... tescil numaralı "... " ibareli markanın da .... sınıfta tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olduğu, davacının itirazlarının bilirkişi ek raporunda gerekçeli olarak değerlendirildiği, hükümsüzlük iddiası bakımından yapılan incelemede, davacının dayanak markasının ... tescil numaralı "..." ibareli marka olduğu, davalı markası ile davacı markası incelendiğinde ana unsurun "..." ibaresi olduğu, davacı markasının davalı markasından önce tescil edildiği, bu nedenle davacının tescilden kaynaklanan öncelik hakkına sahip olduğu,
markaların görsel işitsel olarak değerlendirilmesinde taraf markalarının benzer mahiyette olduğu,davalın markasının ... sınıftaki mal ve hizmetler bakımından tescilinin, davacı markasının tescilli olduğu ... sınıfla olan benzerliğinin karşılaştırılmasında, mallar ve söz konusu malların pazarlaması, dağıtımı hizmetlerinin kullanım amaçları ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer kabul edildiği, bu nedenle davacının ... Sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri, Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." malları ile davalıya ait markanın ... Sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri..” hizmetleri yönünden bağlantılı ve benzer olduğu, bu haliyle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 346,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç+ 80,70 TL başvuru harcı+ 5.132,00 TL bilirkişi ücreti+ posta/ müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.293,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/195, K. 2024/305, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama