KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/190
- Karar no
- 2024/232
- Dava
- MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'i, MADDİ - MANEVİ VE İTİBAR TAZMİNATI
- Dava tarihi
- 21/10/2022
Karar Metni
2.606 kelime·13 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi - Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava şartı olan arabuluculuk aşamasının tamamlandığını, davalının bu toplantıya mazeretsiz bir şekilde katılmadığını, anlaşmama tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde 03.08.2009 başvuru ve 22.06.2010 tescil tarihli ... numarası ile ....sınıfta tescil edilmiş olan "..." adlı markanın sahibi olduğunu, ... adlı işletmenin 1995 yılından beri faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin bu işletmeyi ve marka haklarını 14.02.2012 tarihinde devraldığını, müvekkilinin bu tarihten itibaren markasını kesintisiz olarak fiilen kullandığını,
müvekkilinin markasının Türkiye genelinde tanınır bir marka olduğunu, müvekkilinin ilk iş yeri olan ...
Şubesinin çok merkezi bir konumda olup çok eskiden beri varlığını sürdürdüğünü, tüketici nezdinde uzun yıllardan beri çok tanındığını, insanların adres tarifi verirken, buluşma noktası seçerken dahi ... markası anıldığını, Birbey markasının tüketici nezdinde özel bir güveniliği olduğunu, müvekkilinin restoranında sadece kendi üretimi olan eti kullandığını yıllardan beri süre gelen aynı lezzeti ve kaliteyi müşterisine sunduğunu, tüketici nezdindeki bu güvenirliğin yalnızca yemek kalitesi ile kalmadığı,
masalar ve dükkan içerisindeki her yerin temizliğiyle, masa düzeniyle, sunumuyla, güler yüzlü verilen hizmeti ile de tanındığına, davalının ise müvekkilinin marka hakkını izinsiz olarak kullandığı ve müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, taraflarınca bu izinsiz kullanımın tespit edildikten hemen sonra ...
23.Noterliği... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya, marka hakkına tecavüze son vermesi ve zararlarının gidermesi talep edildiğini, ihtarlarının sonuçsuz kalması üzerine taraflarınca davalı aleyhine ...
Cumhuriyet Başsavcılığı ...soruşturma numaralı dosyası ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılıkça yapılan inceleme sonucunda 04.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda tecavüzün devam ettiğinin açıkça tespit edildiğini, nitekim davalı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi ...
E. sayılı davasının açıldığını, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ve bu tecavüz fiilinin devam ettiğini, SMK uyarınca marka hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve engellenmesinin davalının, müvekkiline ait markaları ticari faaliyetlerini yürütürken haksız ve hukuka aykırı bir biçimde kullanmak suretiyle müvekkiline ait markaların mülkiyet hakkına tecavüz ettiğini, davalıya gönderdikleri ihtara ve suç duyurusunda bulunmalarına rağmen davalının tecavüz fiillerini devam ettirdiğini, bu sebeple SMK 149/1-c maddesi uyarınca davalının tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini ayrıca,
müvekkilinin marka hakkına tecavüz edilmesi sonucu maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, SMK 149/1-ç, 150/1 ve 151.maddeleri uyarınca, müvekkiline ait marka hakkına gerçekleştirilen tecavüzden doğan maddi ve manevi zararların da tazminini talep ettiklerini, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasını SMK 151/2-b maddesine göre talep ettiklerini, zira davalının; müvekkilinin markasının tanınırlığı ve güvenirliğini kullanarak satışlarını yaptığını, maddi - manevi, itibar tazminatı, sair yasal haklarını talep ve dava etmek hakları saklı kalmak kaydıyla, açıkladıkları nedenlerle;
davalının kullanmış olduğu "..." ibarelerinin, müvekkilinin tescilli "..." markasına ve marka hakkından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve engellenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın (yoksun kalınan kazanç), 50.000,00 TL manevi tazminatın ve 25.000,00 TL itibar tazminatının, davalıya gönderdiği ihtarname tarihinden itibaren, mahkeme aksi kanaatte ise davanın açıldığı tarihten itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.
... ACM'nin ... E. ... K. ve 05/03/2024 tarihli kararı incelendiğinde: Davacının K.H, katılanın ... , sanığın ..., suçun: Yetkisi Olmadığı Halde Başkasına Ait Marka Hakkı Üzerinde Devretmek Lisans veya Rehin Vermek Suretiyle Tasarrufta Bulunmak, suç tarihinin 26/07/2021 olduğu, sanığın 6769 Sayılı Yasanın 30/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında talimat aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
01/04/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının tescilli markasının, davalı tarafından kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz olarak sayılabileceği, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149.maddesinde sıralanan "Tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması, maddi ve manevi zararın tazmini" hususlarını talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmakla, davalı muhasebecisi tarafından iletilen ve dosyada bulunan beyannameler ile uyumlu olan ayrıntılı mizanlar incelendiğinde 21.10.2020 - 21.10.2022 dönemleri arası ilgili firmanın elde ettiği karın 1.146.466,20 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, belirsiz alacak davası hükümlerine göre SMK 151/2-b maddesi kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL maddi tazminat, 25.000 TL itibar tazminatı ve 50.000 TL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 04/07/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 1.146.466,20 TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir.
Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54: "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55: "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56: "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın, davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere: Davacı ve davalının, nice sınıflandırması 43.sınıfta bulunan benzer hizmetlerde iştigal etmeleri (yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri), markaların asli unsurlarının iltibas yaratacak şekilde aynı olması nedeniyle, davalının kullanımının; ortalama tüketici nezdinde davacı ile irtibatları olduğu intibasını yaratacağı, davacının tescilli markasının davalı tarafından kullanılmasının, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı maddi tazminat talebini SMK 151/2-b maddesine, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre talep etmiştir.
Markaya tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu raporunda maddi tazminat miktarının 1.146.466,20 TL olarak tespit edildiği görülmekle, maddi tazminat talebinin kabulüne, 1.146.466,20 TL maddi tazminatın; dava tarihi olan 21/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir.
SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır.
Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın;
dava tarihi olan 21/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı itibar tazminatı talep etmiştir. Davacıya ait markanın itibarının zedelendiğine dair delil sunulmadığı ve markanın itibarının zedelendiğinin tespit edilemediği, bu nedenle itibar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından, itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/190, K. 2024/232, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama