KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2022/188
- Karar no
- 2025/84
- Dava
- MARKAYA TECAVÜZ EDİLMEDİĞİNİN TESPİTİ, MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
- Dava tarihi
- 19/10/2022
Karar Metni
2.446 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz Edilmediğinin Tespiti, Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ... tarihinde kurulduğunu, kurulduğu tarihten bu yana 25 yılı aşkın bir süredir ticaret unvanı altında faaliyet gösterdiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnamede;
müvekkilinin davalının marka hakkına tecavüz ettiğinin iddia edildiğini, davalı markası ile müvekkili markasının farklı sınıflarda tescilli olduğu ve markalar arasında bir benzerlik olmadığını, tarafların hitap ettiği tüketici kesiminin farklı olduğunu, davalının ihtarnamedeki iddialarının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi davalının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını, davalının savunmaya dayanak gösterdiği markanın zayıf marka olup sektörü tarif eden kelimelerden oluştuğunu, markadaki "..." ibaresinin "..." ile birlikte dört coğrafi yönü işaret ettiğini, nakliye işlerinde alanında ayırt edici özelliği olmadığını,
açıkladıkları nedenlerle; müvekkilinin davalının 2019/... numaralı markasına tecavüz etmediğinin tesipiti ile TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2019/... numaralı markanın SMK 4. ve 5. maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Mahkemece ihtiyati tedbir kararının, yalnızca davacı tarafın soyut iddiaları göz önüne alınarak verildiğini, davacının yaklaşık ispat koşulunu dahi sağlamayan birtakım belgelere dayanmasının karar verilmesi için yeterli olmadığını, bu durumun SMK'nın 159. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verildiğini, mahkemenin buna ilişkin olarak da herhangi bir gerekçe göstermediğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, bu talebin kabul edilmediği takdirde mahkemece belirlenecek bir teminata hükmedilmesini,
tescili yapılmış bir markaya karşı tecavüz edilmediğinin tespiti hususunun ancak sınai ya da ticari bir faaliyetin ya da ciddi ve fiili girişimlerin mevcudiyeti halinde söz konusu olduğunu, dava konusu talepte, davacının tescil başvurusunda bulunduğu bir marka için bu davayı ikame etmiş olmakla birlikte, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, davacının TPMK'dan tescilini talep ettiği marka başvurusuyla, müvekkiline ait tescilli markanın farklı sınıflarda olduğunu, bu sebeple tecavüzün söz konusu olmayacağı yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
marka ya da ürünlerin farklı sınıflarda olmasının bu iddiaya yönelik bir karine teşkil etmediğini, diğer yandan davacının kötü niyetli marka başvurusunun bulunduğunu, davacının; davaya konu marka başvurusunu öncelikle müvekkilinin markasıyla aynı sınıfta yani 39.sınıfta başvuruda bulunduğunu, başvuru reddedildiğinde ise bu defa 35.sınıftan başvuruda bulunduğunu, davacının iş koluyla müvekkilinin iş kolunun aynı olup, davacının sadece tescil başvurusu yapabilmek adına faaliyet alanı dışında bir sınıftan başvuruda bulunduğunu, davacı şirketin,
kuruluş gazetesinden de anlaşılacağı üzere faaliyet alınında olmayan bir alanda kötü niyetli olarak marka tescili yaptırma saiki ile hareket ettiğini, davacının; müvekkilinin 5 yıllık sessiz kalma süresini kaçırdığına yönelik iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve yanlış olduğunu, davacı şirketin 1996 yılında kurulmuş olmasıyla uyuşmazlık konusu markalara ilişkin 5 yıllık sessiz kalma süresinin hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacının hükümsüzlük talebini hem mutlak ret sebeplerine, hem nisbi ret sebeplerine dayandırdığını, davacının;
müvekkiline ait markanın tescilinden önce tescil edilmiş veya başvuruda bulunulmuş bir markası, ya da bir rüçhan hakkı olmadığı için nisbi ret sebeplerine yönelik hükümsüzlük talep edemeyeceğini, mutlak ret sebepleri açısından da herhangi bir hükümsüzlük sebebinin söz konusu olmadığını, müvekkiline ait markanın davacının iddia ettiği gibi SMK 5/1-c,d ve e bentlerine aykırılık teşkil etmediğini, açıkladıkları ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait markaya tecavüz sabit olduğundan,
menfi tespit talebinin ve müvekkiline ait markanın hükümsüzlük koşulları oluşmadığından hükümsüzlük talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
06.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı adına ....sınıfta 2021/... numarası ile tescilli olan ¸ marka ile davalı adına ...sınıfta 2019/... numarası ile tescilli ¸ markanın, görsel, işitsel ve kavramsal olarak kısmen benzerlikler taşımakla birlikte taraf markaları farklı sınıflarda tescilli olup, bu sebeplerle farklı sınıflarda tescilli olan iki marka yönünden ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı ve marka tecavüzü bulunmadığı,
bir işaretin marka olarak tescilinde işaret bütünü ile değerlendirilerek ortalama tüketici nezdinde bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiği, davalı markasında ... kelimesinin tescil edildiği sınıfta tanımlayıcı bir ifade olmayıp markanın esas unsuru olduğu, markanın esas unsuru yanında yer alan tanımlayıcı unsurlar ise esas unsur ile değerlendirileceğinden, tamamlayıcı unsurların tescil edildiği sektör ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkisi işaretin tesciline engel teşkil etmeyeceği, davalı adına tescil edilmiş olan, ¸marka şeklinde esas olan unsurlar ... ve ... kelimeleri olup, ... kelimesinin yenilikçilik anlamına geldiği,
davalı markasında yer alan Logistics ibaresinin, lojistik kelimesinin İngilizce karşılığı olup lojistik kelimesinin nakliye- lojistik-taşıma sektöründe tanımlayıcı bir kelime olsa dahi marka bütünü içinde değerlendirildiğinde, marka şeklinde tamamlayıcı yan unsur olarak yer alan bu ibarenin marka tesciline engel teşkil etmeyeceği, davalı markası, marka logosu ve ... ... ... ibareleri ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortalama tüketici nezdinde ayırt ediciliğe sahip bir şekil olduğu anlaşılmakla, davalı markası için SMK 4. ve 5. maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının var olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
02.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının taşımacılık/nakliye hizmet alanında ¸ ve ¸ şeklinde markasal kullanımı olduğu, bu hizmet alanının ....sınıf hizmetler kapsamında olduğu ve davacının ....sınıfta marka tescilinin bulunmadığı, 2019/... tescil numaralı ¸markasının ....sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğu, taraf markalarındaki ortak unsurun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin taşımacılık/nakliye hizmet alanında davalı adına tescil edilmiş olmasının üçüncü kişilerin yön belirtmek amacıyla bu ibareyi kullanmalarına engel bir hal teşkil etmediği,
ancak bu ibare esas unsur olarak ....sınıfta taşımacılık/nakliye hizmet alanında daha önceki bir tarihte davalı adına tescil edilmiş olmakla aynı ibarenin davacı tarafından markasal etki yaratacak şekilde esas unsur olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği, davalının davacının markasal kullanımından haberdar olduğu ve uzun süre sessiz kaldığını gösterir bir delil bulunmadığından sessiz kalmak suretiyle hak kaybının olmadığı kabul edilebileceği,
ancak SMK 154.maddesi çerçevesinde hakkaniyet de göz önünde alınarak davacı yönünden inceleme yapıldığında davacının uzun yıllardır taşımacılık/nakliye sektöründe "..." unsurlu ticaret unvanıyla faaliyet gösterdiği ve bir hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde ticaret unvanı, taciri tanıtma özelliğinin yanı sıra müşteriler nezdinde ilgili hizmet ile de bağdaşarak işletmeyi tanıtıma,
hizmet markası olarak tanıtıma yaptığı katkı göz önüne alındığında SMK'da markanın tekliği ilkesinin yumuşatılarak markaların birlikte var olabileceğinin kabul edildiği (taraf markalarının birbirine yaklaşması hali hariç olmak üzere) hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davalının 2019/... numaralı "...+şekil" markası soyut ayırt edici bir işaret olduğundan SMK 4. ve 5/1-a kapsamında hükümsüzlük koşullarının olmadığı, davalının 2019/... numaralı "...+şekil" markası bir bütün olarak değerlendirildiğinde somut ayırt edici bir işaret olduğundan SMK 5/1-b maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının olmadığı,
davalının 2019/... numaralı "...+şekil" markasının tescil başvurusu tarihinden (24.01.2019) önce davacı adına aynı veya aynı türden hizmetleri kapsayan bir marka tescili olmadığından SMK 5/1-ç maddesine dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı, davalının 2019/... numaralı "...+şekil" markasında ihtilaf konusu olan "..." ibaresi ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret erbabını ayırt etmeye yarayan işaret kapsamından olmadığından SMK 5/1-d maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının olmadığı,
davalının 2019/... numaralı "...+şekil" markası bir mal markası olmayıp hizmet markası olarak tescil edilmiş olduğundan SMK 5/1-e maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce 06.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davacı tarafından, davalıya ait 2019/... numaralı marka tescilinden doğan haklara tecavüz edilmediğinin tespiti, TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2019/... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile hükmün ilanına ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir.
Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde 2021/... numaralı "...+şekil" ibareli markanın ...sınıfta davacı adına, 2019/... numaralı "...+şekil" ibareli markanın 39.sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara ait markaların; görsel, işitsel ve kavramsal olarak kısmen benzerlikler taşımakla birlikte farklı sınıflarda tescilli olup, farklı sınıflarda tescilli olan iki marka yönünden ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı ve markaya tecavüzün bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacı kullanımlarının; davalının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmiştir.
Bir işaretin marka olarak tescilinde, işaret bütünü ile değerlendirilerek ortalama tüketici nezdinde bıraktığı izlenim dikkate alınmalıdır.
Davalı markasında; ... kelimesi, tescil edildiği sınıfta tanımlayıcı bir ifade olmayıp markanın esas unsurudur, markanın esas unsuru yanında yer alan tanımlayıcı unsurlar ise esas unsur ile değerlendirileceğinden, tamamlayıcı unsurların tescil edildiği sektör ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkisi, işaretin tesciline engel teşkil etmeyecektir.
Davalı adına tescilli "...+şekil" markasında esas olan unsurlar; "..." ve "..." kelimeleri olup, ... kelimesi yenilikçilik anlamına gelmektedir.
Davalı markasında yer alan Logistics ibaresi, lojistik kelimesinin İngilizce karşılığı olup lojistik kelimesinin nakliye-lojistik-taşıma sektöründe tanımlayıcı bir kelime olsa dahi, marka bütünü içinde değerlendirildiğinde, marka şeklinde tamamlayıcı yan unsur olarak yer alan bu ibarenin marka tesciline engel teşkil etmeyeceği, davalı adına tescilli markanın, logosu ve ... ...
Logistics ibareleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ortalama tüketici nezdinde ayırt ediciliğe sahip olduğu anlaşılmakla, 2019/... numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/188, K. 2025/84, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama